8. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencim, bugün Türkçe dersinde fiiller ve fiilimsiler konusunu pekiştireceğimiz harika bir etkinlikle karşındayım. Bu konuyu çok iyi anladığına eminim, şimdi gel birlikte bu soruları adım adım çözelim ve bilgilerimizi tazeleyelim!
a) Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılan sözcüklerden hangisinin çekimli eylem olduğunu gerekçesiyle açıklayınız.
Koyu yazılan sözcüklere bakmadan önce, bir fiilin (eylemin) çekimli olmasının ne anlama geldiğini hatırlayalım mı? Çekimli bir fiil, iş, oluş ya da hareket bildiren bir sözcüğe zaman (geçmiş, şimdiki, gelecek vb.) ve kişi (ben, sen, o, biz, siz, onlar) ekleri getirilerek oluşturulur. Yani, o fiili kimin ne zaman yaptığını anlarız. Şimdi cümlelerdeki koyu yazılı sözcüklere bakalım:
- Kuzey, babasıyla derede balık tutuyordu.
- Balık tutmak Kuzey’i çok mutlu ediyordu.
- Kuzey balık tutunca çok seviniyordu.
- Kuzey tuttuğu balıkları kovaya koyuyordu.
Şimdi bu sözcükleri tek tek inceleyelim:
Adım 1: Sözcükleri İnceleyelim
- tutuyordu: Bu sözcüğün kökü “tut-” fiilidir. Üzerine “-uyor” şimdiki zaman eki ve “-du” ek fiilin hikayesi eki gelmiş. “O tutuyordu” diyebiliriz, yani hem zaman hem de kişi (o) anlamı taşıyor. Bu, bize bir eylemin kim tarafından ve ne zaman yapıldığını gösteriyor.
- tutmak: Bu sözcüğün kökü “tut-” fiilidir. Üzerine “-mak” eki gelmiş. “-mak, -mek” ekleri bir fiilin adını yapar, yani bu bir isim-fiildir (mastar). Bir eylemin adı olduğu için zaman ve kişi eki almaz, bu yüzden çekimli fiil değildir.
- tutunca: Bu sözcüğün kökü “tut-” fiilidir. Üzerine “-unca” eki gelmiş. “-ınca, -ince” ekleri fiilleri zarf yapan eklerdir, yani bu bir zarf-fiildir (bağ-fiil). Eylemin ne zaman yapıldığını (tutunca seviniyordu) belirtir ama kendisi çekimli bir fiil değildir.
- tuttuğu: Bu sözcüğün kökü “tut-” fiilidir. Üzerine “-dık” eki (burada ünsüz benzeşmesinden dolayı “-tık” olmuş, sonra iyelik ekiyle “-tığı”) gelmiş. “-dık, -dik” ekleri fiilleri sıfat yapan eklerdir, yani bu bir sıfat-fiildir (ortaç). Hangi balıklar? Tuttuğu balıklar. Bir ismi niteler ama kendisi çekimli bir fiil değildir.
Adım 2: Çekimli Eylemi Belirleyelim ve Gerekçesini Yazalım
Yukarıdaki incelemelerimize göre, çekimli eylem olan sözcük “tutuyordu” sözcüğüdür.
Gerekçesi:
Çünkü “tutuyordu” sözcüğü, “tut-” fiil köküne hem zaman eki (“-yor” – şimdiki zaman) hem de ek fiilin hikayesi eki (“-du”) alarak çekimlenmiştir. Ayrıca, eylemi yapanın kim olduğunu da anlarız (o tutuyordu). Diğer sözcükler ise fiil kökünden türemiş olsalar da, fiilimsi (isim-fiil, zarf-fiil, sıfat-fiil) ekleri aldıkları için artık birer fiil gibi çekimlenemezler, yani zaman ve kişi anlamı taşımazlar. Bu yüzden onlar çekimli fiil değillerdir.
b) Aşağıdaki cümlelerde fiil kökünden türediği hâlde fiil özelliği taşımayan sözcüklerin altlarını çiziniz.
Şimdi de fiil kökünden türeyen ama artık fiil gibi görev yapmayan sözcükleri bulacağız. Bunlara genel olarak “fiilimsiler” (eylemsiler) deriz. Fiilimsiler, fiiller gibi iş, oluş, hareket bildirirler ama fiil çekim eklerini (zaman ve kişi eklerini) almazlar. Cümlede isim, sıfat veya zarf gibi görev yaparlar. Haydi cümlelere tek tek bakalım:
Adım 1: Her Cümleyi İnceleyelim
-
İnsanlar, genelde “iyimserler” ve “kötümserler” olarak ikiye ayrılır.
- Burada “ol-” fiil köküne “-arak” zarf-fiil eki gelmiş. Bu sözcük, “nasıl ayrılırlar?” sorusuna cevap vererek zarf görevi üstlenmiş. Fiil kökünden türemiş ama fiil özelliği taşımıyor.
-
Kör iyimserliğin yol ve araçlarını kullanmaya kalkmazlar.
- “Kullan-” fiil köküne “-ma” isim-fiil eki gelmiş ve ardından yönelme hâli eki “-ya” almış. Bu sözcük, bir eylemin adını veriyor ve cümlede isim gibi kullanılmış. Fiil özelliği taşımıyor.
-
Uçlarda dolaşan iyimserlik tehlikelidir.
- Bu cümlede fiil kökünden türemiş ama fiil özelliği taşımayan bir sözcük yok. “İyimserlik” sözcüğü “iyi” sıfatından türemiş bir isimdir, fiil kökünden gelmez. “Dolaşan” sözcüğü ise fiilimsidir (sıfat-fiil), ancak koyu yazılmadığı için altını çizmiyoruz. Soru bizden *fiil kökünden türediği halde fiil özelliği taşımayan* sözcükleri istiyor, bu yüzden dikkatli olmalıyız.
-
Zorluklardan çıkarılabilecek dersler için iyimser düşünmeye gereksinimimiz vardır.
- “Düşün-” fiil köküne “-me” isim-fiil eki gelmiş ve ardından yönelme hâli eki “-ye” almış. Bu sözcük, bir eylemin adını veriyor ve cümlede isim gibi kullanılmış. Fiil özelliği taşımıyor.
-
Önemli olan bardakta su bulunduğunu kabul ederek onu boşa harcamamaktır.
- “Harcama-” fiil köküne olumsuzluk eki “-ma” ve ardından isim-fiil eki “-mak” gelmiş, sonra da ek fiil ile yüklem olmuş. Bu sözcük, bir eylemin adını veriyor ve cümlede isim gibi kullanılmış. Fiil özelliği taşımıyor.
-
Birey, kendi içindeki iyimserlikle kötümserliği dengelemesini bilmelidir.
- “Dengele-” fiil köküne “-me” isim-fiil eki gelmiş ve ardından iyelik eki “-si” ile belirtme hâli eki “-ni” almış. Bu sözcük, bir eylemin adını veriyor ve cümlede isim gibi kullanılmış. Fiil özelliği taşımıyor.
-
Her şeyin iyi tarafını görmek insanı yanıltabilir.
- “Gör-” fiil köküne “-mek” isim-fiil eki gelmiş. Bu sözcük, bir eylemin adını veriyor ve cümlede isim gibi kullanılmış. Fiil özelliği taşımıyor.
-
Kötümserler, hayatı yeniden kurup biçimlendirmezler.
- “Kur-” fiil köküne “-up” zarf-fiil eki gelmiş. Bu sözcük, eylemin nasıl yapıldığını (kurup biçimlendirmezler) belirtiyor ve cümlede zarf gibi kullanılmış. Fiil özelliği taşımıyor.
Adım 2: Altı Çizilmesi Gereken Sözcükleri Listeleyelim
Yukarıdaki incelemelerimiz sonucunda, fiil kökünden türediği hâlde fiil özelliği taşımayan sözcükler şunlardır:
- olarak
- kullanmaya
- düşünmeye
- harcamamaktır
- dengelemesini
- görmek
- kurup
Umarım bu açıklamalar fiil ve fiilimsiler konusunu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin!