5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 50
Merhaba sevgili 5. sınıf öğrencilerim! Türkçe dersimizdeki bu etkinlikleri birlikte adım adım çözümleyelim. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
6. ETKİNLİK Metni özetleyiniz. Özetinizde metni okuma sürecinde işaretlediğiniz yerlerden yararlanabilirsiniz.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte bizden bir metni özetlememiz isteniyor. Ancak gördüğünüz gibi, özetlememiz gereken metin burada yok. Bu nedenle bu etkinliği tam olarak yapamıyoruz.
Yine de özetleme yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini hatırlayalım:
- Bir metni özetlerken, metnin ana fikrini ve yardımcı fikirlerini iyi anlamak çok önemlidir.
- Okurken önemli yerlerin altını çizmek veya not almak, özet çıkarmamızı kolaylaştırır.
- Özeti kendi cümlelerimizle yazarız, metindeki cümleleri olduğu gibi kopyalamayız.
- Özet, metnin kısaltılmış halidir, yani daha kısa olmalıdır.
Metin olsaydı, önce onu dikkatlice okur, sonra önemli yerlerini belirler ve kendi sözcüklerimizle kısaca anlatırdık. Unutmayın, özetleme bir metni anlama ve anlatma becerimizi geliştirir!
7. ETKİNLİK Okuduğunuz metinle ilgili üç soru hazırlayınız. Hazırladığınız soruları arkadaşlarınıza sorunuz.
Canım öğrencilerim, tıpkı 6. etkinlikte olduğu gibi, bu etkinlikte de soru hazırlamamız istenen metin elimizde yok. Bu yüzden spesifik sorular hazırlayamıyoruz.
Ama bir metin okuduğumuzda nasıl güzel sorular hazırlayabiliriz, onu konuşalım mı?
- Sorularımız, metnin ana fikrini veya önemli detaylarını anlamaya yönelik olmalı.
- “Kim?”, “Ne?”, “Nerede?”, “Ne zaman?”, “Niçin?”, “Nasıl?” gibi soru kelimeleri bize çok yardımcı olur.
- Örneğin, metinde bir olay anlatılıyorsa:
- “Olay nerede geçiyor?”
- “Olayın kahramanları kimlerdi?”
- “Olay niçin bu şekilde sonuçlandı?”
- Hazırladığımız soruların cevabı metinde mutlaka olmalı.
Bir dahaki sefere bir metin okuduğumuzda, bu ipuçlarını kullanarak harika sorular hazırlayacağınızdan eminim!
8. ETKİNLİK “Milli Mücadele yıllarında yaşamış olsaydınız vatanımızın düşman işgalinden kurtulması için neler yapardınız?” konulu hazırlıklı konuşmanızı arkadaşlarınızla paylaşınız. Konuşmanızı yaparken dönemin şartlarını, insanların duygularını, yaşadıklarını ve değer yargılarını göz önünde bulundurunuz.
Vay be, ne kadar güzel ve düşündürücü bir etkinlik! Milli Mücadele yılları, ülkemiz için çok önemli zamanlardı. Bu soru, o günleri hayal etmemizi ve kendimizi o insanların yerine koymamızı istiyor. Haydi, adım adım neler yapabileceğimizi düşünelim:
Adım 1: Dönemin Şartlarını Hatırlayalım
- Milli Mücadele, yurdumuzun düşmanlar tarafından işgal edildiği, halkımızın büyük zorluklar yaşadığı bir dönemdi.
- İnsanlar açlık, yokluk, umutsuzluk içindeydi ama aynı zamanda vatan sevgisiyle doluydu.
- Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, halkı bir araya getirerek kurtuluş mücadelesini başlatmıştı.
Adım 2: Kendimizi O Döneme Koyalım
- Eğer o yıllarda yaşamış olsaydım, ilk hissedeceğim şey büyük bir üzüntü ve öfke olurdu. Topraklarımız işgal edilmiş, insanlarımız acı çekiyor… Bu çok zor bir durum.
- Ama aynı zamanda içimde bir umut ve vatanımı koruma isteği de uyanırdı.
Adım 3: Neler Yapardık, Düşünelim
- Öncelikle, yaşıma ve gücüme göre bir şeyler yapmaya çalışırdım.
- Eğer küçük bir öğrenci olsaydım: Belki askerlerimize su taşırdım, yaralı askerlere yardım ederdim ya da halkın moralini yüksek tutmak için küçük görevler üstlenirdim. Büyüklerime destek olurdum.
- Eğer biraz daha büyük olsaydım: Belki cephe gerisinde çalışır, cephane taşınmasına yardım eder, haberleşmeyi sağlardım. Hatta belki Kuva-yi Milliye’ye katılır, vatanım için çarpışırdım.
- En önemlisi, umudumu hiç kaybetmezdim ve çevremdeki insanlara da umut aşılamaya çalışırdım. Birlik ve beraberlik içinde olmanın ne kadar önemli olduğunu anlatırdım.
- Konuşmalar yaparak, insanları mücadeleye katılmaya teşvik ederdim.
- Elimden gelen her türlü yardımı yapmaktan çekinmezdim; bir battaniye vermek, bir dilim ekmek paylaşmak bile o günlerde çok kıymetliydi.
Adım 4: Konuşmamızı Hazırlayalım
Şimdi bunları bir konuşma metnine dönüştürelim:
Sevgili arkadaşlarım,
Bugün sizlerle, eğer Milli Mücadele yıllarında yaşamış olsaydım, vatanımızın düşman işgalinden kurtulması için neler yapacağımı paylaşmak istiyorum.
O yılları düşündüğümde içimi bir hüzün kaplıyor. Yurdumuzun dört bir yanı düşmanlar tarafından sarılmış, insanlarımız yoksulluk ve çaresizlik içindeydi. Ama biliyorum ki, o günlerde yaşayan atalarımız asla pes etmemiş, vatan sevgisiyle dolup taşmışlardı. Ben de eğer o dönemde yaşasaydım, bu büyük mücadelenin bir parçası olmaktan gurur duyardım.
Eğer küçük bir çocuk olsaydım, belki askerlerimize su taşırdım, yaralılarımıza yardım ederdim. Büyüklerimin sözünü dinler, onlara destek olurdum. Eğer genç bir delikanlı ya da kız olsaydım, cephe gerisinde çalışır, cephane taşınmasına yardım eder, bir yiyecek bulup cepheye ulaştırmaya çalışırdım. Belki de Kuva-yi Milliye saflarına katılır, vatanım için canımı ortaya koymaktan çekinmezdim.
En önemlisi, umudumu asla kaybetmezdim. Çevremdeki insanlara “Biz bir olursak, bu zorlukların üstesinden geliriz!” derdim. Birlik ve beraberliğin ne kadar güçlü bir silah olduğunu herkese anlatırdım. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, hep birlikte kenetlenerek bu vatanı düşmanlardan kurtaracağımıza inanırdım ve bu inancımı herkese yaymaya çalışırdım.
O günlerde yaşayan her bir insan, vatanı için bir kahramandı. Ben de o kahramanlardan biri olmak için elimden gelenin en iyisini yapardım.
Teşekkür ederim.
İşte böyle sevgili öğrencilerim, bu tür konuşmalar bizi hem düşündürür hem de geçmişimize olan saygımızı artırır.
9. ETKİNLİK
a) Metinden alınan aşağıdaki cümlede altı çizili kelimeler niçin büyük harfle başlamıştır?
Mustafa Kemal, 23 Ağustos 1922 günü, gizlice Konya’ya gitti.
Canım öğrencilerim, bu çok önemli bir Türkçe kuralı! Büyük harflerin doğru kullanımı, yazılarımızın anlaşılır olması için şart.
Şimdi altı çizili kelimelere tek tek bakalım:
Adım 1: Mustafa Kemal
- Mustafa Kemal, özel bir kişinin adıdır. İnsan adları ve soyadları her zaman büyük harfle başlar. Bu, Türkçedeki en temel büyük harf kurallarından biridir.
Adım 2: 23 Ağustos 1922
- Bu ifade, belirli bir tarihi gösteriyor. Yani belli bir gün, ay ve yıl. Türkçede belirli bir tarihi bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar. “23 Ağustos” kelimeleri bu nedenle büyük harfle yazılmıştır. Eğer sadece “Ağustos ayında” deseydik, “ağustos” küçük harfle yazılırdı.
Adım 3: Konya’ya
- Konya, ülkemizde bulunan özel bir şehrin adıdır. Yer adları (şehir, ilçe, köy, ülke, kıta adları) her zaman büyük harfle başlar. Ayrıca, özel adlara gelen çekim ekleri kesme işareti (‘) ile ayrılır. Bu yüzden “Konya’ya” şeklinde yazılmıştır.
Özetle:
Bu kelimeler, birer özel ad oldukları için büyük harfle başlamışlardır. Mustafa Kemal bir kişi adı, 23 Ağustos 1922 belirli bir tarih ve Konya da bir yer adıdır. Özel adlar her zaman büyük harfle başlar ve onlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.
b) Aşağıdaki paragrafta büyük harflerin yazımı ile ilgili yanlışlıklar yapılmıştır. Yanlış yazılan kelimeleri işaretleyiniz.
İstanbul’da 23 mayıs 1919 günü ve izmirin işgal edildiği 15 mayıs’tan beri geçen dokuz gün içinde istanbul’da gerçekleştirilen dördüncü açık hava toplantısı olan Sultan ahmet mitingine Kadınlı erkekli iki yüz bin Kişinin katıldığı belirtilmektedir. Doktor sabit bey’in yanında Halide Edip de konuşmacıdır. Zeki SARİHAN (Kurtuluş Savaşı Kadınları)
Şimdi bu paragrafı dikkatlice okuyalım ve büyük harf yazım yanlışlarını bulalım. Sanki bir dedektif gibi her kelimeye bakalım!
Adım 1: Paragrafı okuyup yanlışları tespit edelim.
- “İstanbul’da 23 mayıs 1919 günü…” -> Yanlış: “mayıs”
- “…ve izmirin işgal edildiği 15 mayıs’tan beri…” -> Yanlış: “izmirin”, “mayıs’tan”
- “…içinde istanbul’da gerçekleştirilen…” -> Yanlış: “istanbul’da”
- “…Sultan ahmet mitingine…” -> Yanlış: “ahmet”
- “…Kadınlı erkekli iki yüz bin Kişinin katıldığı…” -> Yanlış: “Kadınlı”, “Kişinin”
- “…Doktor sabit bey’in yanında…” -> Yanlış: “sabit”, “bey’in”
Adım 2: Yanlışları düzeltelim ve neden yanlış olduklarını açıklayalım.
- mayıs: Belirli bir tarihle birlikte kullanılan ay adları büyük harfle başlar. Burada “23 Mayıs 1919” daki “Mayıs” kelimesi büyük olmalıydı. Aynı şekilde “15 Mayıs’tan” ifadesindeki “Mayıs” da büyük harfle başlamalıydı.
- izmirin: İzmir özel bir yer adıdır. Özel adlar büyük harfle başlar ve onlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır. Doğrusu “İzmir’in” olmalıydı.
- istanbul’da: İstanbul özel bir şehir adıdır. Özel adlar her zaman büyük harfle başlar. Doğrusu “İstanbul’da” olmalıydı. Paragrafın başında doğru yazılmış ama ortasında hata yapılmış.
- ahmet: “Sultan Ahmet” bir kişinin adı ve unvanıyla birlikte kullanıldığı için “Ahmet” kelimesi büyük harfle başlamalıydı. Doğrusu “Sultan Ahmet” olmalıydı.
- Kadınlı: Bu kelime “kadın” cins isiminden türemiştir ve burada özel bir isim değildir. Cümle içinde özel bir anlam taşımadığı sürece küçük harfle yazılır. Doğrusu “kadınlı” olmalıydı.
- Kişinin: Bu kelime de “kişi” cins isminden türemiştir ve özel bir isim değildir. Cümle içinde özel bir anlamı yoksa küçük harfle yazılır. Doğrusu “kişinin” olmalıydı.
- sabit: “Doktor Sabit Bey” bir kişinin adı ve unvanıyla birlikte kullanıldığı için “Sabit” kelimesi büyük harfle başlamalıydı. Doğrusu “Doktor Sabit” olmalıydı.
- bey’in: “Bey” gibi saygı bildiren sözler, özel adlarla birlikte kullanıldığında büyük harfle başlar ve ekler kesme işaretiyle ayrılır. Doğrusu “Bey’in” olmalıydı.
Sonuç:
Yanlış yazılan kelimeler ve doğru halleri şunlardır:
mayıs-> Mayısizmirin-> İzmir’inmayıs’tan-> Mayıs’tanistanbul’da-> İstanbul’daahmet-> AhmetKadınlı-> kadınlıKişinin-> kişininsabit-> Sabitbey’in-> Bey’in
Gördünüz mü çocuklar, büyük harflerin yazımı ne kadar önemli! Her zaman dikkat etmeliyiz ki yazılarımız hem doğru hem de anlaşılır olsun.