8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 265
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizin bu bölümünde Nâzım Hikmet Ran’ın “Yaşamaya Dair” adlı güzel şiirini hep birlikte inceleyeceğiz ve sorularını çözeceğiz. Şiir, hayatı nasıl yaşamamız gerektiği üzerine çok önemli mesajlar veriyor. Hazırsan, adım adım soruları analiz edip cevaplayalım!
3. Şiirde geçen, fedakârlıkla ilgili dizeleri bulup yazınız.
Sevgili öğrencim, fedakârlık demek, başkaları için kendinden bir şeyler vermek, hatta gerektiğinde kendi çıkarlarından vazgeçmek demektir. Şiirde de bu duygunun en yoğun şekilde işlendiği dizeler var. Şair, yaşamayı o kadar ciddiye almamızı istiyor ki, başkaları için her şeyi göze alabilmemiz gerektiğini söylüyor. Bu dizeler şunlar:
İnsanlar için ölebileceksin.
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Çözüm:
Şiirde fedakârlıkla ilgili dizeler şunlardır:
- “İnsanlar için ölebileceksin.”
- “Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,”
4. Şiirde yaşama sevinci ile ilgili verilen örnekleri tespit ediniz.
Yaşama sevinci, hayata bağlılık, umutla dolu olmak, zorluklara rağmen hayattan keyif almak demektir. Şair, bize hayatı ne kadar seveceğimizi, ona nasıl sıkı sıkıya sarılacağımızı çeşitli örneklerle anlatıyor. Hadi gel, bu örnekleri birlikte bulalım:
Adım 1: Şiiri dikkatlice okuyalım ve hayatı dolu dolu yaşamayı, umutlu olmayı anlatan bölümleri işaretleyelim.
Adım 2: Şair, yetmiş yaşında bile zeytin dikmekten bahsediyor. Bu, geleceğe umutla bakmanın ve üretmeye devam etmenin güzel bir örneği, değil mi?
Adım 3: Ölümle burun buruna gelindiğinde bile, yani ağır ameliyatlık bir hasta olsak bile, bir fıkraya gülebilmekten bahsediyor. Bu da hayatın zorluklarına rağmen neşeyi kaybetmemek gerektiğini gösteriyor.
Adım 4: Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi bir soluk almak, yani hayatı tüm coşkusuyla yaşamak da yaşama sevincinin bir ifadesi.
Adım 5: Son olarak, pencereden dünyaya sevinçle bakmak da hayata olan bağlılığın ve mutluluğun basit ama güçlü bir göstergesi.
Çözüm:
Şiirde yaşama sevinci ile ilgili verilen örnekler şunlardır:
- Yetmiş yaşında bile zeytin dikmek. (Geleceğe umutla bakmak ve üretmeye devam etmek.)
- Ağır ameliyatlık hasta olsan bile anlatılan bir Bektaşi fıkrasına gülmek. (Zorluklara rağmen neşeyi ve mizahı elden bırakmamak.)
- Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi bir soluk almak. (Hayatı tüm coşkusuyla ve enerjisiyle yaşamak.)
- Pencereden dünyaya sevinçle bakmak. (Hayata karşı olumlu ve mutlu bir duruş sergilemek.)
5. Şiirde örneklere sıkça yer verilmesinin anlatıma katkısı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şiirde şairin “bir sincap gibi mesela”, “kolların bağlı arkadan”, “yetmişinde bile zeytin dikeceksin” gibi birçok örnek verdiğini fark etmişsindir. Peki, sence şair neden bu kadar çok örnek kullanmış olabilir? Haydi düşünelim:
Adım 1: Şiirde anlatılan “yaşamayı ciddiye almak”, “fedakârlık yapmak” gibi kavramlar soyut kavramlardır. Yani elle tutulur gözle görülür şeyler değillerdir.
Adım 2: Şair, bu soyut kavramları somut örneklerle destekleyerek bizim daha iyi anlamamızı sağlamış. Mesela, “yaşamayı ciddiye almak” dediğinde “bir sincap gibi” demesi, sincabın kışa hazırlığını düşünerek bu ciddiyeti gözümüzde canlandırmamızı sağlıyor.
Adım 3: Örnekler, şiirin mesajını daha etkili bir şekilde okuyucuya ulaştırır. Okuyucu, anlatılanları kendi hayatıyla veya bildiği durumlarla ilişkilendirerek daha kolay kavrar.
Adım 4: Ayrıca, örnekler şiiri daha canlı, ilgi çekici ve akılda kalıcı hale getirir. Okurken sıkılmayız, aksine merakımız artar ve anlatılmak istenenleri daha iyi anlarız.
Çözüm:
Şiirde örneklere sıkça yer verilmesi anlatımı çok daha güçlü ve anlaşılır kılıyor. Bunun katkılarını şöyle sıralayabiliriz:
- Şairin anlatmak istediği soyut kavramları (yaşamı ciddiye almak, yaşama sevinci, fedakârlık gibi) somutlaştırarak okuyucunun zihninde canlandırmasını sağlar.
- Anlatılanları daha anlaşılır ve kavranabilir hale getirir. Böylece şiirin mesajı okuyucuya daha kolay ulaşır.
- Şiiri daha etkileyici, canlı ve akılda kalıcı kılar. Okuyucunun şiirle daha derin bir bağ kurmasına yardımcı olur.
- Okuyucunun empati kurmasını ve kendini anlatılan durumların içinde hissetmesini sağlar.
6. Okuduğunuz şiirde sizi en çok etkileyen dizeleri yazınız.
Bu soru kişisel bir soru sevgili öğrencim. Yani seni en çok etkileyen dizeler benimkilerden farklı olabilir, bu çok doğal. Şiirde hepimizi farklı yerler etkileyebilir. Ben de kendi adıma beni en çok etkileyen dizeleri ve nedenlerini seninle paylaşmak istiyorum. Bu dizeler bana hayatın ne kadar değerli olduğunu ve her koşulda umudumuzu kaybetmememiz gerektiğini hatırlatıyor.
Çözüm:
Beni şiirde en çok etkileyen dizeler şunlar oldu:
Yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
…
Yaşamakta öyle bir soluk alacaksın ki,
Sanki hiç ölmeyecekmişsin gibi.
Bu dizeler, hayatın her anında umutlu olmanın, geleceğe dair hayaller kurmanın ve yaşamı dolu dolu hissetmenin önemini çok güçlü bir şekilde vurguluyor. İnsan ne kadar yaşlı olursa olsun, hatta ölümle yüzleşse bile hayata sıkı sıkıya bağlı kalması ve üretmekten vazgeçmemesi gerektiğini anlatıyor. Bu, bana çok ilham veren bir mesaj.
3. ETKİNLİK
Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu yazınız.
Şiirde şairin bize ne anlattığını ve bize hangi duyguyu hissettirdiğini bulalım. Konu, şiirin ne hakkında olduğudur. Ana duygu ise şiiri okuduğumuzda içimizde uyanan en baskın histir.
Konu (Şiir ne hakkında?):
Şair, “Yaşamaya Dair” şiirinde bize hayatı nasıl yaşamamız gerektiğini, yaşamın ciddiyetini, değerini ve anlamını anlatıyor. Hayata karşı sorumlu olmamızı, fedakârlık yapmamızı, umutlu olmamızı ve her şeye rağmen yaşamdan zevk almamızı öğütlüyor. Kısacası, hayatı dolu dolu ve anlamlı yaşama çağrısı yapıyor.
Ana Duygu (Şiir bize ne hissettiriyor?):
Şiiri okuduğumuzda içimizde bir coşku, bir umut, hayata karşı güçlü bir bağlılık hissi uyanıyor. Zorluklara rağmen yaşama sevinciyle dolmak, geleceğe umutla bakmak ve hayatı tüm güzellikleriyle kucaklamak ana duyguyu oluşturuyor. Yani, yaşama sevinci, yaşama bağlılık ve umut diyebiliriz.
Çözüm:
Konu:
Hayatın anlamı, yaşamın ciddiyeti ve değeri, yaşama sevinci, fedakârlık, zorluklara rağmen hayata sıkı sıkıya bağlı kalma ve onu dolu dolu yaşama çağrısı.
Ana Duygu:
Yaşama sevinci, yaşama bağlılık, umut, hayata karşı coşku ve insancıllık.