8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 240
Merhaba sevgili öğrencim, 8. Sınıf Türkçe dersinde karşına çıkan bu soruları birlikte adım adım analiz edip çözelim. Sakın unutma, anlatım bozuklukları günlük hayatta da sıkça karşımıza çıkar ve doğru, anlaşılır cümleler kurmak çok önemlidir. Haydi başlayalım!
6. ETKİNLİK
Aşağıdaki paragraftan yola çıkarak nesli tükenen hayvanların korunması için yapılması gerekenleri ve nesillerinin tükenme nedenlerini arkadaşlarınızla tartışınız.
Öncelikle paragrafta nelerden bahsedildiğine bir göz atalım:
“Son yıllarda birçok hayvan türünün yok olduğunu ya da nesillerinin tükenmek üzere olduğunu biliyoruz. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) Hayvan Türlerini Koruma Komisyonu, hazırladığı raporda, şu an düny üzerindeki türlerin %25’inin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, 26 memeli türünün 24’ünün yok olma sınırında olduğunu ve geçtiğimiz 100 yıl içerisinde 1000 kadar türün neslinin tükendiğini belirtiyor. Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalarda, bir yabani hayvan türünün toplam sayısı 1000’e bile ulaşamıyorsa bu hayvan türünün özel olarak korunması gerektiği vurgulanıyor.”
Dr. Mehmet Borga TIRPAN
Bu paragraf bize hayvan türlerinin ne kadar büyük bir tehlike altında olduğunu ve bu konuda ne kadar hızlı hareket etmemiz gerektiğini anlatıyor. Şimdi bu bilgiler ışığında arkadaşlarınla neler konuşabileceğine dair birkaç fikir verelim:
Adım 1: Nesillerin Tükenme Nedenlerini Anlamak
Paragrafta doğrudan nedenler belirtilmese de, genel kültür bilgimizle ve bu tür konuları düşünerek bazı nedenleri sıralayabiliriz. Arkadaşlarınla şunları tartışabilirsin:
- Yaşam Alanlarının Yok Olması: İnsanlar, şehirler kurmak, tarım yapmak veya sanayi tesisleri açmak için ormanları kesiyor, sulak alanları kurutuyor. Bu durum, hayvanların evlerini kaybetmesine neden oluyor.
- İklim Değişikliği: Küresel ısınma nedeniyle dünya genelinde sıcaklıklar artıyor. Bu da bazı hayvanların yaşadığı bölgelerin değişmesine veya yaşanamaz hale gelmesine yol açıyor. Örneğin, kutup ayılarının yaşam alanı buzullar eriyor.
- Aşırı Avlanma ve Kaçak Avcılık: Bazı hayvanlar, kürkleri, dişleri veya etleri için bilinçsizce avlanıyor. Kaçak avcılık, zaten az sayıda kalmış türlerin tamamen yok olmasına neden oluyor.
- Kirlilik: Denizlere, nehirlere ve toprağa atılan çöpler, kimyasal atıklar hayvanların zehirlenmesine veya hastalanmasına neden oluyor. Plastik atıklar deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturuyor.
- Yabancı Türlerin Yayılması: Bir bölgeye ait olmayan, dışarıdan gelen bazı hayvan veya bitki türleri, yerel türlerin yiyecek kaynaklarını tüketerek veya hastalık yayarak onların sayısının azalmasına neden olabiliyor.
Adım 2: Hayvanları Korumak İçin Yapılması Gerekenler
Peki, bu kötü gidişatı durdurmak için neler yapabiliriz? Bu konuda da arkadaşlarınla şunları konuşabilirsiniz:
- Koruma Alanları Oluşturmak: Hayvanların doğal yaşam alanlarını koruma altına almak, parklar ve rezervler oluşturmak çok önemli. Böylece hayvanlar güvenli bir şekilde yaşayabilir ve üreyebilirler.
- Kaçak Avcılıkla Mücadele: Kaçak avcılığın önüne geçmek için daha sıkı yasalar çıkarmak ve bu yasaları uygulamak gerekiyor.
- Çevre Bilinci Oluşturmak: İnsanlara doğayı ve hayvanları korumanın önemini anlatmak, onların çevreye karşı daha duyarlı olmalarını sağlamak. Bu, okullarda verilen eğitimlerle veya kampanyalarla yapılabilir.
- Sürdürülebilir Yaşam Tarzı: Daha az enerji tüketmek, geri dönüşüm yapmak, atık miktarını azaltmak gibi günlük alışkanlıklarımızla bile doğaya yardımcı olabiliriz.
- Uluslararası İşbirliği: Paragrafta da bahsedildiği gibi, bu küresel bir sorun. Farklı ülkelerin bir araya gelerek ortak çözümler üretmesi ve hayvanları koruma projeleri yürütmesi gerekiyor.
- Araştırma ve Geliştirme: Nesli tükenmekte olan türleri daha iyi anlamak ve onları kurtarmak için bilimsel araştırmalar yapmak ve yeni koruma yöntemleri geliştirmek.
Unutma, her birimizin yapabileceği küçük şeyler var. Bir araya geldiğimizde ise çok daha büyük değişimler yaratabiliriz!
7. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde yapılan anlatım bozukluklarını bulunuz. Doğrularını verilen boşluğa örnekteki gibi yazınız.
Anlatım bozuklukları, cümleleri kurarken yaptığımız hatalar yüzünden cümlenin anlamının karışması veya yanlış anlaşılması durumudur. Haydi her bir cümleyi inceleyelim ve hatayı bulup düzeltelim.
1. Kardeşime hiç kızmıyorum; çünkü çok seviyorum.
Kardeşime hiç kızmıyorum; çünkü onu çok seviyorum.
Açıklama: Bu örnekte gördüğünüz gibi, “seviyorum” fiilinin kimi sevdiğini belirten bir kelime (nesne) eksikti. “Onu” kelimesini ekleyerek bu eksikliği gidermiş olduk. Bu tür anlatım bozukluklarına nesne eksikliği deriz.
2. Anneni tanıyoruz ve sonsuz güveniyoruz.
Adım 1: Cümleyi İnceleyelim
Cümlede iki ayrı yargı var: “Anneni tanıyoruz” ve “sonsuz güveniyoruz”. İlk kısım “anneni” kelimesiyle tamamlanmış. Ancak ikinci kısım olan “sonsuz güveniyoruz” fiili, kime güvendiğimizi açıkça belirtmiyor.
Adım 2: Hatayı Bulalım
“Güvenmek” fiili genellikle “kime” sorusuna cevap veren bir kelimeyle (dolaylı tümleçle) kullanılır. Bu cümlede “kime güveniyoruz?” sorusunun cevabı eksik kalmış. Anneni tanıdığımıza göre, annene güvenmemiz mantıklı.
Adım 3: Düzeltelim
Anneni tanıyoruz ve ona sonsuz güveniyoruz.
Anlatım Bozukluğu Türü: Dolaylı tümleç eksikliği.
3. Bugün yemekte ben pide, o ise çorba içti.
Adım 1: Cümleyi İnceleyelim
Cümlede “ben pide” ve “o ise çorba içti” şeklinde iki farklı durumdan bahsediliyor. “Çorba içti” kısmı doğru, çünkü çorba içilir. Ancak “ben pide” kısmında pide ile ilgili bir eylem (fiil) yok. “Pide içti” diyemeyiz, çünkü pide yenir.
Adım 2: Hatayı Bulalım
“Ben pide” kısmının bir fiile ihtiyacı var. Ortak kullanılan “içti” fiili her iki durum için de uygun değil. Bu durumda cümlenin ilk kısmı için bir yüklem (fiil) eksikliği var.
Adım 3: Düzeltelim
Bugün yemekte ben pide yedim, o ise çorba içti.
Anlatım Bozukluğu Türü: Yüklem eksikliği.
4. Müzik dersini çok az, resim dersini ise hiç sevmem.
Adım 1: Cümleyi İnceleyelim
Cümlede yine iki ayrı durum var: “Müzik dersini çok az” ve “resim dersini ise hiç sevmem”. “Hiç sevmem” ifadesi olumsuz bir anlam taşıyor ve resim dersi için uygun. Ancak “çok az sevmem” kulağa garip geliyor. Eğer bir şeyi çok az seviyorsak, aslında yine de seviyoruz demektir. Yani ilk kısım olumlu bir fiile, ikinci kısım olumsuz bir fiile ihtiyaç duyuyor.
Adım 2: Hatayı Bulalım
“Sevmem” fiili hem “çok az” hem de “hiç” kelimeleriyle birlikte kullanılmış ama “çok az” ile olumsuz bir fiil kullanmak anlamı bozuyor. İlk kısım için olumlu bir fiil (severim) gerekli.
Adım 3: Düzeltelim
Müzik dersini çok az severim, resim dersini ise hiç sevmem.
Anlatım Bozukluğu Türü: Yüklem eksikliği (ya da fiilin yanlış çatı/eklemeyle kullanılması diyebiliriz).
5. Herkes bu duruma çok üzülmüştü, yüzü gülmüyordu.
Adım 1: Cümleyi İnceleyelim
Cümlenin ilk kısmında “Herkes” kelimesi var, bu da birden fazla kişiyi ifade eder. “Herkes üzülmüştü” kısmı doğru. Ancak ikinci kısımda “yüzü gülmüyordu” denmiş. “Yüzü” kelimesi tek bir kişiye aitmiş gibi duruyor. Peki, kimin yüzü gülmüyordu? Herkesin mi, yoksa sadece bir kişinin mi? Bu durum cümlede bir belirsizlik yaratıyor.
Adım 2: Hatayı Bulalım
“Yüzü gülmüyordu” fiilinin öznesi eksik veya belirsiz. “Herkes” kelimesiyle uyumlu değil.
Adım 3: Düzeltelim
Herkes bu duruma çok üzülmüştü, kimsenin yüzü gülmüyordu.
Anlatım Bozukluğu Türü: Özne eksikliği veya özne-yüklem uyumsuzluğu.
6. Fırında pişen yemeğe kaşar koyup kapattım.
Adım 1: Cümleyi İnceleyelim
“Kaşar koyup” ve “kapattım” fiilleri var. “Kapattım” fiili neyi kapattığımızı açıkça belirtmiyor. Yemeği mi kapattık, yoksa fırını mı? Bu durum cümlenin anlamını belirsiz hale getiriyor.
Adım 2: Hatayı Bulalım
“Kapattım” fiilinin bir nesnesi eksik. Neyi kapattığımız belli değil. Genellikle fırına bir şey koyduktan sonra fırını kapatırız.
Adım 3: Düzeltelim
Fırında pişen yemeğe kaşar koyup fırını kapattım.
Anlatım Bozukluğu Türü: Nesne eksikliği.
7. Çocuklarımızı sevmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız.
Adım 1: Cümleyi İnceleyelim
Cümlede “Çocuklarımızı sevmeli”, “yüreklendirmeli” ve “destek olmalıyız” fiilleri var. “Sevmeli” ve “yüreklendirmeli” fiilleri “çocuklarımızı” kelimesiyle uyumlu. Ancak “destek olmalıyız” fiili kime destek olacağımızı açıkça belirtmiyor.
Adım 2: Hatayı Bulalım
“Destek olmak” fiili genellikle “kime” sorusuna cevap veren bir kelimeyle (dolaylı tümleçle) kullanılır. Bu cümlede “kime destek olmalıyız?” sorusunun cevabı eksik kalmış. Çocuklarımızı sevdiğimize ve yüreklendirdiğimize göre, onlara destek olmamız mantıklı.
Adım 3: Düzeltelim
Çocuklarımızı sevmeli, yüreklendirmeli, onlara destek olmalıyız.
Anlatım Bozukluğu Türü: Dolaylı tümleç eksikliği.
8. Dün geceki konser seyircilerin beğenisini kazanmış, eski yıllara götürmüştü.
Adım 1: Cümleyi İnceleyelim
Cümlede “beğenisini kazanmış” ve “eski yıllara götürmüştü” fiilleri var. Konser seyircilerin beğenisini kazanmış, bu kısım anlaşılır. Ancak “eski yıllara götürmüştü” fiili, kimi eski yıllara götürdüğünü açıkça belirtmiyor.
Adım 2: Hatayı Bulalım
“Götürmüştü” fiilinin bir nesnesi eksik. Konser kimi eski yıllara götürmüştü? Seyircileri götürmüş olması gerekiyor.
Adım 3: Düzeltelim
Dün geceki konser seyircilerin beğenisini kazanmış, onları eski yıllara götürmüştü.
Anlatım Bozukluğu Türü: Nesne eksikliği.
Umarım bu açıklamalar anlatım bozukluklarını daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Türkçe dersinde başarılar dilerim!