5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 90
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeniniz! Bugün sizinle beraber çok keyifli iki etkinliği inceleyeceğiz ve soruları adım adım çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
b) Grafiği örnek alarak siz de okuduğunuz kitapların sayısını aylara göre gösteren bir grafik çiziniz.
Sevgili çocuklar, bu soruda bizden kendi okuduğumuz kitap sayılarını aylara göre gösteren bir grafik çizmemiz isteniyor. Tıpkı bir istatistik çalışması gibi düşünebilirsiniz. Görselde örnek bir grafik olmasa da ben size nasıl çizebileceğinizi anlatacağım.
Öncelikle bir grafik çizebilmek için elimizde veriler olması gerekir. Yani hangi ayda kaç kitap okuduğumuzu bilmeliyiz. Diyelim ki defterinize ya da bir kağıda şöyle bir tablo yaptınız:
- Ocak ayında 3 kitap okudum.
- Şubat ayında 2 kitap okudum.
- Mart ayında 4 kitap okudum.
- Nisan ayında 5 kitap okudum.
- Mayıs ayında 3 kitap okudum.
- Haziran ayında 6 kitap okudum.
Şimdi bu verileri grafiğe dökelim:
Adım 1: Eksenleri Çizelim
Bir grafik çizerken iki ana eksenimiz olur: biri dikey (yukarıdan aşağıya doğru) diğeri yatay (soldan sağa doğru). Dikey eksen genellikle sayısal değerleri (bizim örneğimizde okunan kitap sayısı), yatay eksen ise zaman dilimlerini veya kategorileri (bizim örneğimizde aylar) gösterir.
Adım 2: Eksenleri Adlandıralım ve Ölçeklendirelim
- Yatay eksene ayların isimlerini yazalım: Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran…
- Dikey eksene ise okunan kitap sayılarını yazalım. En az kitap okuduğumuz ay 2, en çok kitap okuduğumuz ay 6 olduğu için dikey ekseni 0’dan başlatıp 7’ye kadar veya 8’e kadar numaralandırabiliriz. Her bir çizginin bir kitabı temsil ettiğini düşünelim.
Adım 3: Verileri İşleyelim ve Grafiği Çizelim
Bu tür bir durumda genellikle sütun grafiği veya çizgi grafiği kullanırız.
Sütun Grafiği İçin:
- Ocak ayının hizasından yukarıya doğru 3 sayısına kadar bir sütun çizeriz.
- Şubat ayının hizasından yukarıya doğru 2 sayısına kadar bir sütun çizeriz.
- Mart ayının hizasından yukarıya doğru 4 sayısına kadar bir sütun çizeriz.
- Ve böylece her ay için okuduğumuz kitap sayısı kadar sütunlarımızı tamamlarız.
Çizgi Grafiği İçin:
- Her ay için okunan kitap sayısının denk geldiği noktayı işaretleriz. Örneğin, Ocak için 3’ün üzerine, Şubat için 2’nin üzerine bir nokta koyarız.
- Sonra bu noktaları bir çizgiyle birleştiririz. Böylece hangi ayda daha çok veya daha az kitap okuduğumuzu çizgideki yükseliş ve düşüşlerden kolayca görebiliriz.
İşte bu şekilde, kendi okuduğunuz kitap sayılarını gösteren bir grafik çizebilirsiniz. Hatta farklı renkler kullanarak grafiğinizi daha eğlenceli hale getirebilirsiniz!
6. ETKİNLİK Aşağıdaki cümleler neden–sonuç bildirmektedir. Cümlelerin neden ve sonuç bölümlerini yazınız.
Çocuklar, neden-sonuç cümleleri, bir olayın niçin gerçekleştiğini (neden) ve bu olayın sonucunda ne olduğunu (sonuç) bize anlatan cümlelerdir. Genellikle “çünkü”, “için”, “dolayısıyla”, “bu yüzden” gibi bağlaçlarla kurulurlar. Haydi cümlelerimizi inceleyelim:
- Japonya’da çok fazla deprem oluyor bunun için sık sık deprem tatbikatları yapardık.
- Bu tatbikatlar bana hep sıkıcı gelirdi çünkü Kobe çok sağlam ve güzel bir şehir.
- Daha beş yaşında olduğu için çok korkmuştu.
- Çok aç olduğumdan yemeğin ne olduğu umurumda değildi.
- Evimize gitmemiştik çünkü ne elektriğimiz vardı ne de suyumuz.
Neden: Japonya’da çok fazla deprem oluyor.
Sonuç: Sık sık deprem tatbikatları yapardık.
Açıklama: Burada “Japonya’da depremlerin çok olması”, tatbikat yapmalarının sebebini yani nedenini oluşturuyor. Tatbikat yapmaları ise bu durumun bir sonucu oluyor.
Neden: Kobe çok sağlam ve güzel bir şehir.
Sonuç: Bu tatbikatlar bana hep sıkıcı gelirdi.
Açıklama: Tatbikatların sıkıcı gelmesinin nedeni, şehrin sağlam ve güzel olması, bu yüzden tatbikatlara gerek duyulmadığını düşünmesi. Tatbikatların sıkıcı gelmesi ise bu düşüncenin sonucu.
Neden: Daha beş yaşında olduğu için.
Sonuç: Çok korkmuştu.
Açıklama: Korkmasının nedeni, henüz çok küçük, yani beş yaşında olması. Bu durumun sonucu ise korkması.
Neden: Çok aç olduğumdan.
Sonuç: Yemeğin ne olduğu umurumda değildi.
Açıklama: Yemeğin ne olduğuyla ilgilenmemesinin nedeni, çok aç olması. Bu açlık durumunun sonucu da yemeğin çeşidini önemsememesi.
Neden: Ne elektriğimiz vardı ne de suyumuz.
Sonuç: Evimize gitmemiştik.
Açıklama: Eve gitmemelerinin nedeni, elektrik ve suyun olmaması. Elektrik ve suyun olmaması durumunun sonucu ise eve gitmemeleri.
7. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki görselleri inceleyiniz. Konuşma sırasında bu ifadeleri, hangi duygularınızı anlatmak için kullanırsınız? Açıklayınız.
Sevgili öğrenciler, bu bölümde karşımızda çeşitli ifadeler (emojiler) var. Her bir ifade, farklı bir duyguyu temsil ediyor. Haydi tek tek inceleyelim ve hangi duyguları anlattıklarını bulalım:
-
Birinci görsel (Düşünceli yüz): Bu görselde gördüğümüz yüz, bir şeyleri düşünen, kafasında tartıp biçen, belki de bir konuda kararsız kalmış bir ifadeyi anlatır. Yani bu emojiyi düşünceli, kafası karışık, bir şeyler üzerinde kafa yoran duyguları anlatmak için kullanırız. “Acaba şimdi ne yapsam?”, “Bu doğru mu?” gibi durumlar için idealdir.
-
İkinci görsel (Ağlayan yüz): Bu görseldeki yüz, gözlerinden yaşlar akıyor. Bu da bize üzüntü, keder, acı, hayal kırıklığı gibi duyguları anlatır. Bir şeye çok üzüldüğümüzde, bir duruma içimiz yandığında veya ağlamaklı hissettiğimizde bu ifadeyi kullanırız.
-
Üçüncü görsel (Şaşkın veya korkmuş yüz): Bu görseldeki yüzün elleri havada, gözleri kocaman açılmış. Bu ifade genellikle şaşkınlık, hayret, korku veya bazen de endişe duygularını anlatır. Beklenmedik bir şeyle karşılaştığımızda, çok şaşırdığımızda ya da bir şeyden ürktüğümüzde bu ifadeyi kullanabiliriz.
-
Dördüncü görsel (Gülümseyen yüz): Bu görseldeki yüzün kocaman bir gülümsemesi var. Bu da bize mutluluk, sevinç, neşe, memnuniyet gibi pozitif duyguları anlatır. Sevindiğimizde, keyifli bir an yaşadığımızda veya bir şeyden çok hoşlandığımızda bu ifadeyi kullanırız.
-
Beşinci görsel (Başparmak yukarı): Bu görselde sadece bir el var ve başparmak yukarı doğru. Bu, uluslararası bir işaret olup onaylama, beğenme, “tamamdır”, “harika”, “aferin” gibi anlamlara gelir. Bir fikri onayladığımızda, bir şeyi beğendiğimizde veya birine “iyi iş çıkardın” demek istediğimizde bu işareti kullanırız.
b) Yukarıdaki görsellerden istediğiniz birini seçiniz. Beden dilinizi kullanarak bu ifadeye uygun kısa bir konuşma yapınız.
Harika bir görev! Ben de sizinle beraber bir tanesini seçip, nasıl bir konuşma yapabileceğimizi anlatayım. Ben dördüncü görseldeki gülümseyen yüzü seçmek istiyorum. Çünkü neşe ve mutluluk dolu olmak harika bir duygu!
Şimdi bunu beden dilimizle nasıl ifade ederiz, bir düşünelim. Gülümseyen yüzü seçtiysek, konuşmamız da mutlu, neşeli ve pozitif olmalı, değil mi?
(Kollarımı iki yana açar, hafifçe zıplar ve yüzümde kocaman bir gülümsemeyle konuşurum.)
“Arkadaşlar! Bugün o kadar güzel bir gün ki! Sabah kuş sesleriyle uyandım, annem en sevdiğim kahvaltıyı hazırlamıştı ve okulda en sevdiğim ders Türkçe!
Biliyor musunuz, az önce öğretmenimiz bize çok güzel bir hikaye okudu ve hep beraber kahkahalar attık.
Şu an içim içime sığmıyor, o kadar mutluyum ki!
Keşke her gün böyle neşeli ve keyifli geçse! Hadi gelin, hep beraber gülümseyelim!”
Gördünüz mü? Mutlu olduğumuzda sadece yüzümüzle değil, tüm bedenimizle bu duyguyu gösterebiliriz. Ses tonumuz, hareketlerimiz, duruşumuz… Hepsi duygularımızı yansıtır. Siz de seçtiğiniz bir ifade için böyle bir konuşma hazırlayıp beden dilinizle canlandırabilirsiniz. Unutmayın, beden dili sözlerden daha güçlü olabilir!