8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 34
Sevgili 8. sınıf öğrencim, merhabalar! Türkçe dersimizin bu bölümünde, “Kedi ile Fare” adlı metne başlamadan önce, bizi metnin konusuna hazırlayacak çok güzel iki soruyla karşılaşacağız. Bu sorular, hem dostluk üzerine düşünmemizi sağlayacak hem de yardımseverlik gibi önemli bir erdemi hatırlatacak. Haydi gel, bu “Hazırlık Çalışmaları” sorularını birlikte analiz edelim ve adım adım çözelim.
1. Dostlarınızın hangi özelliklere sahip olmalarını istersiniz?
Sevgili öğrencim, bu soru senin kendi düşüncelerini, hayalindeki arkadaşlık özelliklerini ortaya koymanı istiyor. Bir arkadaşta aradığın özellikleri düşüneceksin. Mesela, bir arkadaşın sana nasıl davranmalı, zor zamanlarında yanında olmalı mı, sırlarını saklamalı mı? İşte bu gibi şeyleri sıralayabilirsin. Herkesin arkadaşından beklentileri farklı olabilir ama bazı temel özellikler vardır ki dostluğu güçlü kılar.
Adım 1: Soruyu Anlayalım
Bu soruda senden, dostlarının yani arkadaşlarının sahip olmasını istediğin iyi huyları, davranışları ve karakter özelliklerini düşünmen isteniyor. Kısacası, “İyi bir arkadaş sence nasıl olmalı?” sorusunun cevabını arıyoruz. Bu soruya vereceğin cevaplar, senin arkadaşlık ilişkilerine ne kadar değer verdiğini ve bir arkadaşta nelere önem verdiğini gösterir.
Adım 2: Özellikleri Belirleyelim ve Açıklayalım
Şimdi senin için örnek birkaç özellik sıralayayım. Sen de bunlardan ilham alarak kendi cevaplarını oluşturabilir veya kendi düşündüklerini ekleyebilirsin:
-
Güvenilir olmalı: Bir arkadaşına her şeyini anlatabilmeli, onun sırrını saklayacağından emin olmalısın. Eğer bir arkadaşına güvenemiyorsan, o dostluk tam anlamıyla kurulamaz, değil mi? Güven, her ilişkinin temelidir.
-
Dürüst olmalı: Doğruyu söylemeli, seni yanıltmamalı. Bazen gerçekler acı olsa da, dürüst bir arkadaşın her zaman senin iyiliğini düşündüğünü bilirsin. Yalan söyleyen bir arkadaşa kimse güvenmek istemez.
-
Anlayışlı olmalı: Senin duygularına, düşüncelerine saygı duymalı. Hata yaptığında seni yargılamak yerine anlamaya çalışmalı. Herkesin farklı olduğunu ve herkesin hata yapabileceğini kabul etmeli.
-
Yardımsever olmalı: Zor zamanlarında yanında olmalı, sana destek vermeli. Birlikteyken güçlü olduğunuzu hissetmelisin. Birbirinize omuz vermeniz, dostluğunuzu daha da güçlendirir.
-
Saygılı olmalı: Sana, ailene, fikirlerine saygı duymalı. Farklı düşüncelere sahip olsanız bile birbirinize hoşgörü göstermelisiniz. Saygı olmadan sevgi de olmaz, unutma.
-
Eğlenceli olmalı: Birlikte güzel vakit geçirebilmeli, gülebilmelisiniz. Hayatın keyifli anlarını paylaşmak da dostluğun önemli bir parçasıdır. Birlikteyken sıkılmamalısın.
Unutma, dostluk karşılıklı bir ilişkidir. Sen de arkadaşlarına bu özellikleri göstermeye çalışmalısın ki, onlar da sana aynı şekilde davransınlar. İyi bir dost olmak, iyi bir dosta sahip olmanın ilk adımıdır.
2. Zor durumda kalan birine yardım ettiniz mi? Anlatınız.
Bu soru da yine senin yaşanmışlıklarına, deneyimlerine dayanıyor. Hayatta hepimiz zaman zaman zor durumlarla karşılaşabiliriz. Bazen bir arkadaşımız, bazen bir aile üyemiz, bazen de hiç tanımadığımız biri yardıma ihtiyaç duyabilir. Önemli olan, o anı fark edip elinden geleni yapabilmek.
Adım 1: Soruyu Anlayalım
Burada senden, hayatında zor bir durumda kalmış birine yardım edip etmediğini ve eğer ettiysen, bu olayı detaylarıyla anlatmanı istiyor. Yani, “Hiçbirine yardım elini uzattın mı? Nasıl oldu?” diye soruyor. Bu soru, senin empati kurma ve yardımseverlik özelliklerini ortaya koymanı hedefliyor.
Adım 2: Deneyimini Düşün ve Anlat
Böyle bir durumu yaşadın mı? Eğer yaşadıysan, o anı bize anlatmanı istiyor. Kimdi bu kişi? Ne tür bir zorluk yaşıyordu? Sen ona nasıl bir yardımda bulundun? Yardım ettikten sonra neler hissettin? Bu soruların cevaplarını düşünerek kendi hikayeni oluşturabilirsin.
Eğer henüz böyle bir deneyimin olmadıysa veya aklına gelmiyorsa, hayali bir durum üzerinden de düşünebilirsin. Mesela, okulda dersi anlamayan bir arkadaşına yardım etmek, kantinde parası düşen birine destek olmak, yaşlı birine poşetlerini taşımasında yardımcı olmak gibi küçük ama değerli yardımlar da olabilir. Önemli olan, yardım etme isteği ve çabasıdır.
Şimdi sana örnek bir hikaye anlatayım, belki sana fikir verir:
Bir gün okul çıkışı eve dönerken, önümde yürüyen bir arkadaşımın sırt çantasının fermuarının açık olduğunu ve içindeki kitapların yere düşmek üzere olduğunu fark ettim. Hemen yanına koştum ve “Dur, çantan açılmış!” diye seslendim. O da fark etmemişti. Kitapları yere düşmeden yakaladım ve ona uzattım. Sonra da fermuarını kapatmasına yardım ettim. Bana çok teşekkür etti. O an gerçekten mutlu olmuştum, küçük bir hareketle bir arkadaşıma yardımcı olabilmek çok güzel bir duyguydu.
Gördüğün gibi, yardım etmek için büyük şeyler yapmaya gerek yok. Bazen küçücük bir hareket bile birinin gününü güzelleştirebilir veya onu büyük bir sıkıntıdan kurtarabilir. Önemli olan, gözlemci olmak ve ihtiyacı olanlara el uzatmaktan çekinmemek. Bu, hem yardım edene hem de yardım alana iyi gelen bir şeydir. Yapılan her yardım, dünyayı biraz daha güzelleştirir.