8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 107
Merhaba sevgili 8. sınıf öğrencim! Bugün seninle beraber bu etkinliklerdeki soruları adım adım çözeceğiz. Hiç merak etme, ben sana her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım. Haydi başlayalım!
4. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki haber yazısını okuyunuz.
Öncelikle haber yazısını dikkatlice okuyalım:
NASA, adını Mars gezegenine göndermek isteyenlere tarihi bir fırsat sunuyor. Gelecek yıl Mars’a gönderilecek In Sight (In Sayt) uzay aracı beraberinde binlerce kişinin ismini de taşıyacak. Siz de isminizi Mars’a göndermek istiyorsanız NASA’ya talebinizi iletmeniz yeterli. 2015 yılında uzay ajansı NASA, In Sight uzay aracıyla dünyanın her yerinden insanların isimlerini Mars’a göndermek için çağrı yapmıştı.
NASA’ya, o tarihten bu yana 827 bin kişi başvurdu. NASA, Mars’a adını göndermek isteyenlerin listesi için ikinci bir çip hazırlandığını duyurdu.
In Sight uzay aracı görevinin başındaki Bruce Banerdt (Burus Benırd), Mars’ın uzayseverleri heyecanlandırmaya devam ettiğini ve bu fırsatın insanların Kızıl Gezegen’i araştıracak uzay aracının bir parçası olmalarına olanak sağladığını söyledi.
NASA, In Sight aracının Mayıs 2018’de yolculuğuna başlaması ve Kasım 2018’de Kızıl Gezegen’e varması bekleniyor.
Adını göndermek isteyenler NASA sitesi üzerinden 1 Kasım 2017 tarihine kadar başvurabilir.
Şimdi de bu haberle ilgili soruları cevaplayalım.
b) Okuduğunuz haber yazısının konusu nedir?
Sevgili öğrencim, bir haberin konusunu bulmak için metinde en çok neyden bahsedildiğine, ana fikrin ne olduğuna bakmamız gerekir. Bu haber metni ne hakkında, sence?
Adım 1: Haber metnini tekrar gözden geçir.
Haberde sürekli NASA’nın Mars’a isim gönderme projesinden, hangi uzay aracıyla gönderileceğinden ve bu projeye yapılan başvurulardan bahsediliyor.
Adım 2: Metnin genelinde vurgulanan ana düşünceyi belirle.
Metnin başından sonuna kadar NASA’nın Mars’a isim gönderme çağrısı ve bu çağrıya verilen yanıtlar, yani projenin kendisi anlatılıyor.
Adım 3: Bu ana düşünceyi kısa ve öz bir şekilde ifade et.
Bu haberin konusu, NASA’nın Mars’a isim gönderme projesi ve bu projeye olan ilgi.
Sonuç:
NASA’nın InSight uzay aracıyla Mars’a isim gönderme projesi ve bu projeye yapılan başvurular.
c) Okuduğunuz medya metninin (haber yazısı) yazılış amacı nedir? (Bilgilendirme, kültür aktarma, eğlendirme…)
Şimdi de bu haberin neden yazıldığını, yani bize ne amaçla sunulduğunu düşünelim. Bir haber metni genellikle bize bir şeyleri öğretmek, bir olaydan haberdar etmek için yazılır. Seçenekleri de göz önünde bulunduralım.
Adım 1: Haber metninin içeriğini tekrar düşün.
Metin, NASA’nın bir projesini, bu projenin detaylarını (hangi araçla, ne zaman, nasıl başvurulur, son başvuru tarihi nedir) ve bu projeye olan ilgiyi anlatıyor. Bize yeni bilgiler veriyor.
Adım 2: Verilen amaçları değerlendir.
- Bilgilendirme: Evet, bize NASA’nın Mars’a isim gönderme projesi hakkında yeni bilgiler veriyor, değil mi?
- Kültür aktarma: Bu metin, belirli bir kültürü, geleneği veya yaşam tarzını tanıtmıyor veya aktarmıyor.
- Eğlendirme: Haberler bazen ilgi çekici olabilir ama asıl amacı eğlendirmek değildir. Burada verilen bilgiler daha çok ciddi bir bilimsel projeyle ilgili.
Adım 3: Metnin temel amacını belirle.
Metnin ana amacı, okuyuculara NASA’nın Mars’a isim gönderme projesi hakkında bilgi vermek ve bu projeye katılma fırsatını duyurmaktır. Yani temel amaç bilgilendirme.
Sonuç:
Okuduğumuz haber yazısının yazılış amacı, okuyucuları NASA’nın Mars’a isim gönderme projesi hakkında bilgilendirmektir.
5. ETKİNLİK
“Kozmosa ilk girişi yapmak, tek başıma onunla karşı karşıya gelmek, doğayla hiç görülmemiş bir düello yapmak, bundan daha ötesi hayal edilebilir mi?” (Yuri Gagarin)
Uzaya yolculuk yapan ilk kişi Yuri Gagarin’in bu yolculukta neler yaşamış olabileceğini kendinizi onun yerine koyarak arkadaşlarınıza anlatınız. Konuşmanızda beden dilini etkili bir şekilde kullanmaya özen gösteriniz.
Vay be, bu ne kadar harika bir etkinlik! Şimdi hep birlikte zaman makinesine atlayıp 1961 yılına, Yuri Gagarin’in yerine geçeceğiz. Unutma, bu sadece kelimelerle değil, tüm bedenimizle yapacağımız bir anlatım olacak. Hadi, adım adım nasıl harika bir sunum yapabileceğine bakalım:
Adım 1: Yuri Gagarin’in kim olduğunu ve yaptığı tarihi yolculuğu bir hatırlayalım.
Yuri Gagarin, 12 Nisan 1961’de Vostok 1 uzay aracıyla uzaya çıkan ilk insan. Bu, insanlık tarihinde bir dönüm noktasıydı ve onun yolculuğu, uzay çağını başlatan en önemli olaylardan biriydi.
Adım 2: Kendimizi Yuri Gagarin’in yerine koyalım ve o an neler hissetmiş, neler görmüş olabileceğini hayal edelim.
Gagarin’in sözleri bize ipucu veriyor: “Kozmosa ilk giriş”, “tek başıma”, “doğayla düello”. Bunları düşünerek neler hayal edebiliriz:
- Fırlatma öncesi: Kalbinin güm güm atışı, heyecan, belki biraz korku, ama en çok da insanlık adına bir ilki yapacak olmanın verdiği gurur. Kocaman bir roketin tepesinde, küçücük bir kapsülde otururken hissettiği o müthiş gerilim.
- Fırlatma anı: Kulakları sağır eden bir gürültü, inanılmaz bir sarsıntı, vücudunun koltuğa yapıştığını hissetmesi. Hızla yukarı doğru tırmanış.
- Uzaya varış: Birdenbire her şeyin sessizleşmesi. Pencereden dışarı baktığında gördüğü manzara: Mavi, yeşil ve beyazın inanılmaz tonlarında süzülen Dünya! Yıldızların parıltısı, uzayın o dipsiz, karanlık boşluğu. Dünya’nın ne kadar küçük ve kırılgan göründüğünü fark etmesi.
- Yerçekimsizlik: Kapsülün içinde havada süzülmek! Kaleminin, defterinin, hatta kendisinin yavaşça uçuştuğunu görmek. Bu ne kadar şaşırtıcı ve bir o kadar da eğlenceli olmalıydı!
- Duygular: O kadar yalnız ama aynı zamanda o kadar da özel hissetmesi. Evrenin sonsuzluğunda tek başına olmak. İnsanlık adına yeni bir kapı açmanın verdiği o muazzam gurur ve sorumluluk.
- Dönüş: Atmosfere tekrar girişin o sıcak ve gergin anları. İnişin heyecanı ve sonunda dünyaya sapasağlam ayak basmanın mutluluğu.
Adım 3: Bu deneyimleri arkadaşlarımıza nasıl etkili bir şekilde anlatacağımızı planlayalım.
Konuşmamızı bir hikaye gibi anlatırsak daha akılda kalıcı olur:
- Giriş (Heyecanlı Başlangıç): “Merhaba arkadaşlar! Bugün size öyle bir şey anlatacağım ki, inanın bana, hayatım boyunca unutamayacağım bir serüven oldu. Ben, Yuri Gagarin, uzaya çıkan ilk insanım! Ve o yolculuk…” gibi bir girişle başlayabiliriz.
- Gelişme (Detaylı Anlatım): Yukarıda hayal ettiğimiz anları sırasıyla ve tüm duygularımızla aktaralım:
- “O roketin içinde otururken kalbim küt küt atıyordu. Geri sayım başladığında nefesimi tuttum. Sonra o müthiş sarsıntı ve gökyüzüne doğru yükseliş… Sanki dev bir eli beni itiyordu! Koltuğuma öyle bir yapıştım ki…”
- “Bir anda her şey sessizleşti ve pencereden dışarı baktığımda… Aman Tanrım! Dünya… O kadar güzeldi ki! Mavi bir mermer gibi süzülüyordu boşlukta. Hiçbir harita, hiçbir fotoğraf bu güzelliği anlatamaz. Sanki nefesim kesildi.”
- “Ağırlıksızlık hissi… Kalemim havada süzülüyordu, ben de yavaşça dönüyordum. Sanki bir kuş gibiydim, ama bambaşka bir gökyüzünde! Ne kadar özgür hissettim!”
- “O anda anladım ki, insanlık için yeni bir kapı açmıştım. Ama aynı zamanda, o kadar yalnızdım ki… Sonsuz bir boşlukta tek başıma, sanki evren benimle fısıldaşıyordu.”
- Sonuç (Etkileyici Bitiş): “Bu yolculuk bana sadece uzayı değil, dünyamızı ve insanlığın ne kadar cesur olabileceğini de öğretti. Herkesin bir gün bu manzarayı görmesini dilerim! Bu, sadece benim değil, tüm insanlığın zaferiydi!” diyerek bitirebiliriz.
Adım 4: Beden dilini etkili kullanmayı kesinlikle unutma!
Konuşurken sadece kelimeleri değil, vücudunu da kullanmalısın. Bu, anlatımını çok daha canlı ve gerçekçi yapar:
- Heyecan ve gerilimi anlatırken: Ellerini kalbine götürebilir, gözlerini büyütebilir, sesini alçaltıp yükseltebilirsin.
- Yükselişi ve hızı anlatırken: Yukarı doğru bir el hareketi yapabilir, vücudunu biraz geriye doğru yaslayabilirsin.
- Dünya’nın güzelliğini anlatırken: Gözlerini hayranlıkla açabilir, bir elinle uzakları işaret edebilir, yüzünde bir tebessüm belirebilir.
- Ağırlıksızlığı anlatırken: Yavaş ve süzülen hareketler yapabilir, kollarını havada sallayabilirsin.
- Yalnızlığı veya şaşkınlığı anlatırken: Yüz ifadelerini kullanabilir, omuzlarını düşürebilir veya kaşlarını kaldırabilirsin.
Unutma, önemli olan karşındaki arkadaşlarınızın da seninle birlikte o anları yaşaması, o duyguları hissetmesi. Bu yüzden içten ve canlı bir anlatım çok önemli! Bol şans!