8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 171
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderdiğim görseldeki etkinlikleri beraber adım adım çözeceğiz. Unutmayın, önemli olan doğru cevabı bulmak kadar, o cevaba nasıl ulaştığımızı anlamak. Hazırsanız başlayalım!
Öncelikle, metin okuma ve anlama becerimizi ölçecek olan 6. etkinliğin “a” şıkkını inceleyelim.
6. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki metni okuyunuz.
(Bu kısımda metni okumanız isteniyor. Metni dikkatlice okuyalım ve zamanın değeri üzerine düşünelim.)
Şimdi de metni okuduktan sonraki “b” şıkkına geçelim. Bu, sizin düşüncelerinizi ifade etme ve metinden yararlanma becerinizi ölçen bir bölüm.
b) Yazarın “zamanın önemi” ile ilgili verdiği örnekleri inceleyiniz. Yukarıdaki metinden yararlanarak zamanın verimli kullanımı ile ilgili düşüncelerinizi anlatan bir konuşma yapınız.
Sevgili öğrencilerim, bu kısım sizin metni ne kadar iyi anladığınızı ve kendi yorumlarınızı katabileceğinizi gösteriyor. Hadi hep birlikte, metinden ilham alarak zamanın değerini anlatan bir konuşma taslağı oluşturalım.
Adım 1: Metni Anlamak
- Metin bize her gün 86.400 saniye verildiğini, bunun bir “Zaman Bankası” hesabı gibi olduğunu anlatıyor.
- Kullanmadığımız zamanın geri gelmediğini ve bunun bizim zararımıza olduğunu vurguluyor.
- Zamanın değerini farklı durumlar üzerinden örneklerle açıklıyor:
- Bir yılın değerini, sınavı kaçıran öğrenci.
- Bir ayın değerini, erken doğum yapan anne.
- Bir haftanın değerini, haftalık derginin yayıncısı.
- Bir günün değerini, altı çocuğu doyurmak zorunda olan amele.
- Bir saatin değerini, sevgilisiyle buluşmayı bekleyen aşık.
- Bir dakikanın değerini, treni kaçıran yolcu.
- Bir saniyenin değerini, kazadan kıl payı kurtulan kişi.
- Bir salisenin değerini, olimpiyatlarda gümüş madalya alan atlet.
Adım 2: Konuşma Planı Oluşturmak
Konuşmamızın bir giriş, gelişme ve sonuç bölümü olmalı.
- Giriş: Zamanın ne kadar değerli olduğunu ve bize verilen bir hediye olduğunu belirterek başlayabiliriz.
- Gelişme: Metindeki örneklerden yola çıkarak zamanın farklı dilimlerinin (yıl, ay, hafta, gün, saat, dakika, saniye, salise) bile ne kadar önemli olduğunu anlatabiliriz. Kendi hayatımızdan örnekler verebiliriz. Örneğin, bir sınav için son ana bırakılan ders çalışma, bir etkinliğe geç kalma gibi durumlar zamanı iyi kullanmamanın sonuçları olabilir. Zamanı boşa harcamanın bize ne gibi zararlar vereceğini vurgulayabiliriz.
- Sonuç: Zamanı verimli kullanmanın önemini tekrar vurgulayarak, her anın kıymetini bilmemiz ve geleceğe yatırım yapmamız gerektiği mesajıyla bitirebiliriz.
Adım 3: Konuşmayı Yazmak (Örnek)
Sevgili öğretmenlerim, değerli arkadaşlarım,
Bugün sizlere, hepimizin hayatında büyük bir yere sahip olan ama çoğu zaman değerini tam olarak anlayamadığımız bir kavramdan, “zamandan” bahsetmek istiyorum. Elimize her sabah tıpkı bir banka hesabına yatan para gibi 86.400 saniye yatırılıyor. Bu saniyeler bizim için birer hazine. Ama ne yazık ki, bu hazineyi günün sonunda kullanmadığımızda, o saniyeler bir sonraki güne devredilmiyor. Yani, kaybolup gidiyor!
Hayatımızdaki her anın, her dakikanın, hatta her saniyenin bile ne kadar önemli olduğunu düşünün. Bir yılın değerini, o yılki sınavını kaçıran bir öğrenci en iyi anlar. Belki de o sınav, onun geleceğini şekillendirecekti. Bir ayın değerini, erken doğum yapan bir anne bilir; çünkü bebeğinin her günü, her ayı onun için paha biçilmezdir. Haftalık dergisini yetiştirmeye çalışan bir yayıncı için bir haftanın, altı çocuğunu doyurmak zorunda olan bir amele için bir günün değeri bambaşkadır.
Peki ya bir saat? Sevgilisiyle buluşmayı bekleyen bir aşık için bir saat, sanki hiç geçmek bilmeyen bir sonsuzluk gibidir. Trenini kıl payı kaçıran bir yolcu için bir dakikanın, bir trafik kazasından kıl payı kurtulan bir kişi için bir saniyenin ne kadar hayati olduğunu hayal edin! Hatta metinde okuduğumuz gibi, olimpiyatlarda gümüş madalya alan bir atlet için bir salise bile madalyanın rengini değiştirebiliyormuş.
Bu örnekler bize gösteriyor ki, zamanın her zerresi kıymetli. Bizler de bu değerli hazineyi boşa harcamamalıyız. Ders çalışırken, arkadaşlarımızla vakit geçirirken, hobilerimizle uğraşırken, ailemizle birlikteyken… Her anın hakkını vermeliyiz. Zamanı iyi yönetmek, sorumluluklarımızı yerine getirmek, hayallerimize ulaşmak için planlı olmak demektir.
Unutmayalım ki, kaybolan zamanın geri dönüşü yoktur. Bu yüzden, her anı dolu dolu yaşayalım, öğrenelim, üretelim ve geleceğimize yatırım yapalım. Zamanımızı verimli kullanarak hem kendimize hem de çevremize faydalı olalım.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Şimdi de dil bilgisi bilgilerimizi tazeleyeceğimiz 7. etkinliğe geçelim. Burada cümlelerin ögelerini bulacak ve fiillerin geçişli mi, geçişsiz mi olduğunu belirleyeceğiz. Hazır mısınız?
7. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerin özne ve yüklemini varsa nesnesini bulunuz. Cümleleri nesne-yüklem (geçişli-geçişsiz) ilişkisi bakımından inceleyiniz. Cümlelerin özelliklerini karşısındaki bölüme yazınız.
Sevgili öğrencilerim, bir fiilin geçişli mi geçişsiz mi olduğunu anlamak için yükleme “Neyi?” veya “Kimi?” sorularını sorarız. Eğer bu sorulara cevap alabiliyorsak fiil geçişlidir, yani nesne alabilen bir fiildir. Eğer cevap alamıyorsak fiil geçişsizdir, yani nesne alamaz. Hadi her cümleyi tek tek inceleyelim.
1. Gemi, hızla karaya doğru sürükleniyordu.
- Yüklem: sürükleniyordu
- Özne: Gemi (Sürüklenen ne? Gemi)
- Nesne: Yok (Neyi sürükleniyordu? Kimi sürükleniyordu? Cevap yok.)
- Nesnesine Göre: Geçişsiz (Gemi kendi kendine sürükleniyor, bir şeyi sürüklemiyor.)
2. Sen Augustin (Sen Agıstin) Burnu’ndan geçerek okyanusa açıldık.
- Yüklem: açıldık
- Özne: Biz (gizli özne) (Açılan kim? Biz)
- Nesne: Yok (Neyi açıldık? Kimi açıldık? Cevap yok.)
- Nesnesine Göre: Geçişsiz (Biz kendimiz açıldık, bir şeyi açmadık.)
3. Üç tayfayı hırçın dalgalara kaptırdık.
- Yüklem: kaptırdık
- Özne: Biz (gizli özne) (Kaptıran kim? Biz)
- Nesne: Üç tayfayı (Neyi kaptırdık? Üç tayfayı.)
- Nesnesine Göre: Geçişli (Nesne alabildiği için geçişli bir fiil.)
4. Çiftliğimde olsaydım keyifle kahvemi yudumluyordum.
- Yüklem: yudumluyordum
- Özne: Ben (gizli özne) (Yudumlayan kim? Ben)
- Nesne: kahvemi (Neyi yudumluyordum? Kahvemi.)
- Nesnesine Göre: Geçişli (Nesne alabildiği için geçişli bir fiil.)
5. Kamaramdan korkuyla dışarı fırladım.
- Yüklem: fırladım
- Özne: Ben (gizli özne) (Fırlayan kim? Ben)
- Nesne: Yok (Neyi fırladım? Kimi fırladım? Cevap yok.)
- Nesnesine Göre: Geçişsiz (Ben kendim fırladım, bir şeyi fırlatmadım.)
6. Korkunç bir gürültüyle sarsıldık.
- Yüklem: sarsıldık
- Özne: Biz (gizli özne) (Sarsılan kim? Biz)
- Nesne: Yok (Neyi sarsıldık? Kimi sarsıldık? Cevap yok.)
- Nesnesine Göre: Geçişsiz (Biz kendimiz sarsıldık, bir şeyi sarsmadık.)
7. Kaptan, kurtuluş planlarımızı dinliyordu.
- Yüklem: dinliyordu
- Özne: Kaptan (Dinleyen kim? Kaptan)
- Nesne: kurtuluş planlarımızı (Neyi dinliyordu? Kurtuluş planlarımızı.)
- Nesnesine Göre: Geçişli (Nesne alabildiği için geçişli bir fiil.)
İşte bu kadar sevgili öğrencilerim! Gördüğünüz gibi, soruları dikkatlice okuyup adım adım ilerlediğimizde, en karmaşık görünen konular bile ne kadar kolaylaşıyor. Umarım bu açıklamalar, konuları daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur. Başarılar dilerim!