5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 125
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle birlikte Türkçe dersimizden çok güzel iki etkinlik yapacağız. Görseldeki soruları tek tek inceleyip, adım adım çözeceğiz. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
7. ETKİNLİK Kırgız Türklerinin Manas Destanı’ndan alınan aşağıdaki bölümü okuyunuz.
MANAS
Çakıp; her kabilenin başta gelenlerini, yakınlarını, bilgili ak sakalları özellikle ziyafet sofrasında alıkoymuş her birine elbise giydirdi. Çocuğunu sağ eteğine koyarak hanımını peşine takıp ortaya çıktı. “Sevgili kardeşlerim! Tanrı’nın verdiği oğluma ad veriniz.” Çakıp, diz üzerine oturup dileği için dua etti. Çocuktan çıkan ışığa bakıp ona layık bir ad bulamayan halk şaşırıp kaldı. Ah, Tanrım! Tam bu sırada beyaz çadıra yarı ak deriden elbise giyen, elinde beyaz asa tutan, beline çakmak taşı bağlayan, ayağına çarık saran bembeyaz sakallı, ak külahlı derviş içeri girdi. “Millet!” dedi yüzü ışıldayan derviş, şaşkın oturanlara bakarak “Müsaade ederseniz nur yüzlü çocuğun adını ben vereyim.” Onlar da “Olsun, ağzından çıkan kutlu olsun, çocuğun adını sen ver ihtiyar.” dediler. Söylemek benden söz Tanrı’dan. Çocuğun adı Manas olsun. Ulu adına layık bahadır olsun. Beladan uzak dursun.” dedi.
Manas Destanı
Şimdi bu metinle ilgili soruları cevaplayalım:
a) Bu paragrafta Kırgız Türklerinin hangi geleneğinden bahsedilmiştir?
Adım 1: Paragrafı dikkatlice okuyalım. Paragrafta, Çakıp’ın bir oğlu olduğundan ve ona isim verilmesi için halktan yardım istediğinden bahsediliyor.
Adım 2: Daha sonra içeri giren dervişin çocuğa “Manas” adını verdiğini görüyoruz.
Sonuç: Bu paragrafta Kırgız Türklerinin çocuğa ad koyma (isim verme) geleneğinden bahsedilmiştir.
b) Boğaç Han’a isim verilme yöntemiyle Manas’a isim verilme yöntemi aynı mıdır?
Adım 1: Manas Destanı’ndaki isim verme yöntemini hatırlayalım. Metinde gördüğümüz gibi, Manas’a isim bir derviş tarafından verilmiştir. Derviş, çocuğun nur yüzlü olduğunu belirterek adını kendisi koymak istemiş ve “Manas” adını vermiştir. Yani isim, bilge bir kişi tarafından, çocuğun özelliklerine veya bir olaya bakılarak verilmiştir.
Adım 2: Dede Korkut Hikâyeleri’nden bildiğimiz Boğaç Han’a isim verilme yöntemini hatırlayalım. Boğaç Han, daha çocukken bir boğayı yenerek büyük bir yiğitlik göstermiş ve Dede Korkut da bu yiğitliğe uygun olarak ona “Boğaç” adını vermiştir. Yani Boğaç Han’a isim, yaptığı bir kahramanlık sonrası Dede Korkut gibi bilge bir kişi tarafından verilmiştir.
Adım 3: İki yöntemi karşılaştırdığımızda, ikisinde de ismin bilge bir kişi tarafından verilmesi ortak yön. Ancak Manas’ın ismi çocuğun nur yüzlü olmasına ve dervişin isteğine bağlıyken, Boğaç Han’ın ismi yaptığı bir kahramanlığa bağlı olarak verilmiştir. Bu nedenle yöntemler tam olarak aynı değildir, benzerlikleri olsa da farklılıkları vardır.
Sonuç: Hayır, Boğaç Han’a isim verilme yöntemiyle Manas’a isim verilme yöntemi tam olarak aynı değildir. Her ikisinde de isim bilge bir kişi tarafından verilse de, ismin verilişindeki sebep farklıdır. Boğaç Han yaptığı bir kahramanlık sonrası ismini alırken, Manas’a ismi derviş tarafından, çocuğun nur yüzlü oluşuna bakılarak verilmiştir.
c) Kültürel farkındalık oluşturma amacıyla farklı kültürler hakkında bilgi sahibi olmak neden önemlidir?
Adım 1: Farklı kültürler hakkında bilgi sahibi olmanın bize neler katacağını düşünelim.
Adım 2: Farklı gelenekleri, yaşam biçimlerini, destanları veya masalları öğrendiğimizde dünyayı daha iyi anlarız. Başka insanların nasıl düşündüğünü, neye değer verdiğini görürüz.
Sonuç: Kültürel farkındalık oluşturmak, yani farklı kültürler hakkında bilgi sahibi olmak çok önemlidir çünkü bu sayede:
- İnsanların yaşam biçimlerini, inançlarını ve geleneklerini daha iyi anlarız. Bu da bizi daha hoşgörülü ve anlayışlı yapar.
- Kendi kültürümüzü daha iyi tanırız ve farklılıkların güzelliğini keşfederiz.
- Dünya barışına katkıda bulunuruz çünkü birbirini tanıyan insanlar daha kolay iletişim kurar ve anlaşmazlıkları daha kolay çözer.
- Yeni şeyler öğrenir, ufkumuzu genişletiriz.
Şimdi de kısa çizginin kullanım alanlarını ve örneklerini eşleştirelim. Bu etkinlikte kısa çizginin hangi durumlarda kullanıldığını öğreneceğiz.
8. ETKİNLİK Kısa çizginin kullanım alanları ve bunlara örnek cümleler verilmiştir. Kısa çizginin kullanım alanlarıyla örnek cümleleri eşleştiriniz.
Şimdi eşleştirmeleri yapalım ve neden o şekilde eşleştirdiğimizi açıklayalım:
-
1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur.
Eşleşme: e) İl-köğ-re-tim sözcüğünün hecelerine doğru ayrılışı bu şekildedir.
Açıklama: Bir kelime satıra sığmadığında, onu hecelerine ayırarak satır sonunda kısa çizgi kullanırız. “İl-köğ-re-tim” örneği de kelimenin hecelerine nasıl ayrıldığını gösterir. Bu heceleme, kelimeyi satır sonunda bölmek için kullanılır.
-
2. Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başına ve sonuna konur.
Eşleşme: a) Dede Korkut’un bu hikâyesi–Boğaç Han–Türklerin ad koyma geleneği hakkında bize bilgiler vermektedir. (Ömer Seyfettin)
Açıklama: Burada “Boğaç Han” ifadesi, “Dede Korkut’un bu hikâyesi” hakkında ek bilgi veren bir ara sözdür. Bu ara söz, cümlenin akışını bozmadan ek bilgi verdiği için başına ve sonuna kısa çizgi konularak ayrılmıştır.
-
3. Kelimelerin kökleri, gövdeleri ve eklerini birbirinden ayırmak için kullanılır.
Eşleşme: c) Gözlüklü sözcüğünün kök ve eklerine ayrılışı şu şekildedir: göz-lük-lü
Açıklama: “Gözlüklü” kelimesinin kökü “göz”, yapım eki “-lük” ve çekim eki “-lü”dür. Kısa çizgi, bu kelimenin yapısını, yani kökünü ve eklerini net bir şekilde ayırmak için kullanılmıştır.
-
4. Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır.
Eşleşme: d) Dur- fiilinden yeni kelimeler türetiniz.
Açıklama: “Dur-” kelimesi bir fiil köküdür. Kısa çizgi, kelimenin fiil kökü olduğunu ve sonuna ekler alabileceğini göstermek için kullanılır. Mesela “durmak”, “durdurmak” gibi kelimeler bu kökten türetilir.
-
5. İsim yapma eklerinin başına, fiil yapma eklerinin başına ve sonuna konur.
Eşleşme: ç) -lık/-lik ekleri isimden isim yapan; -ımsa, -tır ekleri fiilden fiil yapan eklerdir.
Açıklama: Bu örnekte, “-lık/-lik”, “-ımsa”, “-tır” gibi eklerin başına veya başına ve sonuna kısa çizgi konularak bunların birer ek olduğu belirtilmiştir. Bu sayede ekleri köklerden ayırıp daha kolay tanırız.
-
6. Heceleri göstermek için kullanılır.
Eşleşme: e) İl-köğ-re-tim sözcüğünün hecelerine doğru ayrılışı bu şekildedir.
Açıklama: “İl-köğ-re-tim” kelimesinin hecelere nasıl ayrıldığını gösteren bu örnekte, kısa çizgi her bir heceyi birbirinden ayırarak kelimenin hece yapısını netleştirir.
Not: “b) Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan, korkudan ya da üzüntüden mi bilmem.” cümlesi, kısa çizginin kullanım alanlarından herhangi birine doğrudan bir örnek teşkil etmemektedir. Bu cümlede sıralı sözcükleri ayırmak için virgül kullanılmıştır.