5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 49
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizlerle çok güzel iki etkinliği birlikte yapacağız. Hem kelimelerin anlam dünyasına dalacak hem de tarihimizden önemli bir döneme ait soruları cevaplayacağız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
4. ETKİNLİK Aşağıdaki kelimeleri zıt anlamları ile birlikte örnekteki gibi cümlede kullanınız.
Bu etkinlikte bizden istenen, verilen kelimelerin zıt (karşıt) anlamlarını bulmak ve bu iki zıt anlamlı kelimeyi aynı cümlede kullanmak. Tıpkı örnekte olduğu gibi.
Örnek:
küçük – büyük
Bayram kutlamalarına büyük küçük herkes katıldı.
Şimdi sıra bizde!
düşman
Adım 1: “Düşman” kelimesinin zıt anlamlısını bulalım. Birbirini sevmeyen, karşıt olan kişiye düşman deriz. Bunun zıt anlamlısı, bizi seven, bize yakın olan, dostumuz olan kişidir. Yani “dost” kelimesi.
Adım 2: Şimdi “düşman” ve “dost” kelimelerini aynı cümlede kullanalım.
Çözüm:
düşman – dost
Gerçek bir dost, en zor zamanında bile düşman karşısında senin yanındadır.
savaş
Adım 1: “Savaş” kelimesinin zıt anlamlısını bulalım. Savaş, ülkeler veya gruplar arasında çatışma, kavga demektir. Bunun zıt anlamlısı ise huzurun, barışın olduğu durumdur. Yani “barış” kelimesi.
Adım 2: Şimdi “savaş” ve “barış” kelimelerini aynı cümlede kullanalım.
Çözüm:
savaş – barış
Bütün dünya ülkeleri savaş yerine barış içinde yaşamayı öğrenmeli.
erken
Adım 1: “Erken” kelimesinin zıt anlamlısını bulalım. Erken, beklenen zamandan önce demektir. Bunun zıt anlamlısı ise beklenen zamandan sonra olan durumdur. Yani “geç” kelimesi.
Adım 2: Şimdi “erken” ve “geç” kelimelerini aynı cümlede kullanalım.
Çözüm:
erken – geç
Yataktan erken kalkanlar işlerine geç kalanlara göre daha dinç olurlar.
sonra
Adım 1: “Sonra” kelimesinin zıt anlamlısını bulalım. Sonra, bir şeyin ardından demektir. Bunun zıt anlamlısı ise bir şeyden önce olan durumdur. Yani “önce” kelimesi.
Adım 2: Şimdi “sonra” ve “önce” kelimelerini aynı cümlede kullanalım.
Çözüm:
sonra – önce
Ders çalışmadan önce biraz dinlenmeli, sonra tüm gücünle konuya odaklanmalısın.
gelmek
Adım 1: “Gelmek” kelimesinin zıt anlamlısını bulalım. Gelmek, bir yere ulaşmak, varmak demektir. Bunun zıt anlamlısı ise bir yerden ayrılmak, uzaklaşmak demektir. Yani “gitmek” kelimesi.
Adım 2: Şimdi “gelmek” ve “gitmek” kelimelerini aynı cümlede kullanalım.
Çözüm:
gelmek – gitmek
Misafirler gelmek için hazırlanırken, biz de gitmek için valizlerimizi topluyorduk.
ileri
Adım 1: “İleri” kelimesinin zıt anlamlısını bulalım. İleri, ön taraf, ön kısım demektir. Bunun zıt anlamlısı ise arka taraf, arka kısım demektir. Yani “geri” kelimesi.
Adım 2: Şimdi “ileri” ve “geri” kelimelerini aynı cümlede kullanalım.
Çözüm:
ileri – geri
Hayatta her zaman ileri gitmek isteriz ama bazen geri dönüp hatalarımızdan ders çıkarmak da gerekir.
girmek
Adım 1: “Girmek” kelimesinin zıt anlamlısını bulalım. Girmek, bir yerin içine doğru hareket etmek demektir. Bunun zıt anlamlısı ise bir yerden dışarıya doğru hareket etmek demektir. Yani “çıkmak” kelimesi.
Adım 2: Şimdi “girmek” ve “çıkmak” kelimelerini aynı cümlede kullanalım.
Çözüm:
girmek – çıkmak
Öğretmenimiz derse girmek üzereyken, ben de tuvaletten çıkmak için kapıya yöneldim.
***
5. ETKİNLİK Aşağıdaki soruları “Dumlupınar Savaşı” metnine göre cevaplayınız.
Sevgili çocuklar, burada önemli bir notum var. Sorular “Dumlupınar Savaşı” metnine göre cevaplamamızı istiyor ancak o metin şu an elimizde yok. Bu yüzden, bu soruları genel kültür bilgilerimizle ve tarih derslerinde öğrendiğimiz bilgilerle cevaplayacağız. Unutmayın, bu tür metinler genellikle tarihimizdeki önemli olayları anlatır ve biz de o olaylar hakkında konuşacağız.
1) Sakarya Savaşı’ndan sonra neden büyük bir savaş hazırlığı yapılmıştır?
Çözüm:
Adım 1: Sakarya Savaşı’nın ne anlama geldiğini hatırlayalım. Sakarya Savaşı, Türk Kurtuluş Savaşı’nda çok önemli bir zaferdi. Düşman ordusunun ilerleyişini durdurmuştu.
Adım 2: Ancak düşman, Sakarya Savaşı’nda yenilse de Anadolu topraklarından tamamen atılmamıştı. Hala yurdumuzun bazı yerlerini işgal ediyordu.
Adım 3: İşte bu yüzden, düşmanı kesin olarak vatanımızdan atmak, bağımsızlığımızı tamamen kazanmak ve işgale son vermek için daha büyük ve son bir savaş gerekiyordu. Bu savaşa da Büyük Taarruz diyoruz.
Sonuç:
Sakarya Savaşı’nda düşman ordusu durdurulmuş olsa da, düşman tamamen Anadolu’dan atılamamıştı. Vatan topraklarını düşman işgalinden tamamen kurtarmak ve tam bağımsızlığımızı kazanmak için son ve büyük bir taarruz yani savaş hazırlığı yapılmıştır.
2) Gazi Mustafa Kemal, harekât planını nerede ve kimlerle hazırlamıştır? Planı hazırlamadaki kararlı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çözüm:
Adım 1: Gazi Mustafa Kemal ve diğer komutanlarımız, Büyük Taarruz’un planlarını çok gizli bir şekilde hazırlamışlardır. Genellikle Başkomutanlık Karargahı’nda, Afyonkarahisar ve Akşehir civarlarında bu planlar üzerinde çalışılırdı.
Adım 2: Bu planları hazırlarken yanında en güvendiği komutanlar, yani İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak gibi değerli paşalarımız bulunurdu.
Adım 3: Gazi Mustafa Kemal’in bu planları hazırlarken gösterdiği kararlı tutum, onun ne kadar büyük bir lider olduğunu, vatan sevgisiyle dolu olduğunu ve bağımsızlık için her türlü zorluğa göğüs germeye hazır olduğunu gösterir. Hiçbir zaman umutsuzluğa düşmemiş, hep ileriye bakmıştır. Bu kararlılık sayesinde milletimize önderlik ederek zaferlere ulaşmıştır.
Sonuç:
Gazi Mustafa Kemal, Büyük Taarruz’un harekât planını genellikle Akşehir’deki karargâhında, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak gibi komutanlarımızla birlikte hazırlamıştır. Onun bu plandaki kararlı tutumu, vatanımızı düşmandan kurtarmak için ne kadar büyük bir azme sahip olduğunu, hiçbir zorluk karşısında pes etmediğini ve tam bağımsızlık inancını gösterir. Bu, onun çok güçlü bir lider olduğunu kanıtlar.
3) Anadolu toprakları düşman işgalinden ne zaman kurtulmuştur?
Çözüm:
Adım 1: Anadolu topraklarının düşman işgalinden kurtuluşu, tek bir günde olmadı, bir sürecin sonucuydu. Bu sürecin en önemli adımı Büyük Taarruz idi.
Adım 2: Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922’de başladı. Bu taarruzun en büyük ve kesin zaferi olan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar Savaşı) ise 30 Ağustos 1922’de kazanıldı.
Adım 3: Bu zaferin ardından ordumuz hızla ilerleyerek 9 Eylül 1922’de İzmir’i düşman işgalinden kurtardı.
Adım 4: Son olarak 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile düşman askerleri yurdumuzdan tamamen çekildi. Böylece Anadolu toprakları fiilen düşman işgalinden kurtulmuş oldu.
Sonuç:
Anadolu toprakları, Büyük Taarruz’un 26 Ağustos 1922’de başlaması ve 30 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Dumlupınar Savaşı) ile kazanılan kesin zaferin ardından düşman işgalinden kurtulmaya başlamıştır. 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla büyük ölçüde tamamlanmış ve 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile tamamen sona ermiştir.
4) Gazi Mustafa Kemal, askerlerine hangi emri vermiştir?
Çözüm:
Adım 1: Gazi Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’mızın en kritik anlarından biri olan Büyük Taarruz sırasında askerlerimize çok önemli ve tarihi bir emir vermiştir.
Adım 2: Bu emir, askerlerimizin moralini yükseltmiş ve onlara hedefi açıkça göstermiştir.
Sonuç:
Gazi Mustafa Kemal, Büyük Taarruz sırasında askerlerine “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emrini vermiştir.
5) Metinden hareketle dönemsel ve toplumsal yapıyla ilgili hangi çıkarımlarda bulunabilirsiniz? Metinden örnekler vererek açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, dediğim gibi “Dumlupınar Savaşı” metni elimizde olmasa da, bu tür tarihî metinlerden genellikle ne gibi bilgiler edinebileceğimizi konuşabiliriz. Bu metinler bize o dönemin koşulları ve insanların yaşam biçimleri hakkında ipuçları verir.
Adım 1: Metnin konusu “Dumlupınar Savaşı” olduğuna göre, anlatılan dönem kesinlikle bir savaş dönemidir. Bu da dönemin zorluklarla dolu olduğunu gösterir.
Adım 2: Savaş dönemi demek, yokluk, mücadele ve fedakarlık demektir. İnsanların vatanları için canlarını ortaya koyduğu bir zamandır.
Adım 3: Toplumsal yapıya baktığımızda ise, böyle bir savaşta halkın birlik ve beraberlik içinde olması, vatanseverlik duygularının çok güçlü olması gerektiğini anlarız.
Sonuç:
Elimizde “Dumlupınar Savaşı” metni olmasa da, bu tür metinlerden genellikle şu çıkarımlarda bulunabiliriz:
-
Dönemsel Yapı: Metinde anlatılan dönem, ülkenin büyük bir savaş içinde olduğu, bağımsızlık için sonuna kadar mücadele edildiği çok zorlu bir zamandır. Ülkemizin dört bir yanının düşmanlar tarafından işgal edildiği ve halkın büyük fedakârlıklar yaptığı bir dönemdir. Örneğin, metinde askerlerin nasıl kısıtlı imkanlarla savaştığı, cephede yiyecek ve giyecek sıkıntısı çekildiği, buna rağmen vatan sevgisiyle mücadele edildiği anlatılabilir. Bu da bize o dönemin ne kadar çetin geçtiğini gösterir.
-
Toplumsal Yapı: Bu dönemde halk, birlik ve beraberlik içinde, vatan sevgisiyle dolu bir şekilde hareket etmiştir. Kadın, erkek, genç, yaşlı herkes vatan savunmasına katkıda bulunmuştur. Metinde, köylerdeki insanların cepheye yiyecek ve mühimmat taşıdığı, kadınların cephe gerisinde askerler için kıyafet diktiği ya da yaralı askerlere baktığı gibi örnekler verilerek halkın bu güçlü dayanışması gösterilebilir. Bu da bize o dönemde toplumun ne kadar vatansever ve kenetlenmiş olduğunu açıkça gösterir. Milletimiz, vatanı için tek yürek olmuştur.