8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 285
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle Türkçe dersimizden çok güzel sorular çözeceğiz. Bu sorular hem dilbilgisi hem de anlam bilgisi konularını kapsıyor. Hadi bakalım, dikkatlice okuyalım ve adım adım çözelim!
5. Cümlelerdeki anlam ilişkilerini karşılarına yazınız. (neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul-sonuç)
Sevgili öğrencim, bu soruda bize verilen cümlelerin hangi anlam ilişkisini taşıdığını bulmamız isteniyor. Anlam ilişkileri dendiğinde aklımıza neden-sonuç, amaç-sonuç ve koşul-sonuç geliyor. Hatırlarsan, neden-sonuç ilişkisinde bir eylemin gerçekleşme sebebi bellidir. Amaç-sonuç ilişkisinde ise bir eylemin hangi gaye ile yapıldığı anlatılır. Koşul-sonuç ilişkisinde ise bir şeyin gerçekleşmesi başka bir şarta bağlıdır.
Şimdi cümlelerimize tek tek bakalım:
-
Devlet toplumun düzenini sağlamak için kurallar koyar.
Çözüm:
Bu cümlede devletin kurallar koymasının bir amacı var. Nedir bu amaç? “Toplumun düzenini sağlamak”. “İçin” edatı burada amacı belirtiyor. Henüz düzen sağlanmamış, sağlamak amacıyla kurallar konuluyor. Bu yüzden bu cümledeki anlam ilişkisi amaç-sonuçtur.
Sonuç: Amaç-sonuç
-
Vergimizi düzenli ödersek ülkemiz kalkınır.
Çözüm:
Ülkemizin kalkınması neye bağlı? “Vergimizi düzenli ödememize” bağlı. Eğer vergimizi düzenli ödersek, ülkemiz kalkınır. Burada bir şart, bir koşul var. “-se, -sa” eki de zaten bize koşul olduğunu fısıldıyor. Bu yüzden bu cümledeki anlam ilişkisi koşul-sonuçtur.
Sonuç: Koşul-sonuç
-
Oğuz, 18 yaşını doldurduğu için seçme hakkına sahiptir.
Çözüm:
Oğuz’un seçme hakkına sahip olmasının nedeni ne? “18 yaşını doldurmuş olması”. 18 yaşını doldurma eylemi gerçekleşmiş, bu bir neden. Sonucunda da seçme hakkı doğmuş. “İçin” edatı burada nedeni belirtiyor. Bu yüzden bu cümledeki anlam ilişkisi neden-sonuçtur.
Sonuç: Neden-sonuç
6. Aşağıdaki tabloda verilen cümlelerin taşıdığı duyguları işaretleyiniz.
Bu soruda da bize verilen cümlelerin hangi duyguyu yansıttığını bulmamız gerekiyor. Duyguları doğru anlamak, hem okuduğumuzu anlamamızı kolaylaştırır hem de günlük hayatta insanları daha iyi anlamamızı sağlar.
Şimdi cümlelere ve duygulara bakalım:
| Cümle | Pişmanlık | Yakınma | Endişe | Şaşırma | Özlem |
|---|---|---|---|---|---|
| Köyümün yaylaları burnumda tütüyor. | X | ||||
|
Çözüm: “Burnunda tütmek” deyimi, bir yeri veya bir şeyi çok özlemek anlamına gelir. Cümlede köyün yaylalarının özlendiği açıkça belirtiliyor. Sonuç: Özlem |
|||||
| Böyle, ansızın gideceğini düşünmezdim. | X | ||||
|
Çözüm: Burada bir kişinin beklenmedik bir şekilde gitmesi karşısında duyulan şaşkınlık ifade ediliyor. Kişi, bu gidişi hiç beklemediğini, tahmin etmediğini dile getiriyor. Sonuç: Şaşırma |
|||||
| Eve hâlâ gelmedi. Başına bir şey mi geldi acaba? | X | ||||
|
Çözüm: Birinin eve gelmemesi üzerine “başına bir şey mi geldi” diye düşünmek, gelebilecek kötü bir durumdan duyulan kaygıyı, korkuyu ifade eder. Bu duyguya endişe diyoruz. Sonuç: Endişe |
|||||
| Kitabımı bulmak için bana hiç yardım etmedi. | X | ||||
|
Çözüm: Bu cümlede, birinden beklenen yardımın gelmemesi üzerine duyulan memnuniyetsizlik, sitem dile getiriliyor. Bu durumdan dolayı yakınma söz konusu. Sonuç: Yakınma |
|||||
| Keşke trafik kurallarına uysaydım. | X | ||||
|
Çözüm: “Keşke” sözcüğü genellikle yapılmış bir hatadan veya yapılmayan bir doğru eylemden sonra duyulan üzüntüyü, hayıflanmayı ifade eder. Burada kişi, trafik kurallarına uymadığı için pişmanlık duyuyor. Sonuç: Pişmanlık |
|||||
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “almak” sözcüğü “bürümek, sarmak, kaplamak” anlamında kullanılmıştır?
Sevgili öğrencim, “almak” kelimesi Türkçede çok farklı anlamlarda kullanılabilen zengin bir kelimedir. Bu soruda bizden, “almak” kelimesinin “bürümek, sarmak, kaplamak” yani bir şeyi tamamen kaplamak, içine almak anlamında kullanıldığı cümleyi bulmamız isteniyor.
Şıklara tek tek bakalım:
-
A) Etrafı mis gibi çiçek kokusu aldı.
Çözüm:
Burada çiçek kokusunun etrafı tamamen kapladığı, sardığı, bürüdüğü anlatılıyor. Yani koku, ortama yayılmış ve her yeri etkisi altına almış. Bu anlam, “bürümek, sarmak, kaplamak” ile birebir örtüşüyor.
Sonuç: Bu şıkta “almak” kelimesi doğru anlamda kullanılmıştır.
-
B) Paltosunu sırtına aldı, dışarı çıktı.
Çözüm:
Bu cümlede “almak” kelimesi, bir giysiyi giyinmek, üzerine geçirmek anlamında kullanılmıştır.
-
C) Dün çarşıda cebimden saatimi almışlar.
Çözüm:
Buradaki “almak”, çalmak, hırsızlık yapmak anlamındadır.
-
D) Soğuk aldım galiba, boğazım çok ağrıyor.
Çözüm:
Bu cümlede “soğuk almak”, hastalanmak, üşütmek anlamında kullanılmıştır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
8. Yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçesini kullanmalıyız. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu uyarı dikkate alınmamıştır?
Sevgili öğrencim, Türkçemizi doğru ve güzel kullanmak çok önemli. Bu soruda bize, dilimize henüz yerleşmemiş yabancı kelimeler yerine Türkçe karşılıklarını kullanmamız gerektiği uyarısı yapılıyor ve bu uyarıya uymayan cümleyi bulmamız isteniyor. Yani bizden, Türkçe karşılığı varken yabancı bir kelimenin kullanıldığı şıkkı bulmamız bekleniyor.
Şıklara bakalım:
-
A) O yıllarda Milli Mücadele haberlerini radyodan alıyorduk.
Çözüm:
“Radyo” kelimesi yabancı kökenli olsa da dilimize çoktan yerleşmiş ve günlük hayatta yaygın olarak kullanılan bir kelimedir. Türkçe bir karşılığı olsa bile artık kimse “radyo” yerine başka bir kelime kullanmaz. Bu cümlede uyarıya aykırı bir durum yok.
-
B) Gençler zamanlarının büyük bir kısmını bilgisayar başında geçiriyor.
Çözüm:
“Bilgisayar” kelimesi de yabancı kökenli “computer” kelimesinden türetilmiş olsa da Türk Dil Kurumu tarafından kabul görmüş, dilimize yerleşmiş ve herkes tarafından anlaşılan bir kelimedir. Bu cümlede de uyarıya aykırı bir durum yok.
-
C) Yeni jenerasyon teknolojik gelişmeleri çok iyi takip ediyor.
Çözüm:
İşte burada dikkat etmemiz gereken bir kelime var: “jenerasyon”. Bu kelime İngilizceden (generation) dilimize geçmiş bir kelimedir ve Türkçe karşılığı “kuşak”tır. “Kuşak” kelimesi varken “jenerasyon” kelimesini kullanmak, sorudaki uyarıya uymamak demektir. “Teknolojik” kelimesi de yabancı kökenli olsa da “teknoloji” artık dilimize yerleşmiş bir kavramdır. Ancak “jenerasyon” kelimesi yerine “kuşak” kelimesinin kullanımı daha yaygın ve tercih edilendir.
Sonuç: Bu şıkta uyarı dikkate alınmamıştır.
-
D) İnsanların hem kendilerine hem de doğaya karşı sorumlulukları vardır.
Çözüm:
Bu cümlede kullanılan tüm kelimeler Türkçe veya dilimize yerleşmiş kelimelerdir. Herhangi bir yabancı kelime kullanımı söz konusu değildir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Sevgili öğrencim, anlatım bozuklukları, cümlelerimizi kurarken yaptığımız hatalardır ve cümlenin anlamının tam olarak anlaşılmamasına veya yanlış anlaşılmasına neden olabilir. Bu soruda da hangi cümlede bir anlatım bozukluğu olduğunu bulmamız isteniyor.
Şıkları dikkatlice inceleyelim:
-
A) Arabayı sokağın başına park etti, sessizce içeriye girdi.
Çözüm:
Bu cümlede iki farklı eylem var: “park etti” ve “içeriye girdi”. Her iki eylemi de yapan aynı kişi (o). Cümlede bir eksiklik veya fazlalık görünmüyor, anlatım açık ve anlaşılır. Yani bir anlatım bozukluğu yoktur.
-
B) Büyüklerine değer verir, bayramlarda aramayı ihmal etmezdi.
Çözüm:
Bu cümleyi okuduğumuzda ilk başta kulağa doğru gibi gelebilir ama dikkatli bakarsak bir eksiklik fark ederiz. “Büyüklerine değer verir” kısmı tamam. Peki, “aramayı ihmal etmezdi” derken kimi aramayı ihmal etmezdi? Cümlede bu sorunun cevabı yok. Yani “büyüklerini” veya “onları” kelimesi eksik. Buna nesne eksikliği denir. Doğrusu şöyle olmalıydı: “Büyüklerine değer verir, bayramlarda onları aramayı ihmal etmezdi.”
Sonuç: Bu şıkta anlatım bozukluğu vardır.
-
C) Yaşadığı sıkıntının büyüklüğü, yüzünden okunuyordu.
Çözüm:
Bu cümle oldukça düzgün ve anlamlı. Sıkıntının ne kadar büyük olduğu, kişinin yüz ifadesinden anlaşıldığı açıkça ifade edilmiş. Herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur.
-
D) Bugün arkadaşlarımı arayacağım ve onlarla buluşacağım.
Çözüm:
Bu cümlede de iki eylem var: “arayacağım” ve “buluşacağım”. Her iki eylemi de yapacak olan “ben”. “Onlarla” kelimesi “arkadaşlarımla” anlamına geliyor ve doğru kullanılmış. Cümlede bir anlatım bozukluğu yoktur.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Umarım bu açıklamalar soruları daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Türkçe dersinde başarılar dilerim!