5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 83
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Şimdi hep birlikte önümüzdeki soruları adım adım, dikkatlice inceleyip doğru cevaplarını bulacağız. Hazırsanız başlayalım!
6. ETKİNLİK Aşağıdaki paragrafı koyu renkle yazılan kelimelere dikkat ederek okuyunuz.
“Rehber, bu kadar derin bir koy görüp görmediğimizi soruyor. Ben hemen Haliç’i anımsıyorum. Ancak bu koyun karaya sokuluşu Haliç’ten çok farklı. Hem daha derin hem de kıyıları dantel gibi oyulmuş. Öyle ki kimi yerde şaşırtıcı kıvrımlar yaparak daralıyor.”
Koyu renkle yazılan kelimeler, cümleler arası geçişte cümleye nasıl bir özellik katmıştır? Anlamda ne gibi farklılıklar oluşturmuştur? Açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu soruda bize paragraftaki Ancak ve Öyle ki kelimelerinin cümleler arasındaki bağlantıyı nasıl sağladığını ve anlamı nasıl değiştirdiğini soruyor. Bu kelimeler, cümleleri birbirine bağlayan, aralarındaki ilişkiyi güçlendiren bağlayıcı kelimelerdir.
Adım 1: “Ancak” kelimesini inceleyelim.
- Paragrafın ilk bölümünde yazar, aklına Haliç’in geldiğini söylüyor.
- Hemen ardından “Ancak bu koyun karaya sokuluşu Haliç’ten çok farklı.” diyor.
- Buradaki “Ancak” kelimesi, önceki cümlede bahsedilen Haliç ile şimdiki bahsedilen koy arasında bir karşıtlık, bir farklılık olduğunu gösteriyor. Yani, “Haliç aklıma geldi ama bu koy Haliç’ten farklı” anlamını katıyor. Bu kelime, iki farklı durumu birbirine zıt bir şekilde bağlıyor.
Adım 2: “Öyle ki” kelime grubunu inceleyelim.
- Yazar, koyun hem derin olduğunu hem de kıyılarının dantel gibi oyulduğunu anlatıyor.
- Sonra “Öyle ki kimi yerde şaşırtıcı kıvrımlar yaparak daralıyor.” cümlesini ekliyor.
- “Öyle ki” ifadesi, koyun kıyılarının dantel gibi oyulmasının ve derin olmasının sonucunu veya derecesini belirtiyor. Yani, “Kıyılar o kadar güzel oyulmuş ki, hatta bazı yerlerde şaşırtıcı kıvrımlar bile var” gibi bir anlam katıyor. Bu ifade, önceki cümlenin etkisini veya detayını vurgular.
Sonuç ve Açıklama:
Koyu renkle yazılan Ancak ve Öyle ki kelimeleri, cümleler arasında birer köprü görevi görür.
- Ancak kelimesi, cümleler arasında bir karşıtlık, bir zıtlık ilişkisi kurar. Okuyucunun dikkatini, bahsedilen iki şey arasındaki farka çeker.
- Öyle ki ifadesi ise, önceki cümlenin anlattığı durumun sonucunu, derecesini veya açıklamasını verir. Bir olayın ne kadar etkili veya detaylı olduğunu vurgular.
Bu kelimeler sayesinde cümleler birbirine daha akıcı bir şekilde bağlanır, paragrafın anlam bütünlüğü sağlanır ve okuyucu anlatılanları daha iyi anlar. Yani, bize olaylar arasındaki ilişkileri daha net görmemizi sağlarlar, tıpkı bir haritadaki yol işaretleri gibi!
7. ETKİNLİK
a) Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümlelerden kişisel görüş bildirenlerin başına “X” işareti koyunuz.
Çözüm:
Bu soruda, verilen cümleleri dikkatlice okuyup hangilerinin bir kişinin kendi düşüncesini, duygusunu veya yorumunu içerdiğini bulacağız. Yani “öznel” olanları işaretleyeceğiz. “Nesnel” olanlar ise herkes tarafından kabul edilen, kanıtlanabilir gerçeklerdir.
Şimdi her cümleyi tek tek inceleyelim:
- ( X ) Anlaşılan, insanlar bir an bile doğadan uzak kalamıyor.
- ( ) Her bahçede ızgara için ocak bulunuyor.
- ( X ) Her birinde sanki demirden çiçekler açmış.
- ( X ) Burada kişi başına düşen tekne, dünya ortalamasının çok üstünde.
- ( X ) Çok güzel bir ada.
- ( ) Oakland, 1842 ile 1865 yılları arasında, İngiliz kolonisinin başkentiydi.
Burada “anlaşılan” kelimesi, konuşanın bir çıkarımını, bir yorumunu ifade ediyor. Bu, kişisel bir gözlemdir, herkesin aynı fikirde olması gerekmeyen bir görüştür.
Bu cümle, bir gözlemi veya bilgiyi aktarıyor. Eğer gerçekten her bahçede ocak varsa, bu nesnel bir bilgidir. Kişisel bir görüş içermiyor.
“Sanki” kelimesi, bir benzetme, bir izlenim veya bir hayal gücü ürünü olduğunu gösteriyor. Bu, yazarın veya konuşanın kişisel algısıdır.
“Çok üstünde” ifadesi, bir durumu değerlendirme ve yorumlama içerir. Sayısal bir veri olsa bile, “çok üstünde” şeklindeki ifade kişisel bir abartı veya vurgu içerebilir. Bu bir yargı cümlesidir.
“Güzel” kelimesi tamamen kişisel bir beğeni ifade eder. Birine göre güzel olan, başka birine göre olmayabilir. Bu yüzden öznel bir cümledir.
Bu cümle, tarihe dayalı, kanıtlanabilir bir bilgidir. Bir gerçeği ifade eder, kişisel bir görüş değildir.
b) Okuduğunuz metinden kişisel görüş bildiren (öznel) üç cümle yazınız.
Çözüm:
Şimdi 6. etkinlikteki paragrafımıza geri dönüp, yazarın kendi düşüncelerini, duygularını veya yorumlarını içeren üç cümle bulalım. Unutmayın, bu cümleler yazarın bize kendi bakış açısını sunduğu cümleler olmalı.
Adım 1: Paragrafı tekrar okuyalım.
“Rehber, bu kadar derin bir koy görüp görmediğimizi soruyor. Ben hemen Haliç’i anımsıyorum. Ancak bu koyun karaya sokuluşu Haliç’ten çok farklı. Hem daha derin hem de kıyıları dantel gibi oyulmuş. Öyle ki kimi yerde şaşırtıcı kıvrımlar yaparak daralıyor.”
Adım 2: Öznel cümleleri belirleyelim.
- “Ben hemen Haliç’i anımsıyorum.” -> Yazarın kişisel bir deneyimi, aklına gelen bir düşünce. Bu özneldir.
- “Ancak bu koyun karaya sokuluşu Haliç’ten çok farklı.” -> “Çok farklı” ifadesi, yazarın yaptığı bir karşılaştırma ve değerlendirmedir. Özneldir.
- “Hem daha derin hem de kıyıları dantel gibi oyulmuş.” -> “Dantel gibi oyulmuş” ifadesi, yazarın estetik bir benzetmesi ve yorumudur. “Daha derin” de bir karşılaştırma ve değerlendirmedir. Özneldir.
- “Öyle ki kimi yerde şaşırtıcı kıvrımlar yaparak daralıyor.” -> “Şaşırtıcı kıvrımlar” ifadesi, yazarın bir şaşkınlık ve hayranlık duygusunu, yani kişisel bir yorumunu içerir. Özneldir.
Sonuç:
İşte paragraftan seçtiğim üç öznel cümle:
-
Ben hemen Haliç’i anımsıyorum.
-
Ancak bu koyun karaya sokuluşu Haliç’ten çok farklı.
-
Hem daha derin hem de kıyıları dantel gibi oyulmuş.
Bu cümlelerde yazarın kendi düşüncesini, hissini veya yorumunu görüyoruz, değil mi?
8. ETKİNLİK Aşağıdaki kelimelerin köklerini bulup yazınız.
Çözüm:
Bu etkinlikte kelimelerin en küçük ve anlamlı parçası olan köklerini bulacağız. Kök, kelimenin anlamını taşıyan ana yapıdır ve ondan yeni kelimeler türetilebilir. Haydi, her kelimeyi dikkatlice inceleyelim!
Adım 1: Her kelimenin anlamlı en küçük parçasını bulalım.
İşte kelimeler ve onların kökleri:
-
huzurlu
Bu kelimedeki “-lu” eki, “sahip olma” anlamı katıyor. Kelimenin kökü, “rahatlık, dinginlik” anlamına gelen huzur kelimesidir.
-
tepelerinin
Bu kelime “-ler” (çoğul), “-i” (aitlik), “-nin” (tamlayan) eklerini almış. Kelimenin kökü, yüksek bir yer anlamına gelen tepe kelimesidir.
-
kurulmuş
Bu kelime “-ul” (edilgen çatı) ve “-muş” (öğrenilen geçmiş zaman veya sıfat-fiil) eklerini almış. Kelimenin kökü, bir şeyi meydana getirmek, inşa etmek anlamına gelen kur fiil köküdür.
-
çeşitliliği
Bu kelime “-li” (sıfat yapma), “-lik” (isim yapma) ve “-i” (aitlik) eklerini almış. Kelimenin kökü, farklı türler anlamına gelen çeşit kelimesidir.
-
zenginlikte
Bu kelime “-lik” (isim yapma) ve “-te” (bulunma hâli) eklerini almış. Kelimenin kökü, varlıklı, bol anlamına gelen zengin kelimesidir.
-
yerli
Bu kelime “-li” (bir yere ait olma) ekini almış. Kelimenin kökü, bir alan veya mekan anlamına gelen yer kelimesidir.
-
gezginler
Bu kelime “-gin” (yapan kişi) ve “-ler” (çoğul) eklerini almış. Kelimenin kökü, dolaşmak, seyahat etmek anlamına gelen gez fiil köküdür.
-
adada
Bu kelime “-da” (bulunma hâli) ekini almış. Kelimenin kökü, etrafı sularla çevrili kara parçası anlamına gelen ada kelimesidir.
Sonuç:
İşte kelimelerin kökleri tablo halinde:
| KELİME | KÖKÜ |
|---|---|
| huzurlu | huzur |
| tepelerinin | tepe |
| kurulmuş | kur |
| çeşitliliği | çeşit |
| zenginlikte | zengin |
| yerli | yer |
| gezginler | gez |
| adada | ada |
Gördüğünüz gibi, kelimelerin köklerini bulmak, onların anlam dünyasına girmek gibi! Her kelimenin bir başlangıcı, bir çekirdeği var.