5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 185
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizdeki bu güzel etkinlikleri hep birlikte çözeceğiz. Hiç merak etmeyin, adım adım, tane tane anlatacağım, böylece her şeyi çok iyi anlayacaksınız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
***
9. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki kelimelere istenilen eki getiriniz ve kelimeyi tekrar yazınız.
Bu etkinliğimizde, kelimelere “-yor” ekini getireceğiz. Ama dikkat! “-yor” eki geldiğinde bazı kelimelerde minik bir değişiklik oluyor. İşte biz buna ünlü daralması diyoruz. Hadi hep birlikte bakalım:
-
KELİME: bilme
EK: -yor
KELİMENİN EK ALMIŞ HÂLİ: bilmiyorAçıklama: “bilme” kelimesinin sonundaki “e” sesi, “-yor” eki geldiğinde “i” sesine dönüşerek daralır. “bilmeyor” değil, “bilmiyor” olur.
-
KELİME: bekle
EK: -yor
KELİMENİN EK ALMIŞ HÂLİ: bekliyorAçıklama: “bekle” kelimesinin sonundaki “e” sesi, “-yor” eki geldiğinde “i” sesine dönüşerek daralır. “bekleyor” değil, “bekliyor” olur.
-
KELİME: söyle
EK: -yor
KELİMENİN EK ALMIŞ HÂLİ: söylüyorAçıklama: “söyle” kelimesinin sonundaki “e” sesi, “-yor” eki geldiğinde “ü” sesine dönüşerek daralır. “söyleyor” değil, “söylüyor” olur.
-
KELİME: anlatma
EK: -yor
KELİMENİN EK ALMIŞ HÂLİ: anlatmıyorAçıklama: “anlatma” kelimesinin sonundaki “a” sesi, “-yor” eki geldiğinde “ı” sesine dönüşerek daralır. “anlatmayor” değil, “anlatmıyor” olur.
b) Bu kelimelerin ek almadan önceki son harfi nedir?
Çözüm:
Şimdi yukarıdaki kelimelere tekrar bakalım. “-yor” ekini getirmeden önceki hallerini düşünelim:
- bilme
- bekle
- söyle
- anlatma
Gördüğünüz gibi, bu kelimelerin ek almadan önceki son harfleri hep bir ünlü harfmiş: e ve a.
Sonuç: e, a
c) Bu kelimelere hangi ek getirilmiştir?
Çözüm:
Çok kolay bir soru değil mi? Yukarıdaki etkinlikte de yazdığımız gibi, bu kelimelere -yor eki getirilmiştir. Bu ek, şimdiki zamanı anlatan bir ektir.
Sonuç: -yor eki
ç) Bu kelimelere ek getirildiğinde kelimede nasıl bir değişiklik olmuştur?
Çözüm:
İşte geldik az önce bahsettiğim o “minik değişikliğe”! Bu kelimelere “-yor” eki geldiğinde, kelimelerin sonundaki geniş ünlüler (a, e) dar ünlülere (ı, i, u, ü) dönüşmüştür. İşte bu olaya ünlü daralması denir.
Örneklerle tekrar hatırlayalım:
- bilme + -yor → bilmiyor (e → i)
- bekle + -yor → bekliyor (e → i)
- söyle + -yor → söylüyor (e → ü)
- anlatma + -yor → anlatmıyor (a → ı)
Sonuç: Kelimelerin sonundaki geniş ünlüler (a, e) dar ünlülere (ı, i, u, ü) dönüşmüştür. Bu olaya ünlü daralması denir.
***
10. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki cümlelerde ünlü daralmasının olduğu kelimeleri işaretleyiniz.
Şimdi de ünlü daralması olan kelimeleri bulalım. “-yor” eki alan kelimelere dikkatlice bakacağız ve kelimenin kökündeki ünlü harfin değişip değişmediğini kontrol edeceğiz.
- Dedemin bana anlattığı o iki çocuğun yaşam öyküsünü bir türlü unutamıyorum.
Açıklama: “unutamıyorum” kelimesinin kökü “unutamama”dır. “-yor” eki geldiğinde “unutamama-yor” yerine “unutamıyor” şeklinde söyleriz. Buradaki “a” sesi “ı” sesine dönüşerek daralmıştır.
- Göçmen kuşlar havaların ısınmasıyla yurdumuza dönmeye başlıyor.
Açıklama: “başlıyor” kelimesinin kökü “başlama”dır. “-yor” eki geldiğinde “başlama-yor” yerine “başlıyor” şeklinde söyleriz. Buradaki “a” sesi “ı” sesine dönüşerek daralmıştır.
- Senin bu şiiri okuyacağını bilmiyordum.
Açıklama: “bilmiyordum” kelimesinin kökü “bilme”dir. “-yor” eki geldiğinde “bilme-yor” yerine “bilmiyor” şeklinde söyleriz. Buradaki “e” sesi “i” sesine dönüşerek daralmıştır.
- Yemyeşil doğayı, masmavi gökyüzünü özlüyoruz.
Açıklama: “özlüyoruz” kelimesinin kökü “özle”dir. “-yor” eki geldiğinde “özle-yor” yerine “özlüyor” şeklinde söyleriz. Buradaki “e” sesi “ü” sesine dönüşerek daralmıştır.
- Gençler, projede tarım alanlarını sulama sorununa çözümler dinliyor.
Açıklama: “dinliyor” kelimesinin kökü “dinle”dir. “-yor” eki geldiğinde “dinle-yor” yerine “dinliyor” şeklinde söyleriz. Buradaki “e” sesi “i” sesine dönüşerek daralmıştır.
Sonuç: Unutamıyorum, başlıyor, bilmiyordum, özlüyoruz, dinliyor.
b) Siz de ünlü daralmasına örnek üç cümle yazınız.
Şimdi de sıra sizde! Hadi hep birlikte ünlü daralması olan kelimelerin geçtiği üç cümle yazalım. Unutmayın, “-yor” ekinden önce “a” veya “e” harfi olan kelimeler genelde daralır.
Çözüm:
- Annem mutfakta kurabiye yapıyor. (yapma → yapıyor)
- Kardeşim televizyonda çizgi film izliyor. (izle → izliyor)
- Şu an yağmur dışarıda hızlı hızlı yağıyor. (yağma → yağıyor)
Sonuç:
1. Annem mutfakta kurabiye yapıyor.
2. Kardeşim televizyonda çizgi film izliyor.
3. Şu an yağmur dışarıda hızlı hızlı yağıyor.
***
11. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde yay ayraçla belirtilen yerlere uygun noktalama işaretlerini yazınız.
Bu etkinliğimizde noktalama işaretlerini doğru yerlere koyarak cümleyi tamamlayacağız. Özellikle tırnak işaretleri, ünlem ve soru işaretlerine dikkat edelim.
Çözüm:
Bu alaylı konuşma kaplumbağayı sinirlendirir, Fakat sinirlendiğini belli etmeksizin güler. Sonra da:
“Çok tuhafsın!” der: “Yavaş hareket ettiğimi de kim söylüyor?”
Açıklama:
- “Kaplumbağayı sinirlendirir” ve “sinirlendiğini belli etmeksizin güler” cümleleri arasında bir bağlaç olan “fakat” olduğu için, bağlaçtan önce virgül (,) kullanırız.
- “Sonra da” ifadesinden sonra bir konuşma başlayacağı için iki nokta üst üste (:) koyarız.
- Doğrudan aktarılan sözler tırnak işaretleri (” “) arasına alınır. “Çok tuhafsın” ifadesi bir duygu belirttiği için sonuna ünlem işareti (!) gelir.
- “der” kelimesinden sonra yine bir konuşma başlayacağı için iki nokta üst üste (:) koyarız.
- “Yavaş hareket ettiğimi de kim söylüyor” cümlesi bir soru sorduğu için soru işareti (?) ile biter. Bu söz de doğrudan aktarıldığı için tırnak işaretleri (” “) arasında yer alır.
Sonuç:
Bu alaylı konuşma kaplumbağayı sinirlendirir, Fakat sinirlendiğini belli etmeksizin güler. Sonra da:
“Çok tuhafsın!” der: “Yavaş hareket ettiğimi de kim söylüyor?”
***
12. ETKİNLİK
a) Konusu azim ve kararlılık olan bir fabl yazınız. Fablınızda aşağıda verilen atasözleri ve özdeyişlerden uygun olanını kullanınız.
Fabl, hayvanların insanlar gibi konuştuğu, düşündüğü ve davrandığı, sonunda bize bir ders veren kısa masallardır sevgili çocuklar. Biz de şimdi azim ve kararlılık konulu, içinde verilen atasözlerinden birini barındıran bir fabl yazalım. Ben “Hz. Ali: Azim ve sebat, insanların en büyük yardımcısıdır.” özdeyişini kullanmayı tercih ettim.
Çözüm:
Minik Karınca’nın Büyük Azmi
Güneşli bir yaz sabahı, ormanda Minik Karınca adında çalışkan bir karınca yaşarmış. Bir gün, yuvasına dönerken yol kenarında kocaman bir ekmek kırıntısı görmüş. O kadar büyükmüş ki, Minik Karınca’nın kendi boyunun üç katı kadarmış. Minik Karınca, bu kırıntıyı yuvasına taşımayı çok istemiş. Kış için erzak toplamak önemliymiş.
Hemen işe koyulmuş. Kırıntıyı itmiş, çekmiş, kaldırmaya çalışmış. Ama nafile! Kırıntı yerinden bile oynamamış. O sırada yanından geçen Tembel Ağustos Böceği, Minik Karınca’ya alaycı bir şekilde bakmış.
“Hey Minik Karınca!” diye seslenmiş Ağustos Böceği. “Ne yapıyorsun orada? O koca kırıntıyı tek başına mı taşıyacaksın? Boşuna yorulma, bırak gitsin. Zaten çok sıcak, biraz dinlen.”
Minik Karınca, Ağustos Böceği’nin sözlerine kulak asmamış. Derin bir nefes almış ve tekrar denemiş. Bu sefer kırıntıyı biraz olsun hareket ettirebilmiş. Ama çok yorulmuş ve durup dinlenmek zorunda kalmış.
Ağustos Böceği tekrar yanına gelmiş: “Gördün mü? Sana demiştim. Vazgeç artık. Haydi gel, benimle şarkı söyleyelim.”
Ama Minik Karınca’nın aklında sadece o kırıntıyı yuvasına taşımak varmış. Bir kez daha, tüm gücünü toplayarak kırıntıya sarılmış. Küçük bacakları titrese de, minik antenleri hedefine kilitlenmiş. Adım adım, santim santim, o koca kırıntıyı yuvasına doğru taşımaya devam etmiş. Defalarca düşmüş, defalarca kalkmış. Ama asla pes etmemiş.
Akşam güneşi batarken, Minik Karınca sonunda o devasa kırıntıyı yuvasının girişine kadar taşımayı başarmış. Yorgun ama mutlu bir şekilde kırıntıya bakmış. Ağustos Böceği ise aç bir şekilde onu izliyormuş.
Minik Karınca, Ağustos Böceği’ne dönmüş ve gülümseyerek şöyle demiş: “Gördün mü sevgili dostum? Hz. Ali’nin dediği gibi, azim ve sebat, insanların en büyük yardımcısıdır. Hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz, çünkü çabalarımızın karşılığını mutlaka alırız.”
Ağustos Böceği, Minik Karınca’nın bu azmine hayran kalmış ve o günden sonra daha çalışkan olmaya karar vermiş.
Sonuç: Yukarıdaki fabl, azim ve kararlılık temasını işleyerek “Hz. Ali: Azim ve sebat, insanların en büyük yardımcısıdır.” özdeyişini kullanmıştır.
***