5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 94
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderdiğim görseldeki etkinlikleri hep birlikte adım adım çözeceğiz. Unutmayın, her soruyu dikkatlice okumak ve anlamak, doğru cevaba ulaşmanın ilk adımıdır. Haydi bakalım, kalemleriniz hazırsa başlayalım!
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ormansız yurt, vatan değildir.” sözünü kısaca açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, Atatürk’ün bu sözü, ormanların bir ülkenin varlığı ve geleceği için ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatıyor. Şöyle düşünün:
- Bir vatan sadece topraklardan ibaret değildir, değil mi? O topraklarda yaşayan insanlar, o insanların kültürü, tarihi ve elbette doğası da vatanın bir parçasıdır.
- Ormanlar, bize nefes almamız için gerekli olan oksijeni verir. Aynı zamanda toprağın aşınmasını (erozyon) engeller, yağmur sularını tutar ve birçok canlıya yuva olur.
- Eğer bir ülkede ormanlar yok olursa, o ülke çoraklaşır, doğal güzelliklerini kaybeder, canlı çeşitliliği azalır ve yaşam kalitesi düşer. İşte bu yüzden Atatürk, ormanları olmayan bir yerin gerçek anlamda bir vatan olamayacağını, vatanın ancak ormanlarıyla, doğasıyla bir bütün olabileceğini vurgulamıştır. Kısacası, ormanlar vatanın can damarıdır!
Sonuç:
Atatürk bu sözüyle, ormanların bir ülkenin yaşam kaynağı, doğal zenginliği ve vatanın bölünmez bir parçası olduğunu, ormansız bir toprağın gerçek bir vatan sayılmayacağını vurgulamıştır. Ormanlar, vatanın sadece coğrafi değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel varlığı için de hayati öneme sahiptir.
2. Ağaçların önemi ile ilgili araştırdığınız atasözü ve özdeyişleri arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soru için sizin araştırmalarınızı merak ediyorum ama ben de size birkaç tane örnek vereyim, siz de kendi bulduklarınızı bunlara ekleyerek zenginleştirebilirsiniz:
- Atasözleri:
- “Ağaç yaşken eğilir.” (Bu atasözü aslında çocukların küçük yaşta eğitilmesi gerektiğini anlatır ama ağacın büyüme evresine gönderme yapar.)
- “Bir ağaçtan oymak olmaz, bir çiçekten bal olmaz.” (Her şeyin bir zamanı ve yeri olduğunu anlatır.)
- “Ağaç düşse de yakınına yaslanır.” (Zor durumda olanın, tanıdığına sığınacağını anlatır.)
- “Damlaya damlaya göl olur, ağaç yaşken eğilir.”
*Not: Ağaçların doğrudan önemini vurgulayan atasözleri Türkçe’de çok fazla bulunmaz, daha çok mecazi anlamda kullanılır. Ancak özdeyişler bu konuda daha nettir.
- Özdeyişler (Vecizeler):
- “Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile, elinizdeki fidanı dikiniz.” (Hz. Muhammed) – Bu söz, ağaç dikmenin ve doğayı korumanın ne kadar önemli olduğunu, hatta en çaresiz anlarda bile umudu ve geleceği temsil ettiğini anlatır.
- “Bir ulusun uygarlık düzeyi, üzerinde yaşadığı toprakları ağaçlandırmasıyla ölçülür.” (Mustafa Kemal Atatürk) – Atatürk bu sözüyle, ağaç dikmenin sadece doğa için değil, bir milletin gelişmişliği ve medeniyeti için de bir gösterge olduğunu belirtmiştir.
- “Yeşil görmeyen gözler renk körüdür.” (Cenap Şahabettin) – Bu söz, doğanın ve yeşilin insan ruhu üzerindeki olumlu etkisini, onsuz bir yaşamın eksik kalacağını anlatır.
Sonuç:
Bu atasözleri ve özdeyişler, ağaçların ve doğanın hayatımızdaki yerini, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımız için ne kadar değerli olduklarını bizlere hatırlatır. Onları korumak, geleceğe yapılan en güzel yatırımdır.
1. ETKİNLİK
Şiiri dinlerken etkilendiğiniz dizeleri not ediniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik için “Sakın Kesme” adlı şiiri dinlemeniz gerekiyor. Ben şimdi bu şiiri duyamadığım için, hangi dizelerin seni etkilediğini bilemem. Ama şöyle düşünebiliriz:
- Şiiri dinlerken, içinde ağaçları koruma, doğaya saygı duyma veya çevre bilinci ile ilgili sana dokunan, içinden “Evet, tam da bu!” dediğin dizeler olacaktır.
- Belki bir ağacın güzelliğini anlatan bir dize, belki bir ağacın kesildiğinde hissettiği acıyı anlatan bir dize, ya da belki de bize düşen görevi hatırlatan bir dize seni etkiler.
Bu yüzden, şiiri dikkatle dinledikten sonra, duygularına tercüman olan o dizeleri buraya yazmalısın. Mesela, eğer şiirde “Bir dal kesme, bir can alma!” gibi bir dize olsaydı, bu beni çok etkilerdi.
Sonuç:
(Bu kısım şiir dinlendikten sonra öğrenci tarafından doldurulacaktır. Örnek bir cevap şöyle olabilir: “Sakın kesme, o senin canın, / Geleceğin, toprağın, vatanın.” dizeleri beni çok etkiledi çünkü ağaçların bizim için ne kadar değerli olduğunu çok güzel anlatıyor.)
2. ETKİNLİK
Aşağıda sözlük anlamları verilen kelime ve kelime gruplarını karşılarına yazınız.
1) Arkadaş, ahbap anlamında hitap sözü. (…………)
Çözüm:
Birine arkadaş veya ahbap anlamında seslenirken kullandığımız sözcükleri düşünelim. Örneğin, “dostum” deriz, değil mi? Ya da daha samimi bir dille “canım” diyebiliriz. Bu tanıma en uygun kelime, genellikle metinlerde de karşımıza çıkan dost veya arkadaş kelimeleridir. “Hitap sözü” dendiği için “Ey dost!” veya “Sevgili dost” gibi kullanımlara işaret eder. Tek kelime istendiği için “Dost” uygun bir seçenek olacaktır.
Sonuç:
Dost
2) Koru durumunda olan sık ağaçlı yer. (…………)
Çözüm:
Bu tanım, içinde bolca ağacın olduğu, genellikle insanların dinlenmek veya gezmek için gittiği yerleri anlatır. “Koru” kelimesi zaten bu tanımın içinde geçiyor ama bizden eş anlamlı veya benzer bir kelime isteniyor. Aklımıza ilk gelen kelime orman oluyor, değil mi? Ormanlar da sık ağaçlı yerlerdir.
Sonuç:
Orman
3) Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı. (…………)
Çözüm:
Eski zamanlarda, özellikle develerin veya atların art arda dizilerek, sırtlarında yüklerle uzun yollar kat etmesiyle oluşan bu topluluğa ne deniyordu? Tarih derslerinden veya filmlerden hatırlarsınız belki… Evet, doğru bildin, bu bir kervandır.
Sonuç:
Kervan
4) Daha iyi bir duruma girmek. (…………)
Çözüm:
Bir durumun kötüden iyiye doğru gitmesi, düzelmesi veya gelişmesi anlamına gelen bir kelime arıyoruz. Hastalanan birinin “iyileşmesi” gibi. Ya da bir işin “gelişmesi” gibi. Bu tanıma en uygun kelimelerden biri iyileşmek veya gelişmek olabilir.
Sonuç:
İyileşmek / Gelişmek (Genellikle metin bağlamında kelime istendiği için metinde geçen kelime tercih edilmeli. Genel olarak “gelişmek” daha kapsayıcı olabilir.)
5) Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat. (…………)
Çözüm:
Büyüklere saygı duymamız, derslerimize çalışmamız veya yalan söylemememiz gibi konularda bize söylenen, yol gösteren sözlere ne deriz? Tanımın içinde zaten “nasihat” kelimesi geçiyor. Nasihatin eş anlamlısı veya çok yakın anlamlısı olan kelime öğüt‘tür. Annemiz, babamız veya öğretmenlerimiz bize öğüt verirler, değil mi?
Sonuç:
Öğüt
3. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları dinlediğiniz şiire göre cevaplayınız.
1) Şair, şiirde kimlere sesleniyor?
Çözüm:
Şiirin başlığı “Sakın Kesme” olduğuna göre, şairin öncelikle ağaçları kesmek isteyenlere veya ağaç kesme eğiliminde olanlara seslendiğini düşünebiliriz. Ancak şiirler genellikle daha geniş kitlelere hitap eder. Bu yüzden, şairin aslında tüm insanlara, özellikle de doğa ve çevre konusunda duyarlı olması gereken herkese seslendiğini söyleyebiliriz.
Sonuç:
Şair, şiirde öncelikle ağaçları kesmek isteyenlere ve genel olarak tüm insanlara, özellikle de doğaya karşı sorumlu davranması gereken herkese sesleniyor.
2) Şair hangi ağaçları kesmemizi söylüyor? Neden?
Çözüm:
Şiirin başlığı “Sakın Kesme” olduğu için, şairin hiçbir ağacı kesmememizi öğütlediğini anlıyoruz. Çünkü ağaçlar, türü ne olursa olsun, doğa için çok kıymetlidir. Çam ağacı da, meşe ağacı da, zeytin ağacı da… Her biri oksijen üretir, toprağı korur, canlılara yuva olur ve doğanın dengesini sağlar. Bu yüzden şair, belirli bir ağaç türünü değil, tüm ağaçları kesmememizi söyler.
Sonuç:
Şair, hiçbir ağacı kesmememizi söylüyor. Çünkü bütün ağaçlar doğanın dengesi, canlıların yaşamı ve bizim geleceğimiz için çok önemlidir.
3) Şair, ağaçları neden kesmememizi öğütlüyor?
Çözüm:
Bu soru, önceki sorunun nedenini daha detaylı açıklamamızı istiyor. Ağaçları kesmememizin birçok önemli nedeni var:
- Oksijen Kaynağıdırlar: Ağaçlar fotosentez yaparak bize nefes almamız için gerekli olan oksijeni üretirler.
- Hava Kirliliğini Önlerler: Zararlı gazları emerler, havayı temizlerler.
- Erozyonu Engellerler: Kökleriyle toprağı tutarak sel ve toprak kaymalarını önlerler.
- Su Kaynaklarını Korurlar: Yağmur sularının toprağa sızmasına yardımcı olurlar, yeraltı sularını beslerler.
- Canlılara Yuva Olurlar: Kuşlar, böcekler ve diğer birçok hayvan için barınak ve besin kaynağıdırlar.
- İklimi Dengelerler: Havayı serinletir, nem dengesini korurlar.
- Doğal Güzelliktirler: Çevremize estetik bir görünüm katarlar, ruhumuzu dinlendirirler.
Şair de muhtemelen bu gibi nedenlerle ağaçların kesilmemesi gerektiğini öğütlüyordur. Çünkü ağaçlar olmadan sağlıklı bir yaşam sürmemiz mümkün değildir.
Sonuç:
Şair, ağaçların oksijen üretmesi, havayı temizlemesi, toprağı erozyondan koruması, canlılara yuva olması ve doğal güzellik kaynağı olması gibi sayısız faydası nedeniyle kesilmemesini öğütlüyor.
4) Sizce atalarımız “Mirasımı artır.” sözüyle bizlere neyi öğütlemiş olabilirler?
Çözüm:
Bu çok güzel bir soru! “Miras” dediğimizde aklımıza sadece para veya mal gelmemeli. Atalarımızdan bize kalan her şey bir mirastır: dilimiz, kültürümüz, tarihimiz ve tabii ki doğamız, ormanlarımız, sularımız… “Mirasımı artır” demek, sadece bize kalanı olduğu gibi korumakla kalmayıp, üzerine yenilerini ekleyerek, daha da güzelleştirerek gelecek nesillere aktarmamız gerektiğini anlatır. Ağaç dikmek, çevreyi temiz tutmak, doğal kaynakları israf etmemek gibi davranışlar, bu mirasımızı artırmanın yollarıdır.
Sonuç:
Atalarımız “Mirasımı artır.” sözüyle bizlere, sadece maddi varlıkları değil, aynı zamanda doğal güzellikleri, kültürel değerleri ve tüm kaynakları koruyarak, geliştirmek ve daha zengin bir şekilde gelecek nesillere aktarmak gerektiğini öğütlemiş olabilirler.
4. ETKİNLİK
Dinlediğiniz şiirin ana duygusunu aşağıya yazınız.
Şiirin ana duygusu: ……………………………………..
Çözüm:
Şiirin başlığı “Sakın Kesme” ve önceki etkinliklerdeki sorulara verdiğimiz cevaplar, şiirin genel temasını bize fısıldıyor. Bir şiirin ana duygusu, o şiiri okuduğumuzda veya dinlediğimizde içimizde uyandırdığı temel histir. Bu şiirde, ağaçların kesilmemesi gerektiği vurgulandığına göre, şairin doğaya, ağaçlara karşı büyük bir sevgisi ve onları koruma isteği olduğunu anlıyoruz. Aynı zamanda, ağaçların yok olmasına karşı bir endişe ve insanları uyarma amacı da taşıyor olabilir.
Sonuç:
Şiirin ana duygusu: Doğa ve ağaç sevgisi, ağaçları koruma bilinci ve çevreye karşı duyarlılık.
Aferin çocuklar! Gördünüz mü, soruları dikkatle okuyup üzerine düşününce ne kadar kolay çözülüyorlar. Doğayı ve çevremizi korumak, hepimizin görevi. Unutmayın, “Yeşil görmeyen gözler renk körüdür.”