8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 105
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Gönderdiğin görseldeki ders notunu ve soruları inceledim. Şimdi bu konuları sana bir öğrencinin anlayacağı şekilde, adım adım açıklayacağım. Hazırsan başlayalım!
Soru 1: Büyük Millet Meclisinde bazı grupların Mustafa Kemal Paşa’nın düzenli ordunun başına geçmesini neden istemiş olabilir?
Çözüm:
Haydi gel, bu soruyu birlikte adım adım düşünelim. Unutma, o dönemde ülkemiz çok zor bir durumdaydı.
Adım 1: O Dönemin Şartlarını Hatırlayalım
Metinde de okuduğumuz gibi, Kütahya-Eskişehir Savaşları’nı kaybetmiştik. Ordumuz Sakarya Nehri’nin doğusuna kadar çekilmek zorunda kalmıştı. Düşman, yani Yunan ordusu, Ankara’ya çok yaklaşmıştı. Polatlı’ya kadar gelmişlerdi! Bu durum, mecliste ve halk arasında büyük bir endişe, hatta bir panik havası yaratmıştı. Düşünsene, başkent tehlike altındaydı! Bazı milletvekilleri meclisi daha güvenli bir yer olan Kayseri’ye taşımayı bile teklif ediyordu.
Adım 2: Neden Mustafa Kemal?
İşte böyle kritik ve umutsuz bir anda, insanlar ne yapar? Genellikle en güvendikleri, en tecrübeli ve en başarılı liderlerine sığınırlar. O dönemde bu kişi kimdi? Elbette Mustafa Kemal Paşa‘ydı. Neden mi?
- Askeri Dehası: Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşları başta olmak üzere birçok cephede büyük başarılar kazanmış, yeteneğini kanıtlamış bir komutandı. Herkes onun ne kadar zeki bir stratejist olduğunu biliyordu.
- Liderlik Vasıfları: Milli Mücadele’yi başlatan ve organize eden lider oydu. Halkı ve orduyu bir araya getirebilecek, onlara moral ve umut aşılayabilecek tek kişi olarak görülüyordu.
- Hızlı Karar Alabilme İhtiyacı: Savaş zamanında her saniye önemlidir. Mecliste uzun uzun tartışmalar yapmak yerine, tek bir komutandan çıkacak hızlı ve net kararlara ihtiyaç vardı. Mustafa Kemal’in ordunun başına geçmesi, bu hızlı karar mekanizmasını sağlayacaktı.
Adım 3: Sonuç ve Cevap
Tüm bu sebepleri birleştirdiğimizde sorumuzun cevabı ortaya çıkıyor. Meclisteki bazı gruplar, Kütahya-Eskişehir yenilgisi sonrası oluşan karamsar ve tehlikeli ortamdan kurtulmak, dağılmakta olan moralleri toparlamak ve savaşı kazanabileceklerine inandıkları en yetenekli komutanın duruma el koymasını sağlamak için Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesini istediler. Bu, hem bir güven göstergesiydi hem de bu zor durumdan çıkış için görülen tek çareydi.
Soru 2: Millî Mücadele Dönemi’nde Türk halkının yapmış olduğu fedakârlıklara örnekler veriniz.
Çözüm:
Bu sorunun cevabı aslında hemen altındaki Tekalif-i Millîye Emirleri bölümünde gizli! Tekalif-i Millîye, “Milli Yükümlülükler” demektir. Yani ordumuzun ihtiyaçlarını karşılamak için halktan istenen yardımlardır. Bu, Türk halkının ne kadar büyük fedakârlıklar yaptığının en güzel kanıtıdır. Haydi metinden örnekler bularak açıklayalım.
Adım 1: Tekalif-i Millîye Nedir?
Mustafa Kemal Paşa, Başkomutan olduktan hemen sonra ordunun yiyecek, giyecek, silah gibi acil ihtiyaçlarını karşılamak için 7-8 Ağustos 1921’de bu emirleri yayımladı. Bu emirlerle birlikte savaş sadece cephede değil, tüm yurtta topyekûn bir mücadeleye dönüştü. Herkes elinden ne geliyorsa orduya yardım etmeye çağrıldı.
Adım 2: Fedakârlık Örnekleri
Metinde verilen maddeler, halkımızın yaptığı fedakârlıkları çok net gösteriyor:
- Her aile, bir takım çorap ve çamaşırı orduya verecekti.
Düşünsene, o yokluk zamanında her ev, askerimiz üşümesin diye en temel eşyalarından bir kısmını ayırıyordu. Bu, küçük ama çok anlamlı bir yardımdı.
- Her türlü yiyecek maddesinin yüzde kırkına, bedeli sonradan ödenmek koşuluyla el konulacaktı.
Bu, halkın ambarındaki buğdayın, unun, yağın neredeyse yarısını orduyla paylaşması demekti. “Parası sonra ödenecek” dense de o günün şartlarında bunun ne zaman olacağı belli değildi. Tam bir vatanseverlik örneği!
- Halkın elinde bulunan taşıma araçları (at arabası, kağnı vb.) ile ayda 100 km askerî ulaşım yapılacaktı.
İnsanlar, kendi hayvanlarını ve arabalarını, cepheye silah, mühimmat ve erzak taşımak için ordunun emrine veriyordu. O meşhur “kağnı kolları” bu fedakârlığın bir sonucudur.
- Halkın elindeki her türlü silah ve cephane üç gün içinde komisyonlara teslim edilecekti.
Vatanı savunmak için kimin elinde ne varsa, bir tüfek, bir tabanca, birkaç mermi… Hepsini birleştirip güçlü bir ordu yaratma çabasıydı bu.
Adım 3: Sonuç ve Cevap
Gördüğün gibi sevgili öğrencim, Türk halkı Millî Mücadele döneminde “yok” dememiş, varını yoğunu ordusuyla paylaşmıştır. Giyeceğinden yiyeceğine, taşıtından silahına kadar her şeyini vatanın kurtuluşu için feda etmiştir. İşte bu fedakârlık ve birlik ruhu, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasındaki en önemli güçlerden biri olmuştur.