5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 116
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Kitabımızdaki soruları adım adım, hep birlikte çözeceğiz. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
6. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerden koşul-sonuç bildirenlerin başına “X” işareti koyunuz.
Bu soruda bizden ne isteniyor biliyor musunuz? Cümleleri okuyup, hangileri bir şartın yerine gelmesi durumunda bir sonucun ortaya çıktığını anlatıyorsa, onların başına “X” koymamız isteniyor. Yani, “Eğer şöyle olursa, o zaman böyle olur” mantığıyla kurulmuş cümleleri bulacağız. Hadi bakalım, tek tek inceleyelim:
Adım 1: İlk cümleyi okuyalım.
- ( ) Kalede kalmama izin yok mu?
Bu cümle bir soru cümlesi, değil mi? Herhangi bir şarttan veya o şartın sonucundan bahsetmiyor. O yüzden başına “X” koymuyoruz.
Adım 2: İkinci cümleyi okuyalım.
- (X) İçinizden her kim burada bulunmak istemezse Paşa’dan izin var.
Burada “istemezse” kelimesine dikkat edin. Bu “-se/-sa” eki bize bir şart olduğunu gösteriyor. Şart ne? “Burada bulunmak istememek.” Peki sonuç ne? “Paşa’dan izin olması.” Yani, eğer burada kalmak istemezsen, o zaman Paşa sana izin verir demek. İşte bu bir koşul-sonuç cümlesi! O yüzden başına “X” koyduk.
Adım 3: Üçüncü cümleyi okuyalım.
- (X) Bir kere de iş benim dediğim gibi çıkarsa kıyamet mi kopar?
Yine bir “-se/-sa” eki görüyoruz: “çıkarsa“. Şartımız “işin benim dediğim gibi çıkması”. Sonuç ise “kıyametin kopması”. Bu da bir koşul-sonuç ilişkisi kuruyor. Yani, eğer iş benim dediğim gibi olursa, o zaman kıyamet mi kopar diye soruyor. Başına “X” koyduk.
Adım 4: Dördüncü cümleyi okuyalım.
- (X) Sen, galiba bir zaman gelecek ki kale elden giderse yine: “Kıyamet mi kopar?” diyeceksin.
Burada da “giderse” kelimesi bize şartı gösteriyor. Şartımız “kalenin elden gitmesi”. Sonuç ne? “Yine ‘Kıyamet mi kopar?’ diyeceksin.” Yani, eğer kale elden giderse, o zaman sen de yine aynı şeyi söyleyeceksin demek. Bu da koşul-sonuç cümlesi. Başına “X” koyduk.
Adım 5: Son cümleyi okuyalım.
- ( ) Vatan için öleceğim. Başka ne hizmet istersin ki?
Bu cümleler de birer bildirme ve soru cümlesi. Koşul-sonuç ilişkisi yok. O yüzden başına “X” koymuyoruz.
Sonuç:
Doğru işaretlemeler şu şekilde olmalı:
- ( ) Kalede kalmama izin yok mu?
- (X) İçinizden her kim burada bulunmak istemezse Paşa’dan izin var.
- (X) Bir kere de iş benim dediğim gibi çıkarsa kıyamet mi kopar?
- (X) Sen, galiba bir zaman gelecek ki kale elden giderse yine: “Kıyamet mi kopar?” diyeceksin.
- ( ) Vatan için öleceğim. Başka ne hizmet istersin ki?
—
7. ETKİNLİK
Metinden alınan aşağıdaki bölümü okuyunuz. Uzun çizgi sizce hangi amaçla kullanılmıştır? Yazınız.
Şimdi de önümüzdeki metin parçasını okuyup, orada kullanılan o uzun çizgiyi (—) neden kullandıklarını bulacağız. Bu çizgiye “konuşma çizgisi” veya “uzun çizgi” denir. Hadi metni bir daha dikkatlice okuyalım:
SİTKİ BEY — Kalede kalmak isteyenler, bir tarafa ayrılsın!
BİR GÖNÜLLÜ — Hep burada kalmak istiyoruz ki buraya geldik! Birbirimizden niçin ayrılacağız?
SİTKİ BEY — (Hiç kimseye yüz vermeyerek) Ağalar! Düşman suyu geçti. Şehrin öbür tarafında, herkes birbirine giriyor. Memleket bir iki güne kadar bütün kuşatılacak gibi görünüyor. Allah zeval vermesin; devlet, kalesini kendi askeri ile koruyacak güçtedir. İçinizden her kim burada bulunmak istemezse Paşa’dan izin var, hemen bugün dışarı çıksın!
BİR GÖNÜLLÜ — Düşman çok, asker az… Bizi daha azaltmak mı istiyorsunuz?
ABDULLAH ÇAVUŞ — Asker az olmakla kıyamet mi kopar? Azdan az olur, çoktan çok.
Adım 1: Metni okuduğumuzda ne görüyoruz?
Görüyoruz ki Sitki Bey, Bir Gönüllü ve Abdullah Çavuş diye üç kişi konuşuyor. Her birinin adının önünde de o uzun çizgi var.
Adım 2: Bu çizgi ne işe yarıyor?
Her bir çizginin ardından o kişinin söylediği sözler geliyor. Yani, bu çizgi bize “Şimdi bu kişi konuşuyor!” diye haber veriyor.
Sonuç:
Bu metinde uzun çizgi (—), karşılıklı konuşmalarda, yani diyaloglarda, her konuşanın sözünden önce kullanılır. Kimin konuştuğunu ve söylediği sözleri belirtmek için bu çizgiyi kullanırız. Tıpkı bir tiyatro oyununda karakterlerin repliklerini ayırmak gibi düşünebilirsiniz.
—
8. ETKİNLİK
a) “Vatan” kelimesi size neler çağrıştırıyor? Düşünme balonlarının içine yazınız.
b) Vatan kelimesinin sizde çağrıştırdıklarından yola çıkarak vatan sevgisi konulu bir konuşma yapınız.
Şimdi de çok anlamlı bir kelime olan “Vatan” üzerinde düşüneceğiz. Vatan kelimesi bize neler hissettiriyor, aklımıza neler getiriyor? Hadi düşünelim ve sonra da bu düşüncelerimizle güzel bir konuşma hazırlayalım.
a) “Vatan” kelimesi size neler çağrıştırıyor? Düşünme balonlarının içine yazınız.
Adım 1: “Vatan” kelimesini duyduğumuzda aklımıza gelen ilk şeyleri düşünelim.
Vatan, bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz, üzerinde yaşadığımız topraklar demek, değil mi? Toprak, bayrak, şehitlerimiz, ailemiz… Bunlar hep vatanla ilgili.
Sonuç:
Düşünme balonlarının içine şunları yazabiliriz:
- Bayrak
- Toprak
- Şehitler
- Özgürlük
- Aile
- Tarih
b) Vatan kelimesinin sizde çağrıştırdıklarından yola çıkarak vatan sevgisi konulu bir konuşma yapınız.
Adım 1: Yukarıdaki kelimeleri kullanarak bir giriş yapalım.
Sevgili arkadaşlar, değerli öğretmenim!
Bugün sizlere kalbimizin en özel köşesinde yer alan bir duygudan, vatan sevgisinden bahsetmek istiyorum. “Vatan” kelimesini duyduğumuzda aklımıza ilk gelenler ne oluyor? Kırmızı rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımız, üzerinde özgürce yaşadığımız bereketli topraklarımız, tarihimiz, kahramanlarımız ve bizi bir arada tutan ailemiz, sevdiklerimiz, değil mi?
Adım 2: Vatan sevgisinin önemini vurgulayalım.
Vatan sevgisi, sadece bir toprak parçasını sevmek değildir. Vatan sevgisi, bizi biz yapan değerleri, kültürümüzü, dilimizi, geçmişimizi ve geleceğimizi sevmektir. Atalarımızın canları pahasına koruduğu bu kutsal toprakları bize emanet etmesidir.
Adım 3: Vatan sevgisini nasıl göstereceğimizi anlatalım.
Peki, biz vatan sevgimizi nasıl gösterebiliriz? En başta, vatanımıza karşı görevlerimizi en iyi şekilde yaparak. Derslerimize çalışarak, iyi birer birey olarak, çevremizi koruyarak, büyüklere saygı göstererek, küçükleri severek… Çünkü her birimiz, bu vatanın geleceğiyiz. Bizler ne kadar bilgili, ne kadar çalışkan olursak, vatanımız da o kadar güçlü olur.
Adım 4: Kapanış yapalım.
Unutmayalım ki vatan sevgisi, içimizde hiç sönmeyecek bir ateştir. Bu ateşi her zaman canlı tutmalı, vatanımıza layık evlatlar olmak için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Ne mutlu Türk’üm diyene!
Sonuç:
Sevgili arkadaşlar, değerli öğretmenim!
Bugün sizlere kalbimizin en özel köşesinde yer alan bir duygudan, vatan sevgisinden bahsetmek istiyorum. “Vatan” kelimesini duyduğumuzda aklımıza ilk gelenler ne oluyor? Kırmızı rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımız, üzerinde özgürce yaşadığımız bereketli topraklarımız, tarihimiz, kahramanlarımız ve bizi bir arada tutan ailemiz, sevdiklerimiz, değil mi?
Vatan sevgisi, sadece bir toprak parçasını sevmek değildir. Vatan sevgisi, bizi biz yapan değerleri, kültürümüzü, dilimizi, geçmişimizi ve geleceğimizi sevmektir. Atalarımızın canları pahasına koruduğu bu kutsal toprakları bize emanet etmesidir.
Peki, biz vatan sevgimizi nasıl gösterebiliriz? En başta, vatanımıza karşı görevlerimizi en iyi şekilde yaparak. Derslerimize çalışarak, iyi birer birey olarak, çevremizi koruyarak, büyüklere saygı göstererek, küçükleri severek… Çünkü her birimiz, bu vatanın geleceğiyiz. Bizler ne kadar bilgili, ne kadar çalışkan olursak, vatanımız da o kadar güçlü olur.
Unutmayalım ki vatan sevgisi, içimizde hiç sönmeyecek bir ateştir. Bu ateşi her zaman canlı tutmalı, vatanımıza layık evlatlar olmak için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Ne mutlu Türk’üm diyene!
Harikasınız çocuklar! Bütün soruları birlikte çok güzel bir şekilde çözdük. Türkçe dersimiz burada sona erdi, bir sonraki derste görüşmek üzere!