5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 21
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Bugün sana gönderilen bu etkinlikleri beraber inceleyelim ve adım adım çözelim. Hiç merak etme, anlamadığın hiçbir yer kalmayacak. Haydi başlayalım!
7. ETKİNLİK Türkçeyi doğru, etkili ve güzel kullanmanın iletişimdeki önemini anlatan bir konuşma yapınız. Konuşmanızı günlük hayattan vereceğiniz örneklerle zenginleştiriniz.
Sevgili öğrencim, bu etkinlik senden Türkçe’yi doğru ve güzel kullanmanın neden önemli olduğunu anlatan bir konuşma yapmanı istiyor. Konuşmanı günlük hayattan örneklerle süslemen gerekiyor.
Çözüm:
Bu bir konuşma etkinliği olduğu için ben sana bir konuşma metni yazmayacağım ama sana nasıl bir konuşma yapabileceğine dair fikirler vereceğim.
Adım 1: Konuşmanın Amacını Belirle
Konuşmanın amacı, dilimizi doğru kullanmanın hem kendimiz hem de başkaları için ne kadar önemli olduğunu anlatmak.
Adım 2: Giriş Yap
- Konuşmana bir “Merhaba” ile başlayabilirsin.
- Türkçe’nin bizim ana dilimiz olduğunu, onunla düşündüğümüzü, hayal ettiğimizi söyleyebilirsin.
Adım 3: Gelişme Bölümünü Oluştur
-
Doğru Kullanımın Önemi:
- Eğer kelimeleri yanlış kullanırsak, karşımızdaki bizi yanlış anlayabilir. Mesela, “topu tuttum” yerine “topu uçurdum” dersek, dinleyici ne olduğunu anlayamaz, değil mi?
- Duygularımızı, düşüncelerimizi tam olarak ifade edemeyiz. Bir şeyi çok istediğimizi anlatmak isterken, kelimeleri doğru seçmezsek isteğimiz anlaşılmayabilir.
- Yazılı sınavlarda veya ödevlerde, noktalama işaretlerini, yazım kurallarını doğru kullanmak, öğretmeninin seni daha iyi anlamasını sağlar.
-
Etkili ve Güzel Kullanımın Önemi:
- Konuşurken veya yazarken kelimeleri güzel seçmek, karşımızdaki kişiyi etkiler. Şiirler, şarkılar bu yüzden bize güzel gelir.
- Hikaye anlatırken, kelimelerle resim çizer gibi anlatırsak, dinleyenler kendini o hikayenin içinde hisseder.
- Türkçemizde o kadar çok güzel kelime var ki, onları kullanarak daha zengin cümleler kurabiliriz. Bu da bizi daha iyi ifade etmemizi sağlar.
-
Günlük Hayattan Örnekler:
- Bir arkadaşına bir oyunun kurallarını anlatırken net ve anlaşılır konuşmak.
- Okulda bir sunum yaparken, dinleyicilerin seni sıkılmadan dinlemesini sağlamak için kelimeleri özenle seçmek.
- Birine bir yol tarif ederken, karışıklık olmaması için doğru kelimeleri kullanmak.
- Bir e-posta veya mesaj yazarken, karşımızdakinin bizi yanlış anlamaması için açık ve net ifadeler kullanmak.
Adım 4: Sonuç Bölümünü Oluştur
- Türkçe’nin bizim en değerli hazinemiz olduğunu, onu korumamız ve doğru kullanmamız gerektiğini söyleyebilirsin.
- Her birimizin bu konuda dikkatli olması gerektiğini vurgulayabilirsin.
- Konuşmanı bir teşekkürle bitirebilirsin.
Unutma, Türkçemizi doğru kullanmak, hem kendimizi doğru ifade etmemizi sağlar hem de iletişimimizi güçlendirir. Bu yüzden dilimize sahip çıkmalı ve onu özenle kullanmalıyız.
8. ETKİNLİK Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümleleri altı çizili kelimelere dikkat ederek okuyunuz.
- “Güle güleeee’ler sinirime dokunuyor.”
- “Kafayı takacak başka şey kalmamış gibi vedalaşmalara, iyi dileklere taktım bugünlerde.”
- “Bir rahatladım, bir hafifledim o kadar olur.”
a) Yukarıdaki cümlelerde altı çizili kelimeler gerçek anlamda mı kullanılmıştır? Neden?
Çözüm:
Haydi bu cümlelerdeki altı çizili kelimelere tek tek bakalım:
-
“sinirime dokunuyor”: Burada “dokunmak” kelimesi, bir şeye elle temas etmek, fiziksel olarak değmek anlamında kullanılmamış. Aksine, bir şeyin kişiyi rahatsız etmesi, kızdırması anlamında kullanılmış. Yani, gerçek anlamda kullanılmamış.
Neden? Çünkü sinirlerimize fiziksel olarak dokunulamaz, bu bir duygusal rahatsızlık ifade eder.
-
“taktım bugünlerde”: Burada “takmak” kelimesi, bir şeyi bir yere asmak, iliştirmek gibi fiziksel bir eylemde bulunmak anlamında kullanılmamış. Cümlede, bir şeyi kafaya takmak, yani sürekli düşünmek, dert etmek anlamında kullanılmış. Bu da gerçek anlamda kullanılmamış demektir.
Neden? Çünkü vedalaşmaları veya iyi dilekleri fiziksel olarak bir yere takamayız, bu bir zihinsel meşguliyeti ifade eder.
-
“hafifledim”: Bu kelime normalde bir şeyin ağırlığının azalması anlamına gelir. Ama burada, bir kişinin üzerindeki yükün, sorumluluğun veya sıkıntının azalması, kendini daha rahat hissetmesi anlamında kullanılmış. Yani, kişi fiziksel olarak kilo vermemiş, ruhsal olarak rahatlamış. Bu yüzden gerçek anlamda kullanılmamış.
Neden? Çünkü kişi fiziksel olarak hafiflememiş, üzerindeki bir dert veya sıkıntı kalktığı için kendini daha rahatlamış, ferahlamış hissediyor.
Sonuç olarak, yukarıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerin hepsi gerçek anlamda kullanılmamıştır. Çünkü bu kelimeler, asıl anlamlarının dışında, başka bir durumu veya duyguyu anlatmak için kullanılmışlardır. Bu tür kullanımlara mecaz anlam diyoruz.
b) Bu kelimelerin gerçek anlamıyla yukarıdaki anlamı arasında fark var mıdır? Açıklayınız.
Çözüm:
Evet, sevgili öğrencim, bu kelimelerin gerçek anlamlarıyla cümlelerde kullanıldıkları anlamlar arasında büyük bir fark vardır. Açıklayalım:
-
Dokunmak:
-
Gerçek anlamı: Bir şeye el ile veya başka bir organla temas etmek, değmek.
Örnek: “Kedinin tüyüne dokundum, çok yumuşaktı.” -
Cümledeki anlamı (“sinirime dokunuyor”): Bir şeyin kişiyi rahatsız etmesi, kızdırması, sinirlendirmesi.
Fark: Gerçek anlamda fiziksel bir temas varken, cümledeki anlamda duygusal bir rahatsızlık söz konusudur.
-
Gerçek anlamı: Bir şeye el ile veya başka bir organla temas etmek, değmek.
-
Takmak:
-
Gerçek anlamı: Bir şeyi bir yere asmak, iliştirmek, tutturmak.
Örnek: “Annem duvara yeni bir tablo taktı.” -
Cümledeki anlamı (“taktım bugünlerde”): Bir şeyi sürekli düşünmek, kafaya takmak, dert etmek, önemsemek.
Fark: Gerçek anlamda fiziksel bir nesneyi bir yere yerleştirme eylemi varken, cümledeki anlamda zihinsel bir meşguliyet, endişe söz konusudur.
-
Gerçek anlamı: Bir şeyi bir yere asmak, iliştirmek, tutturmak.
-
Hafiflemek:
-
Gerçek anlamı: Bir şeyin ağırlığının azalması, daha az kiloda olmak.
Örnek: “Balon havaya doğru hafifledi ve yükseldi.” -
Cümledeki anlamı (“hafifledim”): Üzerindeki bir yükün, sıkıntının veya sorumluluğun azalmasıyla rahatlamak, ferahlamak.
Fark: Gerçek anlamda fiziksel ağırlık azalırken, cümledeki anlamda ruhsal veya zihinsel bir rahatlama söz konusudur.
-
Gerçek anlamı: Bir şeyin ağırlığının azalması, daha az kiloda olmak.
Gördüğün gibi, kelimelerin gerçek anlamları somut şeyleri ifade ederken, cümlelerdeki kullanımları daha çok soyut durumları, duyguları veya düşünceleri ifade ediyor. İşte bu yüzden aralarında büyük bir fark var ve biz buna mecaz anlam diyoruz.
c) Aşağıda verilen kelimeleri mecaz anlam içerecek şekilde cümlede kullanınız.
KELİMELER
tutmak
bağlamak
soğuk
sert
Çözüm:
Harika bir alıştırma! Şimdi bu kelimeleri gerçek anlamlarından farklı, yani mecaz anlamda kullanarak cümleler kuralım.
-
tutmak:
Mecaz anlamlı cümle: “Bu fikir, herkesin ilgisini tuttu ve çok beğenildi.”
Açıklama: Burada “tutmak” kelimesi, bir şeyi elle kavramak anlamında değil, bir şeyin beğenilmesi, kabul görmesi anlamında kullanılmıştır. -
bağlamak:
Mecaz anlamlı cümle: “O kadar güzel konuştu ki, herkesi kendine bağladı.”
Açıklama: Burada “bağlamak” kelimesi, bir ip veya zincirle bir şeyi bir yere tutturmak anlamında değil, birini kendine hayran bırakmak, etkilemek anlamında kullanılmıştır. -
soğuk:
Mecaz anlamlı cümle: “Yeni müdürümüz ilk başta biraz soğuk davrandı ama sonra alıştık.”
Açıklama: Burada “soğuk” kelimesi, havanın veya bir nesnenin düşük sıcaklıkta olması anlamında değil, bir kişinin mesafeli, resmi veya samimiyetsiz davranması anlamında kullanılmıştır. -
sert:
Mecaz anlamlı cümle: “Öğretmenimiz, ödevini yapmayanlara sert bir bakış attı.”
Açıklama: Burada “sert” kelimesi, bir maddenin katı, bükülmez olması anlamında değil, bir davranışın hoşgörüsüz, kızgın veya katı olması anlamında kullanılmıştır.
9. ETKİNLİK Aşağıdaki kutucuklarda verilen sözleri kullanarak bir metin yazınız. Yazınıza başlamadan önce bir taslak oluşturunuz.
Kelimeler: güle güle, hoşça kal, merhaba, arkadaş, gülümseme
Yazı çalışmam için sırasıyla yapacaklarım:
1.
2.
3.
4.
5.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, şimdi de verilen kelimeleri kullanarak güzel bir metin yazmak için bir plan, yani taslak oluşturalım. Bir yazı yazmadan önce taslak yapmak, yazımızın daha düzenli ve anlamlı olmasını sağlar.
Yazı çalışmam için sırasıyla yapacaklarım:
-
Konuyu Belirleme: Verilen kelimeler (“güle güle”, “hoşça kal”, “merhaba”, “arkadaş”, “gülümseme”) daha çok bir ayrılık ve yeniden buluşma, arkadaşlık temalı bir hikaye veya anı yazmaya uygun görünüyor. Ben “Eski Bir Arkadaşla Karşılaşma ve Veda” konusunu seçiyorum.
-
Ana Fikirleri ve Kelimeleri Yerleştirme: Hikayenin akışına göre kelimeleri hangi bölümde kullanacağımı planlayacağım.
- Giriş: Bir sabah dışarı çıkmam, birini görmem. “Merhaba” kelimesini kullanacağım.
- Gelişme: Gördüğüm kişinin eski bir “arkadaş” olduğunu fark etmem. Onunla sohbet etmemiz, anıları hatırlamamız. Yüzünde sıcak bir “gülümseme” olması.
- Sonuç: Sohbetin sonuna gelmemiz ve vedalaşmamız. “Güle güle” ve “hoşça kal” kelimelerini kullanacağım.
-
Detayları Ekleme: Karakterlerin duyguları, mekanın tasviri gibi detayları düşünerek hikayeyi zenginleştireceğim. Mesela, arkadaşımla nerede karşılaştık, hava nasıl, ne hissettik gibi.
-
Cümleleri Kurma ve Taslağı Yazma: Belirlediğim ana fikirler ve kelimelerle kısa cümleler halinde taslağı oluşturacağım.
Bir sabah okula giderken yolda eski bir sınıf arkadaşımı gördüm. “Merhaba!” diye seslendim. Yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Hemen yanına gittim, ne kadar da değişmişti! Birkaç yıldır görüşemiyorduk. Oturup sohbet etmeye başladık, eski günlerden, okul anılarımızdan bahsettik. Benim için çok değerli bir arkadaştı o. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Akşam olmaya başlayınca, ayrılma vakti geldi. “Kendine iyi bak, yine görüşelim,” diyerek birbirimize “hoşça kal” dedik ve “güle güle” diyerek ayrıldık.
-
Kontrol ve Düzenleme: Yazdığım taslağı okuyarak, kelimeleri doğru yerde kullanıp kullanmadığımı, yazım ve noktalama hataları olup olmadığını kontrol edeceğim. Gerekirse cümleleri uzatıp, daha güzel hale getireceğim.
İşte bu adımları izleyerek sen de kendi güzel metnini oluşturabilirsin! Unutma, plan yapmak her zaman işini kolaylaştırır.