8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 222
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle beraber çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Sana gönderdiğim metni dikkatlice okuyarak soruları adım adım çözeceğiz. Unutma, metni iyi anlamak, soruları doğru cevaplamanın ilk adımıdır. Hadi başlayalım!
5. ETKİNLİK
“Yılkı Atı” metnini özetleyiniz.
Şimdi bizden “Yılkı Atı” metnini kısaca özetlememizi istiyorlar. Özetlemek ne demekti, hatırlayalım: Bir metinde anlatılanları en önemli kısımlarını kaçırmadan, kendi cümlelerimizle ve daha kısa bir şekilde anlatmak. Bunun için metni dikkatlice okuyup ana fikirleri ve temel olayları belirlememiz gerekiyor.
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve ana karakterleri, olayın geçtiği yeri ve zamanı belirleyelim.
- Ana Karakterler: Dorukısrak (bir at) ve sahibi İbrahim.
- Olayın Geçtiği Yer: Orta Anadolu’da bir köy ve çevresindeki dağlar.
- Zaman: Kış ve yaz mevsimleri.
Adım 2: Metindeki temel olayı ve Dorukısrak’ın yaşadıklarını ana hatlarıyla belirleyelim.
- İbrahim, yaşlı ve artık işe yaramadığını düşündüğü atı Dorukısrak’ı “yılkılık” eder, yani doğaya salar.
- Dorukısrak, dağlarda kışın zorlu şartlarında tek başına hayatta kalmaya çalışır, bu sırada yavrularını ve geçmişini hatırlar.
- Kış geçer, yaz gelir. İbrahim, Dorukısrak’ın öldüğünü zanneder ve yeni kısraklar besler.
- Ancak Dorukısrak ölmemiş, özgürlüğüne düşkünlüğü nedeniyle köye geri dönmek yerine uzaklara gitmeyi tercih etmiştir. Bu yüzden yaşlı ana ve yavrularını bir daha bulamazlar.
Adım 3: Bu ana hatları birleştirerek anlaşılır ve kısa bir özet oluşturalım.
Sonuç:
Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” romanından alınan bu metinde, Orta Anadolu’da yaşayan İbrahim adlı bir köylünün, yaşlanmış ve artık kendisine faydası olmadığını düşündüğü atı Dorukısrak’ı “yılkılık” etmesi, yani onu doğaya salması anlatılıyor. Kışın zorlu şartlarında dağlarda tek başına hayatta kalma mücadelesi veren Dorukısrak, geçmişini ve yavrularını anımsar. Kışın ardından yaz gelir ve İbrahim, Dorukısrak’ın öldüğünü sanır. Fakat Dorukısrak, özgürlüğüne düşkün olduğu için köye dönmez ve uzaklara giderek bir daha bulunamaz.
6. ETKİNLİK
“Yılkı Atı” metninden betimleyici anlatıma örnek cümleler yazınız.
Şimdi de metinden betimleyici anlatım örnekleri bulacağız. Betimleyici anlatım, bir şeyi, bir yeri veya bir kişiyi gözümüzde canlandıracak şekilde, onun özelliklerini anlatmaktır. Sanki kelimelerle bir resim çizer gibi… Genellikle sıfatlar ve zarflar bolca kullanılır. Hadi metinde böyle cümleler arayalım!
Çözüm:
Adım 1: Metni baştan sona betimleyici ifadeler (görsel, işitsel veya diğer duyusal detaylar veren cümleler) açısından dikkatlice oku.
Sonuç:
Metinden bulduğumuz betimleyici anlatım örnekleri şunlardır:
- “Bir Orta Anadolu köyünde İbrahim, ahırdaki samanın öküzlere, taya ve kır ata yetmeyeceği düşüncesiyle Dorukısrak’ı ‘yılkılık’ eder.”
- “Kışın dağda başının çaresine bakacak ve çıplak doğayla savaşacaktır.“
- “Sert kışta kaderine terk edilen kısrak, köyün kendisi gibi kovulmuş diğer atlarıyla dağlarda ölüm kalım savaşına girer.“
- “Kulakları bir süre dimdik kaldı.“
- “Yukarı kalkık başları, birbirine sürtündü.“
- “Yeleleri rüzgâr rüzgâr uçuştu.“
- “Kar inmişti ovaya…“
- “Yel, ıslık çalmaya başlamıştı.“
- “Ağır kışın…“
- “…acı soğuk…“
7. ETKİNLİK
Aşağıdaki cümlelerde kişileştirilen varlıkları bulunuz.
Bu etkinlikte kişileştirme sanatını bulacağız. Kişileştirme (edebiyatımızdaki adıyla teşhis), insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insanlara özgü özellikler vermektir. Mesela, “Rüzgar şarkı söylüyordu.” dediğimizde, şarkı söylemek insana ait bir özelliktir ama bunu rüzgara vermişiz, işte bu kişileştirmedir. Hadi cümlelere bakalım ve hangi varlıkların kişileştirildiğini bulalım.
Çözüm:
Adım 1: Her cümleyi dikkatlice oku ve cümlenin öznesinin (işi yapanın) ne olduğuna bak.
Adım 2: Öznenin yaptığı eylemin veya sahip olduğu özelliğin normalde kime ait olduğunu düşün. Eğer insan dışı bir varlık, insana özgü bir eylem yapıyor veya insana özgü bir özelliğe sahipse, orada kişileştirme vardır.
-
Kar ovaya doğru homurdana homurdana iniyordu.
Burada “homurdanmak” insana ait bir özelliktir. Cümlede bu eylemi yapan ise Kar. O zaman Kar kişileştirilmiştir.
-
Yel, ıslık çalmaya başlamıştı.
“Islık çalmak” insana özgü bir eylemdir. Cümlede bu eylemi yapan Yel. O zaman Yel kişileştirilmiştir.
-
Her yöne çileli bir akşam indi.
“Çileli olmak”, yani dertli veya sıkıntılı olmak insana ait bir duygudur. Burada akşam “çileli” olarak nitelendirilmiş. O zaman Akşam kişileştirilmiştir.
-
Gecenin şüpheleri artıyordu.
“Şüphelenmek”, yani bir durumdan emin olamamak, kuşku duymak insana ait bir düşüncedir. Cümlede gecenin şüpheleri olduğu söyleniyor. O zaman Gece kişileştirilmiştir.
-
Şımarık yel ve acı soğuk Demirkır’a “Yürü.” dedi.
“Şımarık” olmak insana ait bir özelliktir, “demek” yani konuşmak da insana özgü bir eylemdir. Burada hem yel “şımarık” olarak nitelendirilmiş hem de yel ve soğuk konuşuyor. O zaman Yel ve Soğuk kişileştirilmiştir.
Aferin sana! Bütün soruları başarıyla çözdük. Metin okuma, anlama ve edebi sanatları bulma konularında ne kadar dikkatli olduğunu gösterdin. Başarılarının devamını dilerim!