8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 118
Harika bir etkinlik, sevgili öğrenciler! Gelin hep birlikte bu önemli konuyu, yani vatanımızın tapu senedi olan Lozan ile bize dayatılan ölüm fermanı Sevr arasındaki farkları, haritamızdan ve bilgilerimizden yola çıkarak inceleyelim. Unutmayın, bu iki antlaşma arasındaki fark, esaret ile bağımsızlık arasındaki fark kadar büyüktür.
Etkinlik Sorusu: Harita 3.2’de Lozan Barış Antlaşması ve Sevr Antlaşması’na göre Türk devletinin sınırları verilmiştir. Haritadan ve bilgilerinizden hareketle bu iki antlaşmayı örnekteki gibi karşılaştırınız.
Haydi, tablomuzu adım adım dolduralım ve bu iki antlaşmanın ülkemiz için ne anlama geldiğini daha iyi kavrayalım.
Adım 1: Ermeni Meselesi
Bu konu, özellikle Doğu Anadolu’daki toprak bütünlüğümüzle ilgiliydi.
- Sevr Antlaşması’na Göre:
Doğu Anadolu’da, sınırlarını Amerikan Başkanı’nın çizeceği bir Ermeni devleti kurulması planlanıyordu. Bu, vatan toprağının bir kısmının bizden koparılması demekti. Haritadaki kırmızı kesik çizgilere bakarsanız, doğuda ne kadar büyük bir toprağın Ermenistan’a bırakılmak istendiğini görebilirsiniz.
- Lozan Antlaşması’na Göre:
Kurtuluş Savaşı’ndaki askeri ve siyasi başarımız sayesinde, Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurulması fikri tamamen ortadan kaldırıldı. Ermenilerin bu yöndeki tüm talepleri reddedildi. Böylece doğu sınırımız güvence altına alındı ve vatan toprağımızda başka bir devlet kurulması engellendi. Bu, bizim için büyük bir diplomatik zaferdir.
Adım 2: Boğazlar
İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan stratejik su yollarımızdır ve egemenliğimiz için hayati önem taşır.
- Sevr Antlaşması’na Göre:
Boğazlar, içinde Türk temsilcinin olmadığı uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılacaktı. Bu, Boğazlar üzerindeki egemenliğimizi tamamen kaybetmemiz anlamına geliyordu. Kendi evimizin kapısının anahtarı başkalarına veriliyordu.
- Lozan Antlaşması’na Göre:
Boğazların yönetimi yine uluslararası bir komisyona bırakıldı ancak çok önemli bir farkla: Komisyonun başkanı Türk olacaktı. Ayrıca Boğazların her iki yakası askerden arındırılacaktı. Bu, tam bağımsızlık olmasa da Sevr’e göre çok büyük bir ilerlemeydi ve Boğazlar üzerindeki söz hakkımızı geri almamızı sağlıyordu. (Daha sonra 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlarda tam egemenliği sağlayacaktık.)
Adım 3: Sınırlar
Bir devletin en temel unsuru toprakları ve o toprakları belirleyen sınırlarıdır.
- Sevr Antlaşması’na Göre:
(Kitaptaki örnek cevap: Anadolu topraklarının büyük bir kısmı İtilaf Devletleri’nin denetimine bırakıldı.) Haritadaki kırmızı kesik çizgilere dikkatle bakın. Bu antlaşmaya göre İzmir ve Batı Anadolu Yunanistan’a, Güney Anadolu İtalya ve Fransa’ya, Doğu Anadolu’da ise bir Ermeni devleti kurulacaktı. Türklere ise Anadolu’nun ortasında küçük bir bölge bırakılıyordu. Kısacası vatanımız
paramparçaediliyordu. - Lozan Antlaşması’na Göre:
Kurtuluş Savaşı’nda kazanılan zaferle birlikte, Misak-ı Milli sınırlarımız büyük ölçüde gerçekleştirildi. Haritadaki kalın yeşil çizgi, bugünkü Türkiye’nin sınırlarını göstermektedir (Hatay hariç, o daha sonra bize katılacaktır). Bu, ulusal bağımsızlığımızın ve toprak bütünlüğümüzün tüm dünya tarafından tanınması demektir. Lozan, bugünkü vatanımızın tapu senedidir.
Adım 4: Kapitülasyonlar
Kapitülasyonlar, yabancı devletlere verilen ve bizim ekonomik bağımsızlığımızı yok eden ayrıcalıklardı.
- Sevr Antlaşması’na Göre:
Kapitülasyonların devam etmesi, hatta genişletilmesi kararlaştırılmıştı. Bu, ekonomik olarak tamamen dışa bağımlı ve sömürülen bir ülke olmamız anlamına geliyordu.
- Lozan Antlaşması’na Göre:
Türk heyetinin en çok direndiği ve asla taviz vermediği konulardan biriydi. Sonucunda kapitülasyonlar tamamen ve kesin olarak kaldırıldı! Bu, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını kazanması yolunda atılmış dev bir adımdı. Artık kendi ekonomimizin efendisi biz olacaktık.
Adım 5: Savaş tazminatı
Savaş sonrası, yenilen devletlerin yenen devletlere ödediği para veya topraktır.
- Sevr Antlaşması’na Göre:
(Kitaptaki örnek cevap: Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri’ne vermiş olduğu zararlardan dolayı savaş tazminatı ödeyecektir.) Bu madde ile zaten ekonomik olarak çökmüş olan devletimiz, ödeyemeyeceği kadar ağır bir borç yükü altına sokulmak isteniyordu.
- Lozan Antlaşması’na Göre:
Türkiye, İtilaf Devletleri’ne herhangi bir savaş tazminatı ödemeyi reddetti. Hatta tam tersi oldu! Yunanistan, Kurtuluş Savaşı sırasında Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesini Türkiye’ye verdi. Gördüğünüz gibi, tazminat ödeyecek durumdayken, tazminat alan taraf biz olduk.
Sevgili gençler, bu tabloyu incelediğimizde Sevr’in bir yok oluş planı, Lozan’ın ise milletimizin azim ve kararlılıkla kazandığı bağımsızlığın ve varoluşun belgesi olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Derslerinizde başarılar dilerim!