8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 142
Merhaba sevgili 8. sınıf öğrencim,
Bu etkinliğimiz, hem yazma becerilerini geliştireceğin hem de çok önemli bir insani değer olan empatiyi deneyimleyeceğin harika bir çalışma. Hazırsan, soruyu birlikte inceleyelim ve bu özel metni nasıl yazabileceğine bakalım.
5. ETKİNLİK
a) Herhangi bir bedensel engeliniz olduğunu düşünerek bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatan hikâye edici bir metin yazınız. Yazınıza uygun bir başlık koyunuz.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soru senden yaratıcı bir yazı yazmanı istiyor. Yani tek bir doğru cevabı yok. Önemli olan, kendini bir başkasının yerine koyabilmen ve onun yaşadıklarını hayal gücünle kağıda dökebilmen. İşte bu tür bir metni nasıl yazabileceğine dair adımlar ve senin için hazırladığım örnek bir metin taslağı:
Adım 1: Engeli Belirle ve Araştır (veya Hayal Et)
Öncelikle, hangi bedensel engele sahip olduğunu hayal edeceğine karar vermelisin. Bu karar, gününü nasıl geçireceğini şekillendirecek en önemli nokta. Örneğin, tekerlekli sandalyeye bağımlı olmayı seçtin diyelim. Peki, bu durumda bir günün nasıl geçerdi? Neler farklı olurdu?
- Tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak
- Görme engelli olmak
- İşitme engelli olmak
- Kolunu veya bacağını kullanamamak
Adım 2: Günlük Rutini Belirle
Normal bir gününde neler yapıyorsun? Sabah uyanmaktan gece yatana kadar aklına gelen her şeyi düşün. Sonra, seçtiğin engel yüzünden bu rutinlerin nasıl değişeceğini, hangi zorluklarla karşılaşabileceğini hayal etmelisin. Örneğin:
- Sabah uyanmak ve yataktan kalkmak
- Giyinmek ve kişisel bakım
- Kahvaltı hazırlamak ve yemek
- Okula/işe gitmek (ulaşım araçları, yollar)
- Okulda/işte derslere katılmak veya görevlerini yapmak
- Arkadaşlarınla, ailenle iletişim kurmak
- Alışveriş yapmak, dışarıda vakit geçirmek
- Akşam yemeği, ders çalışmak, hobilerle ilgilenmek
- Gece yatmak
Adım 3: Duyguları ve Düşünceleri Kat
Sadece fiziksel hareketleri değil, bu durumun sana neler hissettireceğini de düşünmelisin. Belki bazen yorgunluk, bazen sabır, bazen başarma sevinci, bazen yardım isteme ihtiyacı… Bunları metnine yedirerek hikâyeni daha gerçekçi ve dokunaklı hale getirebilirsin.
Adım 4: Bir Başlık Belirle
Yazının içeriğini en iyi anlatan, ilgi çekici bir başlık bulmalısın. Başlık, okuyucuyu yazına çeken ilk şeydir unutma!
Adım 5: Metni Yazmaya Başla (Örnek Taslak)
İşte sana, tekerlekli sandalyeye bağımlı bir öğrencinin bir gününü anlatan örnek bir metin. Sen de kendi seçtiğin engelle ilgili böyle bir hikâye yazabilirsin:
Tekerleklerimin Üzerinde Bir Gün
Sabahın ilk ışıkları odamı aydınlatmaya başladığında, gözlerimi yavaşça araladım. Yatağımdan kalkmak, benim için her zaman günün ilk büyük mücadelesiydi. Kollarımdan güç alarak, yatağın kenarına, sonra da özenle yanımda duran tekerlekli sandalyeme geçtim. Her sabah olduğu gibi, bu küçük zafer bile yüzümde belli belirsiz bir gülümseme oluşturuyordu.
Giyinmek de ayrı bir özen istiyordu. Aynaya baktığımda, aslında diğer yaşıtlarımdan pek de farklı olmadığımı gördüm; sadece dünyayı biraz daha farklı bir açıdan deneyimliyordum. Kahvaltıya geçmek için mutfağa doğru ilerlerken, kapı eşiklerinde yavaşlamam, halıya takılmamak için dikkatli olmam gerekiyordu. Annem mutfakta beni bekliyordu, her zamanki gibi neşeli sesiyle “Günaydın kahramanım!” dedi. O, benim en büyük destekçimdi.
Okula gitmek için otobüs durağına kadar olan yol, bazen bir macera parkuruna dönüşüyordu. Kaldırımlar, rampalar, bazen de hiç olmayan rampalar… Ama ben pes etmezdim. Okulda arkadaşlarım her zaman yardımcı oluyordu. Kapıları benim için açıyor, eşyalarımı taşımama yardım ediyorlardı. Bazen kendimi biraz yük gibi hissetsem de, onların samimi gülümsemeleri içimi ısıtıyordu. Derslerimi takip etmek, not almak, laboratuvarda deney yapmak… Bunların hepsi, biraz daha fazla planlama ve bazen de biraz daha fazla çaba gerektiriyordu.
Öğle arasında bahçeye çıktığımızda, diğerleri koşup oynarken ben onları izlerdim. Bazen içimde bir sızı oluşsa da, onların neşesi bana da yansırdı. Kitabımı okur, bazen de arkadaşlarımla sohbet ederdim. Düşündüm ki, belki de ben oturarak dünyayı daha farklı, daha derinlemesine gözlemleyebiliyordum.
Okuldan sonra eve dönüş de aynı özenle devam etti. Akşam yemeğinde ailemle günümü paylaştım. Derslerimi çalıştım, sonra da en sevdiğim hobim olan resim yapmaya koyuldum. Tekerlekli sandalyemden tuvalime uzanırken, fırçamla renkleri karıştırırken kendimi en özgür hissettiğim anlardan biriydi. Engellerim fizikseldi, ama hayallerim ve yaratıcılığım sınırsızdı.
Gece yatağıma dönerken, günün yorgunluğunu hissettim ama aynı zamanda küçük zaferlerimin de tadını çıkardım. Her gün yeni bir mücadele, yeni bir öğrenme demekti. Ve ben, tekerleklerimin üzerinde, hayatı tüm güzellikleriyle ve zorluklarıyla yaşamaya devam ediyordum. Çünkü biliyordum ki, asıl engel zihinlerdeydi, bedende değil.
Sonuç:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik sayesinde bir başkasının dünyasına kısa bir yolculuk yapmış oldun. Unutma, bu yazdığım metin sadece bir örnek. Sen kendi hayal gücünle, seçtiğin engelin getirdiği zorlukları ve güzellikleri kendi cümlelerinle anlatarak çok daha özgün ve etkileyici bir hikâye yazabilirsin. Önemli olan, bu deneyimin sana kazandırdığı farkındalık ve anlayıştır. Başarılar dilerim!