8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 136
Merhaba sevgili 8. sınıf öğrencileri! Ben sizin İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün, kitabımızdaki bu önemli konuyla ilgili soruları birlikte, adım adım ve anlayarak çözeceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru 1: Millî Mücadele Dönemi’nde ulusal egemenlik ilkesi doğrultusunda yapılan çalışmalara örnekler veriniz.
Merhaba çocuklar, bu soru bizden Millî Mücadele sırasında yönetme gücünün, yani egemenliğin, padişahtan alınıp millete verilmesi için atılan adımları soruyor. Ulusal egemenlik demek, en basit haliyle, “ülkeyi milletin yönetmesi” demektir. Gelin bu yolda neler yapılmış birlikte hatırlayalım.
Adım 1: Öncelikle ulusal egemenlik fikrinin ilk kez nerede ve nasıl dile getirildiğini düşünelim. Mustafa Kemal, Millî Mücadele’yi başlatırken halka güveniyordu. Bu güvenini de Amasya Genelgesi’nde çok önemli bir madde ile gösterdi:
“Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
Bu madde, kurtuluşun ve yönetimin kaynağının millet olduğunu ilk kez net bir şekilde söylüyordu. Bu, ulusal egemenlik için atılmış ilk ve en önemli adımlardan biridir.
Adım 2: Sonrasında Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde yurdun dört bir yanından gelen temsilciler (delegeler) bir araya geldi. Bu temsilciler, milletin vekilleri olarak ortak kararlar aldılar. Bu durum, kararların tek bir kişi tarafından değil, milletin temsilcileri tarafından alınmaya başlandığını gösterir. Yani kongrelerin toplanması da ulusal egemenlik yolunda atılmış çok değerli bir adımdır.
Adım 3: Ve tabii ki en büyük adım! 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılması. TBMM’nin açılmasıyla birlikte artık milletin temsilcileri, ülkenin kaderiyle ilgili kararları alacakları bir kuruma sahip oldular. Meclisin adında bile “Millet” kelimesinin geçmesi tesadüf değildir. TBMM, ulusal egemenliğin tam anlamıyla vücut bulmuş, somutlaşmış halidir.
Adım 4: TBMM açıldıktan sonra 1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye) hazırlandı. Bu anayasanın ilk maddesi şuydu:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
Bu madde ile ulusal egemenlik ilkesi, artık bir anayasa maddesi haline gelerek devletin temel ilkesi olmuştur.
Sonuç olarak, ulusal egemenlik yolunda atılan adımlara şu örnekleri verebiliriz:
- Amasya Genelgesi’nde “milletin azim ve kararı” vurgusunun yapılması.
- Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde millet temsilcilerinin bir araya gelerek kararlar alması.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması.
- 1921 Anayasası ile “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ilkesinin kabul edilmesi.
Soru 2: Saltanatın kaldırılmasının cumhuriyetçilik ilkesi açısından önemi nedir?
Çocuklar, bu soru aslında bir yapbozun en önemli parçasını soruyor. Cumhuriyet’i kurabilmek için önce onun önündeki en büyük engeli kaldırmak gerekiyordu. İşte o engel saltanattı. Gelin adım adım önemini kavrayalım.
Adım 1: Önce iki kavramı netleştirelim. Saltanat nedir? Yönetimin babadan oğula geçtiği, tek bir ailenin ülkeyi yönettiği sistemdir. Yani padişahlık. Burada egemenlik, yani yönetme gücü, bir kişiye ve onun ailesine aittir. Halkın seçme hakkı yoktur.
Adım 2: Peki Cumhuriyet nedir? Cumhuriyet, halkın kendi yöneticilerini belirli bir süreliğine seçimle iş başına getirdiği yönetim şeklidir. Burada egemenlik, yani yönetme gücü, halka aittir. Yani cumhuriyet, ulusal egemenliğin ta kendisidir!
Adım 3: Şimdi düşünelim. Bir ülkede hem padişah hem de halkın seçtiği yöneticiler aynı anda en üst güç olabilir mi? Tabii ki olamaz! Biri varsa diğeri olamaz. Saltanat ve cumhuriyet, birbirinin tamamen zıttı olan iki yönetim anlayışıdır. Biri “güç bendedir” der, diğeri “güç milettedir” der.
Adım 4: İşte bu yüzden, 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılması, cumhuriyetin ilan edilebilmesi için atılması zorunlu olan en büyük adımdı. Saltanatın kaldırılmasıyla;
- Ulusal egemenliğin önündeki en büyük engel kalkmış oldu.
- Yönetimin tek kişiden alınıp tamamen millete (TBMM’ye) geçmesi sağlandı.
- Türkiye’de cumhuriyet rejimine geçişin yolu açılmış oldu.
Sonuç olarak, saltanatın kaldırılması, cumhuriyetçilik ilkesinin hayata geçirilmesinin ilk ve en önemli aşamasıdır. Padişahlık yönetimi sona ermeden, halkın yönetimi olan cumhuriyetin başlaması mümkün değildi. Bu yüzden saltanatın kaldırılması, cumhuriyete giden yolu açan tarihi bir dönüm noktasıdır.