5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 65
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Sana gönderdiğin soruları şimdi adım adım, tek tek açıklayarak çözeceğim. Sakın merak etme, hepsini çok güzel anlayacaksın. Hazır mısın? Başlayalım!
7. “Kahramanlık, vatan sevgisi” gibi duygulara sahip olmayan biri savaşabilir mi? Neden?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soru bizi biraz düşündürüyor, değil mi? Kahramanlık ve vatan sevgisi gibi duygular, bir insanın içindeki en güçlü hislerden bazılarıdır. Bir insan, bu güçlü duygulara sahip olmadan savaşamaz. Peki neden mi?
Adım 1: Duyguların Önemi
İnsanlar sadece emir verildiği için savaşmazlar. Savaşmak, çok zorlu ve tehlikeli bir iştir. Bir insanı bu kadar zor bir şeye iten, onu cesaretlendiren, ona güç veren bir şeyler olmalı. İşte bu noktada kahramanlık ve vatan sevgisi devreye girer.
Adım 2: Kahramanlık ve Cesaret
Kahramanlık, zor zamanlarda, korkuya rağmen doğru olanı yapma cesaretidir. Eğer bir kişi kahramanlık duygusuna sahip değilse, zorluklar karşısında kolayca pes edebilir, korkularına yenik düşebilir. Savaşta, bazen insanüstü bir çaba göstermek gerekir, işte bu çabayı gösterdiren şey kahramanlık ruhudur.
Adım 3: Vatan Sevgisi ve Amaç
Vatan sevgisi ise, insanın doğduğu, büyüdüğü, ailesiyle yaşadığı topraklara duyduğu derin bağlılıktır. Bu sevgi, insanlara savaşırken bir amaç verir. İnsanlar, vatanlarını, ailelerini, geleceklerini korumak için savaşırlar. Eğer bir kişide vatan sevgisi yoksa, ne için savaştığını bilemez, savaşmak için güçlü bir nedeni olmaz. Bu durumda, canını ortaya koyması, büyük fedakarlıklar yapması çok zordur.
Sonuç:
Hayır, kahramanlık ve vatan sevgisi gibi duygulara sahip olmayan biri savaşamaz veya savaşsa bile başarılı olamaz. Çünkü bu duygular, bir askere savaşma azmi, cesaret ve uğruna mücadele edilecek bir amaç verir. Bu duygular olmadan savaş, anlamsız bir fedakarlıktan ibaret kalır.
8. Savaş, dünya barışını nasıl etkiler? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu da çok önemli bir soru sevgili öğrencim. Savaşlar, maalesef insanlık tarihinin karanlık sayfalarında sıkça yer almış olaylardır. Dünya barışı üzerindeki etkileri ise çok yıkıcıdır.
Adım 1: Doğrudan Yıkım ve Acı
Savaşlar, öncelikle can kayıplarına neden olur. Masum insanlar, çocuklar, kadınlar, yaşlılar hayatını kaybeder. Şehirler, evler, okullar, hastaneler yıkılır. İnsanlar evlerinden, yurtlarından olur, göç etmek zorunda kalır. Bu durum, büyük bir acı ve travma demektir.
Adım 2: Ekonomik Yıkım
Savaşlar, ülkelerin ekonomilerini de mahveder. Üretim durur, iş yerleri kapanır, insanlar işsiz kalır. Savaş sonrası yaraları sarmak, yıkılan şehirleri yeniden inşa etmek için yıllarca süren çabalar ve çok büyük paralar gerekir. Bu da yoksulluğu ve zorlukları artırır.
Adım 3: Güvensizlik ve Düşmanlık
Savaşlar, ülkeler ve insanlar arasında derin bir güvensizlik ve düşmanlık yaratır. Bir kez savaş yaşandığında, bu düşmanlık kolay kolay bitmez, nesilden nesile aktarılabilir. Bu da ileride yeni savaşların çıkmasına zemin hazırlar, dünya barışını sürekli tehdit altında tutar.
Adım 4: Uluslararası İlişkilerin Bozulması
Bir bölgede çıkan savaş, sadece o bölgeyi değil, tüm dünyayı etkileyebilir. Diğer ülkeler de savaşa dahil olabilir, ticaret yolları kapanabilir, uluslararası işbirliği bozulabilir. Kısacası, bir yerde çıkan savaş, kelebek etkisi gibi tüm dünyayı olumsuz etkileyebilir.
Sonuç:
Savaş, dünya barışını derinden sarsar ve ortadan kaldırır. Can kayıpları, yıkım, ekonomik çöküş, güvensizlik ve düşmanlık tohumları ekerek gelecekteki barışı da tehdit eder. Bu yüzden savaşlar, insanlık için en büyük felaketlerden biridir ve barış her zaman en değerli hazinemiz olmalıdır.
B. Aşağıdaki cümlede verilenleri okuyunuz. Doğru (D) ya da Yanlış (Y) oklarını takip ederek kaç numaralı kapıya ulaştığınızı yazınız.
Çözüm:
Şimdi de bu eğlenceli labirent sorusunu çözelim! Her cümleyi dikkatlice okuyup doğru mu yanlış mı karar vereceğiz, sonra da okları takip edeceğiz.
Adım 1: İlk cümleyi değerlendirelim.
“Dedesi ormandaki çam ağaçları gibi kokuyordu.” cümlesinde benzetme vardır.
Bu cümlede dedenin kokusu, “çam ağaçları gibi” benzetme edatıyla çam ağaçlarının kokusuna benzetilmiş. Evet, bu bir benzetme cümlesidir. O zaman bu ifade Doğru (D).
Adım 2: Doğru (D) okunu takip edelim.
İlk cümleden sonra D okunu takip ettiğimizde, sağdaki kutuya ulaşıyoruz:
“Dünya kadar işim var.” cümlesinde abartma yapılmıştır.
Bir insanın “dünya kadar” işi olması gerçekte mümkün müdür? Hayır, bu, işinin çokluğunu anlatmak için yapılan bir büyütme, yani abartmadır. O zaman bu ifade de Doğru (D).
Adım 3: İkinci Doğru (D) okunu takip edelim.
Şimdi de “Dünya kadar işim var.” cümlesinin altındaki D okunu takip ediyoruz. Bu ok bizi nereye götürüyor? Evet, 4. kapıya!
Sonuç:
Ben 4. numaralı kapıya ulaştım.
C. Aşağıdaki cümlelerde verilen boşlukları doldurunuz.
Çözüm:
Şimdi de kelime bilgilerimizi test edeceğimiz boşluk doldurma sorularına geldik!
-
“Rüzgâr, sanki bu kel tepelere hiç uğramamaya yemin etmişti.” cümlesinde altı çizili kelimenin eş anlamlısı …………….. dir.
Burada altı çizili kelime “kel”. Bir tepe için “kel” demek, üzerinde ağaç, bitki örtüsü olmayan, çıplak anlamına gelir. O zaman “kel” kelimesinin eş anlamlısı çıplak kelimesidir.
Sonuç: çıplak
-
“Yüzünde acı tebessüm belirdi.” cümlesinde …………….. kelimesi eş seslidir.
Eş sesli kelimeler, yazılışları ve okunuşları aynı olan ama anlamları farklı olan kelimelerdir. Bu cümlede eş sesli olabilecek kelime “yüz”dür. Bildiğimiz gibi:
- Yüz: İnsanın suratı (yüzünde acı tebessüm).
- Yüz: Bir sayı (100).
- Yüz: Su içinde ilerlemek (yüzmek fiili).
O zaman boşluğa yüz kelimesini yazabiliriz.
Sonuç: yüz
-
“Taarruz ve saldırı kararına kim itaat eder.” cümlesinde …………….. eş anlamlıdır.
Bu cümlede zaten “taarruz ve saldırı” kelimeleri yan yana kullanılarak eş anlamlı oldukları gösterilmiş. “Taarruz” kelimesinin eş anlamlısı saldırıdır.
Sonuç: saldırı
-
“Aşağı yukarı üç yıldır buralara uğramıyorlar.” cümlesinde ikileme …………….. anlamlı kelimelerden oluşmuştur.
İkileme, anlamı pekiştirmek veya güzelleştirmek için iki kelimenin bir araya gelmesidir. “Aşağı yukarı” ikilemesi, “yaklaşık olarak” anlamında kullanılır. Bu ikilemeyi oluşturan “aşağı” ve “yukarı” kelimeleri birbirinin zıttıdır (karşıtıdır). O zaman boşluğa zıt kelimesini yazmalıyız.
Sonuç: zıt
Ç. Aşağıdaki cümlelerde abartma anlamı olan cümlenin başına “A”, koşul anlamı olan cümlenin başına “K”, benzetme anlamı olan cümlenin başına “B” yazınız.
Çözüm:
Şimdi de cümlelerdeki anlam özelliklerini bulacağız. Hatırlayalım:
- Abartma (A): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterme.
- Koşul (K): Bir olayın gerçekleşmesinin başka bir olayın gerçekleşmesine bağlı olması (genellikle “-se, -sa” ekleriyle).
- Benzetme (B): Bir şeyi, başka bir şeye benzeterek anlatma (genellikle “gibi” kelimesiyle veya doğrudan).
Şimdi cümleleri tek tek inceleyelim:
( ) Mutfakta dağ kadar bulaşık birikmişti.
Bir dağ kadar bulaşık birikmesi gerçekte mümkün mü? Hayır, bu, bulaşığın çokluğunu anlatmak için yapılan bir büyütme, yani abartmadır.
Sonuç: ( A ) Mutfakta dağ kadar bulaşık birikmişti.
( ) Zamanında evden çıksaydın şimdi otobüsü kaçırmazdın.
Otobüsü kaçırmamanın şartı ne? “Zamanında evden çıksaydın.” “-saydın” ekiyle koşul anlamı verilmiş. O zaman bu cümle koşul cümlesidir.
Sonuç: ( K ) Zamanında evden çıksaydın şimdi otobüsü kaçırmazdın.
( ) Fırtınalı bu gecede bir deniz feneri gibi yalnızdım.
Yalnızlık, “bir deniz feneri gibi” benzetme edatıyla deniz fenerinin yalnızlığına benzetilmiş. Bu bir benzetme cümlesidir.
Sonuç: ( B ) Fırtınalı bu gecede bir deniz feneri gibi yalnızdım.
( ) İstediği olmadığı için yine kıyameti kopardı.
İstediği olmadığı için “kıyameti koparmak” (yani çok büyük olay çıkarmak, fırtına koparmak) gerçekte mümkün mü? Hayır, bu, çok sinirlendiğini ve ortalığı karıştırdığını abartılı bir şekilde anlatmaktır. Bu bir abartmadır.
Sonuç: ( A ) İstediği olmadığı için yine kıyameti kopardı.
( ) Bizim vatanımız bir cennet, çocuklar.
Vatan, “cennete” benzetilmiş. Cennet gibi güzel olduğu anlatılıyor. Burada “gibi” kelimesi olmasa da bu bir benzetmedir (istiare olarak da adlandırılır ama 5. sınıf seviyesinde benzetme olarak düşünebiliriz).
Sonuç: ( B ) Bizim vatanımız bir cennet, çocuklar.
( ) Babam erken gelirse ödevlerimi birlikte yapacağız.
Ödevleri birlikte yapmanın şartı ne? “Babam erken gelirse.” “-se” ekiyle koşul anlamı verilmiş. O zaman bu cümle koşul cümlesidir.
Sonuç: ( K ) Babam erken gelirse ödevlerimi birlikte yapacağız.
( ) İnsan bir ormandır, derdi annem.
İnsan, “ormana” benzetilmiş. Tıpkı orman gibi içinde birçok farklı duygu, düşünce barındırdığı anlatılıyor. Bu da bir benzetmedir.
Sonuç: ( B ) İnsan bir ormandır, derdi annem.
Evet sevgili öğrencim, bütün soruları seninle birlikte çözdük! Umarım her şeyi çok güzel anlamışsındır. Aklına takılan bir yer olursa bana yine sorabilirsin. Başarılar dilerim!