8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 38
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğiniz bu güzel soruları şimdi hep birlikte, adım adım çözeceğiz. Unutmayın, tarihi anlamak, haritaları okumak ve yorumlamak çok önemlidir. Hazırsanız başlayalım!
10. Soru:
Verilen haritadan hareketle;
I. Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki varlığı sona ermiştir.
II. Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki varlığı devam etmektedir.
III. Avrupalı devletlerin Kuzey Afrika’ya yönelik sömürgecilik faaliyetleri söz konusudur.
yargılardan hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I.
B) I ve II.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
Çözüm:
Sevgili gençler, bu tür harita sorularında yapmamız gereken en önemli şey, haritayı dikkatlice incelemektir. Haritanın başlığına ve lejantına (harita anahtarı) bakalım. Haritamız “XX. yüzyıl başlarında Avrupa ve Osmanlı Devleti”ni gösteriyor.
Hadi şimdi öncülleri tek tek harita üzerinde arayalım!
- Adım 1: I. öncülü inceleyelim. “Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki varlığı sona ermiştir.” diyor. Haritanın Kuzey Afrika kısmına baktığımızda Fas, Cezayir ve Tunus’un Fransa tarafından, Mısır’ın ise İngiltere tarafından işgal edildiğini görüyoruz. Ancak dikkat! Trablusgarp hâlâ Osmanlı Devleti’nin toprağı olarak gösterilmiş. Demek ki Osmanlı’nın Kuzey Afrika’daki varlığı tamamen sona ermemiş. O zaman bu yargı yanlıştır.
- Adım 2: II. öncülü inceleyelim. “Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki varlığı devam etmektedir.” diyor. Haritanın Balkanlar bölümüne baktığımızda, Edirne ve Selanik gibi önemli şehirlerin hala Osmanlı sınırları içinde olduğunu görüyoruz. Bu da bize Osmanlı’nın Balkanlar’da toprağının olduğunu gösteriyor. O zaman bu yargı doğrudur.
- Adım 3: III. öncülü inceleyelim. “Avrupalı devletlerin Kuzey Afrika’ya yönelik sömürgecilik faaliyetleri söz konusudur.” diyor. Haritada Fas, Cezayir, Tunus için “(Fransa İşgal Alanı)”, Mısır için ise “(İngiltere İşgal Alanı)” ifadeleri yer alıyor. Bir devletin başka bir devletin toprağını işgal etmesi, onun kaynaklarını kullanması sömürgeciliktir. Bu da bize Avrupalıların sömürgecilik yaptığını net bir şekilde gösteriyor. O zaman bu yargı da doğrudur.
Sonuç:
Ulaştığımız doğru yargılar II ve III. öncüllerdir. Bu yüzden doğru cevabımız C seçeneğidir.
11. Soru:
Mustafa Kemal’in fikir hayatında aşağıdaki kişilerden hangisinin etkili olduğu söylenemez?
A) Mehmet Emin Yurdakul
B) Yahya Kemal
C) Jean Jacques Rousseau
D) Namık Kemal
Çözüm:
Çocuklar, bu soru Mustafa Kemal Atatürk’ü düşünsel olarak etkileyen yerli ve yabancı aydınlarla ilgili. Onun fikir dünyasını şekillendiren kişileri hatırlayalım.
-
Adım 1: Seçenekleri Değerlendirelim.
- Mehmet Emin Yurdakul: “Cenge Giderken” şiiriyle Atatürk’ü derinden etkilemiş bir şairdir. Özellikle milliyetçilik ve Türkçülük fikirlerinin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. Yani A seçeneği etkilidir.
- Jean Jacques Rousseau: Fransız İhtilali’nin öncü düşünürlerindendir. “Toplum Sözleşmesi” adlı eseriyle milli egemenlik, cumhuriyet ve demokrasi gibi konularda Atatürk’e ilham vermiştir. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün temelinde Rousseau’nun fikirleri yatar. Yani C seçeneği de etkilidir.
- Namık Kemal: “Vatan Şairi” olarak bilinir. Genç Osmanlılar Cemiyeti’nin önemli bir üyesidir. Vatan, millet, hürriyet gibi kavramları eserlerinde sıkça işlemiş ve bu konularda Atatürk’ü etkilemiştir. Yani D seçeneği de etkilidir.
- Yahya Kemal Beyatlı: Çok büyük bir şair ve yazardır. Atatürk ile dostlukları da vardır. Ancak onun etkisi daha çok edebiyat ve kültür alanındadır. Atatürk’ün siyasi ve devrimci fikirlerinin temelini oluşturan aydınlar arasında doğrudan sayılmaz. Diğer isimler kadar temel bir siyasi etkisi olmamıştır.
Sonuç:
Bu nedenle, Mustafa Kemal’in fikir hayatında diğerleri kadar doğrudan bir etkisi olduğu söylenemeyecek kişi Yahya Kemal’dir. Doğru cevabımız B seçeneğidir.
12. Soru:
Osmanlı Devleti’nde ilan edilen Birinci Meşrutiyet sonrası Osmanlı Parlamentosunda;
• 69 Müslüman, 46 gayrimüslim mebus yer almış,
• Bu mebuslar halk tarafından 50.000 kişiye bir mebus olacak şekilde seçilmiştir.
Buna göre Osmanlı Devleti ile ilgili;
I. Azınlıklar yönetime katılmıştır.
II. Demokrasi alanında önemli bir adım atılmıştır.
III. Yönetim şeklinde herhangi bir değişim yaşanmamıştır.
yargılardan hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I.
B) I ve II.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
Çözüm:
Bu soruda bize verilen bilgileri yorumlamamız isteniyor. Verilen maddeleri dikkatlice okuyup çıkarım yapalım.
- Adım 1: I. öncülü değerlendirelim. “Azınlıklar yönetime katılmıştır.” diyor. Bilgiye baktığımızda parlamentoda 46 gayrimüslim (Müslüman olmayan) mebusun olduğunu görüyoruz. Gayrimüslimler, Osmanlı’daki azınlıkları temsil eder. Onların mecliste yer alması, yönetime katıldıkları anlamına gelir. O zaman bu yargı doğrudur.
- Adım 2: II. öncülü değerlendirelim. “Demokrasi alanında önemli bir adım atılmıştır.” diyor. Bilgide mebusların halk tarafından seçildiği yazıyor. Halkın kendi temsilcilerini seçimle belirleyip meclise göndermesi, demokrasinin en temel özelliğidir. Padişahın tek başına yönettiği bir sistemden, halkın da temsil edildiği bir sisteme geçmek kesinlikle demokrasi yolunda atılmış çok önemli bir adımdır. O zaman bu yargı da doğrudur.
- Adım 3: III. öncülü değerlendirelim. “Yönetim şeklinde herhangi bir değişim yaşanmamıştır.” diyor. Bu kesinlikle yanlış! Meşrutiyet’ten önce yönetim şekli mutlak monarşiydi, yani tüm yetki padişahtaydı. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte padişahın yanına bir de halkın seçtiği meclis (parlamento) geldi. Bu yeni yönetim şeklinin adı meşruti monarşi‘dir (anayasal monarşi). Dolayısıyla yönetim şeklinde çok büyük bir değişim yaşanmıştır. O zaman bu yargı yanlıştır.
Sonuç:
Ulaştığımız doğru yargılar I ve II. öncüllerdir. Bu nedenle doğru cevabımız B seçeneğidir.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Anlamadığınız bir yer olursa çekinmeden sorun. Başarılar dilerim!