8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 264
Sevgili öğrencilerim, merhaba!
Bugün sizlerle Nazım Hikmet Ran’ın “Yaşamaya Dair” şiirini ve şiirle ilgili soruları çözeceğiz. Unutmayın, bir metni anlamak ve soruları doğru cevaplamak için önce metni dikkatlice okumalı, sonra soruları adım adım incelemeliyiz. Haydi başlayalım!
1. ETKİNLİK
Aşağıdaki sözcükleri anlamlarıyla eşleştiriniz. Eşleştirmede açıkta kalan sözcüğün anlamını bularak sözcüğü bir cümlede kullanınız.
Şimdi bu etkinliği adım adım yapalım. Önce verilen sözcükleri ve anlamlarını eşleştireceğiz, sonra da açıkta kalan kelimeyi bulup onun anlamını öğrenecek ve bir cümlede kullanacağız.
-
Adım 1: Sözcükleri anlamlarıyla eşleştirelim.
-
ajans: Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işi ile uğraşan kuruluş.
(Ajans, genellikle haberleri toplayan ve yayan kuruluşlara denir.) -
hücum: Saldırı.
(Hücum etmek, saldırmak demektir.) -
hınç: Öç alma duygusu ile dolu öfke, kin, gayz.
(Hınç duymak, birine karşı intikam alma isteğiyle dolu bir öfke hissetmektir.) -
zerre: Çok küçük parçacık.
(Zerre kadar, “çok az” veya “çok küçük” anlamında kullanılır.) -
zifiri: Çok koyu.
(Zifiri karanlık deriz mesela, hiç ışık olmayan, simsiyah bir karanlık için.) -
mahzun: Üzgün.
(Mahzun bakışlı biri, üzgün bakışlı demektir.)
-
ajans: Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işi ile uğraşan kuruluş.
-
Adım 2: Açıkta kalan sözcüğü bulalım.
Yukarıdaki eşleştirmelere baktığımızda, verilen anlamların hepsi kullanıldı. Ancak sözcük listesinde bir kelime boşta kaldı: kahır. Demek ki bu kelimenin anlamını biz bulacağız.
-
Adım 3: “Kahır” kelimesinin anlamını bulalım.
kahır: Büyük üzüntü, sıkıntı, dert; ezici, yıkıcı etki.
(Kahır, insanı derinden üzen, yıpratan büyük sıkıntılar için kullanılır. “Kahrını çekmek” deriz mesela, birinin derdini, sıkıntısını paylaşmak veya katlanmak anlamında.)
-
Adım 4: “Kahır” kelimesini bir cümlede kullanalım.
Cümlem: Savaşın getirdiği kahır, birçok ailenin ocağına ateş düşürmüştü.
2. ETKİNLİK
“Yaşamaya Dair” şiirinden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
Şimdi şiiri dikkatlice okuyalım ve sorulara şiire göre cevap verelim.
1. Şair, şiirin birinci bölümünde yaşamanın nasıl olması gerektiğini düşünüyor? Açıklayınız.
Sevgili öğrencilerim, şiirin birinci bölümünü dikkatlice okuduğumuzda şairin yaşamayı çok ciddiye aldığını ve onu dolu dolu yaşamak gerektiğini düşündüğünü görüyoruz. Şair, yaşamanın bir şaka olmadığını, bütün işimizin gücümüzün “yaşamak” olması gerektiğini söylüyor. Hatta öyle ki, yetmiş yaşında bile zeytin dikecek kadar hayata bağlı olmalı, ölmekten korksak bile ölüme inanmadan yaşamalıyız. Başkaları için, tanımadığımız insanlar için bile gerekirse mücadele etmeliyiz. Kısacası, yaşamayı bir sorumluluk olarak görmeli ve her anını anlamlı kılmalıyız.
2. “Bir sincap gibi mesela, / Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, / Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.” dizeleriyle şairin anlatmak istediği ne olabilir?
Bu dizeler, aslında yaşamın basitliğini ve saflığını vurguluyor. Şair, sincap örneğini kullanarak bize şunu anlatmak istiyor: Bir sincap sadece yaşar; yiyecek arar, yuvasını yapar, koşar, oynar. Gelecek kaygısı taşımaz, geçmişe takılmaz, hayatın anlamı üzerine felsefi düşüncelere dalmaz. Sincabın bütün derdi, bütün amacı “yaşamak”tır.
İşte şair de bizim böyle olmamızı istiyor. Hayattan, yaşamın kendisinden başka bir şey beklemememizi, zenginlik, şan, şöhret gibi dış etkenlere takılıp kalmamamızı öğütlüyor. Tek amacımız, bütün gücümüz ve ilgimiz “yaşamak” olmalı. Yani, hayatı olduğu gibi kabul edip, her anını içtenlikle ve basit bir şekilde, tıpkı bir sincabın doğal hali gibi yaşamalıyız. Gereksiz beklentilerden arınarak, sadece var olmanın ve deneyimlemenin tadını çıkarmalıyız.