8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 160
Merhaba sevgili öğrencim, ben Türkçe öğretmeniniz. Bugün seninle birlikte görseldeki iki etkinliği inceleyeceğiz ve adım adım nasıl çözdüğümüzü, nelere dikkat ettiğimizi konuşacağız. Hazır mısın? Başlayalım!
5. ETKİNLİK
Önceden hazırladığınız Türkiye’nin tanıtım sunumunu arkadaşlarınızla paylaşınız. Sunum yapan arkadaşınızın performansını aşağıdaki formda verilen maddelere göre değerlendiriniz.
Sevgili öğrencim, bu etkinlik aslında bir uygulama etkinliği. Yani bir arkadaşının yaptığı sunumu değerlendirmen için hazırlanmış bir form. Bu formu doldurabilmemiz için önce arkadaşının sunumunu izlememiz gerekir. Ancak ben sana bu formdaki maddelerin ne anlama geldiğini ve bir sunumu değerlendirirken nelere dikkat etmen gerektiğini açıklayacağım. Böylece, bir dahaki sefere sunum yapan bir arkadaşını daha bilinçli bir şekilde değerlendirebilirsin.
Şimdi maddeleri tek tek inceleyelim:
-
Konuşmasına uygun ifadelerle başladı.
Bu madde, sunumun başlangıcının ne kadar etkili olduğunu sorar. Yani arkadaşın, konuya uygun, dinleyicinin ilgisini çekecek, merak uyandıracak bir giriş yaptı mı? “Merhaba arkadaşlar, bugün size Türkiye’yi anlatacağım” gibi sıradan bir başlangıç yerine, “Anadolu’nun kalbinden yükselen bir sesle, tarihin ve doğanın kucaklaştığı topraklara hoş geldiniz!” gibi daha ilgi çekici bir giriş mi yaptı? Eğer böyle uygun ve etkileyici bir giriş yaptıysa Evet, kısmen yaptıysa Kısmen, hiç dikkat çekici bir giriş yapamadıysa Hayır işaretlersin.
-
Dikkati dağıtacak ayrıntılardan kaçındı.
Bir sunumda önemli olan, ana konuyu dağıtmadan ilerlemektir. Arkadaşın sunumunda gereksiz bilgiler verdi mi, konudan çok saptı mı, ya da çok fazla detaya girerek dinleyicilerin sıkılmasına neden oldu mu? Eğer ana konuya odaklanıp gereksiz ayrıntılardan kaçındıysa Evet, zaman zaman dağıldıysa Kısmen, sürekli konudan saptıysa Hayır işaretlersin.
-
Konuşurken gereksiz sesler çıkarmaktan kaçındı.
Konuşurken “eee”, “ııı”, “şey” gibi sesler çıkarmak ya da parmaklarını masaya vurmak, kalemle oynamak gibi davranışlar dinleyicinin dikkatini dağıtır. Arkadaşın konuşması sırasında bu tür gereksiz sesler veya davranışlar sergilemekten kaçındı mı? Sakin ve akıcı bir konuşma yaptıysa Evet, ara sıra bu tür sesler çıkardıysa Kısmen, sık sık yaptıysa Hayır işaretlersin.
-
Dinleyicilerle göz teması kurdu.
Göz teması, dinleyicilerle bağ kurmanın en önemli yollarından biridir. Arkadaşın sadece bir noktaya mı baktı, yoksa tüm dinleyicilere bakarak onlarla iletişim kurdu mu? Eğer dinleyicilerin geneliyle göz teması kurduysa Evet, ara sıra kurduysa Kısmen, hiç kurmadıysa Hayır işaretlersin.
-
Sözleriyle uyumlu jest ve mimikler kullandı.
Jestler (el kol hareketleri) ve mimikler (yüz ifadeleri), konuşmayı daha etkili ve canlı hale getirir. Arkadaşın anlattığı konuya uygun, abartısız ve doğal jest ve mimikler kullandı mı? Eğer sözlerini beden diliyle desteklediyse Evet, bazen uyumsuz veya abartılı olduysa Kısmen, hiç kullanmadıysa veya çok donuk kaldıysa Hayır işaretlersin.
-
Sözcükleri anlamlarına uygun kullandı.
Doğru kelime seçimi, bir sunumun anlaşılırlığı için çok önemlidir. Arkadaşın kelimeleri doğru anlamlarıyla ve yerinde kullandı mı? Anlatmak istediğini en iyi ifade eden kelimeleri seçtiyse Evet, bazı kelimeleri yanlış veya uygunsuz kullandıysa Kısmen, sık sık yanlış kelimeler kullandıysa Hayır işaretlersin.
-
Konuşmalarında yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullandı.
Türkçemizi doğru ve güzel kullanmak, hepimizin görevi. Arkadaşın sunumunda, Türkçesi varken yabancı kelimeler (örneğin “okey” yerine “tamam”, “start” yerine “başlangıç”) kullanmaktan kaçındı mı? Eğer Türkçelerini tercih ettiyse Evet, bazen yabancı kelime kullandıysa Kısmen, sık sık yabancı kelimeler kullandıysa Hayır işaretlersin.
-
Konuşmasını uygun bitiş ifadeleri ile tamamladı.
Sunumun sonu da girişi kadar önemlidir. Arkadaşın sunumunu özetleyen, dinleyicilere teşekkür eden veya akılda kalıcı bir mesaj veren uygun bir kapanış yaptı mı? “Bitti, teşekkürler” demek yerine, “Umarım Türkiye’mizi daha yakından tanımışsınızdır, dinlediğiniz için teşekkür ederim” gibi etkili bir kapanış yaptıysa Evet, kısmen uygun bir bitiş yaptıysa Kısmen, aniden bitirdiyse Hayır işaretlersin.
İşte bu şekilde, arkadaşının sunumunu bu maddelere göre dikkatlice izleyip “Evet”, “Kısmen” veya “Hayır” seçeneklerinden uygun olanı işaretleyerek değerlendirmeyi tamamlayabilirsin. Unutma, bu değerlendirme hem arkadaşının kendini geliştirmesine yardımcı olur hem de senin bir sunumda nelere dikkat etmen gerektiğini anlamanı sağlar.
6. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümleleri özne-yüklem (etken-edilgen) ilişkisi bakımından inceleyiniz. Fiillerin özelliklerini karşılarındaki bölüme yazınız.
Sevgili öğrencim, şimdi sıra geldi dil bilgisi konumuza! Bu etkinlikte cümlelerdeki fiillerin özne-yüklem ilişkisine göre etken mi yoksa edilgen mi olduğunu bulacağız. Önce bu kavramları kısaca hatırlayalım, olur mu?
-
Etken Fiil: Bir işi yapan yani öznesi belli olan fiillerdir. Özne, işi bizzat kendisi yapar. Fiilde genellikle “-l” veya “-n” gibi edilgenlik ekleri bulunmaz.
-
Edilgen Fiil: Bir işin kim tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir. Özne, işi yapan değil, işten etkilenen durumundadır. Fiiller genellikle “-l” veya “-n” eklerinden birini alır. “Başkası tarafından” anlamı taşır.
Şimdi cümleleri tek tek inceleyelim ve karşılarına doğru fiil türünü yazalım:
Adım 1: Cümledeki yüklemi ve özneyi bulalım.
Adım 2: Özne, yüklemdeki işi kendi mi yapıyor, yoksa o işten mi etkileniyor diye kontrol edelim.
Adım 3: Yüklemde “-l” veya “-n” edilgenlik eklerinden biri var mı diye bakalım.
Adım 4: Bu bilgilere göre fiilin etken mi, edilgen mi olduğunu belirleyelim.
Şimdi örneklerle pekiştirelim:
Bereket topraktan bulut gibi köpürtülmüş.
-
Yüklem: köpürtülmüş
-
Özne: Bereket
-
İşi yapan kim? Bereket kendi kendine mi köpürtüldü? Hayır. Bu işi yapan başkası. Fiildeki “-tül-” eki (-l eki) bize fiilin edilgen olduğunu gösteriyor. Bereket, “köpürtülme” eylemine maruz kalıyor.
-
Sonuç: edilgen fiil (Bu zaten örnek olarak verilmişti.)
Pehlivân dağlarında, şafaklar büyümüş.
-
Yüklem: büyümüş
-
Özne: şafaklar
-
İşi yapan kim? Şafaklar kendi kendine mi büyür? Evet, şafak sökmesi, şafağın büyümesi doğanın kendiliğinden olan bir eylemidir. Yani özne (şafaklar) işi kendisi yapıyor. Fiilde “-l” veya “-n” eki de yok.
-
Sonuç: etken fiil
Göğe kılıçlar çekilmiş.
-
Yüklem: çekilmiş
-
Özne: kılıçlar
-
İşi yapan kim? Kılıçlar kendi kendine mi çekildi? Hayır. Kılıçları çeken birileri var ama kim olduğu belli değil. Fiildeki “-il-” eki de bize fiilin edilgen olduğunu gösteriyor. Kılıçlar, “çekilme” eylemine maruz kalıyor.
-
Sonuç: edilgen fiil
Neftî ormanlar saçlarını rüzgâra vermiş.
-
Yüklem: vermiş
-
Özne: Neftî ormanlar
-
İşi yapan kim? Neftî ormanlar (mecazi olarak) saçlarını rüzgâra kendi mi veriyor? Evet, bu eylemi kendileri gerçekleştiriyor. Fiilde “-l” veya “-n” eki de yok.
-
Sonuç: etken fiil
Türkiye şiiri çok beğenilmiş.
-
Yüklem: beğenilmiş
-
Özne: Türkiye şiiri
-
İşi yapan kim? Türkiye şiiri kendi kendine mi beğendi? Hayır. Şiiri beğenen birileri var ama kim olduğu belli değil. Fiildeki “-in-” eki (-il ekinin değişmiş hali) bize fiilin edilgen olduğunu gösteriyor. Şiir, “beğenilme” eylemine maruz kalıyor.
-
Sonuç: edilgen fiil
Uçan yıldızı dondurur Ardahan’ın kışları.
-
Yüklem: dondurur
-
Özne: Ardahan’ın kışları
-
İşi yapan kim? Ardahan’ın kışları “dondurma” eylemini kendi mi yapıyor? Evet, kışlar bu eylemi bizzat gerçekleştiriyor. Fiilde “-l” veya “-n” eki de yok.
-
Sonuç: etken fiil
İşte bu kadar sevgili öğrencim! Gördüğün gibi, özne ve yüklem arasındaki ilişkiye dikkat ederek fiillerin etken mi yoksa edilgen mi olduğunu kolayca bulabiliriz. Özellikle “-l” ve “-n” ekleri edilgen fiiller için çok önemli ipuçlarıdır.