5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Feyza HEPÇİLİNGİRLER’in çok güzel ve düşündürücü bir yazısını inceleyeceğiz. Bu yazı, günlük hayatımızda kullandığımız ama bazen anlamını tam olarak düşünmediğimiz selamlaşma sözcükleri hakkında. Hazırsanız, bu metni birlikte analiz edelim ve merak ettiğimiz sorulara cevap bulalım!
1. Metnin yazarı Feyza HEPÇİLİNGİRLER, hangi konuda bir kafa karışıklığı yaşadığını anlatıyor?
Sevgili çocuklar, yazarımız Feyza Hanım, bu metinde günlük hayatta kullandığımız selamlaşma ifadelerinin, yani “İyi günler!”, “İyi akşamlar!”, “İyi geceler!” gibi sözcüklerin doğru zamanda ve doğru anlamda kullanılıp kullanılmadığı konusunda bir kafa karışıklığı yaşadığını anlatıyor. Hangi ifadeyi ne zaman kullanmalıyız, tam olarak bundan bahsediyor.
2. Yazar, metinde hangi selamlaşma ifadelerinden bahsediyor? Bu ifadeleri hangi zaman dilimleriyle ilişkilendiriyor?
Hadi gelin, yazarın bahsettiği selamlaşma ifadelerine ve onlarla ilgili düşüncelerine bakalım:
- Adım 1: Bahsedilen selamlaşma ifadeleri neler?
Metinde geçen selamlaşma ifadeleri şunlar:
- “İyi günler!”
- “İyi akşamlar!”
- “İyi geceler!”
- “Günaydın!”
- Adım 2: Yazar bu ifadeleri hangi zaman dilimleriyle ilişkilendiriyor?
Yazarın kafasını karıştıran da zaten bu ilişkilendirme. Kendi düşüncelerine göre:
- “İyi günler!” ifadesini gündüz kısmı ile ilişkilendiriyor. Ama “günler” kelimesinin çoğul olması kafasını karıştırıyor.
- “İyi geceler!” ifadesini ise gündüzün bitip gecenin başladığı zaman ile ilişkilendiriyor. Yani alacakaranlık gibi düşünebiliriz.
- “İyi akşamlar!” ifadesi için ise insanların sabaha karşı bile kullandığını görünce çok şaşırıyor ve doğrusunun ne olduğunu sorguluyor.
Sonuç: Yazar, özellikle “İyi günler!” ve “İyi akşamlar!” ifadelerinin doğru zamanlarda kullanılıp kullanılmadığı konusunda tereddütler yaşıyor.
3. Yazar, sabah karşı evlerine dönen insanların birbirlerine hangi selamlaşma ifadesini kullandığını duyunca şaşırıyor? Bu durum, yazarın ne düşünmesine sebep oluyor?
Şimdi bu soruya adım adım cevap verelim:
- Adım 1: Yazar hangi ifadeye şaşırıyor?
Yazarımız Feyza Hanım, sabaha karşı evlerine dönen sokaktan geçenlerin birbirlerine “İyi akşamlar!” dediğini duyunca şaşırıyor.
- Adım 2: Bu durum yazarı ne düşündürüyor?
Bu durum, yazarın aklında büyük bir soru işareti oluşturuyor. Kendi kendine “Akşam bitti, sabah oluyor, insanlar neden hâlâ ‘İyi akşamlar!’ diyor?” diye düşünüyor. Hatta bu duruma o kadar şaşırıyor ki, “Ne akşamı beyefendi? Gece bitti, sabah oluyor.” diye seslenmek istiyor ama kendini zor tutuyor. Bu durum, yazarın selamlaşma ifadelerinin doğru kullanım zamanları hakkında ne kadar düşündüğünü ve bu konuda bir düzensizlik gördüğünü gösteriyor.
Sonuç: Yazar, sabaha karşı “İyi akşamlar!” denmesine şaşırıyor ve selamlaşmaların zamanına uygun kullanılması gerektiğini düşünüyor.
4. Yazar, “İyi akşamlar!” ifadesinin hangi saatlerde kullanılmaması gerektiğini belirtiyor?
Yazarımız, metnin son kısmında bu konuya net bir açıklık getiriyor. Şöyle diyor:
- Adım 1: Metindeki ilgili cümleyi bulalım.
Metnin son cümlesinde yazar, “sabaha karşı beşte de “İyi akşamlar!” denmez, öğleden sonra üçte de denmez diye.” ifadesini kullanıyor.
- Adım 2: Bu cümleden hangi saatleri anlıyoruz?
Bu cümleden de anlıyoruz ki, yazar sabaha karşı 05.00’te ve öğleden sonra 15.00’te “İyi akşamlar!” ifadesinin kullanılmaması gerektiğini düşünüyor. Çünkü ona göre bu saatler akşam dilimine girmiyor.
Sonuç: Yazar, “İyi akşamlar!” ifadesinin sabaha karşı 05.00’te ve öğleden sonra 15.00’te kullanılmaması gerektiğini belirtiyor.
5. Metnin genelinde yazarın vermek istediği mesaj nedir?
Şimdi de bu güzel yazının bize ne anlatmak istediğine odaklanalım:
- Adım 1: Yazarın ana düşüncesini bulalım.
Yazar, günlük hayatımızda otomatik olarak kullandığımız selamlaşma sözcüklerinin anlamları ve kullanıldıkları zaman dilimleri üzerine bir farkındalık yaratmak istiyor. İnsanların bu ifadeleri düşünmeden ve yanlış zamanda kullandıklarını gözlemliyor.
- Adım 2: Yazar neyi düzeltmek istiyor?
Yazar, “akşam”ın ne zaman başladığını, “gece”nin ne zaman olduğunu ve bu selamlaşma ifadelerinin hangi zaman dilimlerine ait olduğunu insanlara öğretmek istiyor. Amacı, dilimizi daha doğru ve bilinçli kullanmamızı sağlamak.
Sonuç: Metnin genelinde yazarın vermek istediği mesaj; selamlaşma ifadelerinin, özellikle “İyi günler!” ve “İyi akşamlar!” gibi sözcüklerin, doğru zaman dilimlerinde ve bilinçli bir şekilde kullanılması gerektiğidir. Yazar, bu konuda bir farkındalık yaratmayı ve insanları doğru kullanıma yönlendirmeyi amaçlıyor.
Umarım bu açıklamalar, metni daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur sevgili öğrencilerim. Dilimizi doğru ve güzel kullanmak hepimizin görevi!