8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 126
Merhaba sevgili gençler, ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün birlikte gönderdiğiniz testteki soruları çözeceğiz. Bu sorular, Kurtuluş Savaşı ve sonuçları hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğumuzu ölçmek için harika bir fırsat. Hazırsanız, haydi başlayalım!
9. Aşağıda verilenlerden hangisi Güney Cephesi kahramanları arasında gösterilemez?
A) Yörük Ali Efe
B) Sütçü İmam
C) Şahin Bey
D) Ali Saip Bey
Haydi bu soruyu adım adım inceleyelim. Bu soruda bizden, Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlarımızdan hangisinin Güney Cephesi’nde mücadele etmediğini bulmamız isteniyor.
Adım 1: Şıklardaki kahramanlarımızın hangi cephelerde savaştığını hatırlayalım.
- Sütçü İmam: Maraş’ta Fransızlara karşı direnişi başlatan sembol isimdir. Yani Güney Cephesi kahramanıdır.
- Şahin Bey: Antep savunmasında gösterdiği kahramanlıkla destanlaşmıştır. O da bir Güney Cephesi kahramanıdır.
- Ali Saip Bey: Urfa’nın kurtuluşunda büyük rol oynamıştır. Kendisi de Güney Cephesi‘nde mücadele etmiştir.
- Yörük Ali Efe: Aydın ve çevresinde Yunanlılara karşı Kuvâ-yi Milliye birliklerini yönetmiş, büyük başarılar kazanmıştır. Mücadele ettiği yer Batı Cephesi‘dir.
Adım 2: Gördüğümüz gibi Sütçü İmam, Şahin Bey ve Ali Saip Bey Güney Cephesi’nde savaşırken, Yörük Ali Efe Batı Cephesi’nde savaşmıştır. Soru bizden Güney Cephesi’nde gösterilemeyecek olanı istiyor.
Sonuç olarak, doğru cevap A) Yörük Ali Efe‘dir.
10. 23 Temmuz 1923’te Büyük Millet Meclisi ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın aşağıdaki maddelerinden hangisi Türk halkı arasında birlik ve beraberliğin sağlanmasına katkıda bulunmuştur?
A) Kapitülasyonlar kaldırılacaktır.
B) Tüm azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilecektir.
C) Boğazlar, başkanı Türk olan bir komisyon tarafından yönetilecektir.
D) Meriç Nehri, Türkiye ile Yunanistan ve Bulgaristan arasında sınır olacaktır.
Bu soruda Lozan Antlaşması’nın maddelerinin sonuçlarını düşünmemiz gerekiyor. Soru, özellikle “halk arasında birlik ve beraberliği” sağlayan maddeyi soruyor.
Adım 1: Şıklardaki maddelerin ne anlama geldiğini ve ne gibi sonuçlar doğurduğunu analiz edelim.
- A) Kapitülasyonların kaldırılması: Bu, ekonomik bağımsızlığımız için çok önemli bir adımdır. Yabancılara tanınan ekonomik ayrıcalıklar sona ermiştir. Bu durum milli ekonomiyi güçlendirir ama doğrudan halkın içindeki birliği hedeflemez.
- B) Tüm azınlıkların Türk vatandaşı kabul edilmesi: Bu madde ile ülkemizde yaşayan gayrimüslim azınlıkların yabancı devletler tarafından bahane edilerek iç işlerimize karışmasının önü kesilmiştir. Herkes din, dil, ırk ayrımı olmaksızın kanun önünde eşit hale gelmiş ve “Türk vatandaşı” sayılmıştır. Bu durum, toplum içinde ayrıcalıklı grupların olmasını engelleyerek halk arasında birlik ve beraberliği güçlendirmiştir.
- C) Boğazların bir komisyon tarafından yönetilmesi: Bu, Boğazlar üzerindeki egemenliğimizi sınırlayan bir maddedir. Birlik ve beraberlikle doğrudan bir ilgisi yoktur.
- D) Meriç Nehri’nin sınır olması: Bu, ülkemizin batı sınırlarını belirleyen siyasi ve coğrafi bir maddedir.
Adım 2: Maddeleri değerlendirdiğimizde, halk içindeki farklı grupları “Türk vatandaşı” kimliği altında birleştiren ve eşit hale getiren maddenin B şıkkı olduğunu görüyoruz. Bu durum, toplumsal bütünleşmeyi ve dolayısıyla birlik ve beraberliği en çok destekleyen maddedir.
Sonuç olarak, doğru cevap B) Tüm azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilecektir.
11. Büyük Millet Meclisi;
• I. İnönü Zaferi’nden sonra Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması’nı,
• Sakarya Meydan Zaferi’nden sonra Fransa ile Ankara Antlaşması’nı imzalamıştır.
Bu bilgilere göre,
I. Millî Mücadele’nin askerî aşaması sona ermiştir.
II. Askerî başarılar, siyasi başarılara vesile olmuştur.
III. Sovyet Rusya ve Fransa, Büyük Millet Meclisinin siyasi varlığını tanımıştır.
yargılarından hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I.
B) Yalnız II.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
Bu soruda verilen bilgilerden yola çıkarak mantıklı çıkarımlar yapmamız isteniyor. Bize iki askeri zafer ve sonrasında imzalanan iki siyasi antlaşma verilmiş.
Adım 1: Verilen öncülleri tek tek değerlendirelim.
- I. Millî Mücadele’nin askerî aşaması sona ermiştir: Bilgide Sakarya Zaferi’nden bahsediliyor. Ancak biz biliyoruz ki Kurtuluş Savaşı’nın askeri aşaması Sakarya Zaferi’nden sonraki Büyük Taarruz ile sona ermiştir. Dolayısıyla bu yargı yanlıştır.
- II. Askerî başarılar, siyasi başarılara vesile olmuştur: Verilen bilgilere bakalım. I. İnönü bir askerî başarıdır ve ardından Moskova Antlaşması gibi bir siyasi başarı gelmiştir. Sakarya Zaferi bir askerî başarıdır ve ardından Ankara Antlaşması gibi bir siyasi başarı gelmiştir. Demek ki cephede kazanılan zaferler, masa başında da kazanımlara yol açmıştır. Bu yargı doğrudur.
- III. Sovyet Rusya ve Fransa, Büyük Millet Meclisinin siyasi varlığını tanımıştır: Bir devletin başka bir devletle antlaşma imzalaması, onun varlığını resmen veya fiilen tanıdığı anlamına gelir. Sovyet Rusya ve Fransa, BMM ile antlaşma imzalayarak onun siyasi bir güç olduğunu ve Türk halkının temsilcisi olduğunu kabul etmişlerdir. Bu yargı da doğrudur.
Adım 2: Değerlendirmelerimiz sonucunda II. ve III. yargıların doğru, I. yargının ise yanlış olduğunu bulduk.
Sonuç olarak, doğru cevap C) II ve III.
12. Mustafa Kemal Paşa, Eskişehir-Kütahya Muharebeleri’nin devam ettiği zorlu süreçte Ankara’da 15-21 Temmuz 1921’de Maarif Kongresi’ni toplayarak millî eğitim-öğretim seferberliğini başlatmıştır.
Buna göre Mustafa Kemal Paşa için,
I. Ülkenin geleceğine yönelik çalışmalarda bulunmuştur.
II. Eğitim-öğretime önem vermiştir.
III. Eğitime ülke savunmasından daha fazla önem vermiştir.
yargılarından hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I.
B) Yalnız III.
C) I ve II.
D) I, II ve III.
Bu soru, Mustafa Kemal’in kişiliği ve vizyonu hakkında bir yorum sorusu. En zorlu anlarda bile eğitime verdiği önemi anlamamız gerekiyor.
Adım 1: Paragraftaki bilgiyi analiz edelim. Ordu, Eskişehir-Kütahya gibi çok zorlu savaşlar verirken, yani vatan savunmasının en kritik anlarından birinde, Mustafa Kemal Ankara’da bir eğitim kongresi (Maarif Kongresi) topluyor.
Adım 2: Bu bilgiden yola çıkarak öncülleri değerlendirelim.
- I. Ülkenin geleceğine yönelik çalışmalarda bulunmuştur: Eğitim, bir ülkenin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Savaş sırasında bile geleceği düşünerek eğitimle ilgili bir kongre toplaması, onun geleceğe yönelik çalıştığını gösterir. Bu yargı doğrudur.
- II. Eğitim-öğretime önem vermiştir: Savaşın en şiddetli anında bile eğitim meselesini ertelemeyip kongre düzenlemesi, eğitime ne kadar büyük bir önem verdiğinin en net kanıtıdır. Bu yargı da doğrudur.
- III. Eğitime ülke savunmasından daha fazla önem vermiştir: Bu ifade çok iddialı ve dikkatli okunması gereken bir tuzak içeriyor. Mustafa Kemal, “Cahillikle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değildir” demiştir. Bu, eğitime en az vatan savunması kadar önem verdiğini gösterir, ama ondan daha fazla önem verdiği anlamına gelmez. Zaten aynı anda hem cepheyi yönetiyor hem de kongreyle ilgileniyor. Birini diğerinden üstün tutmuyor, ikisini de aynı anda yürütüyor. Dolayısıyla bu yargı yanlıştır.
Adım 3: Yaptığımız analizde I. ve II. yargıların doğru, III. yargının ise yanlış olduğunu gördük.
Sonuç olarak, doğru cevap C) I ve II.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutmayın, tarihi olayları neden-sonuç ilişkisi içinde ve o günün şartlarını düşünerek değerlendirmek çok önemlidir. Başarılar dilerim!