5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 57
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizlerle Türkçe ders kitabımızdaki çok güzel ve önemli etkinlikleri beraber çözeceğiz. Hazır mısınız? Öyleyse, haydi başlayalım!
Öncelikle görseldeki etkinlikleri tek tek inceleyelim ve doğru cevapları bulalım.
10. ETKİNLİK Aşağıdaki cümleyi iki noktanın kullanımına dikkat ederek okuyunuz. İki noktanın cümlelerde niçin kullanıldığını boş bırakılan yerlere yazınız.
Cevat Bey, mayın grup komutanı Hafız Nazım Bey’i çağırdı ve şunları söyledi:
“Oğlum, sana çok önemli bir görev veriyorum.”
Çözüm:
Sevgili çocuklar, iki nokta (:) bildiğiniz gibi birçok farklı yerde kullanılır. Genellikle bir açıklama yapılacağı zaman, örnekler sıralanacağı zaman veya doğrudan alıntıların başında karşımıza çıkar. Şimdi cümleleri inceleyelim ve boşlukları dolduralım:
Adım 1: İlk olarak, verilen örnek cümleyi inceleyelim:
Cevat Bey, mayın grup komutanı Hafız Nazım Bey’i çağırdı ve şunları söyledi: “Oğlum, sana çok önemli bir görev veriyorum.”
Bu cümlede iki nokta, bir konuşma veya alıntıdan önce kullanılmıştır. Yani, “şunları söyledi” ifadesinden sonra ne söylendiğini belirtmek için kullanılmış.
Adım 2: Şimdi de boş bırakılan diğer cümlelerde iki noktanın niçin kullanıldığını yazalım:
-
“Dünkü buluşmada gördüğüm arkadaşlarım: Metin, Buse, Ali, Ayşe.”
Burada iki nokta, açıklama yapmadan önce veya örnekler sıralanmadan önce kullanılmıştır. “Arkadaşlarım” dedikten sonra kimler olduğunu saymaya başlamış, değil mi?
-
Barış: Yarın aynı yerde mi buluşuyoruz?
Bu cümlede ise iki nokta, karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin adından sonra kullanılmış. Tiyatro metinlerinde veya senaryolarda sıkça görürüz bunu.
-
Bu bilgileri https://www.kultur.gov.tr adresinden aldık.
Bu cümlede iki nokta, genel ağ (internet) adreslerinde kullanılmıştır. İnternet sitelerinin adreslerinde, yani URL’lerde “http://” veya “https://” kısmından sonra gelir.
-
Çiftçi Mehmet yetiştirdiği ürünleri sayar: arpa, yulaf, mısır…
Bu cümlede iki nokta, kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konulmuştur. Çiftçi Mehmet’in yetiştirdiği ürünler sıralanmadan önce gelmiş. Tıpkı “Dünkü buluşmada gördüğüm arkadaşlarım:” cümlesindeki gibi.
11. ETKİNLİK Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Yay ayraçla gösterilen yerlere uygun noktalama işaretlerini getiriniz.
Şimdi de noktalama işaretlerini hatırlayalım. Yay ayraç (parantez) içlerine hangi işaretlerin geleceğini dikkatlice düşünelim.
Çözüm:
Noktalama işaretleri, yazılarımızı daha anlaşılır hale getiren çok önemli yardımcılarımızdır. Her birinin farklı bir görevi vardır. Hadi bakalım, bu cümlelerde hangi işaretler gerekiyormuş:
Adım 1: İlk cümleden başlayalım:
-
Acıları dindirecek tek bir ilaç var ( ) zaman.
Burada “zaman” kelimesi, cümlenin başında söylenen “tek bir ilaç” açıklamasının ne olduğunu gösteriyor. Yani bir açıklama yapılıyor. Bu durumda iki nokta (:) kullanırız.
Doğru cevap: Acıları dindirecek tek bir ilaç var : zaman.
Adım 2: İkinci cümlemizi inceleyelim:
-
Geziye katılanlar şunlardır( ) Kemal, Mert, Aynur, Tülin.
Yine bir sıralama var, değil mi? “Şunlardır” dedikten sonra kimlerin katıldığını saymaya başlıyoruz. Örnekler sıralanmadan önce ne kullanıyorduk? Evet, yine iki nokta (:).
Doğru cevap: Geziye katılanlar şunlardır : Kemal, Mert, Aynur, Tülin.
Adım 3: Üçüncü ve dördüncü cümleler birbirine benziyor:
-
Ayça ( )
Bu tıpkı 10. etkinlikteki “Barış:” örneği gibi. Konuşma metinlerinde konuşan kişinin adından sonra kullanılıyor. O zaman buraya da iki nokta (:) gelmeli.
Doğru cevap: Ayça :
— Halk oyunu bir milletin zenginliğidir.
-
Onur ( )
Ayça örneğiyle aynı mantık. Yine bir konuşma metni gibi düşünmeliyiz. Konuşan kişinin adından sonra iki nokta (:) gelir.
Doğru cevap: Onur :
— Halka ait tüm gelenek, görenekler milletin zenginliğidir.
12. ETKİNLİK Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Görsellerin sizde uyandırdığı duyguları arkadaşlarınızla paylaşınız.
Şimdi de son etkinliğimize geldik. Bu etkinlikte resimlere bakıp ne hissettiğimizi, ne düşündüğümüzü anlatmamız isteniyor. Haydi, gözlerimizi kapatalım ve bu resimlerin bize neler fısıldadığını dinleyelim.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu görseller bize tarihimizden, özellikle de Kurtuluş Savaşı döneminden kesitler sunuyor. Her bir resim, o dönemin zorluklarını, fedakarlıklarını ve kahramanlıklarını anlatıyor gibi…
Görselleri tek tek inceleyelim ve bende uyandırdığı duyguları seninle paylaşayım:
-
Birinci görsel (sol üst): Büyük bir kalabalık, ellerinde bayraklarla bir araya gelmiş. Sanki bir miting, bir direniş gösterisi gibi. Arka planda Türk bayrağı ve güneşin doğuşu var. Bu görsel bana birlik ve beraberlik duygusunu, umudu ve vatan sevgisini hissettiriyor. İnsanların gözlerindeki kararlılığı, “Biz buradayız, vatanımızı bırakmayız!” der gibi görüyorum. Sanki “Ya İstiklal Ya Ölüm” ruhunu yansıtıyor.
-
İkinci görsel (sağ üst): Askerler, omuz omuza, cepheye doğru yürüyorlar. Yüzlerindeki ciddiyet, kararlılık ve biraz da hüzün var gibi. Üzerlerindeki kıyafetler, o dönemin şartlarının ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Bu resim bana fedakarlığı, cesareti ve vatan için canını feda etmeye hazır olma duygusunu veriyor. Onların sayesinde bugün özgür olduğumuzu hatırlatıyor.
-
Üçüncü görsel (sol alt): Bir top atışı anı… Deniz kenarında, savaşın ortasında kahramanca mücadele eden askerler var. Topun dumanı, savaşın şiddetini anlatıyor. Bu görsel, savaşın zorluğunu, mücadeleyi ve teknik imkansızlıklara rağmen gösterilen azmi çağrıştırıyor. Çanakkale Savaşı gibi önemli deniz savaşlarını aklıma getiriyor.
-
Dördüncü görsel (sağ alt): Yine askerler ve halk bir arada. Ellerinde bayraklar, zafer coşkusu yaşıyorlar gibi. Belki de bir zafer kutlaması, belki de düşmanı kovmuş olmanın mutluluğu. Bu görsel bana zaferi, özgürlüğü, milli sevinci ve kazanılan bağımsızlığı hatırlatıyor. Birlik içinde elde edilen başarının ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Genel olarak bu görseller, Türk milletinin bağımsızlık aşkını, vatanına olan bağlılığını, zorluklar karşısında yılmayan azmini ve kahramanlığını çok güzel bir şekilde anlatıyor. Bu resimlere baktıkça, atalarımıza karşı büyük bir minnet ve saygı duyuyorum. Onların mirasına sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha anlıyorum.
Sen de bu resimlere bakınca neler hissettiğini, aklına neler geldiğini arkadaşlarınla paylaşmayı unutma! Çünkü herkesin hisleri ve düşünceleri farklı olabilir ve bu da çok değerlidir.