5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Anıttepe Yayınları Sayfa 180
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizdeki etkinlikleri birlikte çözeceğiz. Hazır mısınız? Hem öğrenecek hem de bilgilerimizi pekiştireceğiz. Hadi başlayalım!
5. ETKİNLİK Aşağıdaki cümleleri neden-sonuç ve amaç-sonuç ilişkisine göre eşleştiriniz.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte cümleler arasındaki ilişkiyi bulacağız. Önce kısaca hatırlayalım:
- Neden-Sonuç İlişkisi: Bir olayın ya da durumun niçin gerçekleştiğini bildiren cümlelerdir. Genellikle “çünkü, bu yüzden, -den dolayı” gibi ifadelerle birbirine bağlanır. Bir şey *olduğu için* başka bir şey *olmuştur*.
- Amaç-Sonuç İlişkisi: Bir eylemin hangi hedefle, hangi niyetle yapıldığını bildiren cümlelerdir. Genellikle “-mek için, amacıyla” gibi ifadeler kullanılır. Bir şey *yapmak için* başka bir şey *yapılmıştır*.
Şimdi cümlelerimize bakalım ve doğru eşleştirmeleri yapalım:
1) Sık sık spor yapanlar için bunlar gerçekleştirilmesi çok kolay işlerdir
2) Bedenimiz enerji sağlamak için
3) Bedenin yaşamsal işlevine sağlıklı bir biçimde devam edebilmesi için
a) belli miktar enerjiye gereksinimi var.
b) yediğimiz besinleri yakar.
c) çünkü onların eklemleri daha esnek, kasları, kalp-dolaşım sistemleri daha güçlüdür.
Çözüm:
Adım 1: İlk cümleye bakalım: “Sık sık spor yapanlar için bunlar gerçekleştirilmesi çok kolay işlerdir”. Bu bir *sonuç*. Peki neden kolay? Cevabı “c” şıkkında gizli: “çünkü onların eklemleri daha esnek, kasları, kalp-dolaşım sistemleri daha güçlüdür.” İşte bu bir neden-sonuç ilişkisi. Spor yapmanın kolay olmasının nedeni, vücutlarının daha güçlü olmasıdır.
Adım 2: İkinci cümleye geçelim: “Bedenimiz enerji sağlamak için”. Burada bir *amaç* belirtilmiş. Bedenimiz ne yapar bu amaçla? “b” şıkkına baktığımızda “yediğimiz besinleri yakar” cümlesini görüyoruz. Evet, bedenimiz enerji sağlamak amacıyla besinleri yakar. Bu da bir amaç-sonuç ilişkisi.
Adım 3: Son cümlemiz: “Bedenin yaşamsal işlevine sağlıklı bir biçimde devam edebilmesi için”. Yine bir *amaç* var burada. Bedenimizin sağlıklı kalabilmesi için neye ihtiyacı var? “a” şıkkı bize cevabı veriyor: “belli miktar enerjiye gereksinimi var.” Bedenimiz, sağlıklı çalışabilmek amacıyla enerjiye ihtiyaç duyar. Bu da bir amaç-sonuç ilişkisi.
Sonuç:
- 1 – c
- 2 – b
- 3 – a
—
6. ETKİNLİK
a) Dilimize henüz yerleşmemiş yabancı kelimelerden bazıları aşağıda verilmiştir. Verilen bu yabancı kelimelerin Türkçe karşılıklarını yazınız.
fast food: ……………………………………..
body: ……………………………………..
doping: ……………………………………..
naturel: ……………………………………..
Çözüm:
Sevgili çocuklar, dilimize giren yabancı kelimelerin yerine Türkçe karşılıklarını kullanmak çok önemli. Şimdi bu kelimelerin Türkçelerini yazalım:
Adım 1: “Fast food” kelimesi, hızlı hazırlanan ve genellikle ayaküstü yenen yemekler için kullanılır. Bunun Türkçe karşılığı “hızlı yemek” veya “abur cubur” olabilir.
Adım 2: “Body” kelimesi, İngilizcede “vücut” veya “beden” anlamına gelir. Biz de bu karşılıkları kullanabiliriz.
Adım 3: “Doping”, genellikle sporcuların performanslarını artırmak için kullandıkları yasaklı maddelere verilen isimdir. Bunun Türkçe karşılığı “uyarıcı madde kullanımı” veya kısaca “doping” kelimesinin Türkçesi olarak “performans artırıcı madde kullanımı” diyebiliriz. Bazen “uyarıcı” kelimesi de tek başına kullanılabilir.
Adım 4: “Naturel” kelimesi, “doğal” anlamına gelir. Hiçbir katkı maddesi olmayan, doğadan gelen şeyler için kullanırız.
Sonuç:
- fast food: hızlı yemek / abur cubur
- body: vücut / beden
- doping: uyarıcı madde kullanımı / doping (Türkçeleşmiş hali)
- naturel: doğal
b) Yukarıda verilen kelimelerin Türkçe karşılıklarını kullanarak “sağlıklı beslenme”nin önemini anlatan bir konuşma yapınız. Konuşmanızda fikirlerinizi destekleyen kaynaklara, sayısal verilere yer veriniz. Sesinizi ve beden dilinizi etkili kullanınız.
Çözüm:
Bu etkinlik, sizin konuşma becerilerinizi geliştirmek için harika bir fırsat! Ben size bir konuşma metni yazamam ama nasıl bir konuşma yapabileceğinizin ipuçlarını verebilirim. Unutmayın, önemli olan sizin kendi cümlelerinizle, içten bir şekilde konuşmanız.
Adım 1: Konuşmanıza “Merhaba arkadaşlar!” diyerek başlayabilirsiniz. Konuyu tanıtın: “Bugün sizlerle sağlıklı beslenmenin hayatımızdaki yeri ve önemi hakkında konuşacağız.”
Adım 2: “Fast food” (hızlı yemekler) yerine neden evde hazırlanan doğal ve dengeli besinleri tercih etmemiz gerektiğini anlatın. Örneğin, “Hızlı yemekler, pratik gibi görünse de vücudumuza (body) yeterli besin değerini sağlamaz ve uzun vadede sağlığımızı olumsuz etkileyebilir.” diyebilirsiniz.
Adım 3: Sporcuların bazen başvurduğu “doping” (uyarıcı madde kullanımı) gibi yanlış yolların yerine, sağlıklı beslenerek ve düzenli egzersiz yaparak doğal yollarla başarılı olmanın önemini vurgulayabilirsiniz. “Hiçbir başarı, doğal (naturel) olmayan yollarla elde edilen geçici bir güçten daha değerli değildir.” gibi bir cümle kurabilirsiniz.
Adım 4: Konuşmanızı desteklemek için bazı bilgiler verebilirsiniz. Örneğin, “Uzmanlar, günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmenin hastalıklara karşı koruyucu olduğunu belirtiyor.” gibi sayısal veriler kullanabilirsiniz. Ses tonunuzu ve beden dilinizi (el hareketleri, göz teması) kullanarak daha etkileyici olmaya çalışın.
Adım 5: Konuşmanızın sonunda, “Unutmayalım ki sağlıklı bir beden (body) ve mutlu bir yaşam için, sağlıklı beslenme vazgeçilmezdir. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim!” diyerek bitirebilirsiniz.
(Bu bölüm, öğrencilerin kendi konuşmalarını hazırlamaları için bir rehber niteliğindedir. Öğrencinin bireysel performansına bağlı olduğu için somut bir “sonuç” yazmak yerine, yol haritası sunulmuştur.)
—
7. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki paragrafı kırmızı yazılan kelimelere dikkat ederek okuyunuz.
Düzenli yapılan spor, sağlıklı bir yaşam biçimini oluşturan dengeli beslenme benzeri diğer etkenlerle birleşince ileri yaşlarda oluşabilecek pek çok hastalığı önleyebilir. Böylece daha uzun ve daha mutlu bir yaşam sağlar.
b) Bu kelimeler niçin kırmızı renkle yazılmış olabilir? Açıklayınız.
Çözüm:
Adım 1: Paragrafı dikkatlice okuduk ve kırmızı kelimelerin “spor”, “dengeli beslenme”, “önleyebilir”, “uzun”, “mutlu”, “yaşam” olduğunu fark ettik.
Adım 2: Bu kelimelerin paragraftaki anlamına bakalım. Paragraf, sağlıklı bir yaşamın nasıl mümkün olduğunu anlatıyor. Kırmızı kelimeler de bu sağlıklı yaşamın temel taşlarını ve faydalarını vurguluyor.
Adım 3: Bir metinde bazı kelimelerin farklı bir renkte veya biçimde yazılması, o kelimelerin *önemini* vurgulamak içindir. Tıpkı bir öğretmeninizin tahtaya önemli yerleri renkli kalemle yazması gibi düşünün.
Sonuç:
Bu kelimeler, paragrafın ana fikrini oluşturan, vurgulanmak istenen ve okuyucunun dikkatini çekmesi gereken anahtar kelimeler olduğu için kırmızı renkle yazılmıştır. Böylece okuyucu, paragrafın ne hakkında olduğunu ve hangi bilgilerin önemli olduğunu daha kolay anlar.
—
8. ETKİNLİK Aşağıdaki kelimeleri inceleyiniz.
dolap +a → dolaba
ataç +ı → atacı
et +ecek → edecek
bardak +ı → bardağı
a) Yukarıdaki kelimeler hangi ünsüzlerle bitmiştir?
Çözüm:
Adım 1: Kelimelerin ek almadan önceki hallerine bakalım ve son harflerini bulalım.
- dolap kelimesi p harfiyle bitmiş.
- ataç kelimesi ç harfiyle bitmiş.
- et kelimesi t harfiyle bitmiş.
- bardak kelimesi k harfiyle bitmiş.
Sonuç:
Yukarıdaki kelimeler sırasıyla p, ç, t, k ünsüzleriyle bitmiştir.
b) Bu kelimelere getirilen ekler ünlü ile mi ünsüz ile mi başlamıştır?
Çözüm:
Adım 1: Şimdi de kelimelere getirilen eklerin ilk harflerine dikkat edelim.
- dolap + a: “a” harfi ünlü bir harftir.
- ataç + ı: “ı” harfi ünlü bir harftir.
- et + ecek: “e” harfi ünlü bir harftir.
- bardak + ı: “ı” harfi ünlü bir harftir.
Sonuç:
Bu kelimelere getirilen ekler ünlü harflerle başlamıştır.
c) Bu kelimeler ek aldığında kelimenin sonundaki sesler nasıl bir değişime uğramıştır?
Çözüm:
Sevgili öğrencilerim, bu kısım çok önemli! Türkçe’de kelimeler ek alırken bazen bazı ses olayları meydana gelir. Şimdi kelimelerimizin nasıl değiştiğine bakalım:
- dolap + a → dolaba (p harfi b’ye dönüşmüş)
- ataç + ı → atacı (ç harfi c’ye dönüşmüş)
- et + ecek → edecek (t harfi d’ye dönüşmüş, dikkat! Burada “edecek” yazıyor ama örnekte “et + ecek” vermiş, sonuç “edecek” olmuş. “t” harfi “d”ye dönüşürdü normalde. Burada bir yazım hatası var. “etecek” değil “edecek” olmalı. Eğer “et” kelimesine “-ecek” eki gelirse “edecek” olur, yani “t” “d”ye dönüşür. Ama verilen örnekte “et + ecek” = “edecek” denmiş. Bu, “et-” fiil kökünden geliyor olabilir. Eğer isim olsaydı “etecek” (bir şeyin üstüne etecek) gibi anlamsız olurdu. Sanırım burada “etmek” fiilinden bahsediliyor. “Etmek” fiilinin gelecek zamanı “edecek” olur. Bu durumda “t” “d”ye dönüşmüş. Ama verilen örnekte “et” kelimesi isim gibi duruyor. Eğer “et” (yemek) ise, “et + ecek” diye bir ek almaz. “et” kelimesi “-i” ekini aldığında da yumuşamaz (“eti”). Öyleyse buradaki “et” fiil kökü “etmek” olmalı ve “edecek” olmuş. “p-ç-t-k” ünsüzlerinden “t” harfi “d”ye dönüşmüş. Bu durumu açıklayalım.)
- bardak + ı → bardağı (k harfi ğ’ye dönüşmüş)
Adım 1: Gördüğümüz gibi, kelimelerin sonundaki sert ünsüzler (p, ç, t, k) ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında yumuşayarak (b, c, d, ğ) harflerine dönüşmüşler.
Adım 2: “Dolap” kelimesindeki “p” harfi “b”ye, “ataç” kelimesindeki “ç” harfi “c”ye, “bardak” kelimesindeki “k” harfi “ğ”ye dönüşmüş. “Et” kelimesindeki “t” harfi ise “d”ye dönüşmüş (tıpkı “gitmek” fiilinin “gider” olması gibi).
Sonuç:
Bu kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında, kelimelerin sonundaki sert ünsüzler (p, ç, t, k) yumuşayarak (b, c, d, ğ) harflerine dönüşmüştür. Bu ses olayına ünsüz yumuşaması (veya ünsüz değişimi) denir.