5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 238
Merhaba canım öğrencim,
Öncelikle bana gönderdiğin bu soruları dikkatle inceledim. Görüyorum ki 4. Etkinlik’teki sorular, Aziz Sancar hakkında dinlediğimiz bir metne göre cevaplanmamızı istiyor. Ancak bu metin şu an bende yok. Sadece soruları görüyorum.
Bu yüzden, maalesef Aziz Sancar ile ilgili bu soruları şu an için cevaplayamıyorum. Çünkü bir metin olmadan, Aziz Sancar’ın Savur’da hangi görevde bulunduğunu, Amerika’ya neden gittiğini veya Nobel Ödülü’nü ne zaman aldığını bilemeyiz, değil mi?
Ama hiç merak etme, 5. Etkinlik’teki Edison metnine ve onunla ilgili sorulara hemen geçelim. Oradaki soruları adım adım, senin anlayabileceğin şekilde çözeceğiz!
Şimdi gelelim 5. Etkinlik’teki metne ve sorulara. Metni dikkatlice okudum, sen de okumuşsundur diye düşünüyorum. Şimdi soruları tek tek inceleyelim ve metinden yola çıkarak cevaplarını bulalım.
a) Edison’un başarılı olmasında merak duygusunun etkisi olmuş mudur?
Kesinlikle olmuş canım öğrencim! Metinde şöyle bir cümle geçiyor: “Daha küçük yaşlarda annesinin etkisiyle okumaya, her şeyi öğrenmeye merak sarmıştı.” Bu cümle bize Edison’un meraklı bir çocuk olduğunu gösteriyor. Merak, yeni şeyler öğrenme isteğidir. Bir şeyi merak ettiğimizde, onun nasıl çalıştığını, neden öyle olduğunu anlamaya çalışırız. Edison da bu merakı sayesinde birçok şeyi öğrenmiş ve bu da onun başarılarının temelini oluşturmuştur. Yani evet, merak duygusu onun başarılı olmasında çok büyük bir etken olmuştur.
b) Edison’un annesinin ameliyatı için bulduğu çözüm nedir?
Bu soru, metnin en heyecanlı kısmıyla ilgili! Hatırlarsan, Edison’un annesi çok hastalanmıştı ve hemen ameliyat olması gerekiyordu. Ama gece yarısı olduğu için ve ışık yetersizliği yüzünden doktor ameliyatı yapamayacağını söylemişti. İşte bu noktada Edison’un dehası devreye giriyor. Peki ne yapıyor?
Adım 1: Annesinin hayatını kurtarmak için hemen bir çözüm düşünmeye başlıyor.
Adım 2: Odasının her yanına aynalarla ışığı çoğaltmayı düşünüyor. Yani odadaki az ışığı yansıtarak daha parlak hale getirmeyi hedefliyor.
Adım 3: Hemen evdeki bütün aynaları topluyor. Yetmezmiş gibi, komşu dükkândan da birkaç ayna getiriyor.
Sonuç: Bu aynalar sayesinde oda inanılmayacak derecede aydınlanıyor ve doktor ameliyatı başarıyla yapabiliyor. Yani Edison’un bulduğu çözüm, odadaki ışığı aynalar yardımıyla çoğaltarak yeterli aydınlatmayı sağlamak olmuştur.
c) İnsanlar hangi durumlarda farklı çözüm arayışlarına yönelirler?
Edison’un hikayesinden de gördüğümüz gibi, insanlar genellikle zor durumlarda veya acil ihtiyaçlar ortaya çıktığında farklı ve yaratıcı çözümler aramaya başlarlar. Düşünsene, annesinin hayatı tehlikedeydi ve doktor ışık yüzünden ameliyat yapamıyordu. Bu çok zor ve acil bir durumdu, değil mi?
İşte tam da böyle:
- Bir sorunla karşılaştığımızda ve alışılagelmiş yöntemler işe yaramadığında,
- Çok önemli bir şeyi başarmak zorunda olduğumuzda,
- Zaman kısıtlı olduğunda ve hızlıca bir çıkış yolu bulmamız gerektiğinde,
İnsanlar beynini daha çok çalıştırır, farklı yollar dener ve daha önce kimsenin aklına gelmemiş çözümler bulmaya çalışırlar. Tıpkı Edison’un annesi için yaptığı gibi.
ç) Buluşların gerçekleşmesinde merak duygusu ile hayal gücünün etkisi ne olabilir? Açıklayınız.
Harika bir soru! Buluşların ortaya çıkmasında hem merak hem de hayal gücü iki kanatlı bir kuş gibi çok önemlidir. Bir düşünelim:
- Merak duygusu: Merak, bizi “Neden böyle oluyor?”, “Bu nasıl çalışıyor?”, “Bunu daha iyi nasıl yapabiliriz?” gibi sorular sormaya iter. Edison’un metinde “her şeyi öğrenmeye merak sarmıştı” denmesi, onun bu soruları çok sorduğunu gösteriyor. Merak etmeseydi, bir şeyleri araştırmaz, denemez ve yeni bilgiler edinmezdi. Merak, bir buluşun ilk adımıdır, bizi keşfetmeye yönlendirir.
- Hayal gücü: Hayal gücü ise, henüz var olmayan şeyleri zihnimizde canlandırabilme yeteneğimizdir. Edison’un annesinin ameliyatı sırasında “ışığı aynalarla çoğaltma” fikri, o an için belki de kimsenin aklına gelmeyen, hayal gücüyle ortaya çıkmış bir çözümdü. Hayal gücü sayesinde, “Ya şöyle olsaydı?”, “Bunu farklı bir şekilde yapsak ne olur?” gibi düşünceler geliştiririz. Bir buluşu gerçekleştirebilmek için önce onu hayal etmek gerekir.
Yani özetle, merak bizi bir sorunu fark etmeye ve araştırmaya iterken, hayal gücü de o soruna yeni ve farklı çözümler üretmemizi sağlar. Bu ikisi bir araya geldiğinde, işte o zaman harika buluşlar ortaya çıkar!