8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 165
Merhaba 8. sınıf öğrencisi arkadaşım, ben senin Türkçe öğretmeninim. Gördüğüm kadarıyla önümüzde çok güzel ve düşündürücü iki etkinlik var. Bu etkinlikleri çözmek için bize verilen metni dikkatlice okumamız ve ardından soruları adımlara ayırarak yanıtlamamız gerekiyor. Hazırsan başlayalım!
Öncelikle metnimizi bir kez daha dikkatlice okuyalım:
İkindiye doğru Mustafa’yla yola düşüp Göreme’ye geldik. Göreme’de peri bacaları ormanına düştük. Görkemli, büyükçe bir kovukta…
Bacalar ormanı alabildiğine uzuyor gibi görünüyor. Buradan, bu oturduğumuz yerden bakınca bacalar ormanı hiç sonu yokmuş gibi görünüyor. Ormanda türlü şekiller… Kendini bir heykel ormanında sanırsın. Öylesine biçimler… Yürüyen, duran, hemen kalkıp koşacakmış gibi tetikte duran, uçmaya hazırlanan, at, insan, kuş, fil, türlü başlar… Saymakla bitmez… Halat çeken bir alay… Ata binmiş bir gelin… Gelin alayı… Bir büyü içinde kalıyor insan… Seyrederken bütün bunları, dünyayı unutuyor insan. Öteki, gerçek dünyayı, ağacı, kuşu, tarlası, evleri ile bıçak gibi kesip o dünyada hiç yaşama-mışsın gibi, bu peri bacaları dünyasına kendini kapıp koyuveriyorsun… Belki asırlardır bu sarhoşluk…
Şimdi soruları adım adım çözelim.
3. ETKİNLİK
Okuduğunuz metinde geçen öznel ve nesnel ifadeleri yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, biliyorsun ki öznel ifadeler kişiden kişiye değişen, doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanamayan, kişisel duygu ve düşünceleri içeren cümlelerdir. Nesnel ifadeler ise herkes tarafından aynı kabul edilen, doğruluğu kanıtlanabilen, kişisel yorum içermeyen cümlelerdir. Metni bu gözle okuduğumuzda şu ifadeleri yakalayabiliriz:
Öznel İfadeler
- “Görkemli, büyükçe bir kovukta…” (Buradaki “görkemli” kelimesi, yazarın kişisel beğenisini yansıtıyor.)
- “Kendini bir heykel ormanında sanırsın.” (Yazarın kişisel hissini ve benzetmesini içeriyor.)
- “Öylesine biçimler… Yürüyen, duran, hemen kalkıp koşacakmış gibi tetikte duran, uçmaya hazırlanan, at, insan, kuş, fil, türlü başlar…” (Bu benzetmeler, yazarın kişisel yorumu ve hayal gücüdür.)
- “Bir büyü içinde kalıyor insan…” (Yazarın veya orada bulunan birinin hissettiği kişisel bir duygu.)
- “Seyrederken bütün bunları, dünyayı unutuyor insan.” (Yine kişisel bir his, bir deneyimin yansıması.)
- “Belki asırlardır bu sarhoşluk…” (Yazarın peri bacalarının yarattığı etkiyi tanımlamak için kullandığı kişisel bir yorum ve his.)
Nesnel İfadeler
- “İkindiye doğru Mustafa’yla yola düşüp Göreme’ye geldik.” (Kanıtlanabilir bir olay, yola çıkış ve varış bilgisi.)
- “Göreme’de peri bacaları ormanına düştük.” (Coğrafi bir konum ve orada bulunan yapılar hakkında bilgi.)
- “Bacalar ormanı alabildiğine uzuyor gibi görünüyor.” (Görsel bir gözlem, nesnel bir durumun tespiti.)
- “Ormanda türlü şekiller…” (Peri bacalarının farklı biçimlerde olduğu gerçeği.)
4. ETKİNLİK
a) Bir ülkenin doğal güzelliklerinin turizme katkısı hakkındaki düşüncelerinizi konuşma stratejilerinden (empati kurma, tartışma…) istediğinizi kullanarak anlatınız.
Çözüm:
Sevgili arkadaşım, bu soruda bizden bir konuşma yapmamız ve bu konuşmada konuşma stratejilerini kullanmamız isteniyor. Şimdi senin için örnek bir konuşma hazırlayalım. Bu konuşmada hem empati kurma hem de tartışma stratejilerini kullanmaya çalışacağım.
Merhaba değerli arkadaşlar, kıymetli öğretmenim!
Bugün sizlerle ülkemizin eşsiz doğal güzelliklerinin turizme katkısı üzerine düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Gelin, hep birlikte bir an için gözlerimizi kapatalım ve kendimizi uzak bir ülkeden gelen bir turist olarak hayal edelim. Belki de hayatında hiç deniz görmemiş, dağların zirvelerine ulaşamamış ya da peri bacaları gibi doğa harikalarına tanık olmamış birisi… Şimdi gözlerimizi açalım. Ülkemizin Akdeniz’in masmavi sularından Kapadokya’nın büyülü vadilerine, Karadeniz’in yemyeşil yaylalarından Pamukkale’nin bembeyaz travertenlerine uzanan güzelliklerini düşünelim. Bu manzaralar karşısında o turistin hissedeceği hayranlığı, şaşkınlığı ve mutluluğu tahmin edebiliyor musunuz? İşte bu, empati kurma stratejisini kullanarak kendimizi ziyaretçilerin yerine koyma çabamızdı.
Peki, bu doğal güzellikler sadece göz zevkimize mi hitap ediyor? Elbette hayır! Ülkemizin doğal güzellikleri, turizm sektörünün can damarıdır. Bir ülkenin ekonomisine döviz girdisi sağlamaktan tutun da, yerel halka iş imkanları yaratmaya, kültürel alışverişi geliştirmeye kadar pek çok faydası vardır. Örneğin, Kapadokya’daki peri bacalarını görmeye gelen binlerce turist, bölgedeki otellerde konaklar, restoranlarda yemek yer, hediyelik eşyalar satın alır. Bu durum, doğrudan ve dolaylı olarak birçok insanın geçimini sağlamasına yardımcı olur. Ancak bazıları, doğal güzelliklerin korunmasının ekonomik kalkınmayı yavaşlattığını düşünebilir. Oysaki, ben tam tersini savunuyorum. Eğer doğal güzelliklerimizi hoyratça kullanır, korumazsak, kısa vadede belki bir kazanç elde edebiliriz; fakat uzun vadede bu eşsiz mirasımızı kaybederiz ve turizm potansiyelimizi de yok etmiş oluruz. Bu noktada, doğal güzelliklerin korunması ve sürdürülebilir turizm arasında bir denge kurmak zorundayız. Hatta, bu dengeyi kurarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya ve daha zengin bir turizm mirası bırakabiliriz. İşte bu da, konuya farklı bir açıdan yaklaşarak bir tartışma ortamı oluşturma çabamızdı.
Unutmayalım ki, bu güzellikler bize emanet. Onları korumak, tanıtmak ve turizm aracılığıyla ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunmak hepimizin görevidir. Sözlerimi, “Doğayı sevmek, yaşamı sevmektir.” diyerek bitirmek istiyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
b) Konuşmanızı aşağıdaki formu doldurarak değerlendiriniz.
Çözüm:
Şimdi yukarıdaki örnek konuşmayı kendi içinde değerlendirelim. Bakalım hangi maddeleri “Evet” olarak işaretleyebiliriz:
Sözlü Sunum Becerisi Öz Değerlendirme Formu
- Konuşmaya uygun ifadelerle başladım.
- Evet
- Konuşmamda “oysaki, başka bir deyişle, özellikle, ilk olarak” gibi uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullandım.
- Evet (Örnek konuşmada “Oysaki” ifadesini kullandık.)
- Empati kurma, tartışma, katılımlı, eleştirel konuşma gibi konuşma stratejilerini uyguladım.
- Evet (Konuşmada hem empati kurma hem de tartışma stratejilerini kullandık.)
- Beden dilimi etkili bir şekilde kullandım.
- Evet (Konuşmayı yaparken bunu hayal ettiğimiz için evet diyebiliriz. Göz teması, el hareketleri gibi unsurlar etkili olurdu.)
- Konuşmamda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullandım.
- Evet (Konuşmamızda özellikle yabancı kökenli kelimelerden kaçınmaya özen gösterdik.)
- Sözcükleri anlamlarına uygun kullandım.
- Evet (Kelimeleri doğru yerlerde ve doğru anlamlarıyla kullandık.)
- Konuşmamı uygun ifadelerle bitirdim.
- Evet
Umarım bu açıklamalar, konuları daha iyi anlamana ve kendi çalışmalarında kullanmana yardımcı olur. Başarılar dilerim!