8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 259
Merhaba sevgili öğrencilerim, 8. Sınıf Türkçe dersimiz için harika bir etkinlikle karşınızdayım! Anlatım bozuklukları konusu, Türkçeyi doğru ve güzel kullanmak için çok önemlidir. Gelin, birlikte bu soruları adım adım inceleyelim ve doğru çözümlerini bulalım.
Öncelikle 7. ETKİNLİK‘e kısaca değinmek istiyorum. Bu etkinlik, Emile Zola’nın “Bir kişiye karşı yapılmış haksızlık, bütün insanlığa karşı yapılmış haksızlık demektir.” sözünden yola çıkarak bir konuşma hazırlamanızı istiyor. Bu, sizin düşünme, araştırma ve kendinizi ifade etme becerilerinizi geliştirecek harika bir çalışma. Haksızlık kavramı üzerine derinlemesine düşünmeli, örnekler vermeli ve haksızlık karşısında nasıl doğru bir tavır sergilememiz gerektiğini anlatmalısınız. Unutmayın, iyi bir konuşma hem bilgilendirici hem de etkileyici olmalıdır!
Şimdi gelelim asıl görevimize, yani 8. ETKİNLİK‘teki anlatım bozukluklarını bulmaya ve düzeltmeye. Hazır mısınız? Başlayalım!
8. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde yapılan anlatım bozukluklarını bulunuz. Cümlelerin doğrularını örnekteki gibi verilen boşluğa yazınız.
1. Türkçe dersinde işaret ve belgisiz zamir konusunu işledik.
Çözüm:
Bu cümlede bir tamlama yanlışlığı var. “İşaret zamir” ve “belgisiz zamir” birer kavramdır. İkisi bir araya geldiğinde “işaret ve belgisiz zamir” şeklinde değil, her birinin kendi tamlamasıyla birlikte ifade edilmesi gerekir.
Doğrusu:
Türkçe dersinde işaret zamiri ve belgisiz zamir konusunu işledik.
2. Birçok insanlar bu konuda yanılıyorlar.
Çözüm:
Bu cümlede gereksiz çoğul eki kullanımı ve özne-yüklem uyumsuzluğu var. “Birçok” kelimesi zaten çoğulluk anlamı taşır. Bu yüzden “insanlar” kelimesindeki “-lar” eki gereksizdir. Ayrıca, özne “birçok insan” olduğunda yüklem tekil olmalıdır.
Doğrusu:
Birçok insan bu konuda yanılıyor.
3. Bütün gece kedi ve köpek havlamasından uyuyamadık.
Çözüm:
Burada da bir tamlama yanlışlığı ve sözcüğün yanlış anlamda kullanılması söz konusu. Kedilerin çıkardığı sese “miyavlama”, köpeklerin çıkardığı sese ise “havlama” denir. Yani “kedi havlaması” diye bir ifade doğru değildir.
Doğrusu:
Bütün gece kedi miyavlamasından ve köpek havlamasından uyuyamadık.
4. Ben ve Barış dinlenmek için her yıl tatile gider.
Çözüm:
Bu cümlede özne-yüklem uyumsuzluğu var. Cümlenin öznesi “Ben ve Barış” yani biz’dir (birinci çoğul şahıs). Yüklem ise “gider” (üçüncü tekil şahıs) şeklinde kullanılmış. Özneye uygun bir yüklem seçmeliyiz.
Doğrusu:
Ben ve Barış dinlenmek için her yıl tatile gideriz.
5. Yarın size gelemem ama okulda bütün gün kursum var.
Çözüm:
Bu cümlede bağlaç yanlışlığı var. “Ama” bağlacı genellikle zıtlık bildiren cümleleri bağlamak için kullanılır. Ancak burada bir zıtlık değil, gelememenin nedeni açıklanıyor. Bu durumda “çünkü” bağlacı daha uygun olur.
Doğrusu:
Yarın size gelemem çünkü okulda bütün gün kursum var.
6. Kitap, annesinden ayrılan bir çocuğun hayatla mücadelesi anlatılıyor.
Çözüm:
Bu cümlede özne eksikliği var. “Anlatılıyor” yüklemi edilgen bir çatıda kullanılmış, yani neyin anlatıldığı belirtilmemiş. “Kitap” kelimesi burada özne olamaz çünkü kitap kendi başına bir şeyi anlatmaz, kitapta bir şey anlatılır ya da kitap bir şeyi anlatır. Cümleyi daha anlaşılır hale getirmek için özneyi netleştirmeliyiz.
Doğrusu:
Kitap, annesinden ayrılan bir çocuğun hayatla mücadelesini anlatıyor.
7. Biz gezmesini sevmeyen bir milletiz.
Çözüm:
Bu cümlede ek yanlışlığı veya sözcüğün yanlış yapıda kullanılması durumu var. “Gezmesini” ifadesi burada doğru bir kullanım değil. Sanki başkasının gezmesini sevmemek gibi bir anlam ortaya çıkıyor. Kendi gezme eylemimizden bahsediyorsak farklı bir ek kullanmalıyız.
Doğrusu:
Biz gezmeği sevmeyen bir milletiz. (Veya daha yaygın olarak: Biz gezmekten hoşlanmayan bir milletiz.)
8. Bahar gelince kuşlar ağaçlarda ötüyorlar.
Çözüm:
Bu cümlede özne-yüklem uyumsuzluğu var. Türkçede, insan dışı varlıklar (hayvanlar, bitkiler, cansız varlıklar) çoğul özne olduğunda, yüklem genellikle tekil kullanılır. “Kuşlar” hayvan olduğu için yüklem tekil olmalıdır.
Doğrusu:
Bahar gelince kuşlar ağaçlarda ötüyor.
9. Tuna ve Ülkü aşağı yukarı iki üç saattir yolda.
Çözüm:
Bu cümlede anlamca çelişen ifadelerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmış. “Aşağı yukarı” ve “iki üç” ifadeleri de yaklaşık anlamı taşır. İki farklı yaklaşık ifadeyi aynı cümlede kullanmak anlatımı gereksiz yere karmaşıklaştırır ve bozar. Birini kullanmak yeterlidir.
Doğrusu:
Tuna ve Ülkü iki üç saattir yolda. (Veya: Tuna ve Ülkü aşağı yukarı iki saattir yolda.)
Gördüğünüz gibi, Türkçemizde anlatım bozuklukları farklı şekillerde karşımıza çıkabiliyor. Bu tür hataları fark etmek ve düzeltmek, hem yazılı hem de sözlü iletişim becerilerimizi geliştirmemize yardımcı olur. Hepinize başarılar dilerim, Türkçe dersinde bol bol pratik yapmayı unutmayın!