5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 168
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeniniz! Bugün sizinle birlikte çok güzel ve öğretici etkinlikler yapacağız. Görseldeki soruları tek tek inceleyip, adım adım doğru cevaplarını bulacağız. Hazırsanız başlayalım mı?
4. ETKİNLİK Kibar olmak insan ilişkilerinde niçin önemlidir? Günlük hayattan örnekler veriniz.
Sevgili çocuklar, kibar olmak hayatımızda çok ama çok önemlidir. Neden mi? Şöyle düşünün: Birisi size kötü davrandığında, kaba konuştuğunda ne hissedersiniz? Canınız sıkılır, değil mi? Ama birisi size nazik davrandığında, güzel sözler söylediğinde kendinizi iyi hissedersiniz. İşte kibarlık da tam olarak böyle bir şey!
Adım 1: Kibarlığın önemini anlayalım.
- Kibar olmak, insanlar arasındaki iletişimi güçlendirir. Yani daha iyi anlaşmamızı sağlar.
- Karşımızdaki kişiye saygı duyduğumuzu gösteririz. Saygı duyulan kişi de bize saygı duyar.
- İnsanların birbirine daha olumlu yaklaşmasını sağlar, bu da daha mutlu ve huzurlu ortamlar yaratır.
- Kibar insanlar sevilir, sayılır ve daha kolay arkadaşlık kurarlar.
Adım 2: Günlük hayattan örnekler verelim.
- Birinden bir şey isterken “Lütfen” demek. Mesela, “Anneciğim, lütfen bana su verir misin?”
- Birisi bize bir iyilik yaptığında “Teşekkür ederim” demek. Mesela, arkadaşınız size kalemini verdiğinde, “Teşekkür ederim, çok sağ ol!” demek.
- Kapıyı çalmadan bir yere girmemek ve izin istemek.
- Konuşan birinin sözünü kesmemek, dinlemeyi bilmek.
- Bir yere girerken veya çıkarken “Merhaba” ya da “Hoşça kalın” demek.
- Yanlışlıkla birine çarptığımızda “Özür dilerim” demek.
Unutmayın, kibarlık hem sizi hem de çevrenizdeki insanları mutlu eder. Küçük bir “lütfen” ya da “teşekkür ederim” bile harikalar yaratabilir!
5. ETKİNLİK Okuduğunuz metinden yola çıkarak Hacivat ve Karagöz’ün kişilik özelliklerini yazınız.
Sevgili çocuklar, bu soruda bize Hacivat ve Karagöz’ün kişilik özelliklerini, okuduğumuz bir metinden yola çıkarak yazmamız isteniyor. Ancak burada o metin bize verilmemiş. Olsun, biz Hacivat ve Karagöz’ü genel özellikleriyle zaten tanıyoruz, değil mi? Onlar bizim geleneksel gölge oyunumuzun çok önemli karakterleri. Şimdi onların özelliklerini birlikte hatırlayalım:
Adım 1: Hacivat’ın özelliklerini belirleyelim.
-
Hacivat:
- Okumuş, bilgili ve ağzı laf yapan bir karakterdir. Çoğunlukla Arapça ve Farsça kelimeleri kullanır.
- Nazik, ölçülü ve görgülü davranmaya çalışır.
- Genellikle arabulucu bir role sahiptir, Karagöz’ün yanlış anlamalarını düzeltmeye çalışır.
- Çok yönlüdür, bazen biraz kurnazca davranır.
- Toplumun daha aydın kesimini temsil eder.
Adım 2: Karagöz’ün özelliklerini belirleyelim.
-
Karagöz:
- Okumamış, halktan biridir. Kaba saba, düşüncesiz ama iyi niyetlidir.
- Duyduğu her şeyi yanlış anlar, bu da komik durumlara yol açar.
- Doğaçlama ve hazırcevaplıdır, yani anında cevap verebilir.
- Dürüsttür, içinden geleni söyler, bazen patavatsızca konuşur.
- Toplumun sıradan insanını, halk kesimini temsil eder.
Hacivat ve Karagöz’ün bu zıt özellikleri, oyunları hem çok eğlenceli hem de düşündürücü yapar, değil mi?
6. ETKİNLİK Aşağıdaki kelime ve kavramlardan birini seçiniz. Seçtiğiniz kelimenin kullanılma durumuna uygun bir konuşma yapınız.
Kelimelerimiz:
- çok yaşa
- geçmiş olsun
- hoşça kalın
- eline sağlık
- günaydın
Bu güzel kelimelerden birini seçip, ona uygun kısa bir konuşma yazacağız. Ben “geçmiş olsun” kelimesini seçmek istiyorum.
Adım 1: “Geçmiş olsun” kelimesini seçelim.
Bu kelimeyi, birisi hastalandığında, kötü bir olay yaşadığında veya bir sıkıntı atlattığında kullanırız. Karşımızdaki kişiye üzüntümüzü ve şifa dileklerimizi iletmek için söyleriz.
Adım 2: Konuşmayı oluşturalım.
Ayşe: (Okul çıkışında arkadaşı Ali’yi görür.) Ali, ne oldu sana? Kolun sarılı.
Ali: Merhaba Ayşe. Dün bisikletten düştüm, kolumu incittim biraz. Ama önemli bir şey yok, sadece burkulma.
Ayşe: Aman Allah’ım! Çok üzüldüm. Geçmiş olsun Ali, umarım çabucak iyileşirsin. Kendine iyi bak.
Ali: Teşekkür ederim Ayşe, çok naziksin. İyiyim merak etme.
Gördüğünüz gibi, “geçmiş olsun” kelimesi, Ali’nin yaşadığı talihsiz olaya karşı Ayşe’nin duyduğu üzüntüyü ve iyi dileklerini ifade etmesini sağladı.
7. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki metni yay ayracın kullanımına dikkat ederek okuyunuz.
(Kırlık bir alan. Solda gövdesi kuliste olan büyük bir ağacın küçük bir bölümü görünmektedir. Ağaç, arkasına rahatça saklanılabilecek bir konumdadır.)
Fatma — Bakın gökkuşağı.
Şarkıyı duyuyor musunuz?
Mehmet — Hiçbir şey duymuyorum.
Fatma — (Duygulu) Ne kadar güzel! (Çocuklar bir süre gökkuşağına heyecanla hayranlıkla bakar.)
Mehmet — Hep burada mı kalacağız? Köye dönmeyecek miyiz?
Ahmet — (Yumruğunu sağa sallar) Ölürüm de dönmem.
Fatma — Ben de…
Ülker KÖKSAL
Sevgili öğrenciler, bu metni okurken parantez içindeki (yay ayraç içindeki) kısımlara dikkat ettiniz mi? Onlar bize hikayenin geçtiği yeri, karakterlerin nasıl hissettiğini veya ne yaptığını anlatıyor, değil mi?
b) Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yeri doldurunuz.
Yukarıdaki metinde yay ayraç, …………………………………….. amacıyla kullanılmıştır.
Adım 1: Metindeki yay ayraçların görevlerini hatırlayalım.
- İlk yay ayraç içinde, oyunun geçtiği yerin yani sahnenin dekoru anlatılıyor. “Kırlık bir alan…”, “Ağaç, arkasına rahatça saklanılabilecek bir konumdadır.” gibi bilgiler var.
- “Fatma — (Duygulu) Ne kadar güzel!” cümlesinde, Fatma’nın o anki duygusal durumu belirtiliyor.
- “(Çocuklar bir süre gökkuşağına heyecanla hayranlıkla bakar.)” cümlesi, çocukların o anki davranışlarını, ne yaptıklarını anlatıyor.
- “Ahmet — (Yumruğunu sağa sallar) Ölürüm de dönmem.” cümlesinde ise Ahmet’in hareketi, yani bir sahne yönergesi veriliyor.
Adım 2: Boşluğu dolduralım.
Bu bilgilere göre, yay ayraçlar metinde bize ek bilgiler, açıklamalar veya sahne yönergeleri vermek için kullanılmış.
Şimdi cümleyi tamamlayalım:
Yukarıdaki metinde yay ayraç, oyundaki sahne durumunu, karakterlerin hareketlerini ve duygularını açıklama amacıyla kullanılmıştır.
Harikasınız çocuklar! Bütün soruları başarıyla çözdük. Türkçe dersinde yay ayraçların ne kadar işimize yaradığını da görmüş olduk. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!