8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 94
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 8. sınıf Türkçe öğretmeninim. Gördüğüm kadarıyla metin türleri ve düşünceyi geliştirme yolları konusunda çok güzel bir etkinliğimiz var. Şimdi bu soruları seninle birlikte adım adım inceleyelim ve doğru cevapları bulalım, tamam mı?
Öncelikle, düşünceyi geliştirme yollarının neler olduğunu kısaca hatırlayalım:
- Örneklendirme: Bir düşünceyi daha anlaşılır kılmak için örnekler vermek.
- Tanık Gösterme: Bir düşünceyi desteklemek için o konuda uzman veya tanınmış bir kişinin sözünü aynen aktarmak (alıntı yapmak).
- Karşılaştırma: İki farklı varlık, durum ya da kavram arasındaki benzerlikleri veya farklılıkları ortaya koymak.
- Sayısal Verilerden Yararlanma: Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için istatistiksel bilgiler, sayılar veya oranlar kullanmak.
Şimdi bu bilgiler ışığında sorularımızı çözmeye başlayalım.
5. ETKİNLİK
a) Aşağıdaki paragraflarda hangi düşünceyi geliştirme yolunun kullanıldığını bularak boşluklara yazınız.
Bu kısımda bize dört farklı paragraf verilmiş ve her birinde hangi düşünceyi geliştirme yolunun kullanıldığını bulmamız isteniyor. Hadi her birini tek tek inceleyelim:
Adım 1: Birinci paragrafı inceleyelim.
Türkiye’de çeşit çeşit boncuk kullanılıyorlar. Yörükler “dilgöz” adını verdikleri deve boncuğunu çocuklarına, develerine ve kemerlerine takıyorlar. Aynı boncuğa Karadeniz’de “yılanbaşı” deniyor. Bu boncuklar Filipinler’den gelen deniz kabuklarından yapılıyor.
Bu paragrafta, Türkiye’de kullanılan boncuklar hakkında genel bir bilgi verildikten sonra, “Yörükler” ve “Karadeniz” bölgelerindeki boncukların kullanımına ve adlarına dair belirli örnekler verilmiş. Bu, anlatılan konuyu somutlaştırmak ve daha anlaşılır hale getirmek için yapılmış. Dolayısıyla burada kullanılan yöntem:
Çözüm: Örneklendirme
Adım 2: İkinci paragrafı inceleyelim.
Bence Türkçe bugünkü sınırlarımızın dışına çıkarılarak düşünülmelidir. Dilimiz konuşulduğu coğrafyalar içinde görülmeli artık. Daralan siyasi sınırlarımız karşısında, Millî Mücadele Dönemi’nde Yahya Kemal Beyatlı “Türkçenin çekilmediği yer vatandır.” demiştir. Bugün de Türkçe en geniş sınırları içinde düşünülmeli, dil ve vatan birlikte ele alınmalıdır.
Bu paragrafta yazar, “Türkçe geniş sınırlar içinde düşünülmeli” fikrini desteklemek için Yahya Kemal Beyatlı gibi tanınmış bir yazarın sözünü doğrudan alıntılamış. Bir uzmanın veya tanınmış bir kişinin sözünü kendi düşüncemizi desteklemek için kullanmaya ne diyorduk?
Çözüm: Tanık Gösterme
Adım 3: Üçüncü paragrafı inceleyelim.
Türkiye’de okunan kitap sayısı çok azdır ancak kitap okumayı kültür hâline getirmiş insanlar da vardır. Bu kişiler için kitap okumak tiryakiliktir. Çantasında kitap taşıma, otobüste kitap okuma, durakta beklerken kitap okuma, kitap tiryakilerinin yaptığı davranışlardan bazılarıdır.
Bu paragraf, Türkiye’deki genel kitap okuma oranının “çok az” olduğunu belirttikten sonra, bunun karşıtı bir durum olarak “kitap okumayı kültür hâline getirmiş insanlar”ın varlığından bahsediyor. Yani, iki farklı durumu birbiriyle kıyaslıyor. Ayrıca, bu “kitap tiryakileri”nin davranışlarından örnekler de verilmiş olsa da, paragrafın temelinde “çok azdır ancak… vardır” ifadesiyle bir karşılaştırma yapma amacı vardır.
Çözüm: Karşılaştırma
Adım 4: Dördüncü paragrafı inceleyelim.
Eleştirmenlerimizin eleştiriyi yan meslek olarak algılamaları bilinen bir gerçek ama işin korkutucu boyutu birçok kimsenin ilgisini çekmiyor. Eleştirmenlerimizin %33’ü ticarete uğraşıyor, %10’u tekstilci, %40’ı doktor, çok az bir kısmı da yazar. İşin en ürkütücü yönü, aydınlarımızın %72’sinin eleştirmenlerin eleştiri dışında işler yapmalarını oldukça doğal karşılamaları.
Bu paragrafta, eleştirmenlerin meslekleriyle ilgili durumu anlatırken yüzde oranları kullanılmış: “%33”, “%10”, “%40”, “%72”. Gördüğün gibi, sayısal verilerle bir iddia destekleniyor ve daha inandırıcı hale getiriliyor. Bu durumda hangi yolu kullanmış oluruz?
Çözüm: Sayısal Verilerden Yararlanma
Sonuç olarak, 5.a maddesindeki boşlukları aşağıdaki gibi doldurmalıyız:
- Birinci paragraf: Örneklendirme
- İkinci paragraf: Tanık Gösterme
- Üçüncü paragraf: Karşılaştırma
- Dördüncü paragraf: Sayısal Verilerden Yararlanma
—
b) Okuduğunuz çizgi romanda düşünceyi geliştirme yollarından hangileri kullanılmıştır?
Sevgili öğrencim, bu soru senin kendi okuduğun çizgi romana özel bir soru. Ben senin okuduğun çizgi romanı bilmediğim için sana doğrudan bir cevap veremem. Ama sana nasıl düşünebileceğin konusunda yardımcı olabilirim:
Adım 1: Okuduğun çizgi romanı hatırla.
Çizgi romanda anlatılan olayları, karakterlerin konuşmalarını ve verilen bilgileri gözden geçir. Yazarın, okuyucuya bir fikri veya durumu açıklamak için hangi yöntemleri kullandığını düşün.
Adım 2: Düşünceyi geliştirme yollarını çizgi romandaki örneklerle eşleştir.
- Çizgi romanda bir karakterin yaptığı bir şeyi açıklamak için benzer örnekler verildi mi? Veya bir olayın nasıl gerçekleştiğini anlatırken somut olaylar gösterildi mi? O zaman Örneklendirme kullanılmış olabilir.
- Hikayede, bir düşünceyi desteklemek için tanınmış bir kişinin sözü veya bir uzmanın görüşü aktarıldı mı? O zaman Tanık Gösterme kullanılmış olabilir.
- İki farklı karakterin özellikleri, iki farklı olayın sonuçları veya iki farklı yerin durumları birbiriyle kıyaslandı mı? Benzerlikleri veya farklılıkları vurgulandı mı? O zaman Karşılaştırma kullanılmış olabilir.
- Hikayede sayılar, yüzdeler, istatistikler gibi somut veriler kullanılarak bir durumun önemi veya büyüklüğü anlatıldı mı? O zaman Sayısal Verilerden Yararlanma kullanılmış olabilir.
Unutma, çizgi romanlar genellikle hikaye anlatımı üzerine kuruludur ve bazen bu düşünceyi geliştirme yollarını doğrudan metin içinde bulmak zor olabilir. Ama yine de dikkatli bakarsan, karakterlerin konuşmalarında veya hikaye akışında bu yollardan birkaçıyla karşılaşabilirsin. Örneğin, bir karakterin başka bir karakteri ikna etmek için bir örnek vermesi bile bir örneklendirme sayılabilir.
—
6. ETKİNLİK
İnsanlığa yararlı bir icat yapmanız gerekirse neyi icat etmek isterdiniz? Bu konudaki düşüncelerinizi arkadaşlarınıza anlatan bir konuşma yapınız. Konuşmanızda “oysaki, özellikle, kısaca, son olarak” gibi geçiş ve bağlantı ifadelerinden uygulamaya özen gösteriniz.
Bu da yine çok yaratıcı ve senin kendi düşüncelerini ortaya koyacağın bir etkinlik, sevgili öğrencim! Burada benden senin yerine bir konuşma yapmam beklenmiyor, çünkü bu senin hayal gücünü ve ifade yeteneğini geliştirecek bir çalışma. Ama sana nasıl bir konuşma hazırlayabileceğin konusunda ipuçları verebilirim:
Adım 1: Ne icat etmek istediğine karar ver.
Önce biraz düşün. İnsanlık için gerçekten neye ihtiyaç var sence? Belki çevre sorunlarına çözüm olacak bir şey, belki insanların hayatını kolaylaştıracak bir araç, belki de eğlenceli ama öğretici bir oyun. Hayal gücünü serbest bırak!
Adım 2: İcadının ne işe yarayacağını ve neden önemli olduğunu düşün.
İcadın hangi soruna çözüm bulacak? İnsanların hayatında ne gibi bir fark yaratacak? Bunu neden icat etmek istiyorsun? Bu soruların cevapları konuşmanın temelini oluşturacak.
Adım 3: Konuşmanı yapılandır.
Bir giriş, gelişme ve sonuç bölümü olsun. Konuşmanın akıcı olması için sana verilen “oysaki, özellikle, kısaca, son olarak” gibi geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanmayı unutma. İşte birkaç örnek cümle:
- “Benim icat etmek istediğim şey…” (Giriş)
- “Bu icat, özellikle şu şu sorunları çözmek için tasarlandı.” (Gelişme)
- “Birçok kişi bu sorunu göz ardı ediyor, oysaki çözüm aslında çok basit olabilir.” (Gelişme)
- “Kısaca özetlemek gerekirse, icadımın temel amacı…” (Gelişme veya Sonuç)
- “Son olarak, bu icatla ilgili en büyük hayalim…” (Sonuç)
Adım 4: Konuşmanı arkadaşlarına sunmaya hazır ol.
Konuşmanı birkaç kez prova et. Ses tonunu, vurgularını ve beden dilini kullanarak daha etkili bir sunum yapabilirsin. Unutma, önemli olan kendi özgün fikirlerini açık ve anlaşılır bir şekilde ifade edebilmektir.
Umarım bu açıklamalar sana çok yardımcı olmuştur. Türkçe dersinde başarılar dilerim!