8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 126
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle birlikte “Portakal” adlı metni okuyup, bu metinle ilgili soruları adım adım çözeceğiz. Metni dikkatlice okuduğundan ve anlamaya çalıştığından eminim. Şimdi sorulara geçelim ve her birini seninle beraber açıklayarak çözelim. Hadi başlayalım!
2. ETKİNLİK
“Portakal” metninden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
1. Yazarın aile ortamı nasıldır? Kendi aile ortamınızla karşılaştırınız.
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuyarak yazarın aile ortamını anlatan cümleleri bulalım.
- Metinde yazar, “Çok kalabalıktı. Üç sofra kurulurdu; biri dedem ve emmilerime, biri büyük gelinlerle ebeme, biri de küçük gelinlerle onların çocuklarına.” diyerek ailesinin çok kalabalık olduğunu belirtiyor.
- Yine metinde “Sofrada azıcık başını çevirsen önündeki ekmek kaybolur.” ifadesi, yemeklerin kısıtlı olduğunu ve hızlı tüketildiğini gösteriyor.
- Yazar, “büyük bir aileydik vesselam.” diyerek bu durumu özetliyor.
- Yemeklerin çorba, turşu, soğan, bulgurdan pekmez gibi daha sade ve geleneksel olduğunu anlıyoruz.
- Ayrıca, “İlkokul bitince dedem babamı, bir de Hasan emmimi yanına çağırdı. İçeriye geçip konuştular. Sonra da Nurettin’le beni çağırdılar. Dedem konuştu.” cümlesinden, ailede kararların büyükler, özellikle dede tarafından alındığını görüyoruz.
Adım 2: Bulduğumuz bu bilgilerle yazarın aile ortamını tanımlayalım.
Yazarın aile ortamı oldukça kalabalık, geleneksel ve büyük bir aile yapısına sahip. Yemekler kısıtlı ve sade, ailede büyüklerin sözü geçiyor. Yazarın yatılı okula gitme kararı bile dedesi tarafından alınıyor. Kısacası, yazarın ailesi maddi imkânları kısıtlı, ancak sevgi dolu, geniş ve geleneklerine bağlı bir aile.
Adım 3: Kendi aile ortamınla karşılaştırma kısmını sen yapmalısın.
Sevgili öğrencim, bu kısım tamamen senin kendi hayatınla ilgili. Kendi aileni düşün. Sizin aileniz kalabalık mı, yoksa daha çekirdek bir aile mi? Yemekleriniz nasıl, sofranızda neler bulunur? Aile içinde kararlar nasıl alınır? Bu yönleriyle yazarın ailesiyle kendi aileni karşılaştırarak bu kısmı tamamlayabilirsin. Örneğin, “Benim ailem yazarın ailesine göre daha az kalabalık. Yemeklerimiz daha çeşitli…” gibi cümlelerle başlayabilirsin.
2. Yazarın yatılı okula gitmesine kim karar veriyor? Niçin?
Çözüm:
Adım 1: Metinde yazarın yatılı okula gitme kararının nasıl alındığını bulalım.
- Metinde şöyle bir bölüm var: “İlkokul bitince dedem babamı, bir de Hasan emmimi yanına çağırdı. İçeriye geçip konuştular. Sonra da Nurettin’le beni çağırdılar. Dedem konuştu.” Bu cümleden, kararı dedesinin aldığını anlıyoruz.
- Dedesinin söylediklerine bakalım: ““Biz benim yavruvarımın yavrusuyuz, sizin okumanız lazım. Öbürleri ekmeği kafasına yiyor amma sizde iş var. Okuyun, bizi mahcup etmeyin.”“
Adım 2: Bu bilgilerle kararı kimin verdiğini ve nedenini açıklayalım.
Yazarın yatılı okula gitmesine dedesi karar veriyor. Dedesinin amacı, yazarın ve kuzeni Nurettin’in okuyarak iyi bir eğitim almasını sağlamak. Dede, onların “iş var” dediği, yani potansiyelli çocuklar olduğunu düşünüyor ve okuyarak aileyi mahcup etmemelerini, yani başarılı olmalarını istiyor. Bu kararı, onların geleceği için, iyi bir eğitim almaları ve daha iyi yerlere gelmeleri amacıyla alıyor.
3. Yazar yatılı okulda en çok neye şaşırıyor?
Çözüm:
Adım 1: Yazarın yatılı okula gittiğinde yaşadığı şaşkınlığı anlatan kısmı metinde bulalım.
- Yazar, yatılı okulda gördüğü şeyleri anlatırken “Esas mesele bine değil, okul değil, esas mesele yemek. Ben böyle bir şey görmemişim, sıraya girip yemek alıyoruz. İlk aldığımda dedim ki “Bu kaç kişilik? Yani bunu bir tek ben mi yiyeceğim?” Arkadaşlarım gülüştüler. “Yok, yarısını okul müdürü yiyecek.” benimle kafa buldular. Yemeği aldım, oturdum. Aklıma Elif geldi. Anam geldi. Dedim ki şurada olsalar da bir görseler. Çorba var, yanına pilav da var. Salata da yapmışlar, bir de tatlı koymuşlar.” diyor.
Adım 2: Bu ifadelere göre yazarın şaşırdığı şeyi belirleyelim.
Yazar, yatılı okulda en çok yemeklerin bolluğuna ve çeşitliliğine şaşırıyor. Kendi evlerindeki kısıtlı ve sade yemeklere alışkın olduğu için, okulda sunulan çorba, pilav, salata ve tatlı gibi zengin ve bol yemekler onu çok etkiliyor ve şaşırtıyor. Hatta yemeğin çokluğunu görünce “Bu kaç kişilik?” diye soracak kadar şaşırıyor.
4. Yazarın ilk defa yatılı okulda gördüğü yiyecek hangisidir? Yazar bu yiyeceğin tadını beğeniyor mu?
Çözüm:
Adım 1: Metnin başlığına ve son paragrafındaki duygu yüklü cümleye dikkat edelim.
- Metnin adı “PORTAKAL”.
- Son cümlede yazar şöyle diyor: “Şimdi ne vakit portakal yesem elimi yıkamam, bir süre kokarım. Elif’i koklar gibi, anamı koklar gibi kokarım.“
Adım 2: Yatılı okulda ilk defa gördüğü yiyeceği ve beğenip beğenmediğini çıkarım yaparak belirleyelim.
Metinde doğrudan “yatılı okulda ilk defa portakal gördüm” gibi bir ifade geçmese de, metnin başlığının “PORTAKAL” olması ve yazarın metnin sonunda portakalla ilgili bu kadar özel ve duygusal bir anıyı paylaşması, portakalın onun için sıradan bir yiyecek olmadığını, belki de yatılı okulda tanıştığı veya o dönemde kıymetini anladığı bir yiyecek olduğunu düşündürüyor. Kendi evlerinde yemeklerin kısıtlı olduğunu düşünürsek, portakal gibi bir meyveye ulaşmak zor olabilir. Bu nedenle, yazarın ilk defa yatılı okulda gördüğü yiyecek büyük ihtimalle portakaldır.
Yazarın portakalın tadını beğenip beğenmediğine gelirsek, “Şimdi ne vakit portakal yesem elimi yıkamam, bir süre kokarım. Elif’i koklar gibi, anamı koklar gibi kokarım.” cümlesi, portakala karşı derin bir sevgi ve özlem duyduğunu gösteriyor. Bu kadar özel bir anı ve duyguyu çağrıştıran bir yiyeceği sevmemesi mümkün değil. Dolayısıyla, evet, yazar portakalın tadını çok beğeniyor ve onunla annesi ve kız kardeşi Elif gibi sevdiklerini hatırlatan güzel duygular yaşıyor.
5. Yazar ne zaman köyüne gidiyor? Giderken annesine ve kardeşine ne götürüyor?
Çözüm:
Adım 1: Metni bu bilgiler için tekrar dikkatlice okuyalım.
- Metinde yazarın köyüne ne zaman gittiğine dair bir bilgi verilmiyor.
- Ayrıca, köyüne giderken annesine ve kardeşine ne gibi hediyeler götürdüğüne dair de herhangi bir ifade bulunmuyor. Yazar, yatılı okuldayken annesi ve Elif’i çok düşündüğünü, onların da bu bol yemekleri görmesini istediğini belirtiyor ama onlara bir şey götürdüğünden bahsetmiyor.
Adım 2: Bu soruların metinde cevabı olup olmadığını belirtelim.
Sevgili öğrencim, metni ne kadar dikkatli okursak okuyalım, yazarın köyüne ne zaman gittiği veya annesine ve kardeşine ne götürdüğü hakkında herhangi bir bilgiye rastlamıyoruz. Bu soruların cevabı metinde yer almıyor.
6. “Şimdi ne vakit portakal yesem elimi yıkamam, bir süre kokarım. Elif’i koklar gibi, anamı koklar gibi kokarım.” sözlerinde yazarda ağır basan duygu nedir?
Çözüm:
Adım 1: Verilen cümleyi ve yazarın bu cümledeki benzetmelerini inceleyelim.
- Yazar, portakalı koklarken kız kardeşi Elif’i ve annesini koklar gibi hissettiğini söylüyor.
- Bu, portakalın yazar için sadece bir meyve olmaktan öte, çok daha derin bir anlam taşıdığını gösteriyor.
Adım 2: Bu benzetmelerden yazarın ağır basan duygusunu belirleyelim.
Bu sözlerde yazarda ağır basan duygu özlem, nostalji (geçmişe duyulan hasret) ve derin bir aile sevgisidir. Portakalın kokusu ona en sevdiklerini, annesini ve kardeşini hatırlatıyor. Bu durum, onların yokluğunda duyduğu hasreti, onlara olan bağlılığını ve belki de geçmişteki o zor ama bir o kadar da sıcak aile ortamına duyduğu özlemi çok güçlü bir şekilde ifade ediyor. Portakal, yazar için bir nevi anılarının ve sevdiklerinin kokusu haline gelmiş.
3. ETKİNLİK
“Portakal” metnini özetleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bir metni özetlerken en önemli yerleri, ana fikirleri ve olayları kısaca anlatmamız gerekir. Şimdi “Portakal” metnini özetleyelim:
Yazar, çok kalabalık ve geleneksel bir ailede büyümüştür. Ailesinde yemekler kısıtlı ve sadeydi, sofralar çok sayıda kişi için kurulurdu ve kararlar büyükler, özellikle de dede tarafından alınırdı. İlkokulu bitirdiğinde, dedesi yazarın ve kuzeni Nurettin’in iyi bir eğitim alması için yatılı okula gitmelerine karar verdi. Yatılı okula başladığında yazar, en çok yemeklerin bolluğuna ve çeşitliliğine şaşırdı. Kendi evindeki kısıtlı yemeklere alışkın olduğu için, okulda sunulan bol çorba, pilav, salata ve tatlı onu çok etkiledi. Bu bolluğu görünce annesini ve kız kardeşi Elif’i hatırladı ve onların da bu yemekleri görmesini diledi. Yazar, bugüne geldiğinde ise ne zaman bir portakal yese, ellerini yıkamadan uzun süre kokladığını, bu kokunun kendisine annesini ve kız kardeşi Elif’i hatırlattığını ve onlara olan derin özlemini dile getiriyor.
4. ETKİNLİK
Okuduğunuz metne farklı başlıklar belirleyiniz.
Çözüm:
Bir metne başlık belirlerken metnin ana fikirlerini, konusunu ve vermek istediği mesajı yansıtan kelimeler seçmeliyiz. “Portakal” metni için belirleyebileceğimiz başlıklar şunlar olabilir:
1. Büyük Ailede Yaşam
2. Yatılı Okulda Yeni Bir Dünya
3. Portakalın Kokusu ve Anılar
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır ve öğretici olmuştur. Metinleri okurken ve soruları yanıtlarken bu adımları takip etmek, konuyu daha iyi kavramana yardımcı olacaktır. Başarılar dilerim!