8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 170
Merhaba sevgili 8. sınıf öğrencim,
Öncelikle bana gönderdiğin bu etkinlik sayfasını inceledim. Görüyorum ki Daniel Defoe’nun ünlü eseri “Robinson Crusoe” üzerine güzel çalışmalar yapacağız. Ancak, önemli bir noktayı belirtmem gerekiyor: 3. ve 5. etkinlikler için metnin kendisi veya sesli dinleme kaydı bende mevcut değil. Metni dinlemeden bu soruları tam olarak cevaplamam mümkün değil. Bu yüzden, sana bu soruları nasıl çözmen gerektiğini ve genel bilgilerden yola çıkarak neler söyleyebileceğimizi açıklayacağım. 4. etkinliği ise seninle birlikte hayal gücümüzü kullanarak rahatlıkla çözebiliriz.
Hazırsan, adım adım başlayalım!
3. ETKİNLİK
“Robinson Crusoe” metnini özetleyiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte senden dinlediğin “Robinson Crusoe” metnini özetlemen isteniyor. Ben metne sahip olmadığım için sana genel olarak Robinson Crusoe hikâyesinin ana hatlarını ve nasıl özet yapman gerektiğini anlatacağım. Senin dinlediğin metin, hikâyenin belli bir bölümü veya farklı bir versiyonu olabilir, bu yüzden kendi özetini yaparken dinlediğin metne sadık kalmalısın.
İşte genel “Robinson Crusoe” hikâyesinin özeti:
Robinson Crusoe, macera düşkünü, genç bir İngiliz denizcidir. Ailesinin ve babasının tüm uyarılarına rağmen denizlere açılmaya karar verir. Yaptığı deniz yolculuklarından birinde, gemisi korkunç bir fırtınaya yakalanır ve batar. Crusoe, bu felaketten sağ kurtulan tek kişidir ve kendisini ıssız, tropik bir adanın kıyısına vurulmuş bulur.
Adada tamamen yapayalnız kalan Crusoe, hayatta kalma mücadelesine başlar. Gemi enkazından kurtarabildiği aletler, yiyecekler ve diğer malzemelerle kendine bir sığınak yapar. Zamanla adada kendi yaşam düzenini kurar: tarım yapar, hayvanları evcilleştirir, avlanır, balık tutar ve hatta ilkel de olsa aletler üretir. Yıllar geçtikçe adadaki yaşama uyum sağlar, ancak yalnızlık ve ana vatanına dönme özlemi onu hiç bırakmaz. Adada geçirdiği uzun yıllar boyunca birçok zorlukla karşılaşır, ama azmi ve zekâsı sayesinde hayatta kalmayı başarır. Bir gün adaya gelen yamyamların elinden bir yerliyi kurtarır ve ona “Cuma” adını verir. Cuma, Crusoe’nun adadaki tek arkadaşı olur ve ona çok yardımcı olur. İkisi birlikte adadan kurtulma umuduyla yaşarken, bir gün bir gemi tarafından bulunurlar ve Crusoe, tam yirmi sekiz yıl sonra medeniyete geri döner.
Peki, sen kendi dinlediğin metni nasıl özetleyeceksin?
Özet yaparken şunlara dikkat etmelisin:
- Metnin ana fikrini ve en önemli olaylarını belirle. Hangi karakterler var, ne oldu, nerede oldu, nasıl bitti gibi sorulara cevap bul.
- Hikâyenin başlangıcını, ana olaylarını (gelişme bölümünü) ve sonucunu kendi cümlelerinle, kısa ve öz bir şekilde anlat.
- Detaylara fazla takılmadan, metnin genel akışını ve vermek istediği mesajı koru.
- Metindeki cümleleri olduğu gibi almak yerine, kendi kelimelerinle yeniden ifade etmeye çalış.
4. ETKİNLİK
Yapayalnız kalan Robinson Crusoe’nun adada yaşamının nasıl olacağı ile ilgili tahminlerinizi yazınız.
Çözüm:
Şimdi seninle birlikte biraz hayal kuralım ve Robinson Crusoe’nun adadaki yaşamını tahmin etmeye çalışalım. Kendini onun yerine koy ve düşün bakalım, ıssız bir adada tek başına olsan nelerle karşılaşırdın? İşte benim tahminlerim:
Adım 1: İlk Şok ve Hayatta Kalma Mücadelesi
- Crusoe, adaya ilk düştüğünde büyük bir şok ve korku yaşardı. Tek başına kalmanın verdiği çaresizlik hissiyle mücadele ederdi.
- Hemen gemi enkazından işine yarayacak ne varsa kurtarmaya çalışırdı. Aletler, yiyecekler, giysiler, hatta ip parçaları bile onun için çok değerli olurdu.
- Kendine güvenli bir barınak bulmak veya inşa etmek en önemli önceliği olurdu. Belki bir mağara keşfeder, belki de ağaç dallarından ve yapraklardan basit bir sığınak yapardı.
- Yiyecek ve su bulmak için sürekli çaba gösterirdi. Adada yenilebilir bitkiler, meyveler arar; balık tutmayı, avlanmayı ve su kaynaklarını keşfetmeyi öğrenirdi.
- Ateş yakmayı öğrenmek onun için hayati önem taşırdı. Hem yemek pişirmek hem ısınmak hem de vahşi hayvanları uzak tutmak için ateşe ihtiyacı olurdu.
Adım 2: Adadaki Yaşama Uyum Sağlama ve Yalnızlık
- Zamanla adayı keşfeder, kaynaklarını öğrenir ve günlük bir rutin oluşturmaya çalışırdı. Belki bir takvim tutarak günleri sayardı ki zaman kavramını kaybetmesin.
- Yalnızlık onu çok etkilerdi. Konuşacak kimsesi olmadığı için kendi kendine konuşmaya başlar, belki bir günlük tutarak düşüncelerini ve adadaki yaşamını yazarak hem kendini ifade eder hem de akıl sağlığını korumaya çalışırdı.
- Umutsuzluğa kapıldığı anlar mutlaka olurdu ama hayatta kalma içgüdüsü onu ayakta tutardı. Bir gün kurtarılacağına dair umudunu hiç kaybetmemeye çalışırdı.
- Adada geçirdiği yıllar boyunca birçok yeni beceri öğrenir, doğayla iç içe yaşamanın ve kaynakları kullanmanın yollarını keşfederdi. Belki de eskiden hiç yapmadığı zanaatları (çömlek yapmak, giysi dikmek, basit aletler üretmek gibi) yapmayı öğrenirdi.
Adım 3: Umut ve Kurtuluş İsteği
- Denizi sürekli gözler, bir gemi görme umuduyla yaşardı. Belki de uzaktan görülebilecek işaretler yapmaya çalışırdı.
- Adada karşılaştığı yeni canlılarla (hayvanlar, bitkiler) bir ilişki kurar, belki de evcil hayvanlar edinirdi.
Gördüğün gibi, böyle bir durumda insan hem fiziksel hem de zihinsel olarak büyük bir mücadele verir. Ama aynı zamanda kendini keşfeder, sınırlarını zorlar ve yaşamın değerini daha iyi anlar.
5. ETKİNLİK
Metni tekrar dinleyerek “Robinson Crusoe” metninde düşünceyi geliştirme yollarından hangileri-ne yer verildiğini belirtiniz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruyu tam olarak cevaplayabilmemiz için “Robinson Crusoe” metnini dinlememiz gerekiyor. Ancak bende metin olmadığı için sana düşünceyi geliştirme yollarının neler olduğunu ve bir metinde bunları nasıl bulabileceğini açıklayacağım. Metni dinlediğinde bu bilgiler ışığında kolayca analiz yapabilirsin.
Düşünceyi geliştirme yolları, yazarların veya konuşmacıların anlattıkları konuyu daha anlaşılır, etkileyici ve inandırıcı kılmak için kullandıkları yöntemlerdir. Bunlardan bazıları şunlardır:
-
Tanımlama: Bir kavramın, nesnenin veya varlığın ne olduğunu, özelliklerini açıklamak ve tanıtmaktır. “Bu nedir?” sorusuna cevap verir.
Örnek: “Ada, okyanusun ortasında yemyeşil bir cennetti.” -
Karşılaştırma: İki veya daha fazla varlık, olay ya da kavram arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır.
Örnek: “Adadaki yalnızlık, şehirdeki kalabalık yalnızlıktan çok daha ağırdı.” -
Örneklendirme: Anlatılan soyut bir düşünceyi veya genel bir yargıyı somutlaştırmak ve daha anlaşılır kılmak için örnekler vermektir.
Örnek: “Hayatta kalmak için birçok yeni beceri öğrendi; örneğin, ağaç kabuklarından ip yapmak, ilkel aletler üretmek gibi.” - Tanık Gösterme: Alanında uzman veya herkesçe bilinen, güvenilir bir kişinin sözünü (alıntı yaparak) düşünceyi desteklemek amacıyla kullanmaktır. (Bir macera romanında bu yol pek sık kullanılmaz, daha çok bilimsel veya edebi makalelerde karşımıza çıkar.)
- Sayısal Verilerden Yararlanma: Düşünceyi daha inandırıcı kılmak için istatistiksel bilgiler, anket sonuçları, grafikler gibi sayısal veriler kullanmaktır. (Bu da romanlarda pek sık rastlanan bir yöntem değildir.)
-
Benzetme: İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanı güçlü olana benzeterek anlatımı güçlendirmektir.
Örnek: “Yalnızlık, onu bir gölge gibi takip ediyordu.”
Peki, “Robinson Crusoe” gibi bir macera ve yaşam mücadelesini anlatan bir metinde hangi yolların kullanılmış olabileceğini tahmin edebiliriz?
- Öncelikle, bir macera romanı olduğu için metinde bolca betimleme (tasvir etme) yer alacaktır. Yazar, adanın doğasını, bitkilerini, hayvanlarını, Crusoe’nun yaptığı barınağı veya aletleri detaylı bir şekilde anlatarak okuyucunun zihninde bir resim oluşturur. (Betimleme genellikle “anlatım biçimi” olarak adlandırılsa da, metindeki düşünceleri ve olayları daha iyi anlamamızı sağladığı için düşünceyi geliştirmeye büyük katkı sağlar.)
- Crusoe’nun adada karşılaştığı zorlukları ve bunları nasıl aştığını anlatırken örneklendirme kullanılabilir. Yazar, genel bir durumu anlattıktan sonra, bu durumu destekleyen somut olayları örnek olarak verebilir.
- Crusoe’nun adadaki yaşamı ile medeniyetteki eski yaşamı arasında karşılaştırmalar yapılabilir. Bu, adadaki yaşamın zorluklarını veya Crusoe’nun değişimini daha iyi vurgular.
- Adadaki bilinmeyen bitkileri, hayvanları veya Crusoe’nun yaptığı yeni şeyleri açıklarken tanımlama yoluna başvurulabilir.
Metni dikkatlice dinlediğinde, yazarın bu tekniklerden hangilerini kullanarak hikâyeyi daha canlı, etkileyici ve anlaşılır hale getirdiğini kolayca fark edeceksin. Örneğin, adayı veya bir eşyayı anlatırken çok detay veriyorsa betimleme vardır; bir fikri açıklarken somut örnekler veriyorsa örneklendirme vardır.