8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 230
4. ETKİNLİK
Şiirde kullanılan söz sanatlarını örnekteki gibi gösteriniz.
Merhaba sevgili öğrencim! Bu etkinlikte, “RÜZGÂR” şiirindeki söz sanatlarını bulup yazacağız. Söz sanatları, şiirlerimize ve yazılarımıza güzellik katan, anlatımı daha etkili hale getiren ögelerdir. Örnekte bize “Kişileştirme” sanatı verilmiş. Hatırlarsan, kişileştirme (teşhis) insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özellikler verme sanatıdır. Yani rüzgarı, bir insan gibi düşünmek, ona insana özgü davranışlar yüklemektir. Bir de benzetme (teşbih) sanatımız var; bu da iki farklı varlık ya da kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanı güçlü olana benzetmektir. Haydi, şiiri tekrar okuyup kişileştirmeleri ve varsa diğer söz sanatlarını bulalım!
Kişileştirme
Islak, karanlık odalarda beşik sallamıştır.
Şimdi de biz diğerlerini bulalım:
Kişileştirme
Nerelerde gezmiş tozmuş
(Burada rüzgar, bir insan gibi “gezmek” ve “tozmak” eylemlerini yapıyor.)
Benzetme
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
(Rüzgarın bulutları hareket ettirmesi, çobanın “koyun gütmesine” benzetilmiş. “Gibi” edatıyla benzetme yapıldığı açıkça görülüyor. Aynı zamanda rüzgarın gütmesi de kişileştirmedir.)
Kişileştirme
Okşayıp otları yaylalarda
(Rüzgarın otları “okşaması”, bir insanın şefkatli dokunuşuna benzetilmiş, yani rüzgara insana ait bir özellik verilmiş.)
Kişileştirme
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.
(Rüzgarın insanlara “imdat eylemesi”, yani yardım etmesi, yine rüzgara insana özgü bir davranış yüklemesidir.)
Kişileştirme
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.
(Kokuların bir insanın “yüreğini allak bullak etmesi”, yani onu etkilemesi, kokulara insana ait bir etki etme gücü verilmesidir.)
5. ETKİNLİK
Doğanın korunması ile ilgili düşüncelerinizi aşağıdaki görselden de yararlanarak anlatınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte doğayı neden korumamız gerektiğini ve bunun için neler yapabileceğimizi görseldeki ipuçlarından yola çıkarak konuşacağız. Görselde hem doğaya zarar veren hem de doğayı koruyan birçok şey görüyoruz. Haydi, adım adım inceleyelim!
Öncelikle, görselin ortasında yemyeşil bir dünya ve etrafında bir sürü hayat var: ağaçlar, kuşlar, bisiklet süren insanlar, temiz bir nehir… Bunlar, doğanın bize sunduğu güzellikleri ve sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor. Ama görselin sağ üst ve sol alt köşelerine baktığımızda maalesef bazı kötü görüntüler de var. Bu görüntüler bize doğayı korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
-
Mesela, fabrikanın bacasından çıkan dumanlar havamızı kirletiyor. Bu dumanlar hem bizim sağlığımızı hem de bitkilerin ve hayvanların yaşamını olumsuz etkiliyor. Aynı şekilde, yerdeki radyoaktif atık varili gibi tehlikeli maddeler de toprağımızı ve suyumuzu zehirleyerek doğaya büyük zararlar veriyor. Bu tür kirlilikler, canlıların yaşam alanlarını yok ediyor ve ekosistemi bozuyor.
-
Peki, bu kötü gidişatı nasıl durdurabiliriz? Görselde bunun için de harika çözümler var! Bakınız, rüzgar türbinleri ve güneş panelleri gibi yenilenebilir enerji kaynakları, elektrik üretirken havayı kirletmiyor, doğaya zarar vermiyor. Bu, fosil yakıtlar yerine temiz enerji kullanmamız gerektiği anlamına geliyor. Temiz enerji, geleceğimiz için çok önemli!
-
Ayrıca, görselde geri dönüşüm kutuları ve bunları toplayan bir araç görüyoruz. Evimizdeki kağıtları, plastikleri, camları ve metalleri ayrı ayrı biriktirip geri dönüşüme kazandırmak, çöp miktarını azaltır ve doğal kaynaklarımızı korur. Ne kadar çok geri dönüşüm yaparsak, o kadar az kaynak tüketiriz.
-
Bisiklet de harika bir ulaşım aracı! Arabalar yerine bisiklet kullandığımızda hem havayı kirletmeyiz hem de spor yapmış oluruz. Daha az araba kullanmak, daha az egzoz gazı ve daha temiz bir çevre demektir.
-
Görseldeki ağaçlar ve bitkiler de çok önemli. Ağaç dikmek, ormanları korumak, havamızı temizler, erozyonu önler ve birçok canlıya ev sahipliği yapar. Unutmayalım ki her yeşil alan, dünyamızın akciğeri gibidir. Ne kadar çok ağaç olursa, o kadar temiz hava soluruz.
Sonuç olarak, doğayı korumak sadece devletlerin ya da büyük şirketlerin görevi değil, hepimizin sorumluluğudur. Küçük adımlarla başlayarak, mesela çöpümüzü doğru yere atarak, suyu ve elektriği israf etmeyerek, geri dönüşüm yaparak, toplu taşıma veya bisiklet kullanarak, biz de bu büyük değişimin bir parçası olabiliriz. Unutmayalım ki, sağlıklı bir doğa, sağlıklı bir gelecek demektir! Bizim için, gelecek nesiller için bu dünyayı korumak zorundayız.