8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 181
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizin bu etkinliğinde “Göç Destanı” metnini dikkatlice okuyup verilen soruları adım adım çözeceğiz. Unutma, metni ne kadar iyi anlarsak soruları da o kadar doğru cevaplarız. Hazırsan başlayalım!
2. ETKİNLİK
1. Metindeki olaylar kimlerin başından geçmiştir?
Sevgili öğrencim, metni okuduğumuzda olayların ana karakterlerini ve gruplarını kolayca görebiliriz. Destan, Uygur Türklerinin hayatından bir kesiti anlatıyor. Dolayısıyla, olaylar genel olarak Uygur Türkleri‘nin ve onların başındaki hükümdarların (özellikle Buğu Tigin ve daha sonraki hükümdar) başından geçiyor. Ayrıca, Çinlilerle olan ilişkileri de anlatıldığı için Çinliler de olaylarda önemli bir yer tutuyor.
2. Ağacın gövdesi yarılınca içinden ne çıkmıştır?
Metnin başlangıç kısmında, Uygur ilindeki ağaçla ilgili bir olay anlatılıyor. Destanda şöyle geçiyor: “Bir gün ağacın gövdesi yarılarak içinden beş çocuk çıktı.” Demek ki ağacın gövdesi yarılınca içinden beş çocuk çıkmış.
3. Uygurlar Buğu Tigin’i hangi özelliklerinden dolayı hakan seçmişlerdir? Sizce bu karar doğru mu?
Metinde Buğu Tigin’in hakan seçilmesiyle ilgili kısma bakalım: “Bunların Allah tarafından gönderildiğine inanan Uygurlar, içlerinden birini hakan yapmayı düşündüler. Buğu Tigin; güzellik, zekâ ve ehliyetçe ötekilerden üstün olduğundan onu ittifakla hakan seçtiler.”
Yani Uygurlar, Buğu Tigin’i güzelliği, zekâsı ve ehliyeti (yetenekleri) sayesinde diğerlerinden daha üstün gördükleri için hakan seçmişler.
Şimdi “Sizce bu karar doğru mu?” sorusuna gelelim. Metinde Buğu Tigin’in bu özelliklerinin altı çizildiği ve ittifakla seçildiği belirtildiği için, destanın bakış açısından bu kararın doğru ve isabetli olduğu anlaşılıyor. Bir liderde bu özelliklerin bulunması, halkı için iyi kararlar almasına ve onları doğru yönlendirmesine yardımcı olur, değil mi? Bu yüzden bence de bu doğru bir kararmış gibi duruyor.
4. Hükümdar, oğlunu niçin Çin prensesi ile evlendirmeyi düşünmüştür?
Metinde bu konuyla ilgili şöyle bir cümle geçiyor: “Bu hakan, Çinliyle yapılan savaşlara bir son vermek için oğlu Gali Tigin’e, Kiyu – Liyen adlı bir Çin prensesi almayı tasarladı.”
Demek ki hükümdar, Çin ile aralarındaki savaşları bitirmek ve barışı sağlamak amacıyla oğlunu Çin prensesiyle evlendirmeyi düşünmüş. Bu, o dönemlerde devletler arasında barışı sağlamak için sıkça başvurulan bir yöntemmiş.
5. Çinliler prensese karşılık Uygurlardan ne istiyorlar? Niçin?
Çinlilerin ne istediğini ve neden istediğini metinden bulalım: “Bunun üzerine Çinliler, prenseslerine karşılık, bu kayanın kendilerine verilmesini istediler.” Peki niçin? Metnin bir önceki cümlesinde Çin elçileri kendi aralarında konuşurken “Hatun Dağı’nın saadetli bir kayaya bağlıdır. Bu hükûmeti zayıflatmak için onu yok etmeli.” demişlerdi.
Yani Çinliler, prensese karşılık Hatun Dağı’ndaki kutsal sayılan kayayı istiyorlar. Bunu istemelerinin nedeni ise Uygur hükûmetini zayıflatmak ve onların gücünü kırmak istemeleridir. Bu kaya, Uygurlar için bir uğur ve güç kaynağı olarak görülüyormuş.
6. Çinliler kayayı ülkelerine nasıl götürmüşlerdir?
Metinde kayanın götürülme şekli detaylıca anlatılıyor: “Fakat bu, kolay götürülecek bir kaya değildi. Çok büyüktü. Onun için Çinliler kayanın etrafına odun yığıp ateş yaktılar. Taşı iyice kızdırdıktan sonra üzerine keskin sirke dökerek parçaladılar. Parçaları arabalara yükleyip birer birer Çin’e götürdüler.“
Gördüğün gibi Çinliler, kayayı doğrudan taşıyamadıkları için önce etrafına odun yığıp ateş yakmışlar, sonra kızgın kayanın üzerine keskin sirke dökerek onu parçalara ayırmışlar. Daha sonra da bu parçaları arabalara yükleyip ülkelerine taşımışlar.
7. Uygurlar niçin göç edip Beş Balıg’a yerleşmiştir? Uygurların buradaki yaşamı sizce nasıl devam etmiş olabilir?
Adım 1: Göç etme nedeni
Metnin son kısmında göç etme nedenleri açıklanıyor: “Bir zaman sonra Uygur ili halkı zayıfladı, hastalandı, öldü. Bütün hayvanlar telef oldu. Uygurlar göç etmek zorunda kaldılar. Beş Balıg’a yerleştiler.” Bu durumun temelinde yatan neden ise, bir önceki soruda da gördüğümüz gibi, Çinlilerin Uygurların kutsal saydığı Hatun Dağı’ndaki kayayı almalarıydı. Çinliler bu kayayı alarak Uygur hükûmetini zayıflatmayı amaçlamışlardı ve bu durum ülkenin ve halkın yaşamını olumsuz etkilemişti. Yani Uygurlar, kutsal kayalarının alınmasıyla ülkelerinin gücünü kaybetmesi, halkın hastalanıp ölmesi ve hayvanların telef olması nedeniyle göç etmek zorunda kalmışlar.
Adım 2: Beş Balıg’daki yaşamları
Uygurların Beş Balıg’daki yaşamlarının nasıl devam etmiş olabileceği sorusu senin yorumunu istiyor. Yeni bir yere göç eden bir milletin hayatı genellikle kolay olmaz, değil mi? Ama Uygurlar gibi güçlü bir milletin pes etmediğini düşünebiliriz. Muhtemelen:
- Beş Balıg’da yeni bir düzen kurmaya çalışmışlardır.
- Yeni topraklara uyum sağlamak için tarım veya hayvancılık gibi faaliyetlere yeniden başlamışlardır.
- Eski güçlerine kavuşmak ve kaybettiklerini geri almak için mücadele etmiş olabilirler.
- Belki de yeni bir kültürel ve sosyal yapı oluşturarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Yani zorlu bir başlangıç yapmış olsalar da, yaşamlarını sürdürmek ve yeniden güçlenmek için büyük bir azimle çalışmışlardır diyebiliriz.
3. ETKİNLİK
Okuduğunuz metnin konusunu ve ana fikrini bulunuz.
Konu:
Metnin konusu, yani metinde neyden bahsedildiği, Uygur Türklerinin kökeni, kutsal saydıkları bir kayanın önemi, bu kayanın Çinliler tarafından alınmasıyla yaşadıkları zorluklar ve sonunda göç etmek zorunda kalmalarıdır. Kısacası, Uygur Türklerinin hayatında önemli bir yer tutan kutsal bir değerin kaybedilmesi sonucunda yaşanan olaylar ve göç destanı diyebiliriz.
Ana Fikir:
Ana fikir ise metnin bize vermek istediği temel mesajdır. Bu destan bize şunu anlatıyor: Bir milletin varlığı, refahı ve gücü, bazen kutsal saydığı doğal unsurlarla ilişkilendirilebilir. Bu kutsal değerlerin kaybedilmesi, o milletin yaşamında büyük zorluklara, zayıflamaya ve hatta göç gibi köklü değişimlere yol açabilir. Yani, önemli ve kutsal görülen değerlerin korunması, bir milletin geleceği için hayati öneme sahiptir.