8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 194
Merhaba sevgili öğrencim, 8. Sınıf Türkçe dersimiz için harika bir etkinlik ve metin soruları bizi bekliyor! Birlikte bu soruları adım adım, metni dikkatlice okuyarak çözeceğiz. Hazırsan başlayalım!
1. ETKİNLİK
Sözcük ve sözcük gruplarını, verilen anlamlarla eşleştiriniz.
Şimdi bu kelimeleri ve anlamlarını tek tek inceleyip doğru eşleştirmeleri yapalım:
-
1 yâren
Metinde “Bir de eş dost, ziyarette ikramın başını çeken kahve…” cümlesinde “eş dost” ile birlikte kullanılması, bu kelimenin yakın arkadaş anlamı taşıdığını gösteriyor. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 1 ) Arkadaş, yakın dost.
-
2 tiryaki
Metinde “…ehlikeyf, bir kahve tiryakisi ise kahveden kahveyi getirene kadar bir ‘tazelik’ arardı.” cümlesinde geçiyor. Kahve tiryakisi, kahveye çok alışmış kişi demektir. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 2 ) Bir şeye çok alışmış, kendine huy edinmiş.
-
3 töre
Bu kelime metinde doğrudan geçmiyor ama genel kültür bilgisiyle biliyoruz ki töre, bir topluluğun ortaklaşa benimsediği kurallar ve geleneklerdir. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 3 ) Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet.
-
4 türüm türüm tütmek
Metinde “…türüm türüm kokan, buram buram tüten kahveler…” ifadesinde geçiyor. Bu ifade, güzel kokuların çevreye yayılmasını anlatır. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 4 ) Çevreye güzel kokular yayılmak.
-
5 kallavi
Metinde “…kulpsuz ‘kallavi’ fincanlarda içilen…” ifadesinde geçiyor. Kallavi kelimesi, büyük, gösterişli anlamında kullanılır. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 5 ) Çok iri, kocaman.
-
6 beyit
Bu kelime metinde doğrudan geçmiyor ama edebiyat derslerinden hatırlarsın, beyit şiirde iki dizeden oluşan bölümdür. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 6 ) Çift dizeli olarak düzenlenen bir koşuğun her dize çifti.
-
7 pirinç
Metinde “…pirinç cezvelerinde pişirilerek…” ifadesinde geçiyor. Pirinç, bir metal alaşımıdır. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 7 ) Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım.
-
8 ehlikeyif
Metinde “…ehlikeyf, bir kahve tiryakisi ise…” cümlesinde geçiyor. Ehlikeyif, rahatına, keyfine düşkün olan kişidir. Anlamlar listesindeki karşılığına bakalım:
( 8 ) Rahatına düşkün kimse, keyif sahibi.
Eşleştirme Sonucu:
( 7 ) Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım.
( 5 ) Çok iri, kocaman.
( 4 ) Çevreye güzel kokular yayılmak.
( 6 ) Çift dizeli olarak düzenlenen bir koşuğun her dize çifti.
( 8 ) Rahatına düşkün kimse, keyif sahibi.
( 2 ) Bir şeye çok alışmış, kendine huy edinmiş.
( 1 ) Arkadaş, yakın dost.
( 3 ) Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet.
—
2. ETKİNLİK
“Bir Fincan Kahve” metninden hareketle aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
1. Yazara göre acı bir kahve neyin başlangıcıdır?
Şimdi metne geri dönelim ve bu sorunun cevabını arayalım. Metnin ilk paragrafında şöyle bir cümle var:
“Sizi, bir acı kahve içmeye çağıran dostunuza “neden acı kahve” demezsiniz. Bu, azıksız yıllar yılı sürecek bir tatlılık, yakın bir dostluk vardır.”
Adım 1: Metinde acı kahve ile ilgili bölümü bulduk.
Adım 2: Yazar, acı kahvenin “azıksız yıllar yılı sürecek bir tatlılık, yakın bir dostluk” anlamına geldiğini belirtiyor.
Çözüm:
Yazara göre acı bir kahve, azıksız yıllar yılı sürecek bir tatlılığın ve yakın bir dostluğun başlangıcıdır. Yani bir fincan acı kahve, uzun süreli ve samimi bir dostluğun simgesidir.
—
2. Kahvenin Anadolu’da yaygınlaşması nasıl gerçekleşmiştir? Açıklayınız.
Bu soru için metnin ikinci paragrafına odaklanmamız gerekiyor. Kahvenin Anadolu’ya gelişi ve yaygınlaşması orada detaylıca anlatılıyor.
“Tarihçilerin verdiği bilgilere göre, Osmanlı Devleti’ne kahve ilk olarak 16’ncı yüzyılda girmiş ve Anadolu’ya yayılmıştır. Arap tarafından bilinen, ekmeği yapılıp yenen ya da dövülerek içilen kahve, Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Yemen’den ilkin İstanbul’a getirilmiş ve içilmiştir. Daha sonraları tüccarlar eliyle Avrupa’ya götürülen ve Anadolu’ya yayılan kahve, keyif verdiği için bir ara tarihimizde yasaklanmış, içenler ağır cezalara çarptırılmıştır. Bakmışlar ki kahve içiminin önüne geçilemiyor, hele büyük konaklar da kahveden vazgeçilemiyor, tümü yasağı gibi kahve yasağı da kaldırılmış. Kahve İstanbul’un ve Anadolu’nun günlük hayatına girmiş. Ekmeği gibi, su gibi ihtiyaç maddeleri arasında yer almıştır. İstanbul’da açılan yazlık ve kışlık kahvehaneler, bu kahvehanelerde kahve gelenek ve görenekleri, yerli ve yabancı pek çok yazara konu olmuştur.”
Adım 1: Metinde kahvenin Anadolu’ya girişini ve yaygınlaşmasını anlatan bölümleri işaretledik.
Adım 2: Bu bölümlerden ana fikirleri çıkaralım.
Çözüm:
Kahvenin Anadolu’da yaygınlaşması birkaç aşamada gerçekleşmiştir:
- Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 16. yüzyılda Yemen’den İstanbul’a getirilerek Osmanlı Devleti’ne girmiştir.
- Daha sonra tüccarlar aracılığıyla hem Avrupa’ya hem de Anadolu’nun diğer bölgelerine yayılmıştır.
- Başlangıçta keyif verici olduğu için bir süre yasaklanmış ve içenler cezalandırılmıştır.
- Ancak, özellikle büyük konaklarda kahveden vazgeçilememesi ve halk arasında da çok sevilmesi nedeniyle yasak kaldırılmıştır.
- Yasağın kalkmasıyla birlikte kahve, İstanbul ve Anadolu’nun günlük hayatına girmiş, adeta su gibi temel bir ihtiyaç maddesi haline gelmiştir.
- İstanbul’da kahvehaneler açılmış, bu mekanlar sayesinde kahve kültürü ve gelenekleri daha da pekişerek yayılmıştır.
—
3. “Ehlikeyfin keyfini kim yeniler, kim tazeler? / Taze elden, taze pişmiş, taze kahve tazeler.” dizelerinde kahvenin ikramıyla ilgili hangi özelliğe değinilmiştir? Belirtiniz.
Yine metnin sonlarına doğru bu beyiti ve öncesindeki açıklamayı bulabiliriz:
“…ehlikeyf, bir kahve tiryakisi ise kahveden kahveyi getirene kadar bir ‘tazelik’ arardı. Kahve üzerine söylenen şu beyit o günlerde söylenirdi: ‘Ehlikeyfin keyfini kim yeniler, kim tazeler? / Taze elden, taze pişmiş, taze kahve tazeler.'”
Adım 1: Beyiti ve öncesindeki açıklamayı bulduk.
Adım 2: Açıklamada ve beyitte anahtar kelimelerin “tazelik”, “taze elden”, “taze pişmiş” olduğunu görüyoruz.
Çözüm:
Bu dizelerde kahvenin ikramıyla ilgili olarak tazeliğin ve o an taze pişirilmiş olmasının önemine değinilmiştir. Yani, gerçek bir keyif almak için kahvenin bayat değil, yeni demlenmiş ve sıcak bir şekilde sunulması gerektiği vurgulanmıştır.
Umarım açıklamalar anlaşılır olmuştur sevgili öğrencim. Metinleri dikkatlice okuduğumuzda tüm cevapları kolayca bulabiliriz, değil mi?