8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 199
Merhaba sevgili gençler!
Ben sizin 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün, Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası ile ilgili bu güzel ünite özeti etkinliğini birlikte çözeceğiz. Bu tür şemalar, konuları bir bütün olarak görmemize ve aklımızda daha kalıcı olmasına yardımcı olur. Haydi, adım adım boşlukları dolduralım ve konuları tekrar edelim!
ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASI ETKİNLİK ÇÖZÜMÜ
Öncelikle şemanın en üstündeki iki kutucukla başlayalım.
1. Bölüm: TÜRK DIŞ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ
Bu bölümde, Atatürk’ün diğer ülkelerle ilişkilerimizi belirlerken hangi temel kurallara dayandığını hatırlayacağız. Boşlukları dolduralım:
- Mütekabiliyet
- Tam Bağımsızlık
- Gerçekçilik
- Yurtta Sulh, Cihanda Sulh (Barışçılık)
- Millî menfaatleri esas alma
- Akılcılık ve Bilimsellik
- Türk ve dünya kamuoyunu dikkate alma
Peki, bu ilkeler ne anlama geliyor? Kısaca hatırlayalım:
Adım 1: İlk boşluğa “Tam Bağımsızlık” yazdık. Bu, bizim en temel ilkemizdir. Yani, Türkiye’nin kendi kararlarını başka hiçbir devletin baskısı altında kalmadan, özgürce alması demektir. Siyasi, askeri ve ekonomik olarak bağımsız olmaktır.
Adım 2: İkinci boşluğa Atatürk’ün o meşhur sözünü yazdık: “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”. Bu ilke, Türkiye’nin hem kendi içinde huzurlu olmayı hem de dünya barışına katkıda bulunmayı hedeflediğini gösterir. Savaşın zorunlu olmadıkça bir cinayet olduğunu düşünürüz.
Adım 3: Üçüncü boşluğa ise “Akılcılık ve Bilimsellik” yazdık. Bu da dış politikada hayaller peşinde koşmak yerine, aklın ve bilimin yol göstericiliğinde, mantıklı ve gerçekçi adımlar atmak demektir.
2. Bölüm: LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NDAN KALAN SORUNLAR
Lozan Antlaşması ile birçok sorunu çözdük ama bazı konular daha sonraya bırakılmıştı. Şimdi o sorunları tamamlayalım:
- Musul
- Nüfus Mübadelesi (Etabli Sorunu)
- Boğazlar Sorunu
- Dış Borçlar
Bu sorunları da kısaca açıklayalım:
Adım 1: Musul’dan sonraki boşluğa “Nüfus Mübadelesi” yazdık. Bu, Yunanistan ile aramızda yaşanan bir sorundu. Türkiye’deki Rumlarla Yunanistan’daki Türklerin karşılıklı olarak yer değiştirmesi kararlaştırılmıştı ama kimlerin yerleşik sayılacağı (etabli) konusunda anlaşmazlık çıkmıştı. Bu sorun daha sonra çözüldü.
Adım 2: Diğer boşluğa ise “Boğazlar Sorunu” yazdık. Lozan’da Boğazların yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmıştı ve bu bizim tam bağımsızlığımıza aykırıydı. Bu sorunu daha sonra Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile lehimize, yani kendi yararımıza çözdük.
3. Bölüm: İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA YAŞANAN GELİŞMELER
Atatürk, yaklaşan İkinci Dünya Savaşı tehlikesine karşı barışı korumak için bazı önemli adımlar atmıştı. Gelin bu adımları tamamlayalım:
- Milletler Cemiyetine üye olunması (18 Temmuz 1932)
- Balkan Antantı (Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya) (9 Şubat 1934)
- Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)
- Sadabat Paktı (Türkiye, İran, Irak, Afganistan) (8 Temmuz 1937)
Bunlar ne işe yaramıştı?
Adım 1: İlk boşluğa “Milletler Cemiyetine üye olunması” yazdık. Bu, Türkiye’nin dünya barışına katkı sağlamak istediğini gösteren önemli bir adımdı.
Adım 2: Balkan Antantı’ndaki eksik ülkeler “Yugoslavya” ve “Romanya” idi. Bu antant ile batı sınırımızı güvence altına aldık.
Adım 3: Sadabat Paktı’ndaki eksik ülkeler ise “Irak” ve “Afganistan” idi. Bu pakt ile de doğu sınırımızı güvence altına almış olduk.
4. Bölüm: HATAY’IN TÜRKİYE’YE KATILMASI
Ve son olarak, Atatürk’ün “benim şahsi meselem” dediği Hatay konusundaki boşlukları dolduralım:
- Sorun yaşanan ülke: Fransa
- Atatürk’ün özverili diplomatik çalışmaları
- Hatay Meclisinin Türkiye’ye bağlanma kararı (30 Haziran 1939)
Bu süreci de hatırlayalım:
Adım 1: Sorun yaşadığımız ülke, o dönem Suriye’yi yöneten “Fransa” idi. Hatay, Misakımillî sınırlarımız içinde olmasına rağmen Lozan’da sınırlarımız dışında kalmıştı.
Adım 2: Atatürk, bu sorunu savaşarak değil, akılcı bir diplomasi ile çözdü. Önce Hatay’ın bağımsız bir devlet olması sağlandı. Sonra da boşluğa yazdığımız gibi, “Hatay” Meclisi, kendi özgür iradesiyle Türkiye’ye katılma kararı aldı.
İşte bu kadar! Gördüğünüz gibi tüm boşlukları doldurduk ve konuları güzelce tekrar ettik. Unutmayın, Atatürk dönemi dış politikası; barışçıl, akılcı ve tam bağımsızlığa dayalıdır. Hepinize iyi çalışmalar dilerim!