8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 159
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün seninle Atilla İlhan’ın “Türkiye” adlı şiiri üzerine hazırlanmış soruları çözeceğiz. Unutma, bu tür şiir yorumlama sorularında önemli olan, şiiri dikkatlice okumak ve yazarın bize ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmaktır. Hadi başlayalım!
4. Şiirde hangi şehirler hangi özellikleriyle verilmiştir?
Sevgili öğrencim, şiiri dikkatlice okuduğumuzda, şairin belirli bir şehir adı vermediğini görüyoruz. Şiir, Türkiye’nin genel güzelliklerini, doğal zenginliklerini, insanlarını ve tarihini anlatıyor. Yani, şiirde tek tek şehirler değil, bütün olarak Türkiye’nin kendisi bir bütün olarak ele alınıyor ve onun özellikleri sıralanıyor.
Bu özelliklere örnek olarak şunları söyleyebiliriz:
- Dağlarının dumanlı olması
- Üzüm ve tütün memleketi olması
- Hem çok gülmüş hem de çok ağlamış bir tarihe sahip olması
- Sabırlı ve bağrı yanık insanlara sahip olması
- Toprağının bereketli olması
- Nehirlerinin gürül gür akması
- Elma, kavun, karpuz, dut, kayısı gibi meyvelere, fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişlere sahip olması
Sonuç:
Şiirde belirli bir şehir adı geçmemektedir. Şiir, Türkiye’nin kendisini bir bütün olarak ele alarak onun doğal güzelliklerini (dumanlı dağlar, gürül gür akan nehirler, bereketli topraklar, nefis ormanlar), tarımsal zenginliklerini (üzüm, tütün, elma, kavun, fındık vb.) ve insanlarının özelliklerini (sabırlı, bağrı yanık, hem çok gülmüş hem çok ağlamış) anlatmıştır.
5. Şiir, üzerinizde nasıl bir etki bıraktı? Yazınız.
Bu soru, şiiri okuduktan sonra senin neler hissettiğini soruyor. Şairin ülkesine duyduğu sevgiyi ve hayranlığı hissetmiş olmalısın. Şiirde Türkiye’nin güzellikleri, zorlukları ve insanları o kadar içten anlatılmış ki, okurken ben de kendi ülkeme karşı derin bir sevgi ve bağlılık hissettim. İnsanın yaşadığı topraklara, vatanına karşı duyduğu o güçlü his, bu şiirle daha da pekişiyor. Ülkemin ne kadar değerli ve özel olduğunu bir kez daha anladım.
Sonuç:
Şiir, bende derin bir vatan sevgisi ve hayranlık uyandırdı. Türkiye’nin doğal güzellikleri, bereketli toprakları ve insanının özellikleri o kadar samimi bir dille anlatılmış ki, okurken kendimi bu toprakların bir parçası gibi hissettim. Ülkeme karşı duyduğum sevgi ve gurur daha da arttı. Şiir, vatanımızın ne kadar eşsiz ve değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı.
3. ETKİNLİK
Şiirin konusunu ve ana duygusunu yazınız.
Bir şiirin konusunu bulmak için “Bu şiir ne hakkında?” diye sorarız kendimize. Ana duyguyu bulmak için ise “Şiir bana en çok hangi duyguyu hissettirdi?” diye düşünürüz.
Konu:
Şiir, Türkiye’nin coğrafi güzelliklerini, doğal zenginliklerini (dağları, nehirleri, ormanları, meyveleri), insanlarının özelliklerini (sabırlı, gülmüş, ağlamış) ve genel olarak vatanın her yönünü anlatıyor. Yani, şiirin genel olarak Türkiye’nin zenginlikleri, güzellikleri ve insanları hakkında olduğunu söyleyebiliriz.
Ana Duygu:
Şiiri okurken şairin ülkesine duyduğu sevgiyi, bağlılığı ve hayranlığı çok net hissediyoruz. Her dizede bu topraklara ait olmanın verdiği gurur ve sevgi var. Bu yüzden şiirin ana duygusu vatan sevgisi ve Türkiye’ye duyulan derin bağlılık ile hayranlıktır.
Sonuç:
Konu:
Türkiye’nin doğal güzellikleri, zenginlikleri, insanı ve tarihiyle bir bütün olarak ele alınması, vatanın her yönüyle sevgisi.
Ana Duygu:
Vatan sevgisi, Türkiye’ye duyulan derin bağlılık ve hayranlık.
4. ETKİNLİK
Şiirdeki söz sanatlarının geçtiği dizeleri yazınız.
Söz sanatları, anlatımı daha etkileyici hale getirmek için kullanılan sanatsal ifadelerdir. Hadi şiirdeki örneklerini bulalım!
Benzetme:
Bir şeyi başka bir şeye benzetme sanatıdır. Genellikle “gibi” edatıyla yapılır.
- “Bulut gibi köpürmüş topraktan bereket”
- “Bir şarkı gibi dağdan denize yürümüş.”
- “Batan güneş gibi bakır taşkömürü”
Kişileştirme:
İnsan dışındaki varlıklara insana ait özellikler verme sanatıdır.
- “Türkiye, Türkiye çok gülmüş, çok ağlamış,” (Türkiye’ye gülme ve ağlama özelliği verilmiş.)
- “Ya o nehirler delirip gür gür gelirler” (Nehirlere delirme özelliği verilmiş.)
- “Ve rüzgâra vermiş saçlarını nefî ormanlar” (Ormanlara saç verme özelliği verilmiş.)
Karşıtlık:
Anlamca birbirine zıt kavramları veya durumları bir arada kullanma sanatıdır.
- “Türkiye, Türkiye çok gülmüş, çok ağlamış,” (Gülmek ve ağlamak zıt kavramlardır.)
Sonuç:
Benzetme:
- “Bulut gibi köpürmüş topraktan bereket”
- “Bir şarkı gibi dağdan denize yürümüş.”
- “Batan güneş gibi bakır taşkömürü”
Kişileştirme:
- “Türkiye, Türkiye çok gülmüş, çok ağlamış,”
- “Ya o nehirler delirip gür gür gelirler”
- “Ve rüzgâra vermiş saçlarını nefî ormanlar”
Karşıtlık:
- “Türkiye, Türkiye çok gülmüş, çok ağlamış,”