8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 215
Harika bir etkinlik! Sevgili öğrencilerim, gelin şimdi hep birlikte bu tablo ve grafiği inceleyerek İkinci Dünya Savaşı’nın ülkemizi sosyal ve ekonomik olarak nasıl etkilediğini daha iyi anlayalım. Soruları adım adım, tane tane çözeceğiz.
1. Türkiye’nin nüfus artış hızı hangi yıllar arasında düşmüştür? Bu durumun sebepleri neler olabilir?
Bu soruyu cevaplamak için Tablo 7.2‘ye, özellikle de “Nüfus Artış Hızı (%)” sütununa dikkatle bakmamız gerekiyor. Haydi birlikte inceleyelim.
Adım 1: Tabloyu Analiz Edelim
Tablodaki nüfus artış hızı verilerine bakalım:
- 1935 yılında: %21,10
- 1940 yılında: %17,24 (Burada bir düşüş var.)
- 1945 yılında: %10,59 (Burada çok daha belirgin, keskin bir düşüş var!)
- 1950 yılında: %21,73 (Savaş sonrası yeniden yükselişe geçmiş.)
Gördüğünüz gibi, nüfus artış hızımız özellikle 1940-1945 yılları arasında tarihimizdeki en düşük seviyelerden birine inmiş.
Adım 2: Sebeplerini Düşünelim
Peki, neden tam da bu yıllarda nüfus artış hızımız bu kadar düştü? Bu sorunun cevabı, dersimizin konusu olan İkinci Dünya Savaşı‘nda saklı. Unutmayın, 1939-1945 yılları İkinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı yıllardır.
Türkiye savaşa fiilen girmese de, savaşın tüm olumsuz etkilerini derinden hissetmiştir.
Bu düşüşün temel sebepleri şunlardır:
- Seferberlik İlanı: Savaş tehlikesine karşı Türkiye, genç ve dinamik erkek nüfusunun büyük bir bölümünü askere almıştır. Milyonlarca erkeğin uzun yıllar boyunca orduda görev yapması, ailelerinden uzak kalması evliliklerin ve doğum oranlarının azalmasına neden olmuştur.
- Ekonomik Zorluklar ve Geçim Sıkıntısı: Savaş yılları, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir ekonomik bunalımın yaşandığı yıllardı. Temel tüketim maddeleri karneyle dağıtılıyordu. Bu zorlu şartlar altında aileler çocuk sahibi olmayı ertelemiş olabilirler.
- Salgın Hastalıklar ve Sağlık Sorunları: Savaşın getirdiği kötü yaşam koşulları ve beslenme yetersizlikleri, çeşitli salgın hastalıkların yayılmasına zemin hazırlamıştır. Bu durum da maalesef nüfus artışını olumsuz etkilemiştir.
Sonuç: Türkiye’nin nüfus artış hızı 1940-1945 yılları arasında, İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği seferberlik, ekonomik sıkıntılar ve sağlık sorunları gibi nedenlerle ciddi bir şekilde düşmüştür.
2. Tabloya göre hangi yıllar arasında ihracat ve ithalat oranlarında dengesizlik yaşanmıştır? Bu durumun sebepleri neler olabilir? Açıklayınız.
Sevgili arkadaşlar, bu soruda bir yazım hatası olmuş, soru “Tabloya göre” dese de aslında bizden Grafik 7.1‘i yorumlamamızı istiyor. Çünkü ihracat ve ithalat verileri grafikte yer alıyor. Gelin şimdi grafiği dikkatle inceleyelim.
Adım 1: Grafiği Analiz Edelim
Grafikte mavi sütunlar ithalatı (yani yurt dışından aldığımız ürünleri), turuncu sütunlar ise ihracatı (yani yurt dışına sattığımız ürünleri) gösteriyor. “Dengesizlik” demek, bu iki sütun arasındaki farkın çok açılması demektir.
Grafiğe baktığımızda, özellikle 1939’dan 1946’ya kadar olan dönemde sütunlar arasındaki farkın belirgin bir şekilde arttığını görüyoruz. Örneğin, 1943 yılında ihracat (turuncu) ithalattan (mavi) çok fazlayken, 1946 yılında tam tersi bir durum yaşanmış ve ithalat (mavi) ihracatı (turuncu) katlamıştır. Yani en büyük dengesizlikler İkinci Dünya Savaşı yıllarında (1939-1945) ve hemen sonrasında yaşanmıştır.
Adım 2: Sebeplerini Düşünelim
Peki, bu dengesizliğin sebebi ne olabilir? Cevap yine İkinci Dünya Savaşı‘nın ekonomik etkilerinde gizli.
- Savaş Yıllarında (1939-1945):
- İhracat Neden Arttı? Savaşan Avrupa ülkeleri (hem Mihver hem de Müttefik devletler) kendi sanayilerini silah üretimine ayırdıkları için gıda ve hammaddeye büyük ihtiyaç duyuyorlardı. Türkiye, tarafsız kalmanın avantajını kullanarak bu ülkelere tarım ürünleri ve madenler (özellikle krom gibi stratejik madenler) sattı. Bu durum ihracatımızı artırdı.
- İthalat Neden Azaldı? Sanayileşmiş Avrupa ülkeleri savaşta oldukları için makine, fabrika ürünü gibi malları üretemiyorlardı. Ürettiklerini de kendi savaş ihtiyaçları için kullanıyorlardı. Bu yüzden Türkiye, yurt dışından mal almakta, yani ithalat yapmakta zorlandı.
Kısacası, savaş yıllarında çok sattık ama az alabildik. Bu da ihracat lehine bir dengesizlik yarattı.
- Savaş Sonrasında (Özellikle 1946):
- Savaş bittiğinde, Avrupa’daki fabrikalar yeniden sivil üretime geçti. Türkiye, savaş yıllarında biriktirdiği parayla, yıllardır alamadığı makine, teknolojik ürün ve diğer sanayi mallarını hızla satın almaya başladı. Bu durum ithalatın bir anda patlamasına neden oldu. Bu da bu sefer ithalat lehine büyük bir dengesizlik oluşturdu.
Sonuç: Özellikle 1939-1946 yılları arasında dış ticaretimizde büyük bir dengesizlik yaşanmıştır. Bunun temel nedeni, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin savaşan ülkelere mal satıp onlardan mal alamaması ve savaş biter bitmez ertelenen alımlarını bir anda yapmasıdır.