5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 242
Merhaba canım öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Görseldeki soruları adım adım, hiç acele etmeden, sanki yan yana oturmuşuz da ben sana anlatıyormuşum gibi çözeceğiz. Hazır mısın? Haydi başlayalım!
C. Aşağıda verilen cümlelerdeki boşlukları doldurunuz.
• “TDK’nin son kılavuzunu aldın mı” cümlesinin sonuna …………………….. getirilmelidir.
Çözüm: Bu cümle, bir şey soruyor değil mi? Karşımızdaki kişiden bir bilgi istiyor. O zaman böyle cümlelerin sonuna her zaman soru işareti (?) koyarız. Tıpkı “Adın ne?” veya “Bugün okula geldin mi?” gibi.
• “Sabah erkenden uyandı; elini, yüzünü yıkadı.” cümlesinde noktalı virgül …………………….. amacıyla kullanılmıştır.
Çözüm: Bu cümlede iki ayrı olay anlatılıyor: “Sabah erkenden uyandı” ve “elini, yüzünü yıkadı.” İkinci cümlede “elini, yüzünü” derken virgül kullanılmış. İşte böyle, kendi içinde virgül olan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için öğeleri virgülle ayrılmış sıralı cümleleri ayırmak amacıyla noktalı virgül kullanırız. Sanki cümlelerin arasına küçük bir duraklama koymak gibi düşünebilirsin.
• “Sonbahar en sevdiğim mevsimdir.” cümlesi kişisel görüş …………………….. anlamı vardır.
Çözüm: Birisi “Sonbahar en sevdiğim mevsimdir” dediğinde, bu onun kendi düşüncesi, kendi beğenisi olur. Herkes sonbaharı sevmek zorunda değil, değil mi? İşte böyle, kişiden kişiye değişen düşüncelere, beğenilere öznel yargı deriz. Bu cümle de öznel bir anlam taşır.
• “Durup beklemek, yanlış hareket etmekten daha faydalıdır.” cümlesinde …………………….. anlamı vardır.
Çözüm: Bu cümle bize bir öğüt veriyor, bir hayat dersi çıkarıyor. Bazen acele etmektense doğru zamanı beklemek daha iyi olabilir. Bu tür cümlelere öğüt anlamı taşıyan cümleler deriz. Sanki büyüklerimizden duyduğumuz bir nasihat gibi.
• “Alerji yaptığı için bu ilacı kullanmam yasak.” cümlesinde …………………….. anlamı vardır.
Çözüm: Bu cümleyi okuduğumuzda, ilacı kullanmamanın bir sebebi olduğunu görüyoruz: “alerji yapması”. İlacı kullanmamak bir sonuç, alerji yapması ise bu sonucun sebebi. İşte bu şekilde, bir olayın nedenini ve sonucunu anlatan cümlelere sebep-sonuç cümlesi deriz.
—
Ç. Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisinin yazımı yanlıştır?
- A) Kuşu kafèsten çıkarıp gökyüzüne salıverdi.
- B) Evi gezip gördükten sonra almaya karar verdiler.
- C) Şiir, düz yazıdan farklı bir kimlikdedir.
- D) Sana arkadaşlığın ne demek olduğunu hatırlatırım.
Çözüm:
Adım 1: Her bir şıktaki altı çizili kelimenin doğru yazımını inceleyelim.
- A) kafèsten: “Kafes” kelimesinde şapka (düzeltme işareti) kullanılmaz. Bu kelimenin doğru yazımı “kafesten” olmalıydı. Yani burada bir yazım yanlışı var.
- B) gördükten: Bu kelimenin yazımı doğrudur.
- C) kimlikdedir: İşte burada çok önemli bir yazım kuralı hatırlamamız gerekiyor! Türkçede “f, s, t, k, ç, ş, h, p” harfleriyle biten bir kelimeye “-de, -da, -den, -dan” ekleri geldiğinde, bu ekler “fıstıkçı şahap” dediğimiz bu sert ünsüzlere uyum sağlayarak “-te, -ta, -ten, -tan” şekline dönüşür. “Kimlik” kelimesi ‘k’ harfiyle bitiyor. Bu yüzden “-dedir” değil, “-tedir” olmalı. Yani doğrusu “kimliktedir”. Burada da bir yazım yanlışı var.
- D) arkadaşlığın: Bu kelimenin yazımı doğrudur.
Adım 2: Soru bizden yazımı yanlış olanı istediği için, A ve C şıklarında hata bulduk. Ancak genellikle bu tür sorularda en belirgin veya tek bir doğru cevap beklenir. “Kimlikdedir” kelimesindeki ünsüz benzeşmesi kuralı, 5. sınıf Türkçe derslerinde çok sık üzerinde durulan temel bir yazım kuralıdır. “Kafèsten” kelimesindeki şapka yanlışlığı da bir hata olsa da, ünsüz benzeşmesi daha genel ve sık karşılaşılan bir kural ihlalidir. Bu nedenle **C şıkkındaki** hata daha temel kabul edilebilir.
Sonuç: C
—
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili yanlışlık yapılmıştır?
- A) Bu gazeteyi Doktor Ali Bey’e verin.
- B) Dersler bu yıl Eylül’de başlayacak.
- C) Atatürk Caddesi trafiğe kapatıldı.
- D) Hepimiz Türkçenin kurallarını iyi öğrenmeliyiz.
Çözüm:
Adım 1: Her bir cümleyi büyük harflerin kullanımı açısından inceleyelim.
- A) Bu gazeteyi Doktor Ali Bey’e verin.
Burada “Doktor” bir unvan, “Ali Bey” ise özel isim ve saygı ifadesi. Özel isimlerle kullanılan unvanlar ve saygı sözleri büyük harfle başlar. “Ali Bey’e” derken de ek kesme işaretiyle ayrılmış. Bu cümlenin yazımı doğrudur.
- B) Dersler bu yıl Eylül’de başlayacak.
Ay ve gün adları, belirli bir tarihle birlikte kullanıldığında büyük harfle başlar. Örneğin “29 Ekim” veya “15 Eylül Salı”. Ancak sadece ay adı kullanıldığında ve belirli bir günü belirtmediğinde (örneğin “Her yıl eylül ayında okullar açılır” gibi) küçük harfle yazılır. “Bu yıl Eylül’de” ifadesi, belirli bir günü içermediği için “eylül” kelimesinin küçük harfle yazılması gerekirdi. Yani burada büyük harf kullanımı yanlıştır. Doğrusu “Dersler bu yıl eylül’de başlayacak.” olmalıydı.
- C) Atatürk Caddesi trafiğe kapatıldı.
“Atatürk Caddesi” bir yer adı. Cadde, sokak, mahalle adları büyük harfle başlar. Bu cümlenin yazımı doğrudur.
- D) Hepimiz Türkçenin kurallarını iyi öğrenmeliyiz.
“Türkçe” bir dil adıdır. Dil adları her zaman büyük harfle başlar ve gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır. Bu cümlenin yazımı da doğrudur.
Adım 2: Büyük harf yazımıyla ilgili yanlışlık yapılan şıkkı bulduğumuz için cevabımız belli oldu.
Sonuç: B
—
3. Aşağıdaki cümlelerin hangilerinde altı çizili kelimeler eş sesli değildir?
(Eş sesli kelimeler, yazılışları ve okunuşları aynı olan ama anlamları tamamen farklı olan kelimelerdir.)
- A) Sebze fiyatları iyice düştü.
- Ağaçtan üç elma düştü.
- B) Bu ini önceden görmemiştik.
- Merdivenlerden hızlıca indi.
- C) Bu yol nereye çıkar?
- Tarladaki otları yoldu işçiler.
- D) Ocaktaki süt taştı.
- Bu tarlanın her yeri taş idi.
Çözüm:
Adım 1: Her bir şıktaki altı çizili kelimelerin anlamlarını ve eş sesli olup olmadıklarını inceleyelim.
- A)
- “Sebze fiyatları iyice düştü.” cümlesindeki “düştü”, fiyatların azaldığı, indiği anlamında kullanılmış.
- “Ağaçtan üç elma düştü.” cümlesindeki “düştü” ise bir şeyin yüksekten aşağıya inmesi, yere düşmesi anlamında kullanılmış.
Buradaki “düştü” kelimeleri yazılışları aynı olmasına rağmen farklı anlamlara geliyor. Yani bunlar eş seslidir.
- B)
- “Bu ini önceden görmemiştik.” cümlesindeki “in”, hayvanların yaşadığı mağara veya yuva anlamındaki bir isimdir.
- “Merdivenlerden hızlıca indi.” cümlesindeki “indi”, “inmek” fiilinin geçmiş zaman çekimidir, yani aşağıya doğru hareket etmek anlamında.
Buradaki “in” (isim) ve “inmek” (fiil) kelimelerinin kökleri aynı görünse de, biri bir varlığı (hayvan yuvası) diğeri bir eylemi ifade eder. Yazılışları aynı, anlamları farklı olduğu için bunlar da eş seslidir.
- C)
- “Bu yol nereye çıkar?” cümlesindeki “yol”, üzerinde gidilen yer anlamında bir isimdir.
- “Tarladaki otları yoldu işçiler.” cümlesindeki “yoldu”, “yolmak” fiilinin geçmiş zaman çekimidir, yani bir şeyi çekip koparmak anlamında.
Buradaki “yol” (isim) ve “yolmak” (fiil) kelimeleri yazılışları aynı olmasına rağmen farklı anlamlara geliyor. Yani bunlar da eş seslidir.
- D)
- “Ocaktaki süt taştı.” cümlesindeki “taştı”, “taşmak” fiilinin geçmiş zaman çekimidir, yani bir sıvının kabından dışarıya akması anlamında.
- “Bu tarlanın her yeri taş idi.” cümlesindeki “taş”, yer kabuğundan kopmuş sert madde, kaya parçası anlamında bir isimdir.
Burada “taşmak” fiilinin kökü “taş-” iken, ikinci cümledeki “taş” bir isimdir. “Taş” (isim) ile “taşmak” (fiil) kelimelerinin yazılışları ve anlamları birbirinden farklıdır. “Taş” isminin başka bir eş seslisi yoktur. Bu yüzden bu kelimeler eş sesli değildir.
Adım 2: Soru bizden eş sesli *olmayan* kelimeleri bulmamızı istediği için, D şıkkı doğru cevabımızdır.
Sonuç: D
Umarım her şeyi çok güzel anlamışsındır. Aklına takılan bir yer olursa hiç çekinmeden bana sorabilirsin! Harika bir öğrencisin!