8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 20
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizin bu bölümünde “Hazırlık Çalışmaları” başlığı altında verilen iki soruyu birlikte inceleyip, adım adım nasıl cevaplayacağımızı göreceğiz. Unutma, bu sorular senin düşüncelerini ve yorumlarını ortaya çıkarmak için çok güzel bir fırsat. Haydi başlayalım!
1. Hangi hayvanın bakımını üstlenmek isterdiniz? Neden?
Çözüm:
Bu soru, senin kişisel tercihine ve hayvanlara karşı duyduğun ilgiye yönelik bir soru. Herkesin farklı bir cevabı olabilir. Önemli olan, seçtiğin hayvanın bakımını neden üstlenmek istediğini güzelce açıklaman.
Adım 1: Bir hayvan seçimi yap.
Öncelikle hangi hayvanın bakımını üstlenmek istediğine karar vermelisin. Bir kedi, köpek, kuş, balık, tavşan, hatta at gibi büyük bir hayvan bile olabilir.
Adım 2: Seçiminin nedenlerini düşün.
Neden o hayvanı seçtin? Onunla vakit geçirmek mi hoşuna gidiyor? Sorumluluk almayı mı seviyorsun? Hayvan sevgisi mi seni buna itiyor? Belki de o hayvanın sana bir şeyler öğreteceğine inanıyorsun. Bu nedenleri sırala.
Örnek Cevap:
Ben bir köpeğin bakımını üstlenmek isterdim. Çünkü köpekler çok sadık ve cana yakın hayvanlardır. Onlarla oyun oynamak, yürüyüşe çıkmak çok keyifli olurdu. Bir köpeğin sorumluluğunu almak, ona bakmak, onu beslemek ve eğitmek bana sorumluluk duygusunu öğretir, aynı zamanda çok iyi bir dost edinmiş olurdum. Evde beni bekleyen tüylü bir arkadaşımın olması, hayatıma neşe katardı. Onunla kuracağım bağ, bana koşulsuz sevgiyi hissettirirdi.
***
2. “Dürüst olduğun için kaybedebilirsin ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.” Charles Bukowski (Çarlz Bukovski) sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu söz, dürüstlüğün önemini ve yalan söylemenin olumsuz sonuçlarını çok güzel özetliyor. Şimdi bu sözü adım adım inceleyelim ve ne anlama geldiğini açıklayalım.
Adım 1: Sözün ilk kısmını anlayalım: “Dürüst olduğun için kaybedebilirsin…”
Bu kısım bize diyor ki, bazen doğruyu söylediğimizde, dürüst davrandığımızda, istediğimiz bir şeyi elde edemeyebiliriz. Belki bir tartışmayı kaybederiz, belki bir arkadaşımızın hoşuna gitmeyen bir şeyi söylemek zorunda kalırız, belki de bir sınavda kopya çekmeyip düşük not alırız (ki bu dürüstlüktür). Yani dürüstlük, anlık olarak bize bazı kayıplar yaşatabilir, bizi zor duruma sokabilir.
Adım 2: Sözün ikinci kısmını anlayalım: “…ama yalan söyleyip utanmaktan iyidir.”
İşte bu kısım, sözün ana fikrini veriyor. Dürüstlük yüzünden yaşadığımız o anlık kayıplar, yalan söylemenin getireceği utançtan çok daha iyidir. Yalan söylediğimizde, içimizde bir vicdan azabı oluşur. Sürekli yalanımızın ortaya çıkma korkusuyla yaşarız. Yalanımız ortaya çıktığında ise hem kendimiz utanırız hem de başkalarının gözündeki değerimizi kaybederiz. Bu durum, anlık bir kaybın ötesinde, uzun süreli bir pişmanlık ve güven kaybına yol açar.
Adım 3: Sözü bir bütün olarak yorumlayalım.
Charles Bukowski bu sözüyle bize aslında şunu öğütlüyor: Hayatta her zaman dürüst olmalıyız. Dürüstlük bizi bazen zor duruma soksa, hatta bazı şeyleri kaybetmemize neden olsa bile, bu durum yalan söyleyip sonradan duyacağımız utanç ve pişmanlıktan çok daha değerlidir. Dürüstlük, karakterimizin sağlamlığını gösterir ve uzun vadede bize hem kendimize saygımızı kazandırır hem de başkalarının güvenini sağlar. Yalan ise sadece anlık bir kurtuluş gibi görünse de, aslında çok daha büyük sorunlara ve vicdani rahatsızlıklara yol açar.
Sonuç:
Bu sözden anladığımız şudur: Hayatta dürüstlük, her zaman en doğru yoldur. Kısa vadeli bir kayıp yaşamak pahasına bile olsa, yalan söyleyip sonradan utanmaktan ve vicdan azabı çekmekten çok daha iyidir. Çünkü dürüstlük, bize iç huzuru ve başkalarının güvenini kazandırır.