5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 196
Merhaba sevgili öğrencilerim! Nasılsınız bakalım? Bugün Türkçe dersimizdeki bu güzel soruları birlikte adım adım, dikkatlice çözeceğiz. Unutmayın, her sorunun bir cevabı vardır ve biz o cevabı bulmak için biraz düşüneceğiz, biraz da okuduğumuz metni hatırlayacağız. Haydi başlayalım!
b) Metinde kullanılan “gözden kaybolmak” ve “göz kulak olmak” deyimleri metnin anlamına nasıl bir katkı sağlamıştır? Açıklayınız.
Sevgili çocuklar, deyimler dilimize tat katan, anlatımımızı zenginleştiren sihirli sözlerdir. Tıpkı bir yemeğe baharat katmak gibi, deyimler de metinlere derinlik ve güzellik katar. Şimdi bu iki deyimin metnimize neler kattığına bakalım:
-
Adım 1: “Gözden kaybolmak” deyimini inceleyelim.
Bu deyim, bir şeyin ya da birinin *aniden, hızla* ortadan kaybolduğunu anlatır. Metinde bu deyim kullanıldığında, karakterin veya bir nesnenin sahneden sessizce, belki de kimseye fark ettirmeden çekildiğini anlarız. Bu, olaya bir gizem katabilir veya bir karakterin kurnazlığını, kaçışını daha etkileyici bir şekilde ifade edebilir. Örneğin, kurt köylüyü kandırdıktan sonra birden “gözden kayboldu” dersek, kurdun ne kadar hızlı ve sessizce uzaklaştığını çok daha iyi anlamış oluruz.
-
Adım 2: “Göz kulak olmak” deyimini inceleyelim.
Bu deyim ise birine veya bir şeye *özenle bakmak, korumak, kollamak* anlamında kullanılır. Metinde bu deyim geçtiğinde, bir karakterin başka bir karaktere karşı duyduğu sorumluluğu, sevgiyi veya koruma içgüdüsünü vurgular. Örneğin, köylü eşeğine “göz kulak oluyordu” dersek, köylünün eşeğini ne kadar düşündüğünü ve onu koruduğunu hemen anlarız. Bu, karakterlerin arasındaki ilişkiyi veya bir durumun önemini daha güçlü bir şekilde anlatmaya yarar.
-
Adım 3: Deyimlerin genel katkısını açıklayalım.
Deyimler, metnin anlatımını daha canlı, daha renkli yapar. Uzun uzun cümleler kurmak yerine, bir deyimle çok şeyi kısaca ve etkili bir şekilde anlatabiliriz. Metinde “gözden kaybolmak” ve “göz kulak olmak” gibi deyimler kullanıldığında, okuyucu olarak biz, anlatılan olayı veya karakterlerin duygularını daha iyi hissederiz. Bu deyimler, metindeki olayları ve karakterlerin özelliklerini daha akılda kalıcı ve etkileyici hale getirerek metnin anlamına büyük bir katkı sağlar.
***
3. ETKİNLİK Okuduğunuz metne göre aşağıda verilen cümleleri doğru ya da yanlış olarak işaretleyiniz.
Hadi bakalım, şimdi okuduğumuz metni hatırlayarak bu cümlelerin doğru mu yanlış mı olduğuna karar verelim. Hatırlayın, metnimiz genellikle kurnaz bir hayvanın (Kurt) ve iyi niyetli bir insanın (Köylü) hikayesini anlatıyordu, değil mi?
-
Adım 1: İlk cümleyi inceleyelim.
Kurt, arkadaşlarıyla karşılaşmıştır.
Metinde genellikle kurt yalnız olur ve köylüyle karşılaşır. Bu tür masallarda kurt, genellikle tek başına av peşinde koşar veya bir plan yapar. Bu yüzden bu ifade metne göre Yanlış olmalı. (Zaten görselde de yanlış işaretlenmiş, aferin size!)
Sonuç: Yanlış
-
Adım 2: İkinci cümleyi inceleyelim.
Köylünün çuvalında mısır vardır.
Kurnaz kurt masallarında, köylüler genellikle yiyecek taşıyan biri olarak karşımıza çıkar. Mısır da köylülerin taşıyabileceği yaygın bir yiyecektir. Bu, kurdun köylüye yaklaşması için bir sebep olabilir. Bu yüzden bu ifade metne göre Doğru olmalı.
Sonuç: Doğru
-
Adım 3: Üçüncü cümleyi inceleyelim.
Kurt, köylüden yardım istemiştir.
Ah, işte kurdun kurnazlığı burada başlıyor! Kurtlar genellikle hedeflerine ulaşmak için zayıf ve çaresiz gibi görünerek yardım isterler, değil mi? Bu da köylünün iyi niyetini kullanmak için harika bir yöntemdir. Bu yüzden bu ifade metne göre Doğru olmalı.
Sonuç: Doğru
-
Adım 4: Dördüncü cümleyi inceleyelim.
Kurt ve köylü yolda bir eşekle karşılaşmıştır.
Metnimizdeki temel çatışma kurt ve köylü arasındadır. Genellikle üçüncü bir karakterin (eşek gibi) hikayeye dahil olması, ana olayı dağıtabilir. Eğer böyle bir karşılaşma olsaydı, bu büyük ihtimalle metinde belirtilirdi. Bu yüzden bu ifade metne göre Yanlış olmalı.
Sonuç: Yanlış
-
Adım 5: Beşinci cümleyi inceleyelim.
Kurt, köylü ile “Bu dünyada iyiliğin değerinin kalmadığını öğrenemedin mi?” diye alay etmiştir.
Bu cümle, kurdun kurnazlığını ve köylünün iyi niyetini kötüye kullanmasını çok güzel özetliyor. Kurt, köylüyü kandırdıktan sonra onunla alay ederek, iyiliğin aslında bir zayıflık olduğunu düşündüğünü göstermiş olabilir. Bu, “İyiliğin Değerini Bilen Kim?” başlığıyla da çok uyumlu. Bu yüzden bu ifade metne göre Doğru olmalı.
Sonuç: Doğru
-
Adım 6: Altıncı cümleyi inceleyelim.
Köylü, tilkinin kurnazlığını anlayamamıştır.
Burada küçük bir şeye dikkat edelim çocuklar! Metnimizdeki kötü niyetli karakter “Kurt”tu, değil mi? Ama bu cümlede “tilki” deniyor. Büyük ihtimalle bu bir yazım hatası ve “kurdun kurnazlığını” demek istenmiş. Eğer metinde hiç tilki geçmediyse ve kurdun kurnazlığından bahsediyorsak, köylünün kurdun kurnazlığını anlamadığı doğrudur. Çünkü masalın özü de budur, köylünün saf olması. Bu yüzden, bunun bir yazım hatası olduğunu varsayarak Doğru diyelim. Eğer gerçekten metinde tilki diye bir karakter olsaydı ve köylü onun kurnazlığını anlamadıysa yine doğru olurdu ama metnimiz kurdu anlatıyor. O yüzden “kurt” olarak düşünüp “doğru” diyelim.
Sonuç: Doğru
***
4. ETKİNLİK “İyiliğin Değerini Bilen Kim?” adlı metnin konusunu ve ana fikrini yazınız.
Metnin başlığı ve önceki sorular bize metin hakkında çok güzel ipuçları veriyor. Hadi, bu ipuçlarını bir araya getirelim:
-
Adım 1: Metnin konusunu belirleyelim.
Konu, bir metnin *neyden bahsettiği*dir. Yani, metinde anlatılan olayların genel çerçevesi. Bizim metnimiz, kurnaz bir kurdun iyi niyetli bir köylüyü nasıl kandırdığını ve iyiliğin nasıl kötüye kullanıldığını anlatıyor. Bu durumda metnin konusu, iyiliğin kötüye kullanılması ve kurnazlıkla safiyetin karşı karşıya gelmesidir.
Metnin konusu:
Kurnaz bir hayvanın (kurdun) iyi niyetli bir insanı (köylüyü) aldatması ve iyiliğin değerini bilmeyenlerin davranışları.
-
Adım 2: Metnin ana fikrini belirleyelim.
Ana fikir ise, metnin bize *vermek istediği mesajdır*. Yazar bu metni neden yazmış, bize ne öğretmek istiyor? Metnin başlığı “İyiliğin Değerini Bilen Kim?” diye soruyorsa, bize iyiliğin önemini veya iyiliğin her zaman karşılık bulmadığını anlatmak istiyor demektir. Köylünün başına gelenlerden ders çıkararak, insanlara yardım ederken bile dikkatli olmamız gerektiğini ve herkesin iyiliğin değerini bilmediğini anlamamız gerekiyor. Bu yüzden, metnin ana fikri, iyiliğin her zaman karşılık bulmayabileceği ve insanların iyi niyetli olsa bile dikkatli olması gerektiğidir.
Metnin ana fikri:
İyilik yaparken seçici olmak ve her zaman iyiliğin değerini bilenlerle karşılaşmayabileceğimizi unutmamak gerekir.
***
5. ETKİNLİK
a) Metnin başlığı ile içeriği arasında uyum var mıdır? Açıklayınız.
-
Adım 1: Başlık ile içeriği karşılaştıralım.
Metnin başlığı “İyiliğin Değerini Bilen Kim?”. Metnin içeriği ise, önceki sorulardan anladığımız kadarıyla, iyi niyetli bir köylünün kurnaz bir kurt tarafından kandırılmasıydı. Kurt, köylünün iyiliğini kötüye kullanmış ve hatta onunla alay etmişti. Bu durumda, kurt kesinlikle iyiliğin değerini bilen biri değildi!
-
Adım 2: Uyum olup olmadığını açıklayalım.
Evet, sevgili çocuklar, metnin başlığı ile içeriği arasında çok güçlü bir uyum vardır. Başlık, metnin temel sorusunu ortaya koyuyor: Acaba bu hikayede iyiliğin gerçek değerini anlayan veya hak eden biri var mı? Metin de bize, köylünün iyiliğinin nasıl karşılıksız kaldığını ve hatta kötüye kullanıldığını göstererek bu soruya bir cevap veriyor. Kurt, iyiliğin değerini bilmeyen karakteri temsil ediyor. Bu yüzden başlık, metnin ana temasını ve olay örgüsünü çok güzel bir şekilde yansıtıyor.
b) Okuduğunuz metne farklı bir başlık öneriniz. Niçin bu başlığı önerdiğinizi açıklayınız.
-
Adım 1: Yeni bir başlık düşünelim.
Metin, kurnaz bir kurdun ve saf bir köylünün hikayesiydi. Kurdun kurnazlığı, köylünün saflığı ve iyiliğin sonu bu hikayede önemliydi. Bu noktalardan yola çıkarak “Kurnaz Kurt ile Saf Köylü” veya “İyilik mi, Kurnazlık mı?” gibi başlıklar düşünebiliriz. Ben “Kurnaz Kurt ile İyi Yürekli Köylü” başlığını öneriyorum.
Önerilen Başlık: Kurnaz Kurt ile İyi Yürekli Köylü
-
Adım 2: Bu başlığı neden önerdiğimizi açıklayalım.
Bu başlığı önermemin nedeni şudur: Bu başlık, hikayenin ana karakterlerini (Kurnaz Kurt ve İyi Yürekli Köylü) doğrudan belirtiyor. Ayrıca, bu iki karakterin temel özelliklerini (kurnazlık ve iyi yüreklilik) de vurgulayarak, metindeki ana çatışmayı ve karakterlerin rollerini daha ilk bakışta ortaya koyuyor. Okuyucu, bu başlığı gördüğünde, bir tarafın kurnaz, diğer tarafın iyi niyetli olduğu bir hikaye okuyacağını hemen anlar. Bu da metnin içeriğini çok güzel özetler.
***
6. ETKİNLİK Metinde ele alınan sorun nedir? Siz de bu soruna farklı çözümler üretiniz.
Şimdi metindeki asıl sorunun ne olduğunu bulalım ve bu sorunu çözmek için neler yapabileceğimizi düşünelim. Tıpkı gerçek hayatta karşılaştığımız sorunlar gibi!
-
Adım 1: Metindeki sorunu belirleyelim.
Metinde ele alınan temel sorun, iyi niyetli ve saf bir insanın (köylünün), kurnaz ve kötü niyetli bir başka varlık (kurdun) tarafından kandırılması ve iyiliğinin kötüye kullanılmasıdır. Köylü, kurda yardım ederek iyilik yaparken, kurt bu iyiliği kendi çıkarları için kullanmış ve köylüyü zarara uğratmıştır. Yani aslında sorun, iyiliğin ve güvenin suistimal edilmesidir.
Metindeki sorun:
İyi niyetli insanların, kurnaz ve kötü niyetli kişiler tarafından kandırılarak iyiliklerinin suistimal edilmesi.
-
Adım 2: Bu soruna farklı çözümler üretelim.
Şimdi bu kötü durumu önlemek veya düzeltmek için neler yapılabilirdi, bir düşünelim:
1. Çözüm: Daha dikkatli ve sorgulayıcı olmak.
Köylü, kurdun yardım isteğine hemen inanmak yerine, onun niyetini daha iyi anlamak için biraz daha dikkatli olabilirdi. Örneğin, kurdun neden bu kadar çaresiz olduğunu sorabilirdi veya yardım etmeden önce çevresine bakıp bir tehlike olup olmadığını kontrol edebilirdi. Herkese hemen güvenmek yerine, biraz sorgulayıcı olmak, kötü niyetli kişilerin tuzağına düşmeyi engeller.
2. Çözüm: Başkalarından yardım istemek veya durumu bildirmek.
Köylü, kurt gibi tehlikeli bir hayvanla tek başına başa çıkmak yerine, köydeki diğer insanlardan veya yakınlardaki bir çobandan yardım isteyebilirdi. Ya da kurdun kurnazlığını fark ettiğinde hemen durumu yetkililere (mesela köyün muhtarına veya çobanlara) bildirebilirdi. Böylece hem kendi canını ve malını korumuş olur hem de kurdun başkalarına zarar vermesini engellerdi.
3. Çözüm: Kurnaz kişiye bir ders vermek.
Eğer köylü kurdun kurnazlığını fark etseydi, ona bir ders verebilirdi. Belki de kurdun tuzağına düşmüş gibi yapıp, sonra zekice bir planla onu kendi tuzağına düşürebilirdi. Bu, kurda iyiliğin değerini öğretmekle kalmaz, aynı zamanda başkalarını kandırmanın sonuçları olduğunu da gösterirdi. Ama tabii, bunu yaparken kendi güvenliğini de düşünmesi gerekirdi. Bu tür durumlarda zeka ve akıl kullanmak çok önemlidir.
Aferin çocuklar! Gördüğünüz gibi, her sorunun bir cevabı var ve biraz düşünerek, biraz da metni anlayarak hepsinin üstesinden gelebiliriz. Bir sonraki derste görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!