8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 154
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle “Zaman ve Mekân” ünitesinden çok güzel iki etkinlik yapacağız. Metni dikkatlice okuyup soruları adım adım çözelim, böylece hem konuyu pekiştirelim hem de cümleleri daha iyi anlayalım. Hazır mısın? Başlayalım!
5. ETKİNLİK
“Eşref Saat” metninden öznel ve nesnel anlatıma uygun cümleler bulup aşağıdaki boşluklara yazınız.
Öncelikle öznel ve nesnel anlatımın ne olduğunu hatırlayalım mı? Öznel cümleler, kişisel duygu, düşünce ve yorum içeren, kanıtlanamayan cümlelerdir. Nesnel cümleler ise kişisel görüş içermeyen, herkesçe kabul gören, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanabilen ifadelerdir.
Şimdi “Eşref Saat” metnini dikkatlice okuyup bu tür cümleleri bulalım:
Öznel Cümleler:
-
Adım 1: Metindeki kişisel görüş, duygu veya yorum içeren ifadeleri arayalım.
Örnek 1: “Güneşin batışı insana tuhaf bir hüzün verir.”
Bu cümlede “tuhaf bir hüzün verir” ifadesi kişiden kişiye değişebilen bir duyguyu yansıttığı için özneldir. Herkes aynı hüznü hissetmeyebilir.
-
Örnek 2: “En çok kendi kendimizle kaldığımız saatler giden günün arkasından gecenin ağır ağır geldiği, daha doğrusu gündüzlerin bizleri gecelere devrettiği o saatlerdir.”
Burada yazar, hangi saatlerin “en çok kendi kendimizle kaldığımız” saatler olduğunu kendi bakış açısıyla yorumlamış. Bu da kişisel bir değerlendirmedir.
-
Örnek 3: “Öğle yemeğinden sonra gelen rehavetin tadı hiçbir gece uykusunda bulunmaz.”
“Hiçbir gece uykusunda bulunmaz” ifadesi yazarın kişisel bir karşılaştırması ve abartılı bir yorumu olduğu için özneldir.
Nesnel Cümleler:
-
Adım 1: Metindeki doğruluğu kanıtlanabilir, herkesçe aynı şekilde anlaşılabilecek ifadeleri arayalım.
Örnek 1: “Şair tabiatlı olanlar akşam saatlerini severler.”
Bu cümle, şair ruhlu insanların akşam saatlerini sevdiği yönünde genel bir gözlemi ifade eder ve kişisel bir duygu içermez. Bu, bir genelleme olarak kabul edilebilir ve gözlemlerle desteklenebilir.
-
Örnek 2: “Yemek düşkünleri de öğle saatlerini.”
Yemek düşkünü insanların öğle saatlerini sevdiği de genel bir gözlem niteliğindedir, kişisel bir yorum değildir.
-
Örnek 3: “Ama yaş ilerledikçe insanlar sabah saatlerini sever olur.”
Bu cümle, yaş ilerlemesiyle insanların sabah saatlerine olan ilgisinin arttığı yönünde bir tespiti belirtir. Bu da gözlemlenebilir ve kanıtlanabilir bir bilgidir.
6. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki cümleleri ögelerine ayırınız.
Cümleleri ögelerine ayırırken ilk olarak yüklemi, sonra özneyi bulmaya çalışırız. Ardından nesneleri ve tümleçleri buluruz. Unutma, yüklem cümlenin temelidir!
-
1. Cümle: “Eşref saatlerini kullanmanın sırlarından bahsedeceğim.”
-
Yüklem: bahsedeceğim
(Çünkü cümlede yapılan işi bildiren kelime bu.)
-
Özne: (Ben)
(Kim bahsedecek? Ben. Cümlede açıkça yazmasa da eylemi yapan belli olduğu için ‘gizli özne’dir.)
-
Dolaylı Tümleç: Eşref saatlerini kullanmanın sırlarından
(Neyden bahsedeceğim? Eşref saatlerini kullanmanın sırlarından. “-den” eki ile dolaylı tümleç olur.)
-
-
2. Cümle: “Sabahleyin 9’da mı, öğleyin 12’de mi teşrif eder bilinmez.”
-
Yüklem: bilinmez
(Cümlede yapılan eylem bu.)
-
Özne (Yan Cümlecik): Sabahleyin 9’da mı, öğleyin 12’de mi teşrif eder
(Ne bilinmez? Sabahleyin 9’da mı, öğleyin 12’de mi teşrif eder. Bu kısım bir soru cümlesi şeklinde olsa da, ana cümlenin öznesi görevindedir ve edilgen bir fiil olduğu için aslında “ne bilinmez?” sorusuna cevap verir. Bu tür durumlarda “sözde özne” de diyebiliriz, çünkü işi yapan belli değildir.)
-
-
3. Cümle: “Talih, o saatlerde adamın yüzüne gülmeye başlar.”
-
Yüklem: başlar
(Cümledeki ana eylem.)
-
Özne: Talih
(Kim başlar? Talih.)
-
Zarf Tümleci: o saatlerde
(Ne zaman başlar? o saatlerde.)
-
Dolaylı Tümleç: adamın yüzüne gülmeye
(Neye başlar? adamın yüzüne gülmeye. “-e” eki ile dolaylı tümleç olur.)
-
-
4. Cümle: “Geçit vermeyen dumanlı dağlar eşref saat gelince delinir.”
-
Yüklem: delinir
(Cümledeki eylem.)
-
Sözde Özne: Geçit vermeyen dumanlı dağlar
(Ne delinir? Geçit vermeyen dumanlı dağlar. Bu fiil edilgen çatılı olduğu için, işi yapan değil, işten etkilenen varlık “sözde özne” olur.)
-
Zarf Tümleci: eşref saat gelince
(Ne zaman delinir? eşref saat gelince.)
-
-
5. Cümle: “Yaş ilerledikçe insanlar sabah saatlerini severler.”
-
Yüklem: severler
(Cümledeki eylem.)
-
Özne: insanlar
(Kim severler? insanlar.)
-
Belirtili Nesne: sabah saatlerini
(Neyi severler? sabah saatlerini. “-i” eki ile belirtili nesne olur.)
-
Zarf Tümleci: Yaş ilerledikçe
(Ne zaman/Nasıl severler? Yaş ilerledikçe.)
-
-
6. Cümle: “Öğle vaktinin gelmesi iple çekilir.”
-
Yüklem: çekilir
(Cümledeki eylem.)
-
Sözde Özne: Öğle vaktinin gelmesi
(Ne çekilir? Öğle vaktinin gelmesi. Bu fiil de edilgen olduğu için işi yapan değil, işten etkilenen varlık “sözde özne”dir.)
-
-
7. Cümle: “Her şey eşref saatte olur.”
-
Yüklem: olur
(Cümledeki eylem.)
-
Özne: Her şey
(Ne olur? Her şey.)
-
Dolaylı Tümleç: eşref saatte
(Nerede/Ne zaman olur? eşref saatte. “-de” eki ile dolaylı tümleç olur.)
-
-
8. Cümle: “Eşref saat insanların bizzat kendileri tarafından işletilir.”
-
Yüklem: işletilir
(Cümledeki eylem.)
-
Sözde Özne: Eşref saat
(Ne işletilir? Eşref saat. Edilgen fiil olduğu için işten etkilenen “sözde özne”dir.)
-
Edat Tümleci: insanların bizzat kendileri tarafından
(Kim tarafından işletilir? insanların bizzat kendileri tarafından. “tarafından” edatı ile edat tümleci olur.)
-
b) Pembe kutudaki cümlelerin özneleri ile mavi kutudaki cümlelerin özneleri işi, oluşu, hareketi yapması bakımından karşılaştırınız.
Şimdi pembe ve mavi kutulardaki cümlelerin öznelerini, yani işi yapan veya işten etkilenen varlıkları karşılaştıralım.
-
Pembe Kutudaki Cümleler:
- “bahsedeceğim” -> (Ben) (Gizli özne, işi yapan belli.)
- “Talih… başlar” -> Talih (Gerçek özne, işi yapan belli.)
- “insanlar… severler” -> insanlar (Gerçek özne, işi yapan belli.)
- “Her şey… olur” -> Her şey (Gerçek özne, işi yapan belli.)
Gördüğün gibi, pembe kutudaki cümlelerdeki özneler, fiilde bildirilen işi, oluşu veya hareketi doğrudan kendileri yapıyorlar. Yani işin gerçek sahibidirler. Fiiller de genellikle etken çatılıdır.
-
Mavi Kutudaki Cümleler:
- “bilinmez” -> (Sabahleyin 9’da mı, öğleyin 12’de mi teşrif eder) (Burada özne bir yan cümlecik ve işi yapan belli değil. Fiil edilgen.)
- “Geçit vermeyen dumanlı dağlar… delinir” -> Geçit vermeyen dumanlı dağlar (Sözde özne, işi yapan değil, işten etkilenen.)
- “Öğle vaktinin gelmesi iple çekilir” -> Öğle vaktinin gelmesi (Sözde özne, işi yapan değil, işten etkilenen.)
- “Eşref saat… işletilir” -> Eşref saat (Sözde özne, işi yapan değil, işten etkilenen.)
Mavi kutudaki cümlelerde ise durum biraz farklı. Buradaki fiiller hep “-il, -in” eklerini almış, yani edilgen çatılı fiiller. Edilgen çatılı fiillerde işi yapan gerçek özne belli olmaz, işten etkilenen varlık “sözde özne” olur. Bu yüzden bu cümlelerde işi, oluşu, hareketi yapan kişi veya varlık açıkça belirtilmemiştir.
Sonuç:
pembe renkli kutulardaki cümlelerde işi, oluşu, hareketi yapan özneler açıkça belirtilmiştir.
mavi renkli kutulardaki cümlelerde işi, oluşu, hareketi yapan özneler açıkça belirtilmemiştir.
Umarım bu açıklamalar cümle ögelerini ve özne-yüklem ilişkisini daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin!