8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 225
Merhaba sevgili öğrencim,
Bu etkinlikte bizden istenen, Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” adlı romanından yola çıkarak, kurtların saldırısından sonra atların doğada neler yaşamış olabileceğini hayal gücümüzü kullanarak bir hikâye şeklinde yazmak. Ayrıca hikâyemize uygun, güzel bir başlık koymayı da unutmayacağız.
Öncelikle soruyu dikkatlice okuyalım ve bizden ne istendiğini iyice anlayalım:
10. ETKİNLİK
“Yılkı Atı” romanında kurtların saldırısından sonra atlar doğada neler yaşamış olabilir? Hikâye edici bir anlatımla yazınız. Hikâyenize uygun bir başlık koyunuz.
Şimdi bu soruyu çözmek ve harika bir hikâye yazmak için adım adım ilerleyelim:
Adım 1: Metni Anlamak ve Hikâyenin Başlangıcını Belirlemek
- Verilen metinde, Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” romanından kısa bir bölüm okuduk. Bu bölümde, Dorukısrak’ın “yılkılık” edilişini, sert kış şartlarında diğer yılkı atlarıyla birlikte hayatta kalma mücadelesini ve en sonunda bir kurt saldırısıyla karşı karşıya kalışlarını öğrendik.
- Metnin son cümlelerinde, “Kurtlar iki koldan saldırdı.” ifadesiyle bir kurt saldırısının başladığını görüyoruz. Atlar bu saldırı karşısında bir araya gelmiş, kulakları dimdik, başları yukarı kalkık, yeleleri rüzgârda uçuşuyordu. Aygır ise hırslı hırslı toprağa vurmuştu ve metin tam da “Sonra tepelere doğru hızlı…” derken kesiliyordu.
- Bizden istenen, işte tam da bu noktadan sonrasını, yani kurtlar saldırdıktan sonra atların neler yaşamış olabileceğini hayal edip bir hikâye şeklinde yazmak. Atlar nasıl bir mücadele verdi, bu mücadelenin sonucu ne oldu, bunları kurgulayacağız.
Adım 2: Hikâye Planı Yapmak
Her iyi hikâyede olduğu gibi, yazmaya başlamadan önce kısa bir plan yapmak işimizi çok kolaylaştırır. Şunları düşünebiliriz:
- Başlık: Hikâyemizin konusunu en iyi şekilde yansıtan, okuyucunun ilgisini çekecek bir başlık bulmalıyız.
- Giriş: Metnin bittiği yerden başlamalıyız. Kurtların saldırısının başlaması ve atların ilk tepkisini anlatmalıyız.
- Gelişme: Kurtlarla atlar arasındaki mücadeleyi detaylandırmalıyız. Atlar kendilerini nasıl savundu? Kışın dondurucu soğuğu ve kar, bu mücadeleyi nasıl etkiledi? Atların birlikteliği ve özellikle aygırın liderlik rolü nasıl oldu?
- Sonuç: Mücadele nasıl bitti? Kim galip geldi? Atlar bu olaydan ne gibi dersler çıkardı? Hayatta kalmayı başardılar mı ve gelecekte onları neler bekliyor olabilir?
Adım 3: Hikâyeyi Yazmak
Şimdi bu plana göre hikâyemizi yazalım. Unutma, hikâye edici bir anlatım kullanacağız. Yani olayları birbiri ardına gelecek şekilde, canlı ve okuyucuyu içine çeken bir dille anlatacağız.
İşte benim senin için hazırladığım örnek bir hikâye:
Karlı Dağlarda Bir Direniş
Kurtlar, karların boydan boya kapladığı ovada, yılkı atlarını iki koldan sarmıştı. Gözleri açlıkla parlayan bu vahşi avcılar, çemberi her geçen saniye biraz daha daraltıyordu. Yılkılıklar, metinde okuduğumuz gibi dağınık düzenden çıkmış, aygırın önderliğinde toplu bir düzene geçmişlerdi. Kulakları dimdik, sertleşmiş toprağa hırslı hırslı vuran aygırın kişnemesi, sadece bir uyarı değil, aynı zamanda bir direniş çığlığıydı. Tepelere doğru hızlı adımlarla hareket etmeye başlamışlardı, ancak kurtlar peşlerini bırakmaya niyetli değildi; adeta bir gölge gibi takip ediyorlardı.
Kar, artık ovayı tamamen ele geçirmiş, yel ise ıslık çalar gibi uğulduyordu. Atlar, karın ve buzun keskin soğuğuna rağmen bir an bile tereddüt etmedi. Aygır, en önde, güçlü bacaklarıyla karları yararak ilerliyor, arkasındaki kısraklar ve taylar onun açtığı yoldan takip ediyordu. Ama kurtlar da boş durmuyordu. Sürüden bir tayı ayırmak için kurnazca hamleler yapıyor, atların düzenini bozmaya çalışıyorlardı. Gri tüylü, sinsi bir kurt, sürünün arkasından yaklaşıp genç bir kısrağın bacağına atıldı. Kısrak acıyla kişnedi, ama hemen toparlandı. Aygır, bu sesi duyar duymaz yıldırım hızıyla geri döndü. Güçlü ön ayaklarını havaya kaldırıp şaha kalktı ve kurtun üzerine tüm heybetiyle indi. Kurt, son anda sıyrılsa da aygırın darbesiyle yere serildi, acıyla inleyerek geri çekildi.
Bu sahne, diğer atlara bir cesaret aşısı oldu. Artık sadece kaçmakla kalmıyor, yeri geldiğinde saldırıya da geçiyorlardı. Kısraklar, tayları ortalarına alarak bir savunma çemberi oluşturmuş, dışarıdan gelen her tehlikeye karşı dimdik duruyorlardı. Kurtlar, yılkı atlarının bu beklenmedik direnişi karşısında şaşırmış, işlerinin düşündükleri kadar kolay olmadığını anlamışlardı. Birkaç başarısız saldırıdan sonra, soğuk ve açlık kadar, yılkıların kararlılığı da onları yıldırmıştı. Lider kurt, sürüsüne bir işaret verdi ve yavaşça, yenilgiyi kabullenmiş bir şekilde karlı ovada gözden kayboldular.
Yılkı atları, yorgun argın ama zaferin getirdiği bir rahatlamayla soluklandı. Birkaçının bacaklarında sıyrıklar, karınlarında derin bir açlık vardı. Ama en önemlisi, hayatta kalmışlardı. Bu gece, onlara doğanın acımasızlığını bir kez daha öğretmiş, ancak aynı zamanda bir araya geldiklerinde ne kadar güçlü olabileceklerini de göstermişti. Aygır, gururla sürüsüne baktı. Bu dağlarda, karda ve fırtınada, her şeye rağmen var olmaya devam edeceklerdi. Birlik içinde, doğanın tüm zorluklarına meydan okuyarak, özgürce yaşamaya devam edeceklerdi.
Umarım bu örnek hikâye, sana bu tür yaratıcı yazma etkinliklerinde nasıl düşüneceğini ve metinden nasıl ilham alacağını göstermiştir. Unutma, hayal gücün en büyük yardımcın! Başarılar dilerim!