8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 142
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeninim. Gönderdiğin ders kitabı sayfasındaki soruları senin için analiz ettim ve adım adım, kolayca anlayabileceğin bir dille açıklayacağım. Hadi gel, bu konuyu birlikte daha iyi kavrayalım!
***
Soru 1: Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk alanında düzenlemeler yapmak istemesinin sebepleri neler olabilir? Belirtiniz.
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için metnin ilk kısmına, yani “HUKUKTA BİRLİĞİN SAĞLANMASI” başlığının altındaki paragrafa odaklanmalıyız. Orada bize çok önemli ipuçları veriliyor. Hadi adım adım gidelim.
Adım 1: Osmanlı Devleti’ndeki Hukuk Sistemini Anlayalım
Metinde de okuduğumuz gibi, Osmanlı Devleti’nde tek bir hukuk sistemi yoktu. Hukuk sistemi oldukça karmaşıktı. Gelin bu karmaşıklığı maddeler halinde görelim:
- Şer’i Hukuk: Dini kurallara dayanan hukuktu. Özellikle evlenme, boşanma, miras gibi konularda bu kurallar geçerliydi.
- Örfi Hukuk: Padişahın emirlerine ve geleneklere dayanan hukuktu.
- Konsolosluk Mahkemeleri: Kapitülasyonlar yani yabancılara tanınan ayrıcalıklar yüzünden, yabancı devletlerin vatandaşları kendi mahkemelerinde, kendi kanunlarına göre yargılanırdı.
Adım 2: Bu Durumun Yarattığı Sorunları Tespit Edelim
Bir ülkede aynı suç için farklı kişilerin farklı mahkemelerde ve farklı kurallara göre yargılandığını bir düşünsene! Bu durum, ülkede bir hukuk birliğinin olmamasına neden oluyordu. Bu da adaletsizliklere ve kargaşaya yol açıyordu. Ayrıca yabancıların kendi mahkemelerinin olması, Osmanlı Devleti’nin egemenlik haklarını, yani kendi topraklarındaki hakimiyetini zedeliyordu. Devlet, kendi sınırları içinde yaşayan herkese kendi kanunlarını uygulayamıyordu.
Adım 3: Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin Hedefleriyle Bağlantı Kuralım
Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti; laik, çağdaş, eşitlikçi ve milli egemenliğe dayalı bir devlet olmayı hedefliyordu. Osmanlı’dan kalan bu karmaşık ve adaletsiz hukuk sistemi, bu hedeflerle tamamen çelişiyordu. Bu yüzden hukuk alanında köklü değişiklikler yapmak bir zorunluluk haline gelmişti.
Sonuç:
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk alanında düzenlemeler yapmasının temel sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:
- Osmanlı’dan kalan farklı hukuk sistemlerini (şer’i, örfi, konsolosluk) ortadan kaldırarak hukuk birliğini sağlamak.
- Hukuk sistemini din kurallarından ayırarak laik bir yapıya kavuşturmak.
- Yabancıların ayrıcalıklarına son vererek milli egemenliği tam anlamıyla sağlamak.
- Toplumun ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren, modern ve adil bir hukuk sistemi kurmak.
- Kadın-erkek eşitliği gibi temel hak ve özgürlükleri yasal güvence altına almak.
***
Soru 2: Atatürk hukuk alanında düzenleme yapılmasını neden savunmaktadır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı aslında Atatürk’ün metinde yer alan o güzel sözünde saklı! Hadi o sözü analiz ederek Atatürk’ün düşüncesini anlayalım.
“Eski ihtiyaçlara göre yapılmış şeyleri ihtiyaç ilerledikçe yenilemek lazımdır. Bu eksik vasıtalarla arzu olunan şeyleri elde etmeye imkân yoktur. Hukuk uzmanları, hemen bu yolda çalışmaya başlamalıdırlar.”
Adım 1: Atatürk’ün Sözünü Anlamlandıralım
Atatürk bu sözüyle aslında çok net bir mesaj veriyor. Diyor ki: “Dünya değişiyor, toplumun ihtiyaçları değişiyor. Yıllar önce yapılmış kanunlar, bugünün sorunlarına çözüm olamaz.” Tıpkı eski bir arabanın günümüzün hızına ve teknolojisine ayak uyduramadığı gibi, eski kanunlar da modern toplumun ihtiyaçlarını karşılayamaz.
Adım 2: “Eksik Vasıtalar” İfadesini Yorumlayalım
Atatürk, eski ve yetersiz kanunları “eksik vasıtalar” yani “yetersiz araçlar” olarak tanımlıyor. Hedefimiz ne? Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak, modern bir toplum olmak. Atatürk’e göre bu hedefe eski, yetersiz kanunlarla yani “eksik vasıtalarla” ulaşmamız mümkün değil. Yeni ve modern hedefler için yeni ve modern araçlara, yani kanunlara ihtiyacımız var.
Adım 3: Atatürk’ün Vizyonunu Kavrayalım
Atatürk, hukukun toplumun temel direği olduğunu biliyordu. Adaletin, eşitliğin ve modern yaşamın ancak ve ancak sağlam, akılcı ve bilime dayalı kanunlarla sağlanabileceğine inanıyordu. Bu yüzden, eskiyen, işlevini yitirmiş, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermeyen hukuk sisteminin tamamen yenilenmesini ve yerine çağdaş bir sistemin kurulmasını savunuyordu.
Sonuç:
Kısacası, Atatürk’ün hukuk alanında düzenleme yapılmasını savunmasının nedenleri şunlardır:
- Eski kanunların değişen toplumun ve çağın ihtiyaçlarını karşılayamaması.
- Modern ve çağdaş bir devlet olma hedefine eski ve yetersiz kanunlarla ulaşılamayacağına inanması.
- Hukuk sistemini akla, bilime ve laiklik ilkesine dayandırma isteği.
- Tüm vatandaşlar için eşitlik ve adaleti sağlayacak bir hukuk düzeni kurma amacı.
Umarım bu açıklamalar konuyu daha iyi anlamana yardımcı olmuştur. Unutma, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, bugünü anlamaktır. Başarılar dilerim!