5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 102
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizdeki bu soruları birlikte adım adım çözelim mi? Hiç merak etme, sana her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım. Hazırsan başlayalım!
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi neden-sonuç bildirir?
a) Televizyon seyretmek çocuklarda pek çok olumsuz davranışa sebep oluyor.
b) Güneş, dağdan dağa koşan kızıl bir attır.
c) Ege insanının kültürünü incelemek için köyleri dolaşıyor.
d) Komşuları aylar sonra Almanya’dan dönmüştü.
Çözüm:
Neden-sonuç cümleleri, bir olayın nedenini (sebebini) ve bu nedenin ortaya çıkardığı sonucu anlatan cümlelerdir. “Neden?” diye sorduğumuzda cevap alabiliyorsak, orada bir neden-sonuç ilişkisi vardır.
Adım 1: Her cümleyi tek tek inceleyelim ve “neden” ile “sonuç” ilişkisi olup olmadığına bakalım.
- a) “Televizyon seyretmek” bir nedendir. Bu nedenin sonucu ise “çocuklarda pek çok olumsuz davranışa sebep olması”dır. Yani, televizyon seyrettikleri için olumsuz davranışlar ortaya çıkıyor. Bu cümle tam da aradığımız gibi bir neden-sonuç cümlesi.
- b) “Güneş, dağdan dağa koşan kızıl bir attır.” cümlesi bir benzetme yapıyor. Güneşi kırmızı bir ata benzetmiş. Burada bir neden-sonuç ilişkisi yok.
- c) “Ege insanının kültürünü incelemek için köyleri dolaşıyor.” cümlesinde “için” kelimesi önemli. Köyleri dolaşmasının amacı, kültürünü incelemek. Bu bir amaç-sonuç cümlesidir, neden-sonuç değil. Amaç, henüz gerçekleşmemiş bir şeyi ifade eder.
- d) “Komşuları aylar sonra Almanya’dan dönmüştü.” cümlesi sadece bir bilgi veriyor. Burada bir neden ve onun sonucu yok.
Adım 2: Seçenekleri karşılaştırdığımızda, a seçeneğindeki cümlenin açıkça bir olayın nedenini ve bu nedenin yarattığı sonucu belirttiğini görüyoruz.
Sonuç:
Doğru cevap a) Televizyon seyretmek çocuklarda pek çok olumsuz davranışa sebep oluyor.
4. Aşağıdaki cümlelerden hangisi amaç-sonuç bildirir?
a) Kendi başının çaresine bakmalıydı.
b) Hasta olduğundan sürekli uyuyordu.
c) Terlemek için üstüme kalın yorganlar örttüm.
d) Kar çok yağınca yollar kapandı.
Çözüm:
Amaç-sonuç cümleleri, bir eylemin hangi amaçla yapıldığını gösterir. Yani, bir şeyi yaparken aklımızda bir hedef, bir niyet varsa, bu amaç-sonuç ilişkisidir. Genellikle “için”, “diye”, “üzere” gibi kelimeler kullanılır ve amaç henüz gerçekleşmemiştir.
Adım 1: Cümleleri inceleyelim ve amaç-sonuç ilişkisi arayalım.
- a) “Kendi başının çaresine bakmalıydı.” cümlesi bir öğüt veya gereklilik bildiriyor. Amaç-sonuç ilişkisi yok.
- b) “Hasta olduğundan sürekli uyuyordu.” cümlesinde “hasta olduğundan” uyumasının nedenidir. Yani, hasta olduğu için uyuyordu. Bu bir neden-sonuç cümlesi.
- c) “Terlemek için üstüme kalın yorganlar örttüm.” cümlesine bakalım. Kalın yorganlar örtmesinin amacı neymiş? Terlemekmiş. “Terlemek” henüz gerçekleşmemiş bir hedef, bir niyet. Bu eylemi bu amaçla yapmış. İşte bu bir amaç-sonuç cümlesidir.
- d) “Kar çok yağınca yollar kapandı.” cümlesinde “kar çok yağınca” yolların kapanmasının nedenidir. Kar yağdığı için yollar kapanmış. Bu da bir neden-sonuç cümlesi.
Adım 2: Gördüğün gibi, c seçeneğindeki cümlede bir eylemin (kalın yorgan örtmek) hangi amaçla yapıldığı açıkça belirtilmiş.
Sonuç:
Doğru cevap c) Terlemek için üstüme kalın yorganlar örttüm.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin sonuna üç nokta getirilemez?
a) O ıssız sokaklarda
b) Bu coğrafyada güneş daha erken
c) Ne kadar şendik çocukken
d) Şiddetini artıran rüzgâr her yeri
Çözüm:
Üç nokta (…) genellikle tamamlanmamış cümlelerin, okuyucunun hayal gücüne bırakılan sözlerin veya araya giren, kesilen konuşmaların sonuna konur. Yani cümle tam bitmemiş gibi bir anlam verir.
Adım 1: Her seçeneği inceleyelim ve üç nokta kullanılıp kullanılamayacağına karar verelim.
- a) “O ıssız sokaklarda…” dediğimizde, cümlenin devamının olduğu, bir şeylerin anlatılmak istendiği ama tamamlanmadığı hissi oluşur. Mesela “O ıssız sokaklarda bir anda karşıma çıktı…” gibi. Bu yüzden üç nokta kullanılabilir.
- b) “Bu coğrafyada güneş daha erken…” dediğimizde de cümle tamamlanmamış gibi duruyor. “Bu coğrafyada güneş daha erken batar.” ya da “Bu coğrafyada güneş daha erken doğar.” gibi devamları olabilir. Üç nokta kullanılabilir.
- c) “Ne kadar şendik çocukken” cümlesi, bir duygu (sevinç, neşe) anlatan, tamamlanmış bir cümledir. Bu bir ünlem cümlesidir. Böyle cümlelerin sonuna ünlem işareti (!) ya da bazen nokta (.) konur. Üç nokta buraya gelemez, çünkü cümle bitmiş, tamamlanmıştır ve bir duyguyu net bir şekilde ifade eder.
- d) “Şiddetini artıran rüzgâr her yeri…” cümlesi de tamamlanmamış bir ifadedir. Rüzgarın her yeri ne yaptığını söylememiş. “Şiddetini artıran rüzgâr her yeri dağıttı.” gibi bir devamı olabilir. Üç nokta kullanılabilir.
Adım 2: Gördüğün gibi, c seçeneğindeki cümle tamamlanmış ve bir duygu ifade eden bir cümledir. Bu yüzden sonuna üç nokta değil, ünlem işareti gelmelidir.
Sonuç:
Doğru cevap c) Ne kadar şendik çocukken
6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde ünlem işareti diğerlerinden farklı amaçla kullanılmıştır?
a) Beyefendi yine hepimizi güldürdü (!)
b) Eyvah, evrakları arabada unuttuk!
c) Ah, canım çok acıyor!
d) Tüh! Onun bu şekilde davranacağını bilemedik.
Çözüm:
Ünlem işareti (!), genellikle sevinç, şaşkınlık, korku, acı gibi yoğun duyguları ifade eden cümlelerin sonuna konur. Ancak bazen bir sözcüğün hemen arkasından parantez içinde “(!)” olarak kullanıldığında, o sözcüğün tam tersini kastettiğimizi veya o söze inanmadığımızı, alay ettiğimizi, küçümsediğimizi gösterir.
Adım 1: Her seçeneği tek tek inceleyelim ve ünlem işaretinin hangi amaçla kullanıldığına bakalım.
- a) “Beyefendi yine hepimizi güldürdü (!)” cümlesinde ünlem işareti parantez içinde kullanılmış. Buradaki “(!)” aslında o beyefendinin kimseyi güldürmediğini, belki tam tersine sinirlendirdiğini veya sıkıntı verdiğini, yani söylenenin tam tersini düşündüğümüzü ifade eder. Bu, bir ironi veya alay anlamı katar.
- b) “Eyvah, evrakları arabada unuttuk!” cümlesinde “Eyvah” bir seslenme ve üzüntü ifadesidir. Ünlem işareti burada şaşkınlık, pişmanlık gibi güçlü bir duyguyu anlatıyor.
- c) “Ah, canım çok acıyor!” cümlesinde “Ah” bir acı ifadesidir. Ünlem işareti burada acı gibi güçlü bir duyguyu anlatıyor.
- d) “Tüh! Onun bu şekilde davranacağını bilemedik.” cümlesinde “Tüh” bir hayal kırıklığı veya pişmanlık ifadesidir. Ünlem işareti burada hayal kırıklığı gibi güçlü bir duyguyu anlatıyor.
Adım 2: Gördüğün gibi, b, c ve d seçeneklerinde ünlem işareti doğrudan bir duyguyu (şaşkınlık, acı, hayal kırıklığı) ifade ederken, a seçeneğinde parantez içinde kullanılarak alay veya ironi anlamı katmıştır. Bu yüzden farklı amaçla kullanılmıştır.
Sonuç:
Doğru cevap a) Beyefendi yine hepimizi güldürdü (!)
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalama yanlışı vardır?
a) Buralar ilkbaharda yemyeşil olur.
b) Sen de dağdaki çiğdemlerden topladın mı.
c) Vah, kadın yapayalnız kaldı!
d) Sonra bu ev, erik ağacı…
Çözüm:
Noktalama işaretlerini doğru kullanmak, yazdıklarımızın daha iyi anlaşılmasını sağlar. Şimdi cümlelerdeki noktalama işaretlerini kontrol edelim.
Adım 1: Her seçeneği tek tek inceleyelim ve noktalama kurallarına uyulup uyulmadığına bakalım.
- a) “Buralar ilkbaharda yemyeşil olur.” cümlesi, bitmiş, yargısı tamamlanmış bir bildirme cümlesidir. Sonuna nokta (.) konması doğrudur.
- b) “Sen de dağdaki çiğdemlerden topladın mı.” cümlesine dikkat edelim. “mı” soru ekidir. Soru ekleri alan cümleler, soru sorulduğu için sonuna soru işareti (?) almalıdır. Bu cümlede nokta (.) kullanılması yanlıştır. Doğrusu “Sen de dağdaki çiğdemlerden topladın mı?” olmalıydı.
- c) “Vah, kadın yapayalnız kaldı!” cümlesinde “Vah” bir acıma, üzüntü ifadesidir. Cümle güçlü bir duyguyu anlattığı için sonuna ünlem işareti (!) konması doğrudur.
- d) “Sonra bu ev, erik ağacı…” cümlesi tamamlanmamış bir cümledir. Cümlenin devamı olduğu veya benzer örneklerin bulunduğu anlamı taşıdığı için sonuna üç nokta (…) konması doğrudur.
Adım 2: b seçeneğindeki cümlede soru eki “mı” olmasına rağmen sonuna nokta konulduğu için noktalama yanlışı yapılmıştır.
Sonuç:
Doğru cevap b) Sen de dağdaki çiğdemlerden topladın mı.