8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Ders Destek Yayınları Sayfa 152
Harika bir çalışma! Sevgili öğrenciler, şimdi bana gönderdiğiniz bu görseldeki İnkılap Tarihi sorularını bir öğretmeniniz olarak adım adım, hepimizin anlayacağı bir dille çözeceğim. Hazırsanız, başlayalım!
Soru 1: Tekke ve zaviyelerin kapatılması hangi Atatürk ilkesi doğrultusunda yapılmıştır?
Merhaba arkadaşlar, bu soruyu çözmek için önce tekke ve zaviyelerin neden kapatıldığını anlamamız gerekiyor. Metni dikkatlice okuduğumuzda bize önemli ipuçları veriyor.
Adım 1: Kapatılma Nedenlerini Anlayalım
Metinde diyor ki, bu kurumlar zamanla asıl amaçlarından uzaklaşmışlar. Bazıları halkın dinî duygularını kendi çıkarları için kullanmaya (yani istismar etmeye) başlamış. Ayrıca, toplumun ilerlemesine, çağdaşlaşmasına engel olan, devletin yeniliklerine karşı çıkan bir hâle gelmişler. Bu durum, hem toplumsal birliğe zarar veriyor hem de devletin modernleşme çabalarını zorlaştırıyordu. Ayrıca şeyhlik, dervişlik gibi unvanlar insanları birbirinden ayrıcalıklı kılıyordu.
Adım 2: Nedenleri Atatürk İlkeleriyle Eşleştirelim
Şimdi bu nedenleri Atatürk ilkeleriyle birleştirelim:
- Laiklik: En temel ve en doğru cevap budur. Çünkü laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, dinin kişisel çıkarlar için kullanılmasının önlenmesi ve aklın, bilimin rehberliğinde bir toplum oluşturulması demektir. Tekke ve zaviyelerin kapatılması, dinin istismar edilmesini engellemeyi ve devlet yönetiminin dinî kurallara göre değil, modern hukuka göre şekillenmesini sağlamayı amaçladığı için doğrudan laiklik ilkesiyle ilgilidir.
- Halkçılık: Bu ilkeyle de bir bağlantısı vardır. Halkçılık, kanun önünde herkesin eşit olmasını, hiçbir kişiye veya gruba ayrıcalık tanınmamasını savunur. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla birlikte şeyhlik, dervişlik, müritlik gibi unvanların da kaldırılması, toplumdaki bu tür ayrıcalıkları ortadan kaldırmıştır. Böylece herkesin sadece bir “vatandaş” olarak eşit olduğu vurgulanmıştır.
- İnkılapçılık (Devrimcilik): Bu da ilişkili bir ilkedir. İnkılapçılık, eskiyen, işlevini yitirmiş ve çağın gerisinde kalmış kurumların yerine modern ve çağdaş kurumların getirilmesidir. Tekke ve zaviyeler, modern toplumun önünde bir engel olarak görüldüğü için kapatılmış ve bu, çağdaşlaşma yolunda atılmış devrimci bir adımdır.
Sonuç:
Tekke ve zaviyelerin kapatılması, en başta Laiklik ilkesi olmak üzere, bununla bağlantılı olarak Halkçılık ve İnkılapçılık ilkeleri doğrultusunda yapılmıştır. Ancak bu sorunun en net ve birincil cevabı LAİKLİK‘tir.
Soru 2: Takvim, saat ve ölçülerde yapılan değişiklikler uluslararası alanda Türkiye Cumhuriyeti’ne ne gibi kazanımlar sağlamış olabilir? Açıklayınız.
Şimdi de ikinci sorumuza bakalım. Bu da tıpkı ilki gibi, yapılan bir yeniliğin amacını ve sonuçlarını anlamamızı istiyor. Şemayı ve metni birlikte düşünelim.
Adım 1: Değişiklikten Önceki Durumu Anlayalım
Değişiklik yapılmadan önce Osmanlı’dan kalan sistemler kullanılıyordu. Bunlar:
- Takvim: Hicri ve Rumi Takvim
- Saat: Alaturka Saat (Güneş’in batışına göre ayarlanan)
- Rakamlar: Arapça rakamlar
- Ölçüler: Okka, dirhem (ağırlık), arşın, kulaç (uzunluk)
Peki sorun neydi? Sorun şuydu ki, o dönemde Avrupa ve dünya ülkelerinin çoğu bambaşka sistemler kullanıyordu. Onlar Miladi Takvim, uluslararası saat, bugün kullandığımız rakamlar ve metre, kilogram gibi ölçü birimlerini kullanıyorlardı. Bu farklılık, özellikle dış dünya ile ilişkilerde büyük bir karmaşaya ve zorluğa neden oluyordu.
Adım 2: Yapılan Değişiklikleri ve Sağladığı Kazanımları Değerlendirelim
Türkiye, bu karmaşayı bitirmek ve modern dünyayla bütünleşmek için uluslararası standartları kabul etti. Yani Miladi Takvim’e, uluslararası saate ve metrik sisteme (metre, kilogram) geçti. Peki bu bize ne kazandırdı?
- Ticari İlişkiler Kolaylaştı: En büyük kazanım budur. Düşünün ki, Almanya’dan bir mal alacaksınız. Onlar kilogram ile satıyor, siz okka ile alıyorsunuz. Onlar Miladi Takvim’e göre teslim tarihi veriyor, siz Rumi Takvim’e göre hesap yapıyorsunuz. Bu, ticareti neredeyse imkânsız hâle getiren bir karmaşadır. Uluslararası ölçü birimlerine geçince, tüm dünya ile ticari ve ekonomik ilişkilerimiz kolaylaştı, hızlandı ve daha güvenilir hâle geldi.
- Uluslararası Entegrasyon Sağlandı: Sadece ticarette değil, siyasi, sosyal ve kültürel alanda da Batı dünyasıyla ve diğer ülkelerle bütünleşmemiz (entegre olmamız) kolaylaştı. Diplomatik yazışmalar, uluslararası toplantılar, bilimsel çalışmalar ve hatta spor müsabakaları bile aynı takvim, saat ve ölçü birimleri üzerinden yapıldığı için Türkiye, modern dünyanın bir parçası olduğunu gösterdi.
- Ülke İçindeki Karmaşa Bitti: Bu değişiklikler sadece dış dünya ile değil, ülke içindeki ikiliği de ortadan kaldırdı. Farklı alanlarda farklı takvimlerin veya ölçülerin kullanılması sona erdi ve ülkede birlik sağlandı.
Sonuç:
Takvim, saat ve ölçülerde yapılan değişiklikler, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda ticari, ekonomik ve siyasi ilişkilerini kolaylaştırmış, Batı ve dünya ülkeleriyle bütünleşmesini sağlamış ve onu çağdaş bir devlet konumuna getirmiştir. Kısacası, bu yenilikler Türkiye’yi dünyanın geri kalanından kopuk bir ülke olmaktan çıkarıp, modern dünyanın aktif bir üyesi yapmıştır.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Unutmayın, İnkılap Tarihi dersi sadece geçmişi öğrenmek değil, bugünü anlamaktır. Başarılar dilerim!